40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
(İZMİR) – İzmir’de Konak Salih İşgören İlkokulu, Melih Özakat İlkokulu ile Kahramanlar Mustafa Öğütveren İlkokulu ve Ortaokulu öğrenci velileri, okullara ilişkin alınan kararlar nedeniyle yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesi talebiyle İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.
İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya gelen veliler, okulların taşınmasını kararını protesto etti. Veliler, “Sıkış tepiş eğitim geleceğe haksızlık”, “Sermayeye değil eğitime bütçe”, “Daralan mekanlar körelen yetenekler” ve “Eğitimde kalıcı çözüm istiyoruz” sloganları attı.
Grup adına basın açıklamasını okuyan öğrenci velisi Sibel Piliç, okul taşınma kararlarının öğretmen, öğrenci ve velileri olumsuz etkilediğini belirtti.
Piliç, Konak Salih İşgören İlkokulu için üç yıl önce yıkım kararı alındığını ancak yeni okul binasının yapımına başlanmadığını belirterek, aynı okulun eğitim öğretime devam ettiği Melih Özakat İlkokulu için de yıkım kararı verildiğini aktardı.

İki okulun Konak Gazi Ortaokulu’na taşınmasının kararlaştırıldığını ifade eden Piliç, kararın okulların fiziki şartları ve öğrenci yoğunluğu açısından sorunlara yol açacağını ileri sürdü. Piliç, şunları söyledi:
“Bugün burada, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün deprem yönetmeliği kapsamında aldığı okul taşınma kararlarından olumsuz etkilenen öğretmenlerimizin, öğrencilerimizin ve velilerimizin sesini duyurabilmek için toplandık. Her fırsatta ifade ettiğimiz gibi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yanlış planlama ve uygulamalarının bedelini öğretmenler, öğrenciler ve veliler ödemektedir. Üç yıl önce deprem yönetmeliği kapsamında yıkım kararı alınan Konak Salih İşgören İlkokulu’nun inşaatına aradan geçen zamana rağmen hala başlanmamıştır. Aynı okulun üç yıldır eğitim öğretime devam ettiği Konak Melih Özakat İlkokulu hakkında da yıkım kararı verilmesi üzerine, söz konusu iki okulun Konak Gazi Ortaokulu’na taşınması kararlaştırılmıştır. Üstelik bu süreçte müfettiş onayının henüz tamamlanmadığı ifade edilmektedir. Peki, üç okulun öğrenci ve öğretmenleri aynı binayı nasıl kullanacaktır? Temizlik, güvenlik, okulun fiziksel kapasitesi ile öğrencilerin giriş-çıkış saatleri dikkate alınmadan alınan bu karar, üç okulun da eğitim ortamını olumsuz etkilemektedir.”
“DÖRT OKUL ÖNCESİ SINIFI İLE DÖRT ÖZEL EĞİTİM SINIFININ KAYITLARI DURDURULDU”
Konak Gazi Ortaokulu’ndaki düzenlemenin öğrencilerin ders ve teneffüs saatlerini de etkilediğini belirten Piliç, derslik yetersizliği nedeniyle bazı sınıfların kapatıldığını ve öğrenci kayıtlarının durdurulduğunu aktararak, şunları kaydetti:
“Konak Gazi Ortaokulu öğrencilerinin ders başlangıç saatleri erkene çekilmiş, teneffüs süreleri kısaltılmış, öğrencilerin ve velilerin günlük düzenleri bozulmuştur. Derslik yetersizliği nedeniyle Salih İşgören ve Melih Özakat İlkokullarındaki dört okul öncesi sınıfı ile dört özel eğitim sınıfının kayıtları durdurulmuş, bazı sınıflar kapatılmıştır. Böylece Konak ve Alsancak bölgesinde okul öncesi eğitim hizmetine erişimde ciddi sorunlar ortaya çıkmıştır. Ayrıca aynı iki okulda dört sınıf kapatılarak öğrenciler diğer şubelere dağıtılmış, sınıf öğretmenleri norm fazlası durumuna düşürülmüştür. Böylesine ağır sonuçlar doğuran bu kararları alan İl Milli Eğitim Müdürlüğü ise velilerimizin sorularını yanıtsız bırakmaktadır. Diğer yandan, Konak Kahramanlar Mustafa Öğütveren İlkokulu ve Ortaokulu’nda öğrenci azlığı gerekçe gösterilerek, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi doğrultusunda uygulanan tasarruf tedbirleri kapsamında sınıflar birleştirilmiş, ikili eğitimden tam gün eğitime geçilmiş ve bu nedenle toplam 12 öğretmen norm fazlası haline gelmiştir.”
VELİLERDEN İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE SORULAR
Aynı ilçedeki okullara yönelik farklı uygulamaların gerekçesinin açıklanmasını isteyen Piliç, planlama sürecinde ilgili paydaşların görüşlerinin alınmadığını belirterek, şu soruları yöneltti:
“İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne soruyoruz: Aynı ilçede bulunan Konak Kahramanlar Mustafa Öğütveren İlkokulu ve Ortaokulu öğrenci azlığı gerekçesiyle tam gün eğitime geçirilirken, neden üç okulun aynı binada eğitim görmesi dayatılmaktadır? Okul çevresindeki tüm eğitim kurumları, fiziki şartları ve kapasite durumları açısından değerlendirilmiş midir? Öğrenci, veli ve öğretmenlerin yaşayacağı fiziksel ve sosyal sorunlar gözetilmiş midir? Norm fazlası durumuna düşen öğretmenlerimizin yaşayacağı mağduriyetlere yönelik nasıl bir çözüm planlanmaktadır? Milli Eğitim mevzuatı, planlama süreçlerinin önceden komisyonlar aracılığıyla ve ilgili paydaşların görüşleri alınarak yürütülmesini öngörmesine rağmen; bu planlamalar neden zamanında yapılmamış, eğitim sendikaları neden sürece dahil edilmemiş ve öğretmen, öğrenci ile velilerin hak kaybı yaşamayacağı bir model neden oluşturulamamıştır?”
“BU YANLIŞTAN ACİLEN DÖNÜLMELİDİR”
Piliç, velilerin okulların taşınmasına ilişkin planlamanın uygun fiziki koşullar gözetilerek yapılmasını ve öğrencilerin adreslerine yakın okullarda eğitimlerine devam etmelerinin sağlanmasını istediklerini dile getirerek, şu çağrıyı yaptı:

“Buradan yetkililere sesleniyoruz: Bu yanlıştan acilen dönülmelidir. Okulların taşınma süreçleri son ana bırakılmamalı, uygun fiziki koşullar gözetilerek planlama yapılmalı ve öğrencilerin adreslerine yakın okullara nakilleri sağlanmalıdır. Yıkılan okul binaları bir an önce yeniden inşa edilmeli; öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin yaşadığı mağduriyetler giderilmelidir. Öğrenci veli dernekleri başta olmak üzere eğitim alanındaki tüm kurum ve kuruluşlarla iş birliği ve dayanışma içinde olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

Kandıra’da Yeni Av Sezonu Törenle Başladı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.