DOLAR

40,5896$% -0.46

EURO

47,8000€% -0.43

STERLİN

54,6468£% -0.9

GRAM ALTIN

4.352,83%-1,37

ONS

3.336,90%-0,91

BİST100

10.642,60%-0,43

a
970x250 Banner
  • Haberplus81
  • Gündem
  • Emekliler Kadıköy’de AYM önünde canına kıyan emekli polis için ‘siyasi cinayet’ dedi

Emekliler Kadıköy’de AYM önünde canına kıyan emekli polis için ‘siyasi cinayet’ dedi

Kadıköy'de bir araya gelen Tüm Emeklilerin Sendikası üyesi emekliler, 25 Eylül'de Anayasa Mahkemesi önünde yaşamına son veren emekli polisi andı. Açıklamada 'Bu yalnızca bir intihar değil, siyasi cinayettir' denilerek emeklilerin yoksulluğundan AKP iktidarı sorumlu tutuldu.

ad826x90
ad826x90

Haber: Beril KALELİ/Kamera: Mehmet ÇALPAR

(İSTANBUL) Kadıköy’de bir araya gelen emekliler açıklama yaptı, Anayasa Mahkemesi önündeki canına kıyan emekli polis Ali Şekeroğlu’nun “Para için değil, onurumuz için” sözünü anımsattı. Tüm Emeklilerin Sendikası üyesi emekliler, intiharı normalleştirmeyeceklerini belirterek, “Bir tarafta emekliye ‘Kaynak yok’ deniliyor. Diğer tarafta milyarlarca liralık fon ve borsa soruşturmaları kamuoyunun gündemine geliyor. Faize trilyonlarca lira ayrılıyor. Kamu kaynaklarının kimlere ve hangi önceliklerle aktarıldığı tartışılıyor. Kaynak kime var, emekliye neden yok? Bir ömür çalışan, vergisini veren, primini ödeyen milyonlarca emekliye insanca yaşayabileceği bir aylık sağlamak neden “yük” olarak görülüyor?” diye sordu.

Kadıköy Kilise Meydanı’nda bir araya gelen Tüm Emeklilerin Sendikası üyesi emekliler 25 Eylül’de Anayasa Mahkemesi önünde canına kıyan emekli polis Ali Şekeroğlu’nu andı. Eylem sırasında “Zam, zulüm, yoksulluk, işte AKP”, “Yok, yok başka yolu yok, saltanat gidecek” sloganları atıldı. Eylemde ayrıca Şekeroğlu ile “özgürlük, eşitlik ve kardeşlik mücadelesi”nde yaşamlarını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

“BU YALNIZCA BİR İNTİHAR DEĞİL, SİYASİ BİR CİNAYETTİR!”

ad826x90

Şekeroğlu’nun “Para için değil, onurumuz için” sözünün anımsatıldığı eylemde olayın herkesi derinden sarstığı belirtildi ve “Bu yalnızca bir intihar değil, siyasi bir cinayettir” denildi. Meydanda sendika adına yapılan açıklamada, “25 Eylül’de, Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde ve Türkiye’nin dört bir yanında emekliler seyyanen zam ve insanca yaşam talepleriyle alanlara çıktığı sırada, emekli polis Ali Şekeroğlu’nun Anayasa Mahkemesi önünde yaşamına son vermesi hepimizi derinden sarsmıştır” ifadesine yer verildi.

ad826x90

Açıklama şöyle:

“Öncelikle bir kez daha açıkça ifade ediyoruz:  Hiçbir emekli, hiçbir yurttaş öfkesini ve çaresizliğini kendi canına ya da bir başkasının canına zarar verecek noktaya taşımamalıdır. Bizim mücadelemiz barışçıl, demokratik ve meşru bir hak mücadelesidir. Emeklilerin insanca ve onurlu bir yaşama kavuşmasının yolu örgütlenmekten, dayanışmadan ve birlikte mücadeleden geçmektedir. Ancak Ali Şekeroğlu’nun ölümünü yalnızca ‘bireysel bir intihar’ olarak görüp arkasındaki ekonomik, toplumsal ve siyasi koşulları yok saymayı da kabul etmiyoruz.

Çünkü Ali Şekeroğlu daha önce ne istediğini kendi sözleriyle anlatmıştı: ‘Anayasal hak olan insan gibi yaşamak ve geçinebilmek için sesimizi duyuralım.’ Yönetenlere seslenerek: ‘Devletimizi ve bizleri yönetenler de duysun.’ demişti. Bir başka paylaşımında: ‘Vatan sevgimizi kimse sorgulayamaz, ancak açlıkla da cezalandıramaz.’ diye yazmıştı. Ve Anayasa Mahkemesi önüne geldiğinde elindeki dövizde: ‘Para için değil, onurumuz için’ yazıyordu. Ali Şekeroğlu daha ne deseydi?

“EMEKLİNİN İÇİNE SÜRÜKLENDİĞİ YOKSULLUĞUN SİYASİ SORUMLUSU AKP İKTİDARIDIR”

ad826x90

Bu nedenle soruyoruz:  Bu yalnızca bir intihar mıdır? Biz bu ölümün yaşandığı koşulların siyasi sorumluluğunu görüyoruz ve bu anlamıyla söylüyoruz: Bu yalnızca bir intihar değil, siyasi bir cinayettir! Emeklilerin içine sürüklendiği ekonomik çıkmazın sonuçları artık yalnızca mutfakta, pazarda, kirada ve faturalarda görülmüyor. Yoksulluğun psikolojik ve toplumsal sonuçları da giderek ağırlaşıyor. Bu tablo kendiliğinden ortaya çıkmadı. Emekli aylıklarını emekliler belirlemedi. 5510 sayılı yasayı emekliler çıkarmadı. Seyyanen artışın çalışan kamu görevlilerine verilip emeklilere yansıtılmamasına emekliler karar vermedi. Bütçeyi, vergi politikasını, sosyal güvenlik sistemini ve kamu kaynaklarının nereye aktarılacağını emekliler belirlemedi. Bunları siyasi iktidar belirledi. Dolayısıyla bugün milyonlarca emeklinin içine sürüklendiği yoksulluğun, geçim sıkıntısının ve geleceksizliğin siyasi sorumlusu, yıllardır bu politikaları uygulayan AKP iktidarıdır.

5510 sayılı yasayla emekli aylıklarını aşağı çeken sistemi kuran, emeklilerin milli gelirden aldığı payın gerilemesine yol açan politikaları sürdüren, seyyanen artışı emeklilere vermeyen ve milyonlarca emeklinin ‘Geçinemiyoruz’ feryadını duymayan siyasi iktidar bu sorumluluktan kaçamaz. Ali Şekeroğlu’nun ölümünün bütün nedenlerini bilemeyiz ve tek bir nedene indirgeyemeyiz. Ancak bir emekli ‘İnsan gibi yaşamak istiyorum’, ‘Açlıkla cezalandırmayın’, ‘Yönetenler sesimizi duysun’ dedikten sonra Anayasa Mahkemesi önünde yaşamına son veriyorsa, siyasi iktidar ortaya çıkan bu ağır tablonun sorumluluğunu görmezden gelemez.

“EMEKLİ NEDEN ‘YÜK’ OLARAK GÖRÜLÜYOR?”

Üstelik hala iktidardan bu sorumluluğu üstlenen güçlü bir açıklama duymuyoruz. Bir emekli Anayasa Mahkemesi önünde yaşamını yitiriyor. Ve siyasi iktidar sessizliğini sürdürüyor. Bunu normalleştirmeyeceğiz. Bir tarafta emekliye ‘Kaynak yok’ deniliyor. Diğer tarafta milyarlarca liralık fon ve borsa soruşturmaları kamuoyunun gündemine geliyor. Faize trilyonlarca lira ayrılıyor. Kamu kaynaklarının kimlere ve hangi önceliklerle aktarıldığı tartışılıyor. O halde soruyoruz: Kaynak kime var, emekliye neden yok?” Bir ömür çalışan, vergisini veren, primini ödeyen milyonlarca emekliye insanca yaşayabileceği bir aylık sağlamak neden ‘yük’ olarak görülüyor?”

“SADAKA, LÜTUF İSTEMİYORUZ”

ad826x90

Emeklilerin açıklaması şu görüşlerle sona gerdi:

“Bütçe yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Bütçe siyasi tercihtir. Kime kaynak ayırdığınız, kimden vergi aldığınız, ekonomik krizin yükünü kimin sırtına yüklediğiniz ve emekliye nasıl bir hayat sunduğunuz siyasi tercihtir. Ve bu tercihlerin sahibi bugün ülkeyi yöneten siyasi iktidardır. Emeklileri açlığa ve yoksulluğa mahküm eden bu düzenin siyasi sorumlusu AKP iktidarıdır. Ali Şekeroğlu bize çok ağır bir söz bıraktı: ‘Para için değil, onurumuz için’ Bu sözü bir insanın yaşamına son vermesini yüceltmek için değil, yaşayan milyonlarca emeklinin onurlu yaşam mücadelesini büyütmek için sahipleniyoruz. Bu söz yerde kalmayacaktır. Ama bunun yolu kendi yaşamımızdan vazgeçmek değildir. Yaşamak, örgütlenmek, yan yana gelmek ve hakkımızı birlikte aramaktır. Bugün önümüzdeki en temel görev; emeklilerin, emek örgütlerinin ve demokrasi güçlerinin yan yana gelerek birleşik, demokratik ve barışçıl mücadeleyi büyütmesidir. Biz sadaka istemiyoruz. Lütuf istemiyoruz. Bir ömür verdiğimiz emeğin ve ödediğimiz primlerin karşılığını istiyoruz. İnsanca beslenmek, barınmak, sağlık hizmetlerine ulaşmak; çocuklarımıza ve torunlarımıza mahcup olmadan, yarından korkmadan yaşamak istiyoruz.”

“BİR EMEKLİ YURTTAŞIMIZ KENDİ GELECEĞİNE SON VERİYORSA BU İKTİDAR BİTMİŞTİR”

YENİ Parti, SOL Parti, KESK’in de aralarında bulunduğu siyasi parti ve sendikaların temsilcilerinin de destek verdiği eylemde konuşan SOL Parti MYK Üyesi Alper Taş, “Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde yaşadığı hayata, bizlerin de yaşadığı hayata hepimiz adına isyan edip yaşamına beylik silahıyla son veren emekli polis yurttaşımız Ali Şekeroğlu’yu da sevgiyle saygıyla anıyorum, anıyoruz” dedi. Taş, “Bu basit bir mesele değildir. Bu böyle geçiştirilecek bir mesele değildir. 2001 yılında ne oldu? Bir yazar kasa Başbakana fırlatıldı ve bütün ülke krize karşı haklı olarak ayağa kalktı. Ama 2026 yılında Ankara’da Anayasa Mahkemesi’nin önünde bir emekli yurttaşımız ‘Para için değil onurumuz için’ diyerek, onurlu bir yaşam isteyerek hayatına son verdi. Bütün ülkenin ayağa kalkması lazım. Sadece emeklilerin değil bütün ülkenin ayağa kalkması lazım. Bir emekli yurttaşımız kendi geleceğine son veriyorsa, onuru için son veriyorsa bu iktidar bitmiştir. Bu rejim bitmiştir arkadaşlar” ifadelerini kullandı.

TAŞ: “TEK ADAM REJİMİ SORUMLU”

“Fon vurgunu”na da değinen Alper Taş şunları söyledi:

“İşte emekliye yok. Kime var belli. Fon krizi denilen o büyük soygunda belli. Hep aşağıdan yukarıya emekçiden, ezilenden yukarıya servet transferi yapıyorlar kendilerini zenginleştiriyorlar. 25 yıldır iktidardalar, bu iktidar gördük ve yaşadık ki emek düşmanı, emekli düşmanı bir iktidar. Zengin dostu, sermaye dostu bir iktidar… Ve dediler ki başkanlık rejimiyle her şeyi çözeceğiz dediler. Başkanlık rejimi geldikten bu yana ülkemizin başı beladan eksilmiyor. Krizler içerisinde bir sarmal içerisinde debelenip duruyoruz. Bu fon krizinin arkasında da yatan tek gerçek vardır.

Bu başkanlık rejimiyle, bu tek adam rejimiyle ülkenin geleceği yoktur. Ülkemizin geleceği karanlıktır. Yok öyle ama her şeyi kendinize bağlayacaksınız. Sermaye Piyasası Kurulu’nu kendiniz atayacaksınız. Borsa size bağlı, Varlık Fonu yönetimine bağlı. Siz Varlık Fonu yönetimi başkanısınız. Bankacılık Düzenleme Kurulu size bağlı. Bütün kurumlar size bağlı. Siz bunları atıyorsunuz. ve burada kalkıp sorumluluğu işte bir bakanınıza atarak, eski bakanınıza buradan kendinizi kurtarmaya çalışıyorsunuz. Yok öyle ama bu tek adam rejiminde her şey tek adama bağlıysa bu fon krizinin sorumlusu da tek adamdır. Bunun bilinmesi gerekiyor. Bunun siyasi hesabının sorulması gerekiyor.”

Emekli eylemi KESK İstanbul Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Hatice Yayla’nın destek açıklamasıyla sona erdi.

“KARI KOCA EMEKLİYİZ; EVVELDEN BİR MAAŞIMIZ KİRAYA GİDİYORDU ŞİMDİ İKİMİZİN MAAŞI KİRAYI KARŞILAMIYOR”

ANKA eyleme katılmak üzere meydanda bulunan emeklilere mikrofon uzattı. Emekliler şöyle konuştu:

“Kendi yakın çevresine ülke ülkenin ekonomisini çaldıranlar emekliye bir kaşık çay kaşığı dahi verecek bir şeyi yok yani. Onun için sokakta işte böyle mücadele ediyoruz. Çoluğumuz çocuklarımız olmasa emekliler yani çok felaket bu durumda. Oğlumdan ve kızımdan destek alıyoruz yani. Eşim de emekli olmasına rağmen. Eşim devlet memurluğundan emekli. Ben de işçi statüsüyle emekliyim…Evvelden bir maaşımız kiraya gidiyordu. Şimdi ikimizin maaşı kirayı karşılamıyor.”

“Ben bir kamu emeklisiyim. Biz, emeklilerin aylardan beri, hatta 2023’ten beri aldatıldığını çok iyi biliyoruz. Memurlara yapılan (8 bin 77 liralık) zam emeklilere verilmedi. Bu anayasal suçtur. Bu hakkımızı talep ediyoruz öncelikle. Sadece biz emekli memurlar için değil, tüm emekliler, tüm asgari ücretliler bu ülkede insanca yaşamak istiyor. Onuruyla yaşamak istiyor. Bunun mücadelesini veriyoruz. Görüyorsunuz ülkemizde bir fondan 4 ay içinde hükümet yanlısı insanların nasıl milyarları götürdüklerini ama emeklilere geldiğinde paranın olmadığını söyleyenler bunu duysunlar, görsünler. Tüm emeklilerin birleşmesi gerektiğine inanıyorum. Eğer biz birleşirsek haklarımızı alırız, onurumuzu kurtarırız diye düşünüyorum.”

“PİSLİK ORTALIĞA YAYILDI, BEDELİNİ EMEKÇİLERE ÖDETMEK İSTİYORLAR”

“Şu fon olayı bir kere zaten başlı başına sadece fonla ilişkili bir şey değil. 128 milyarlar var, bir sürü sıkıntılar oldu yani. Bundan öncesi de var yani. Artık bu lağım artık taştı. Pislik ortalığa yayıldı ve bunun bedelini de biz emekçilere ödettirmek istiyorlar. Ben 25 bin lira emekli maaşı alıyorum. Küçükçekmece’de oturuyorum; benim bulunduğum muhitte şu anda en az düşük kira 40 bin lira. ve şu anda kentsel dönüşüme de giriyor bütün binalar. ve ondan dolayı da insanları evlerinden çıkarıyorlar. Ev bulamıyoruz şu anda. Ev bulamıyorum ki çıkıp da gideyim. Peki biz ne yapacağız şimdi? Sokakta mı yatacağız, çadır mı kuracağız, ne yapacağız?… Bize bir şey gösteriyorlarsa yani bir kentsel dönüşüm icat etmişseniz karşılığında gidin şurada oturun demelisiniz. Bunu da yapmıyorlar ve biz bir şu anda yokluk ve yoksulluk içerisindeyiz. İşte geçen gün Ali Şekeroğlu, emekli polis memuru gitti intihar etti. Biz emekliler olarak bunu çok iyi düşünmek zorundayız, neden ölüyoruz, neden geçinemiyoruz. ve hem ölülerimize hem dirilerimize sahip çıkmalıyız bu ülkede. Bu ülke hepimizin ülkesi. Bu ülke yönetenlerin ülkesi değil. Bu ülkede din de milliyetçilik de hiç kimsenin tekelinde değildir. Biz de bu ülkenin her karış kara toprağına sahibiz bizler. O zaman eşit haklara sahip olmalıyız. Sen trilyonlar götürüyorsan bana da bundan bir şey vermek durumundasın. Bu bu büyük bir haksızlıktır. Bu halka yapılmış büyük bir kötülüktür yani. O yüzden biz onurumuz için buradayız şu anda.”

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Nazilli Kent Konseyi Kadın Meclisi, kadın üreticilere odaklanacak

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.