40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
Türkiye Maarif Vakfı 10. Yıl Programı’nda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde kılık kıyafet özgürlüğüne atıfta bulunarak dikkat çeken bir çıkışa imza attı. Erdoğan’ın bu sözleri Azerbaycan’daki başörtüsü yasağını akıllara getirdi.
Erdoğan açıklamasında “Yıllarca kendi evlatlarını kılık kıyafeti, inancı, siyasi görüşü sebebiyle yurt dışına gitmek zorunda bırakmış bir ülkeden, bugün kendi çocuklarına birinci sınıf eğitim vermekle kalmayıp her yıl yurtdışından on binlerce öğrenci çeken bir ülke konumuna gelmemiz Türkiye adına elbette büyük bir başarıdır. Eğitimde yaşanan tarihi dönüşümün en net sembolüdür” dedi.
“Kıymetli ülke temsilcilerimiz, saygıdeğer öğretmenlerimiz, sevgili genç kardeşlerim, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. Öncelikle dün Antalya’da ve İstanbul’da yaşanan yoğun yağıştan, sel ve su baskınlarından etkilenen kardeşlerime geçmiş olsun diyor, hayatını kaybeden üç vatandaşımıza Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. AFAD başta olmak üzere devletimizin tüm kurumları koordinasyon içinde çalışmakta, vatandaşlarımıza gerekli ikazları yaparken eş zamanlı olarak sahada tüm tedbirleri almaktadır. Ülkemizin farklı bölgelerinde bugün ve yarın da devam edeceği anlaşılıyor. Yeni sıkıntıların önüne geçilebilmesi için halkımızın resmi kurumlarımızın uyarılarını dikkatle takip etmelerini istiyoruz.
Bugün bir üzüntü verici haberi de maalesef düzenden aldık. Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin kardeşimiz Ankara’ya gelirken Kaynaşlı’da geçirdiği trafik kazasında vefat etti. Gayretine, samimiyetine, Üsküdar sevdasına bizzat şahit olduğumuz Ziya kardeşimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyor, kederli ailesine, yakınlarına, AK Parti camiasına ve Üsküdar halkına sabır ve başsağlığı temenni ediyorum. Rabbim mekânını inşallah cennet eylesin.


Aziz kardeşlerim, Türkiye Maarif Vakfımızın 10. kuruluş yılı vesilesiyle düzenlenen bu anlamlı programda sizlerle beraber olmaktan memnuniyet duyuyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine, Türkiye’nin en büyük kütüphanesi Millet Kütüphanesine hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Dünyanın farklı bölgelerinden programa iştirak eden sevgili misafirlerimize ve gençlerimize bilhassa şükranlarımı sunuyorum. Türkiye Maarif Vakfımızın 10. yılının ülkemiz, milletimiz, gönül coğrafyamız ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. On yıllık süre zarfında vakfımız bünyesinde görev alan, sorumluluk üstlenen, Türkiye’nin eğitim vizyonunu dünyayla buluşturan tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Hâlihazırda Türkiye Maarif Vakfı çatısı altında Türkiye’nin birikimini insanlığın hizmetine sunmak için kimi zaman risk alarak, kimi zaman ailesinden, sevdiklerinden ayrı kalarak, kimi zaman sıla hasreti çekerek gece gündüz çalışan her bir kardeşimi bugün bir kez daha şükranla bağrıma basıyorum. Yine burada az önce hepsi birbirinden özel ezgilerle yüreklerimize hitap eden evlatlarımızın hepsinin tek tek gözlerinden öpüyorum.
Az evvel tanıtım filmini hep beraber izledik. Vakfımızın hangi yollardan geçerek bugünlere geldiğini yeniden hatırladık. Allah’a hamdolsun, 10 sene önce büyük hedeflerle yola revan olan Türkiye Maarif Vakfımız bugün 6 kıtada ve 66 ülkede faaliyet gösteriyor. Dünya genelindeki 611 kurumda 75.000’i aşkın öğrenciye kaliteli ve nitelikli eğitim imkânı sunan vakfımızı bugün bir kez daha tebrik ediyoruz. Hiç şüphesiz 10 yılda elde edilen bu başarı hepimiz için iftihar vesilesidir. Ancak bizim için mesele sadece rakamlarla sınırlı değildir. Bizim esas başarımız bu rakamların arkasındaki insan hikayeleridir. Bizim için asıl olan Maarif Vakfı okullarında öğrenim gören çocuklarımızın hayatına kattığımız değerlerdir. Asıl olan, bize emanet edilen yavruların erdemli, nitelikli, vizyon ve misyon sahibi bireyler olarak kendi ülkelerinin geleceğine yaptıkları katkılardır. Bunun için biz uluslararası eğitimi uzun soluklu bir maraton olarak görüyoruz. Maarif Vakfımız Asya’dan Afrika’ya, Balkanlardan Kafkasya’ya, dünyanın farklı yerlerinde yaşayan çocuklara ve gençlere yeni imkânlar sunuyor. Onları bilgiyle donatıyor. Her yönüyle hayata hazırlıyor. Aynı zamanda bu çocukların farklı kültürlerle güçlü ve samimi bağlar kurmalarını sağlıyor. Okullarıyla, yurtlarıyla, üniversiteleriyle, araştırma ve eğitim merkezleriyle Türkiye’nin maarif tecrübesini farklı kıtalara ulaştırıyor. Bugün maarif sıralarında eğitim alan gençlerimizin inşallah çok yakın bir zamanda kendi ülkelerine her alanda başarıyla hizmet edeceklerine, kendi memleketlerinin geleceğini şekillendireceklerine yürekten inanıyorum. 10. yıl programının ‘Geleceği İnşa Eden 10 Yıl’ başlığıyla tertiplenmesini çok isabetli bulduğumu özellikle ifade ediyorum.

Kıymetli misafirler, Türkiye Maarif Vakfımızın 10 yılda ulaştığı bu seviye, iktidarlarımız süresince eğitim alanında imza attığımız tarihî devrimin de yansımasıdır. Son 24 yılda eğitim altyapımızı geliştirdik. Eğitime erişimi ve fırsat eşitliğini sağladık. Kurumsal kapasitemizi katbekat artırdık. Ders müfredatlarını yeni ihtiyaçlar doğrultusunda düzenledik. Okullarımızın yeşil ve dijital dönüşümlerini gerçekleştirdik. Tüm bu çalışmaların meyvesini de hamdolsun toplamayı başardık. İşte en son PISA 2025 sonuçlarına göre fen bilimleri, matematik ve okuma alanlarında OECD ülkeleri arasında puanını en fazla artıran ülke olduk. Yükseköğretimde aynı şekilde Türk üniversitelerine yönelik ilgi her sene katlanarak arttı. Bundan 10 sene önce 48.000 civarında olan uluslararası öğrenci sayımız bu yıl 380.000’e yaklaştı. Sizlerin görev yaptığı ülkelerde Türkiye mezunu doktorlarla, siyasetçilerle, iş insanlarıyla, bürokratlarla, öğretmenlerle, sanatçılarla ve akademisyenlerle karşılaşmak artık sıradan hâle geldi. Dünyanın birçok ülkesinde Türkçe konuşan, Türkiye’yi bilen, tanıyan, Türk kültürünü ilgiyle takip eden çok sayıda insana rastlıyoruz.
Şunu büyük bir memnuniyetle ifade ediyorum. Yıllarca kendi evlatlarını kılık kıyafeti, inancı, siyasi görüşü sebebiyle yurt dışına gitmek zorunda bırakmış bir ülkeden, bugün kendi çocuklarına birinci sınıf eğitim vermekle kalmayıp her yıl yurt dışından on binlerce öğrenci çeken bir ülke konumuna gelmemiz, Türkiye adına elbette büyük bir başarıdır. Eğitimde yaşanan tarihî dönüşümün en net sembolüdür. Kuşkusuz çok daha gurur verici olan, bu vizyonun Türkiye Maarif Vakfımız aracılığıyla dünyanın farklı köşelerine taşınmasıdır. Bakınız, bugün bir yandan okul öncesinden yükseköğretime 24 milyonu aşkın öğrenciye nitelikli eğitim veriyor, diğer yandan uluslararası eğitimde inşa ettiğimiz güçlü kapasiteyi Maarif Vakfı gibi kurumlarımızla dost ve kardeşlerimizin istifadesine sunuyoruz. Bu, açık söylüyorum, 25 yıl önce hayal dahi edilemeyen bir başarıdır. Bunun ne manaya geldiğini Maarif Vakfımızı hedef alanlar bilmeyebilir. Ama bizler ve sizler bu vizyonun neye tekabül ettiğini gayet iyi biliyoruz.
Dünyaya ve Türkiye’ye başkalarının penceresinden bakanlar hâlâ farkına varamamış olsalar da ülkemiz bugün küresel bir oyuncudur. Sadece savunma sanayisinde, sadece diplomaside, turizmde, dış ticarette değil, uluslararası eğitim vizyonu itibarıyla da artık yeni bir ligdeyiz. İnşallah sizlerin de gayretleriyle bu ligde yükselmeye devam edeceğiz.

Değerli arkadaşlarım, burada şunu da vurgulamakta fayda olduğuna inanıyorum. Gerek Türkiye Maarif Vakfı gerekse Yunus Emre Enstitüsü bünyesindeki faaliyetlerimizin hiçbirinde tek taraflı yaklaşım içinde değiliz. Aksine her ülkenin kendi tarihi, dili, kültürü ve eğitim geleneği olduğunun farkındayız. Çalışmalarımızı da bu prensipler ekseninde yürütüyoruz. Her zaman söylüyorum, bakın, biz tarihinde sömürgecilik ayıbı olmayan bir milletiz. Bir dönem 24 milyon kilometrekareyi bulan bir alanda hüküm sürdük. Doğrudan yönettiğimiz toprakların üzerinde bugün 45’ten fazla ülke var. Ecdadımız insanların diline, kültürüne, âdetlerine karışmadığı için bunlar kendi kimliklerini korumuşlardır. Fakat Batılı emperyalistlerin pençesine düşen toplumlar hem çok büyük acılar çekmiş hem de kültürel anlamda soykırıma uğramışlardır. Bugün kendi geçmişlerine bakmadan bize çoğulculuktan, bize farklılıklara saygı göstermekten dem vuran ülkelerin yönettiği bölgelerde yüzlerce yerel dil kayboldu. Kültürel izler yok edildi. Toplumsal hafıza silindi. Yerel halk arasında asırlarca yaşayan âdetler müzelik ögeler hâline geldi. Görev yaptığınız ülkelerde inanıyorum ki birçoğunuz bunu gördünüz. Ama biz, Rum Suresi’nin 22. ayetinde buyurulduğu üzere renklerin ve dillerin farklı olmasını Cenab-ı Allah’ın yaratmasındaki sonsuz kudretin bir tecellisi olarak kabul ederiz. Dolayısıyla kimsenin diliyle, kültürüyle, derisinin rengiyle, etnik kökeniyle, meşrebiyle, mezhebiyle ilgilenmeyiz. Yaradanı severiz, yaradandan ötürü der, yeryüzündeki hiçbir insanı diğerinden ayırt etmez, hiç kimseye tepeden bakmayız. Dün olduğu gibi bugün de aynı hassasiyetle hareket ediyoruz. Maarif okullarında ev sahibi ülkelerin eğitim mevzuatını, müfredatını ve kültürel özelliklerini dikkate alıyoruz. Türkçeyi de başka dillerin yerine geçen değil, insanlara yeni kapılar açan, yeni ufuklar kazandıran bir vasıta olarak görüyoruz. Bizi biz yapan, bizi farklı kılan, bizi başkalarından ayıran bu yaklaşımımızı inşallah sonuna kadar koruyacağız.
Kıymetli misafirler, bundan 10 sene önce Türkiye Maarif Vakfımızın kuruluşunda ülkemizin yurt dışındaki eğitim faaliyetlerini güçlü, güvenilir ve kurumsal bir yapıya kavuşturma hedefimiz başat bir rol oynadı. FETÖ’nün yurt dışındaki eğitim yapılanmasının yol açtığı sorunların en az hasarla atlatılması da vakfımızın görev ve sorumlulukları arasındaydı. Biliyorsunuz, FETÖ yıllar boyunca farklı ülkelerde açtığı okulları kendi yapılanmasını geliştirmek, örgüte eleman devşirmek, ekonomik imkânlar elde etmek ve uluslararası nüfuz kazanmak amacıyla kullandı. Üstelik bu ihanet şebekesi bütün bunları güya Türkiye adına hareket ediyormuş izlenimi uyandırarak yapmaya çalıştı. Türkiye’den beslendiler. Milletimizin iyi niyetini, alicenaplığını sömürdüler. Ama küresel emperyalizme hizmet ettiler. Siyonizme uşaklık yaptılar.

15 Temmuz’un ardından FETÖ ile topyekûn mücadeleye hız verdik. Ülkemiz içinde örgütün kolunu bacağını keserken yurt dışında da eğitim kurumu maskesi altında işlettiği fitne yuvalarını dağıtmaya odaklandık. Dışişleri Bakanlığımızın, Maarif Vakfımızın ve diğer kurumlarımızın yoğun çabaları sayesinde 50’yi aşkın ülkede FETÖ bağlantılı okulların tamamen veya kısmen kapatılmasını sağladık. Türkiye Maarif Vakfımız, FETÖ’ye ait eğitim kurumlarının devralınmasında önemli sorumluluklar üstlendi. Bu okullardaki öğrencilerin mağdur edilmemesi ve eğitimlerinin kesintiye uğramaması için azami hassasiyet gösterdik. Ortak gayretlerimiz neticesinde çok kısa sürede çok ciddi mesafe aldık. Geçmişte dünyanın farklı bölgelerinde Türkiye’nin imaj ve itibarını kirli ve karanlık emelleri için meşruiyet kalkanı hâline getiren FETÖ’nün bugün pek çok ülkede esamesi dahi okunmuyor. Örgüt içi menfaat çatışmalarının tetiklediği yeni itiraflarla birlikte yabancı dostlarımız da bu takiyeci örgütün gerçek yüzünü görmeye başladı. Yarın çok daha acınası, çok daha sefil hâle gelecekler. Bu millete ve bu ülkeye yaptıkları ihanetin bedelini hem bu dünyada hem de Mahkeme-i Kübra’da inşallah ödeyecekler. Biz de hukuk ve demokrasi zemininde bunların peşini bırakmayacağız.
Tabii burada şunun da altını çizerek söylemek istiyorum. Bu noktaya gelinmesinde Türkiye Maarif Vakfımızın gurbeti sılaya çeviren, ulaştıkları her noktaya memleket havası götüren fedakâr mensuplarının, yani sizlerin emeği çok daha büyüktür. Zor zamanda yük aldınız, engeller karşısında pes etmediniz, bahanelerin arkasına saklanmadan cesaretle elinizi taşın altına koydunuz. Hem aziz milletimizin hem de evlatlarını bize emanet eden ailelerimizin güvenini boşa çıkarmadınız. Sizleri, sizlerin şahsında Amman’dan Prizren’e, Karakas’tan Kinshasa’ya, Lahor’dan Cakarta’ya, dünyanın farklı köşelerinde aşkla çalışan Maarif ailesinin tüm fertlerini yürekten tebrik ediyorum. Rengini şehitlerimizin kanından alan ay yıldızlı bayrağımızı, o bayrağın temsil ettiği dostluk, kardeşlik, dayanışma ve sevgi mesajlarını dünyanın dört bir yanına ulaştırdığınız için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Unutmayın, bu kutlu yolculuk henüz yeni başladı. İnşallah çok daha büyük başarılara birlikte imza atacağız. Sizlerden, sadece tarihiyle değil, hedefleriyle de büyük bir milletin üyeleri olduğunuzu aklınızdan çıkarmadan, bulunduğunuz ülkelerde Türkiye’yi en güzel şekilde temsil etmenizi bekliyorum. Sizlere güveniyor, Rabbim yolunuzu, bahtınızı açık etsin diyorum. Bu düşüncelerle Türkiye Maarif Vakfımızın 10. yılının bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyor, bütün öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve çalışma arkadaşlarımıza Rabbimden üstün başarılar temenni ediyorum. Vakfımızın faaliyet gösterdiği ülkelerin bu çalışmalarla daha zengin hâle gelmesine katkı sunan devlet ve hükümet başkanlarına, eğitim kurumlarına ve ortak çalışmalarımıza destek veren herkese aynı şekilde şükranlarımı iletiyorum. Birazdan Maarif ödüllerini takdim edeceğimiz öğrenci ve öğretmenlerimizi tebrik ediyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.”

Bolu Dağı’nda sis ve sağanak görüşü düşürdü, Akçakoca’da dalgalar dalgakıranı aştı
1
Ataşehir’in Güven Kapısı Revizyon Garaj ile Otomotivde Kusursuz Hizmet Dönemi
2
Sakarya Adapazarı’nda 3 araçlı zincirleme kazada 4 kişi yaralandı
3
Kastamonu Tosya’da D100’de kontrolden çıkan kamyon yan yattı, 2 kişi yaralandı
4
AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan’dan Fatma Betül Sayan Kaya açıklaması: Partimizin üyesi değildir, gereken işlemleri yaptık
5
YENİ Partili Akdoğan, benzinin yılbaşında 115 lirayı bulacağını öne sürdü
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.