40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
04 Ekim 2026 Pazar
Haber: Hilal Solmaz
ADANA – 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması ödülleri sahiplerini buldu. Gecede En İyi Kadın Oyuncu Ödülü, “MUTTER: Bir Annenin Hatıra Defteri” filmindeki performansıyla Hazar Ergüçlü’ye verildi. Ergüçlü, “Madenci çocuklarını ağlarken gördüğümde ben yaşamaktan, aldığım nefesten utanıyorum. Biz adaletsizlikle mi yaşayacağız? Biz böyle nasıl devam edeceğiz” dedi.
33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda “MUTTER: Bir Annenin Hatıra Defteri” filmindeki rolüyle En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü alan oyuncu Hazar Ergüçlü, öncelikle filmin ortaya çıkmasında emeği geçenlere ve jüri üyelerine teşekkür etti. Uzun zamandır bir şeylere sevinmenin zorlaştığını söyleyen Ergüçlü, şunları söyledi:
“Bir şeylere sevinmek çok uzun zamandır hepimiz için çok zor. Her gün apayrı bir kabusa uyanıyoruz. Kendin olmanın böylesine tehlikeli olduğu, hatta yasaklanmaya çalışıldığı bir dönemde, herkesin tek tipleştirilmeye, aynı kalıba sokulmaya çalışıldığı bu yerde ve sektörümüzde emeğimin görülmesi beni çok onurlandırdı. Öncelikle siz saygıdeğer jüri üyelerimize teşekkür ederim. Çok mutlu oldum.”
“MADENCİ ÇOCUKLARINI AĞLARKEN GÖRDÜĞÜMDE ALDIĞIM NEFESTEN UTANIYORUM”
Madencilere ve madenci ailelerinin yaşadığı acılara değinen Ergüçlü, kendi ailesinin madencilik geçmişini de anlattı. Soma’da 37 yaşında hayatını kaybeden madenci Kerim Ören’in oğlu Yaşar’ı gördüğünü belirten Ergüçlü, “Çok uzun zamandır o kadar çok acıya maruz kaldık ki uyuştuk gibi hissediyorum. Ama dün 37 yaşında Soma’da hayatını kaybeden madenci Kerim Ören’in oğlu Yaşar’ı görünce yine bittim” dedi.
Ailesinin de madencilikle bağını anlatan Ergüçlü, “Benim nenem, dedem kömür işçisiydi. Dedem bakır madenlerde çalıştı. Her madenci gördüğümde gözümün önüne kendi dedem, kendi nenem geliyor. İnsanca yaşayabilmek için, çocuklarını okutabilmek için verdikleri emek geliyor” diye konuştu.
Madenci ailelerinin yaşadığı acıya dikkat çeken Ergüçlü, “Madenci çocuklarını ağlarken gördüğümde ben yaşamaktan, aldığım nefesten utanıyorum. Bunu vicdanımı rahatlatmak veya bir şeyin sözcüsü olmak niyetiyle de yapmıyorum şu an. Sadece bu adaletsizlikler bana fazla geliyor ve ne yaparsam yapayım bu üzüntüyü içimden atamıyorum” ifadelerini kullandı.
Ergüçlü, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Biz adaletsizlikle mi yaşayacağız? Biz böyle nasıl devam edeceğiz? Hep beraber, beraberce, insanca yaşayamayacaksak nasıl bir toplum olacağız? Yaşar’ın çektiği acı biraz da bizim sorumluluğumuz değil mi? O yüzden bunları söylerken Yaşar’dan özür diliyorum. Sadece burada onu anmaktan başka bir şey yapamadığım için. Yine de elimizde bir tek umudumuz kaldı. Onu da vermeyeceğiz demek istiyorum. Hepinize çok teşekkür ediyorum.”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından geri ödemeleri devam eden konut ve iş yerleri için düzenlenen ve 22 Eylül’de başlayan yüzde 25 indirim kampanyasının başvuruları devam ediyor.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, vatandaşlardan gelen yoğun talep üzerine hayata geçirilen yüzde 25 indirim kampanyası, ilk günden itibaren alıcılardan ilgi görüyor.
Borcunu peşin ödeyip tapuyu elde etmek isteyen yaklaşık 228 bin hak sahibini yakından ilgilendiren kampanya kapsamında, borç bakiyesinin tamamını kapatan alıcılar, net yüzde 25 indirim kazanıyor.
Borcunun tamamını kapatamayacak durumda olan alıcılar da borç bakiyesinin en az yüzde 25’i oranında peşin ödeme yapmaları halinde, yatırdıkları tutar üzerinden aynı indirim oranından kısmi olarak faydalanabiliyor.
Kampanyadan yararlanmak isteyen konut ve iş yeri alıcıları, 19 Ekim’e kadar satış işlemlerini gerçekleştirdikleri bankaya başvurabilecek.
Alıcılar, borç kapatma tarihi itibarıyla hesaplanacak borç bakiyelerini de aynı tarihler arasında ilgili bankadan öğrenebilecek.
Kampanyadan faydalanabilmek için geri ödeme taksitlerinin en geç 2025 Haziran ayı sonuna kadar başlamış olması, başvuru tarihi itibarıyla ilgili aya ait taksitlerin ödenmiş olması ve geçmişe dönük taksit ile emlak vergisi borcunun bulunmaması gerekiyor.
Kalan taksit sayısı 12 ay ve daha az olan konut ve iş yeri alıcıları ise indirim kampanyasından yararlanamayacak.
Kat mülkiyeti oluşmuş projelerde tapu teslimi yapılacağından, bankaya başvuru yaparken ilgili belediyeden temin edilecek emlak beyan değerini gösteren belge ile güncel DASK sigortası poliçesinin teslim edilmesi şartı aranıyor.
Borç bakiyesini kapatarak indirimden faydalanmak isteyen alıcılar, Gayrimenkul Satış Sözleşmesi’ni imzalamış oldukları aracı bankalardan konut kredisi de kullanabiliyor.
19 Ekim’den sonra yapılacak borç kapatma ve kısmi ödemelerde yüzde 25 indirim oranından yararlanmak mümkün olmayacağından, tapusuna kavuşmak isteyen vatandaşların belirtilen tarihe kadar banka şubelerine başvuru yapması gerekiyor.
Bursa İhtisas Stratejik Araştırmalar Grubu’nun (BİSAG) 298. Aylık Toplantısı’nda dünya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmeler görüşüldü.
BİSAG’ın, Büyük Birlik Partisi Ekonomi ve Kalkınmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve BİSAG Ekim Ayı Grup Başkanı Ekrem Alfatlı’nın davetiyle düzenlediği toplantıda Uludağ Üniversitesi Uluslararası Ticaret Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yüksel Okşak,
“Dünya ve Türkiye Ekonomisi: Öngörüler ve Öneriler” başlıklı sunum yaptı. Yapay zeka yatırımlarının küresel büyümeyi desteklediğini belirten Okşak, OECD’nin 2026 yılı dünya büyüme öngörüsünün yaklaşık yüzde 2,9 seviyesinde bulunduğunu ifade etti. Orta Doğu kaynaklı enerji şokları, jeopolitik gerilimler ve sıkı finansal şartlarının küresel ekonomideki belirsizlikleri artırdığını söyleyen Okşak, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki seyrin özellikle enerji ithalatçısı ülkeler açısından enflasyon ve dış denge risklerini canlı tuttuğuna dikkat çekti.
Küresel ekonominin ciddi bir kırılma eşiğinde olduğunu belirten Okşak, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ağustos ayında yıllık enflasyonun yüzde 31,5 seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatarak, enerji ve gıda maliyetleri ile finansman koşullarının enflasyonla mücadelede belirleyici olmaya devam ettiğini ifade etti. Okşak, sıkı maddi duruşun yanı sıra beklentilerin yönetilmesi, enerji faturasının azaltılması, üretken yatırımların ve ihracatın desteklenmesi gerektiğini kaydederek, fiyat istikrarının büyüme, üretim ve istihdam hedefleriyle birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekti.
“Ekonomide kalıcı çözümün yolu üretim, yatırım ve istihdamdan geçiyor”
Toplantının Ekim Ayı Grup Başkanlığını yürüten Büyük Birlik Partisi Ekonomi ve Kalkınmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı da Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin güçlü üretim potansiyeli, girişimci insan kaynağı ve stratejik konumuyla küresel ekonomide yaşanan dönüşümü fırsata çevirebilecek imkanlara sahip olduğunu belirten Alfatlı, şöyle konuştu:
“Ekonomide kalıcı istikrarı yalnızca para politikası araçlarıyla sağlamamız mümkün değildir. Enflasyonla mücadele kararlılıkla sürdürülürken üretimi, yatırımı, ihracatı ve istihdamı güçlendiren bütüncül bir ekonomi politikasına ihtiyaç vardır. Türkiye’nin kendi üretim yapısını ve ekonomik gerçeklerini merkeze alan, dışa bağımlılığı azaltan ve katma değerli üretimi teşvik eden bir kalkınma anlayışını güçlendirmeliyiz. Özellikle sanayicimizin, esnafımızın, çiftçimizin ve üreticimizin finansmana erişimini kolaylaştıran; vatandaşımızın alım gücünü ve gelir dağılımında adaleti gözeten politikalar ekonomik programın temel unsurları arasında yer almalıdır.”
Alfatlı, küresel ekonomide yaşanan değişimin Türkiye açısından yalnızca riskler değil önemli fırsatlar da barındırdığını ifade ederek, “Türkiye’nin güçlü olduğu alanları daha da güçlendirmeli, ithalata bağımlı olduğumuz stratejik sektörlerde yerli üretim kapasitemizi artırmalıyız. Üreten, ihraç eden, istihdam oluşturan ve teknolojik dönüşümü yakalayan bir Türkiye, sürdürülebilir kalkınmanın da güçlü ekonominin de temelidir” değerlendirmesinde bulundu.
Toplantının sonunda BİSAG üyelerinin sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Yüksel Okşak, davet ve ev sahipliği dolayısıyla BİSAG’a ve Ekim Ayı Grup Başkanı Ekrem Alfatlı’ya teşekkür etti.
Ekrem Alfatlı ise kapsamlı değerlendirmeleri ve katkıları dolayısıyla Doç. Dr. Yüksel Okşak’a teşekkür ederek, BİSAG çatısı altında Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve stratejik meselelerinin alanında uzman isimlerin katılımıyla ele alınmaya devam edeceğini ifade etti.
Haber: Batuhan Dükel
(İSTANBUL)- Beylikdüzü Devlet Hastanesi’nde 30’dan fazla çalışanın yemek sonrası rahatsızlandığını belirten dört sendika, 5 Ekim Pazartesi günü yemekhaneyi tam gün boykot etme kararı aldı. Ortak açıklamada, bir çalışanın yoğun bakımda tedavi gördüğü belirtilerek, gıda güvenliği ve hijyen koşullarının bağımsız ve şeffaf biçimde denetlenmesi istendi.
Beylikdüzü Devlet Hastanesi’nde 28, 29 ve 30 Eylül’de verilen yemeklerin ardından çalışanların sağlık sorunları yaşaması üzerine sendikalar ortak açıklama yaptı. Türkiye Sağlık-İş, Dev Sağlık-İş İstanbul Şubesi ve Yeni Sendika 2 No’lu Şube işyeri temsilcilikleri ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), çalışanları 5 Ekim’de yemekhaneyi boykot etmeye çağırdı.
“?Sessiz kalmıyoruz, sağlığımızla oynatmıyoruz” denilen açıklamada, 28 Eylül gecesi vardiyada çalışanlara verilen yemeğin ardından 30’dan fazla sağlık emekçisinin rahatsızlandığı, 29 ve 30 Eylül’de verilen yemeklerin ardından da benzer vakaların devam ettiği belirtildi.
“BİR MESAİ ARKADAŞIMIZ YOĞUN BAKIMDA TEDAVİ GÖRDÜ”
Ortak açıklamada, çalışanların sağlık durumuna ve yemeklere ilişkin şu ifadelere yer verildi:
“Bir mesai arkadaşımız yoğun bakımda tedavi gördü, diğer arkadaşlarımız hala servislerde yatarak tedavi görüyor. Bizler insan hayatını kurtarmak için gece gündüz canla başla çalışırken, hastane çatısı altında bize can güvenliği olmayan, bozulmuş, tekrar tekrar ısıtılıp önümüze konan gıdaların reva görülmesini kabul etmiyoruz.”
BAĞIMSIZ DENETİM VE SORUMLULARIN AÇIKLANMASI TALEBİ
Gıda sağlığı ve hijyen koşullarının derhal bağımsız ve şeffaf biçimde denetlenmesi gerektiği belirtilen açıklamada, bozulan gıdaların tekrar ısıtılarak ertesi gün yeniden servis edilmesine göz yumanların ve sorumluların açıklanması, hastane idaresince yasal işlemlerin başlatılması ve sürecin tüm çalışanlara şeffaf biçimde bildirilmesi talep edildi.
5 Ekim Pazartesi günü tam gün yemek boykotu yapılacağı duyurulan açıklamada, “Yemekhaneyi boykot ediyor, yemek yemiyoruz” denildi. Çalışanlara, “Gelin, sesimizi birleştirelim; sağlığımıza ve emeğimize sahip çıkalım” çağrısı yapıldı.
ÜÇ SENDİKA YAŞANANLARI TUTANAK ALTINA ALDI
Yaşananlara ilişkin Türkiye Sağlık-İş, Dev Sağlık-İş ve Yeni Sendika temsilcilerinin imzasıyla 1 Ekim’de tutanak da düzenlendi.
Tutanakta, 28 Eylül saat 00.30’da personele verilen yemeğin tüketilmesinin ardından mide bulantısı, kusma, ishal ve ateş gibi şikayetlerin ortaya çıktığı, bu nedenle gıda zehirlenmesi şüphesi oluştuğu belirtildi. 29 ve 30 Eylül’de verilen yemeklerin ardından da benzer rahatsızlıkların görüldüğü kaydedilen tutanakta, art arda yaşanan sağlık sorunlarının; aynı yemeğin gün içinde ve ertesi gün tekrar verilmesi, gıdaların saklanması ve yeniden ısıtılması koşulları yönünden incelenmesi gerektiği ifade edildi.
(ANKARA) – Eğitim Gücü Sen Genel Başkanı Oğuz Özat, “50 bin öğretmen atamasında branşların ihtiyacı, mevcut açıklar ve sahadaki gerçekler esas alınmalı; hiçbir branşın emeği ve beklentisi görmezden gelinmemelidir” açıklamasını yaptı.
Eğitim Gücü Sen Genel Başkanı Oğuz Özat, öğretmen atamalarına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Özat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i etiketlediği paylaşımında şunları kaydetti:
“Atama bekleyen öğretmenlerimizin yıllardır verdikleri emeğin, girdikleri sınavların ve taşıdıkları umudun karşılığı adil bir istihdam politikası olmalıdır.
50 bin öğretmen atamasında branşların ihtiyacı, mevcut açıklar ve sahadaki gerçekler esas alınmalı; hiçbir branşın emeği ve beklentisi görmezden gelinmemelidir.
Öğretmen ihtiyacının bulunduğu bir eğitim sisteminde çözüm; adil, dengeli ve ihtiyaca dayalı bir atama planlamasıdır.”