DOLAR

40,5896$% -0.46

EURO

47,8000% -0.43

STERLİN

54,6468£% -0.9

GRAM ALTIN

4.352,83%-1,37

ONS

3.336,90%-0,91

BİST100

10.642,60%-0,43

a

23 Eylül 2026 Çarşamba

DİĞER YAZARLARIMIZ

Siirt Tillo’da güneşin ilk ışınları 262 yıl önceki düzenekle türbeye ulaştı

Siirt Tillo’da güneşin ilk ışınları 262 yıl önceki düzenekle türbeye ulaştı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Siirt’in Tillo ilçesinde 262 yıl önce İbrahim Hakkı Hazretleri’nin yaptırdığı ışık düzeneğiyle, güneşin ilk ışınlarının hocası İsmail Fakirullah Hazretleri’nin başucunu aydınlatması hadisesi bu yıl da gerçekleşti.

Siirt Valiliği himayesinde Tillo Kaymakamlığınca ilçe meydanında sabah namazının ardından düzenlenen programa, Siirt halkının yanı sıra farklı illerden gelen vatandaşlar da katıldı.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda ilahi dinletisi sunuldu, sinevizyon gösterimi yapıldı.

Katılımcılar, güneşin doğmasıyla saat 06.20’de gerçekleşen ve yaklaşık 5 dakika süren hadiseyi alanda kurulan ekrandan takip etti.

Bazı vatandaşlar da hadisenin gerçekleştiği anları cep telefonuyla kayıt altına aldı.

Vali Kemal Kızılkaya, yaptığı konuşmada, bu topraklarda yetişen İbrahim Hakkı Hazretleri’nin ilim ile hikmeti, akıl ile gönlü buluşturan müstesna şahsiyetlerden biri olduğunu söyledi.

Her yıl ekinokslarda gerçekleşen hadisenin bugüne ulaşan büyük bir miras olduğunu belirten Kızılkaya, “İbrahim Hakkı Hazretleri’nin hocası İsmail Fakirullah Hazretleri’ne duyduğu derin vefanın bir nişanesi olarak ortaya koyduğu bu eşsiz ışık düzeneği, yalnızca bir mühendislik harikası değil, aynı zamanda saygının, sadakatin ve vefanın somut bir ifadesidir. Gün doğumuyla birlikte güneşin ilk ışınlarının İsmail Fakirullah Hazretleri’nin türbesine ulaşması, bizlere bilimle inancın, akılla hikmetin ve insanla tabiatın uyum içerisinde buluşabileceğini göstermektedir.” dedi.

Bu hadisenin bir gökyüzü olayının yanı sıra geçmişten geleceğe uzanan güçlü bir ilim ve hikmet mirası olduğunu dile getiren Kızılkaya, bu kadim mirasın doğru şekilde korunarak gelecek nesillere aktarılması gerektiğini kaydetti.

Programa AK Parti Siirt Milletvekili Mervan Gül, Anayasa Mahkemesi Üyesi Kenan Yaşar, Cumhuriyet Başsavcısı Yasin Coşkun, Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Uluğ, Tillo Kaymakamı Tanju Çanakcıoğlu, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nizam Dilek, Siirt Barosu Başkanı Muhammed Alptekin, İl Emniyet Müdürü Mehmet Özdemir, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ceylan Yaman, AK Parti İl Başkanı Abdulhekim Gider, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Işık hadisesi

Siirt’in Tillo ilçesinde hocası İsmail Fakirullah’ın 1734’te vefatının ardından çok üzülen İbrahim Hakkı Hazretleri, “Hocamın başucuna doğmayan güneşi neyleyim?” diyerek arayışa girip, hocası için yan tarafında kule bulunan bir türbe ve Tillo’nun yaklaşık 3 kilometre uzağında tepe üzerinde taş duvar yaptı.

Her yıl ekinokslarda doğan güneşin, duvarın ortasında bulunan pencereden süzülen ilk ışınları, kuledeki aynaya yansıdıktan sonra ışığın kırılması yöntemiyle pencereden türbeye ve oradan da İsmail Fakirullah Hazretleri’nin kabrinin başucuna doğuyor.

1960’lı yıllarda yapılan restorasyonda, pencerenin yerinin değişmesi sonucu düzenek izlenemez hale gelmişti. 2011’de değişik üniversitelerden bilim insanlarının yaptıkları çalışmayla yeni bir pencere açılarak olayın tekrar izlenmesi sağlanmıştı.

Devamını Oku

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM’ye 5 maddelik reform teklifi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM’ye 5 maddelik reform teklifi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda dünya liderlerine hitap etti. Konuşmasının önemli bölümünü Gazze ve Filistin meselesine ayıran Erdoğan; Suriye, Rusya-Ukrayna savaşı, Karadeniz, İran, Hürmüz Boğazı, KKTC ve uluslararası sistemin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

FİLİSTİN İÇİN DÜNYAYA ÇAĞRI

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın üst üste iki yıldır BM Genel Kurulu’nda yer alamamasına tepki gösteren Erdoğan, Filistin’in sesi olmaya devam edeceklerini söyledi.

Erdoğan, “Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık vicdanları yaralamaktadır. Sayın Abbas bizzat bulunamasa da bizler tıpkı geçen yıl olduğu gibi özgür ve egemen Filistin Devleti’nin sesi olacağız” ifadelerini kullandı.

Filistin’i henüz devlet olarak tanımayan ülkelere de seslenen Erdoğan, bu ülkeleri kararlarını yeniden gözden geçirmeye davet etti.

“SON 30 YILIN EN KANLI DÖNEMLERİNDEN BİRİ”

Dünyanın son 12 ayda 60’ı aşkın çatışma ve savaşa sahne olduğunu söyleyen Erdoğan, söz konusu dönemin son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçtiğini ifade etti.

Gazze’den Rusya-Ukrayna savaşına, Myanmar’dan Darfur’a, İran’dan Lübnan’a kadar farklı coğrafyalarda 250 bin insanın hayatını kaybettiğini söyleyen Erdoğan, çok daha fazla insanın yaşadığı toprakları terk etmek zorunda kaldığını belirtti.

Erdoğan, Gazze’de son üç yılda çoğu kadın ve çocuk 74 bin kişinin İsrail saldırılarında hayatını kaybettiğini söyledi.

“GAZZE DÜNYANIN EN BÜYÜK ÇOCUK KABRİSTANI”

Gazze’deki insani duruma dikkat çeken Erdoğan, hastanelerde yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70’inden fazlasının çalışamadığını belirtti.

“Evlatlarının ve torunlarının üzerine titreyen bir baba, bir dede olarak bu kürsüde içim parçalanarak şunu ifade etmek zorundayım” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Gazze, bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir. Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir. Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır.”

Erdoğan, Batı Şeria’da yerleşimci şiddetinin arttığını, Kudüs’te ise Müslüman ve Hristiyanların kutsal mekânlara erişiminin engellendiğini söyledi.

“1967 SINIRLARINDA FİLİSTİN’İ GÖRECEĞİZ”

Filistin devletinin kurulmasına yönelik girişimlerin engellenemeyeceğini belirten Erdoğan, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını desteklediklerini ifade etti.

Erdoğan, “Filistin Devleti’ni boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan Filistin’in vücut bulacağı güzel günleri göreceğiz” dedi.

“BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KAN KAYBEDİYOR”

BM’nin mevcut yapısını da eleştiren Erdoğan, örgütün kuruluş amacını yerine getirmekte zorlandığını savundu.

“Kimse kusura bakmasın, kimse gücenmesin, alınmasın” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu, Tayyip Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir. Bu, insani bir meseledir, hepimiz için vicdani bir meseledir.”

Erdoğan, Birleşmiş Milletler’in 81 yıl önce uluslararası barış ve güvenliği korumak amacıyla kurulduğunu hatırlatarak, “Teşkilat kan kaybetmeye devam etmektedir. Güvenlik Konseyi, ‘ Dünya 5’ten büyüktür’ ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir” ifadelerini kullandı.

“MAZLUMLARIN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİM”

Erdoğan, BM kürsüsünden haksızlığa uğrayanların haklarını savunmayı sürdüreceğini de söyledi:

“Tayyip Erdoğan olarak, büyük bir milletin Cumhurbaşkanı olarak, Rabbim ömür verdikçe, bu kürsüden mazlumların hakkını savunmaya, sesi olmaya devam edeceğim. Biz gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz.”

SURİYE MESAJI: YANLARINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Konuşmasında bölgesel gelişmelere de geniş yer ayıran Erdoğan, Pakistan ile Suudi Arabistan arasında kurulan savunma ittifakının bölgesel dayanışmayı güçlendirdiğini ifade etti.

Suriye’ye ilişkin ise Erdoğan, “ Suriye’nin güvenli, huzurlu bir ülke olma hedefine ilerlediğini görüyoruz. Bu yolculuklarında kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI VE KARADENİZ MESAJI

Rusya-Ukrayna savaşının Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması temelinde sona ermesini istediklerini belirten Erdoğan, Karadeniz’deki ticari gemilere yönelik saldırılara da değindi.

Erdoğan, “Karadeniz’de ticari gemilere yönelik son saldırıların kim tarafından yapılırsa yapılsın kabul edilemez olduğunu bilhassa vurguluyorum” dedi.

Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin korunması gerektiğini de ifade etti.

DÜNYAYA KKTC ÇAĞRISI

Kıbrıs meselesine ilişkin mesajlar veren Erdoğan, uluslararası topluma doğrudan çağrıda bulundu.

Erdoğan, “Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımaya davet ediyorum” dedi.

Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, KKTC’ye yönelik izolasyonun sona erdirilmesini istedi.

Erdoğan ayrıca diğer ülkeleri KKTC ile siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurmaya çağırdı.

“TÜRKİYE İSTİKRAR ADASI OLMAYI SÜRDÜRÜYOR”

Türkiye’nin savunma sanayisi ve ekonomisine değinen Erdoğan, ülkenin bölgesindeki çatışmalara rağmen istikrarını koruduğunu söyledi.

“Türkiye gelişen savunma sanayisiyle, şoklara karşı dirençli ekonomisiyle, çatışmaların ortasında adeta bir istikrar adası olmayı sürdürmektedir” diyen Erdoğan, Türkiye’nin güvenlik mimarisinin dışında bırakıldığı bir Avrupa’nın daha güçlü ve güvenli olamayacağını savundu.

Türkiye’nin Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Erdoğan, Avrupa Birliği ile ilişkilerin stratejik bir vizyon çerçevesinde şekillendirildiğini söyledi.

ERDOĞAN 5 TEMEL PRENSİBİ TEK TEK AÇIKLADI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının dikkat çeken bölümünde uluslararası sistemin karşı karşıya olduğu sorunların aşılması için 5 temel prensip sıraladı.

1- ULUSLARARASI HUKUK HERKESE EŞİT UYGULANMALI

Erdoğan, “Uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz” dedi.

2- KRİZLERDE BÖLGESEL SAHİPLENME ÖNE ÇIKMALI

Uluslararası iradenin krizleri çözmekte yetersiz kaldığı durumlarda bölge ülkelerinin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, Karadeniz Tahıl Koridoru’nu buna örnek gösterdi.

3- AÇIK DİPLOMASİ YENİDEN TEMEL HALE GELMELİ

Erdoğan, işbirliği ve açık diplomasinin devletler arasındaki ilişkilerin yeniden temel unsurlarından biri haline getirilmesi gerektiğini söyledi.

4- GELİR ADALETSİZLİĞİNE KARŞI YENİ BİR PARADİGMA KURULMALI

Dünya genelinde giderek derinleşen gelir eşitsizliğine çözüm bulunması gerektiğini belirten Erdoğan, bunun dayanışma ve bağlantısallık yoluyla mümkün olabileceğini ifade etti.

5- TEKNOLOJİDE YENİ DUVARLAR ÖRÜLMEMELİ

Erdoğan son olarak insan merkezli teknoloji anlayışının hâkim kılınması gerektiğini belirterek teknolojiye erişebilenlerle erişemeyenler arasında yeni duvarların oluşmasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi.

GUTERRES İLE KRİTİK GÖRÜŞME

BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasının ardından ikili temaslarını sürdüren Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya geldi.

Erdoğan görüşmede İsrail’in Gazze’de barış istemediğinin bir kez daha ortaya çıktığını ifade ederek Batı Şeria’daki yerleşimci şiddeti ve Kudüs’teki kutsal mekânlara yönelik saldırıların durumu daha da kötüleştirdiğini söyledi.

İki devletli çözüm zemininin korunması gerektiğini belirten Erdoğan, İran ve Ukrayna’daki gerilimin düşürülmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin diplomatik süreçlerin sürdürülmesi için çalıştığını söyleyen Erdoğan, Hürmüz konusunda bölge ülkelerinin öncülüğünde gelişecek bir sürecin faydalı olabileceğini kaydetti.

“KKTC’NİN STATÜSÜNÜ TANIMAYAN ÖNERİ NETİCE VERMEZ”

Erdoğan, Guterres ile görüşmesinde Kıbrıs konusunu da gündeme getirdi. Ada’da Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü tanımayan hiçbir önerinin sonuç vermeyeceğini söyledi.

LİDERLERLE PEŞ PEŞE GÖRÜŞMELER

Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’taki temasları kapsamında İngiltere Başbakanı Andy Burnham ile de görüştü. Görüşmede iki ülke ilişkilerinin farklı alanlarda güçlendiğini belirten Erdoğan, özellikle savunma sanayisi ve ticarette atılacak adımlarla işbirliğinin daha ileri taşınabileceğini ifade etti.

Erdoğan, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae ile görüşmesinde ise enerji, altyapı ve savunma sanayisi alanlarında işbirliğinin önemine dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani, Senegal Devlet Başkanı Bassirou Diomaye Faye, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ve Bangladeş Başbakanı Tarık Rahman ile ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdi.

BM’DE VETO İMTİYAZININ KALDIRILMASINI İSTEDİ

Erdoğan, Bloomberg için kaleme aldığı “BM, Güvenlik Konseyi’nin veto hakkını kaldırmalıdır” başlıklı makalede de Birleşmiş Milletler’in yapısında reform yapılması gerektiğini savundu.

Dünyanın son yıllarda salgınlardan enerji krizlerine, tedarik zincirindeki kırılmalardan bölgesel çatışmalara kadar çok sayıda krizle karşı karşıya kaldığını belirten Erdoğan, küresel sorunların çözümünün birkaç ülkenin iradesine bırakılamayacağını ifade etti.

Erdoğan’a göre BMGK’nın mevcut yapısı hâlâ İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki güç dengelerini yansıtıyor. Daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil yapısının oluşturulması gerektiğini belirten Erdoğan, bunun yalnızca temsilin genişletilmesiyle değil, liderlik sorumluluğunun daha adil paylaşılmasıyla mümkün olacağını söyledi.

“DÜNYA 5’TEN BÜYÜKTÜR”

“Dünya 5’ten büyüktür” çağrısının daha geniş bir sorumluluk anlayışını ifade ettiğini belirten Erdoğan, reform tartışmalarının artık somut bir yol haritasına dönüşmesi gerektiğini söyledi.

Bu yol haritasının merkezine veto imtiyazının kaldırılmasını koyan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Veto imtiyazının kaldırılması, anlamlı her türlü reformun hem başlangıç noktası hem de temel stratejik hedefi olmalıdır. Reform, aynı imtiyazın başka devletlere de tanınması anlamına gelemez.”

GÜVENLİK KONSEYİ İLE GENEL KURUL ARASINDA YENİ DENGE

Erdoğan, hiçbir devletin uluslararası toplumun çoğunluğunun iradesini kalıcı biçimde engelleme yetkisine sahip olmaması gerektiğini belirtti.

BM Genel Kurulu’nun yetkilerinin güçlendirilmesini isteyen Erdoğan, Güvenlik Konseyi üyelerinin Genel Kurul tarafından belirli süreler için dönüşümlü olarak seçildiği bir model önerdi.

Erdoğan’a göre yeniden görev almak isteyen ülkelerin de BM üyelerinin çoğunluğunun güvenini yeniden kazanması gerekiyor.

“GELECEĞİ GEÇMİŞİN HİYERARŞİLERİYLE KURAMAYIZ”

Uluslararası sistemdeki güç dengelerinin kalıcı olmadığını belirten Erdoğan, mevcut sistemin yeni savaşları önleme, eşitsizlikleri azaltma ve değişen güç dengelerine cevap verme konusunda yetersiz kaldığını söyledi.

Savaşlar, iklim krizi, düzensiz göç ve ekonomik kırılganlıkların güçlü kurumlara, dayanıklı ekonomilere ve caydırıcı savunma yeteneklerine duyulan ihtiyacı artırdığını ifade etti.

Erdoğan ayrıca ticaret, lojistik, ulaşım ve enerji koridorlarının güvenliği ile sürdürülebilirliğinin giderek daha önemli hale geldiğini belirtti.

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE FİNANSMAN VURGUSU

Bölgesel aktörlerin kendi coğrafyalarında daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Erdoğan, her bölgenin sorunlarının dışarıdan belirlenen yöntemlerle çözülemeyeceğini savundu.

Küreselleşmenin refahı yayacağı yönündeki beklentilerin tam olarak gerçekleşmediğini ifade eden Erdoğan, gelir dağılımındaki adaletsizliklerin derinleştiğini, teknoloji ve ekonomik bağımlılıkların yeni rekabet alanları oluşturduğunu söyledi.

Erdoğan, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma hakkının ve ihtiyaç duydukları finansmana erişimin güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.

“TÜRKİYE ÜZERİNE DÜŞENİ YAPACAK”

Farklı bölgelerdeki ülkelerin ortak bir zeminde buluşmasının uluslararası sistemin meşruiyetini ve temsil gücünü artıracağını belirten Erdoğan, kalıcı barışın birbirinden kopuk blokların çoğalmasıyla sağlanamayacağını söyledi.

Türkiye’nin devlet geleneği, diplomatik kapasitesi ve farklı coğrafyalarla kurduğu ilişkilerle uluslararası sistemdeki reform arayışlarına katkı sağlamaya devam edeceğini ifade etti.

EMİNE ERDOĞAN’DAN ÇOCUKLAR İÇİN GÜVENLİ DİJİTAL SİSTEM ÇAĞRISI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da BM 81. Genel Kurulu kapsamında düzenlenen “Görünmeyen Mimari: Çocuklar için Güvenli Dijital Sistemler İnşa Etmek-Uluslararası Standartların ve Ortak Sorumluluğun Geliştirilmesi” etkinliğine katıldı.

BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı sıfatıyla programa katılan Emine Erdoğan, lider eşlerini kapıda karşılayarak sohbet etti.

Dijitalleşmenin çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çeken Emine Erdoğan, ekran süresini sınırlamanın yalnızca bireysel irade veya ebeveyn kontrolü meselesi olarak görülemeyeceğini söyledi.

“Çocuğun güvenliğini sağlama sorumluluğu yalnızca ebeveynlerin değil, hepimizindir” diyen Emine Erdoğan, güvenliğin dijital sistemlere sonradan eklenen bir özellik değil, tasarımın başlangıç noktası olması gerektiğini belirtti.

Küresel teknoloji şirketlerine yönelik ülkelerin birbirinden farklı düzenlemeler yapmasının standartlaşmayı zorlaştırdığını söyleyen Emine Erdoğan, BM çatısı altında ortak küresel standartların geliştirilmesi çağrısında bulundu.

Erdem Aksoy Erdem Aksoy Haberler.com

Devamını Oku

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan: Dezenflasyon süreci devam ediyor

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan: Dezenflasyon süreci devam ediyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, DEİK Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) tarafından New York’ta düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı kapsamında “Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm” başlıklı sunum yaptı. TCMB’nin resmi sitesinde de Karahan’ın New York sunumu 22 Eylül 2026 tarihiyle yayımlandı.

Karahan’ın gündeminde enflasyon, iç talep, büyüme, dış ticaret, enerji fiyatları, krediler ve Türk lirasına yönelik talep vardı.

SON VERİLER İÇİN “DİKKATLİ YORUMLANMALI” MESAJI

Son ekonomik verilerin dikkatli şekilde yorumlanması gerektiğini belirten Karahan, arz şoklarının manşet enflasyon üzerinde önemli etki oluşturduğunu söyledi.

Hizmet enflasyonundaki katılığın sürdüğüne işaret eden Karahan, bununla birlikte görünümün hizmet sektörünün alt bileşenleri arasında önemli ölçüde farklılaştığını ifade etti.

KİRA ENFLASYONUNDA BELİRGİN İYİLEŞME

Karahan, normal şartlarda daha fazla katılık gösteren kalemlerde, özellikle de kiralarda belirgin bir iyileşme görüldüğünü söyledi.

Kira enflasyonundaki ve talepteki yavaşlamanın dezenflasyon sürecine destek verdiğini belirten Karahan, buna karşılık son dönemde yaşanan gelişmelerden daha fazla etkilenen ulaştırma hizmetlerinin söz konusu iyileşmenin bir bölümünü dengelediğini kaydetti.

“DEZENFLASYON SÜRECİ DEVAM EDİYOR”

İç talepteki zayıflamanın etkisiyle büyümenin hız kestiğini belirten Karahan, verilerin genel görünümüne ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bir bütün olarak değerlendirildiğinde, veriler daha zorlu arz koşullarına rağmen dezenflasyon sürecinin devam ettiğine işaret ediyor.”

Karahan, enflasyon görünümü ve para politikası duruşu değerlendirilirken alt kalemler arasındaki farklılıkların dikkate alınmasının önemli olduğunu belirtti.

Aylık verilerin tek başına bilgi verdiğini ancak aynı zamanda dalgalı olabildiğini söyleyen Karahan, para politikası değerlendirmelerinde bu dalgalanmaların ötesine bakılması ve enflasyonun temel eğilimindeki değişimlere odaklanılması gerektiğini vurguladı.

ENFLASYON RİSKLERİNE KARŞI PARA POLİTİKASINDA SIKILAŞMA

Jeopolitik gelişmelerin petrol fiyatlarını artırdığını belirten Karahan, rafineri marjlarındaki genişlemenin de bu etkinin daha belirgin hale gelmesine yol açtığını ifade etti.

Enflasyon görünümüne yönelik riskleri sınırlamak amacıyla para politikasında sıkılaştırmaya gittiklerini söyleyen Karahan, enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu hem doğrudan hem de dolaylı kanallardan yukarı çektiğini kaydetti.

Verilerin tamamına bakıldığında ise enflasyonun ana eğiliminde son dönemde yavaşlama görüldüğünü ifade etti.

DIŞ TİCARET DENGESİNDE İYİLEŞME

Karahan, Türkiye’nin dış ticaret dengesinin iyileştiğini, seyahat gelirlerinin ise güçlü görünümünü koruduğunu belirtti.

Ekonomik aktivitede çeyreklik bazda görülen toparlanmanın güçlü ihracat tarafından desteklendiğini söyleyen Karahan, iç talepteki yavaşlama ile ihracattaki güçlü seyrin cari dengedeki iyileşmeye katkı verdiğini ifade etti.

İÇ TALEPTE YAVAŞLAMA DEVAM EDEBİLİR

Karahan, yüksek frekanslı verilerin üçüncü çeyrekte iç talepteki yavaşlamanın devam edeceğine işaret ettiğini söyledi.

Kredi büyümesinin de ilkbahardan bu yana önemli ölçüde yavaşladığını belirten Karahan, ekonomik aktivite ve talep koşullarına ilişkin göstergelerin yakından takip edildiğinin mesajını verdi.

“ENFLASYON BEKLENTİLERİ TEMKİNLİ DAVRANMAYI GEREKTİRİYOR”

Enflasyon beklentilerine ayrıca dikkat çeken Karahan, mevcut görünümün para politikasında temkinli yaklaşımın sürdürülmesini gerektirdiğini vurguladı.

Yurt içi yerleşiklerin Türk lirasına yönelik talebinin güçlü seyrettiğini söyleyen Karahan, uluslararası rezerv tamponlarının da güçlü görünümünü koruduğunu belirtti.

Önümüzdeki süreçte enflasyonun seyrinde dışsal şokların ve bunların yurt içindeki aktarım mekanizmalarının belirleyici olacağını ifade eden Karahan, “Önümüzdeki dönemde enflasyonun seyrini dışsal şoklar ve yurt içindeki aktarım mekanizmaları belirleyecek” dedi.

TCMB Başkanı Fatih Karahan, New York’ta yatırımcılara yaptığı sunumda daha zorlu arz koşullarına rağmen dezenflasyon sürecinin devam ettiğini söyledi. Kira enflasyonunda belirgin iyileşme görüldüğünü ve iç talebin yavaşladığını belirten Karahan, enflasyon beklentilerinin temkinli para politikası duruşunun sürdürülmesini gerektirdiğini vurguladı.

Devamını Oku

MASAK düğmeye bastı! Bankalarda yeni dönem resmen başladı

MASAK düğmeye bastı! Bankalarda yeni dönem resmen başladı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), finansal sistemde uygulanacak tedbirlere ilişkin yeni düzenlemelere gitti.

Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklikler, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesinin yanı sıra terörizmin ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanıyla mücadele kapsamında atılacak adımları kapsıyor.

Düzenlemeyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) yaptırım listelerinde bulunan kişi, kuruluş ve organizasyonlarla bağlantılı finansal işlemlere daha hızlı müdahale edilmesi amaçlanıyor.

YAPTIRIM LİSTESİNDEKİ İŞLEMLERE HIZLI MÜDAHALE

Yeni düzenlemeye göre, terörizmin finansmanı ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi kapsamında BMGK yaptırım listelerinde bulunan kişi, kuruluş veya organizasyonlara ilişkin Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla iletilen bilgiler doğrudan MASAK’ın internet sitesinde yayımlanacak.

Böylece yaptırım kapsamındaki kişi ve kuruluşlara ilişkin bilgilerin finansal kuruluşlara daha hızlı ulaştırılmasının önü açılacak.

FİNANS KURULUŞLARI MASAK’A BİLDİRECEK

Başta bankalar ve finans kuruluşları olmak üzere düzenleme kapsamındaki yükümlüler, yaptırım listelerinde bulunan kişi ve kurumların gerçekleştirmek istediği işlemleri gecikmeksizin MASAK’a bildirecek.

Bu işlemlerin ertelenmesi için gerekli güvenlik tedbirleri de uygulanacak. Böylece yaptırım kapsamına giren finansal hareketlere yönelik müdahale sürecinin hızlandırılması sağlanacak.

BAZI İŞLEM LİMİTLERİ İKİ KATINA ÇIKARILDI

MASAK’ın yayımlanan diğer düzenlemesiyle bazı finansal işlemlerde uygulanan parasal bildirim ve işlem sınırlarında da değişikliğe gidildi.

Daha önce 10 bin lira olarak uygulanan bazı işlemlerdeki parasal sınır 20 bin liraya, 25 bin liralık sınır ise 50 bin liraya yükseltildi.

2 BİN 750 LİRALIK SINIR 5 BİN 500 LİRA OLDU

Düzenleme kapsamında diğer parasal sınırlarda da artış yapıldı. Buna göre, 2 bin 750 lira olan bir sınır 5 bin 500 liraya çıkarıldı. Bazı özel işlem ve bildirim basamaklarında uygulanan 1.000 liralık tutar ise 2 bin 500 liraya yükseltildi.

Mevzuatta 2 bin 750 lira olarak belirlenen başka bir parasal sınır da yeni düzenlemeyle 6 bin 500 lira olarak uygulanacak.

DÜZENLEMELER YÜRÜRLÜĞE GİRDİ

MASAK’ın hem yaptırım listelerine ilişkin süreçleri hem de finansal işlemlerdeki parasal sınırları değiştiren düzenlemeleri Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girdi.

Böylece BMGK yaptırım listelerinde bulunan kişi ve kuruluşların finansal işlemlerinin bildirilmesi ve gerekli tedbirlerin uygulanması süreci hızlandırılırken, çeşitli işlemlerde kullanılan parasal limitler de güncellenmiş oldu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu, finansal işlemlere yönelik yeni düzenlemeleri yürürlüğe koydu. BMGK yaptırım listelerindeki kişi ve kuruluşların işlemlerinin gecikmeden MASAK’a bildirilmesi kararlaştırılırken, bazı parasal işlem ve bildirim limitleri 10 bin liradan 20 bin liraya, 25 bin liradan ise 50 bin liraya yükseltildi.

Erdem Aksoy Erdem Aksoy Haberler.com

Devamını Oku

Esenyurt’ta oto lastikçide çıkan yangın 5 iş yeri ile yemek fabrikasına hasar verdi

Esenyurt’ta oto lastikçide çıkan yangın 5 iş yeri ile yemek fabrikasına hasar verdi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Esenyurt’ta oto lastikçide çıkan ve 4 iş yeri ile bir yemek fabrikasına sıçrayan yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü.

Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı’ndaki oto lastikçide henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine belirtilen adrese itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Kısa sürede büyüyen yangında alevler iş yerinin bitişiğindeki oto elektrik, lastik ve yedek parça satan 4 iş yeri ile yan tarafındaki 3 katlı yaklaşık 5 bin metrekare kapalı alana sahip yemek fabrikasına sirayet etti.

İtfaiye ekiplerinin 4 farklı noktadan müdahale ettiği yangın yaklaşık 2 saat süren çalışmaların ardından kontrol altına alınarak söndürüldü.

Olayda yaralanan olmazken, 5 iş yeri ile yemek fabrikasında hasar meydana geldi.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.