DOLAR

40,5896$% -0.46

EURO

47,8000% -0.43

STERLİN

54,6468£% -0.9

GRAM ALTIN

4.352,83%-1,37

ONS

3.336,90%-0,91

BİST100

10.642,60%-0,43

a

29 Temmuz 2026 Çarşamba

DİĞER YAZARLARIMIZ

Samsun’da bahçede yaktığı ateşin içinde kalan kadın öldü

Samsun’da bahçede yaktığı ateşin içinde kalan kadın öldü
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Samsun’un Bafra ilçesinde bahçede yaktığı ateşin içinde kalan kadın yaşamını yitirdi.

İddiaya göre, Yakıntaş Mahallesi Tohtamış Sokak’ta dün akşam saatlerinde kendisine ait bahçeye giden Refia Usta (92) temizlik yapmak amacıyla kuru otları yaktı. Usta, bir süre sonra yayılan alevlerin içinde kaldı.

?İhbar üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde, Usta’nın hayatını kaybettiği belirlendi.

Usta’nın cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Bafra Devlet Hastanesine götürüldü.

Devamını Oku

Savunma Sanayii Başkanı Görgün, Katar’ın Ankara Büyükelçisi Al-Henzab ile görüştü

Savunma Sanayii Başkanı Görgün, Katar’ın Ankara Büyükelçisi Al-Henzab ile görüştü
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(ANKARA) – Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Katar’ın Ankara Büyükelçisi Faisal Abdullah Al-Henzab ile görüştü. Görüşmede, Türkiye ile Katar arasındaki stratejik iş birliğinin savunma sanayiine yansımaları değerlendirilirken, mevcut ortaklıkların geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün’ün, Katar Devleti’nin Ankara Büyükelçisi Sayın Faisal Abdullah Al-Henzab’ı kabul ettiği belirtildi.

Paylaşımda, “Görüşmede, Türkiye ile Katar arasında atılan stratejik adımların savunma sanayii alanındaki yansımaları değerlendirildi; mevcut iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu” denildi.

Devamını Oku

DEM Parti’li Meral Danış Beştaş: “Çocuk yoksulluğu sadece gelir eksikliği değil, temel insan hakları sorunudur”

DEM Parti’li Meral Danış Beştaş: “Çocuk yoksulluğu sadece gelir eksikliği değil, temel insan hakları sorunudur”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(TBMM) – DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, Türkiye’de çocuk yoksulluğunun temel bir insan hakları sorunu haline geldiğini belirterek, milyonlarca çocuğun yoksulluk, eğitim, çocuk işçiliği ve yaşam hakkı ihlalleriyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında çocuk yoksulluğu, çocuk hakları ve TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen son yasa teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çocuk yoksulluğunun yalnızca ekonomik yoksunluk olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Beştaş, “Bir çocuğun yeterince beslenememesi, nitelikli eğitime erişememesi, sağlıklı barınma koşullarından mahrum kalması, sosyal ve kültürel yaşama katılamaması, sağlık hizmetlerine zamanında ulaşamaması ve güvenli bir çevrede büyüyememesi de çocuk yoksulluğunun ayrılmaz parçaları olarak önümüzde duruyor” dedi.

Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne koyduğu çekincelerin kaldırılması gerektiğini savunan Beştaş, “Ana dilinde eğitim alamayan milyonlarca çocuk var bugün. Bu nedenle çocuklara eşit haklar sunulmaması bir fıtrat meselesi değil, politik bir tercih meselesidir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin en önemli sorunlarından birinin yoksulluk olduğunu kaydeden Beştaş, bundan toplumun farklı kesimlerinin farklı şekillerde etkilendiğini söyledi. Çocukların yaşadığı yoksulluğa dikkati çeken Beştaş, çocuk yoksulluğunun yalnızca ekonomik gelir eksikliği olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, şöyle konuştu:

“Çocuk yoksulluğu deyince sadece ekonomik yoksunluğu ifade eden bir olgu olmadığını kabul etmemiz gerekiyor. Bir çocuğun yeterince beslenememesi, nitelikli eğitime erişememesi, sağlıklı barınma koşullarından mahrum kalması, sosyal ve kültürel yaşama katılamaması, sağlık hizmetlerine zamanında ulaşamaması ve güvenli bir çevrede büyüyememesi de çocuk yoksulluğunun ayrılmaz parçaları olarak önümüzde duruyor. Bu nedenle çocuk yoksulluğu sadece bir gelir eksikliği değil; bunun ötesinde temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasını sınırlandıran çok boyutlu bir temel insan hakları sorunu olarak önümüzde duruyor.”

“TÜRKİYE MİLYONLARCA ÇOCUĞU SÖZLEŞMENİN KORUNMASINDAN YARARLANDIRAMIYOR”

Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne taraf olduğunu anımsatan Beştaş, sözleşmeye rağmen milyonlarca çocuğun bu korumadan yararlanamadığını savunarak “Verilere göre Türkiye’de 21,3 milyon çocuk bulunuyor ve bunların tamamı aslında sözleşmenin koruması altında olmalı. Ama en az 2-3 milyon çocuk, çok daha fazla olduğu tahmin ediliyor; ana dilinde eğitimden yoksun, çocuk işçiliği, derin yoksulluk, eğitim dışı kalma, istismar ve şiddet gibi sebeplerle Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin sunduğu olanaklardan faydalanamıyor” şeklinde konuştu.

Beştaş, Türkiye’nin sözleşmenin bazı maddelerine koyduğu çekincelerin kaldırılması gerektiğini vurguladı.

“MESEM KAPSAMINDAKİ ÇOCUKLAR İŞÇİ SAYILMIYOR”

İş Kanunu’ndaki bazı düzenlemelerin çocukların hak kaybına yol açtığını savunan Beştaş, özellikle tarım ve çıraklık alanlarında çalışan çocukların koruyucu hükümlerden yararlanamadığına dikkati çekti. Beştaş, şu değerlendirmelerde bulundu:

“4857 sayılı İş Kanunu’nun 4’üncü maddesi tarım işleri, aile ekonomisine dayalı ev sanatları gibi alanları İş Kanunu kapsamı dışında bırakıyor. Bu da yüz binlerce çocuğun İş Kanunu’ndaki olanaklardan faydalanmaması anlamına geliyor. Diğer yandan çıraklık ve stajyerlik, MESEM adı altında çalışan çocuklar işçi sayılmadığı için İş Kanunu’nun sağladığı koruyucu hükümlerden ve sendikal sosyal haklardan maalesef yararlanamıyor.”

Sosyal devlet ilkesinin çocuklar açısından hayata geçirilmediğini öne süren Beştaş, çocukların eğitim hakkına ilişkin, “Aslında Türkiye’de sosyal devlet ilkesi sadece kâğıt üstünde, neredeyse yok. Bu nedenle kâğıt üzerinde çocuklara eşit haklar tanınsa da istatistikler milyonlarca çocuğun bu haklardan mahrum kaldığını gösteriyor. Örneğin eğitim hakkına bakacak olursak MEB ve açık lise verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 1,5 ila 2 milyon çocuk eğitim sisteminin dışında tutuluyor” dedi.

“YAZ AYLARINDAN ÇALIŞAN ÇOCUK SAYISI 1 MİLYONU AŞIYOR”

Çocuk işçiliğine ilişkin TÜİK ve İSİG verilerine değinen Beştaş, kayıtlı ve kayıtsız çalışan çocuk sayısının yüz binlerle ifade edildiğini belirterek, “Türkiye’de kayıtlı kayıtsız 700 binin üzerinde çalıştırılan çocuk bulunuyor. Yaz aylarında mevsimlik tarım işçilerinde bu sayı 1 milyonu aşıyor. Oysa bugün binlerce çocuk sanayide, tarımda, hizmet sektöründe, çeşitli işletmelerde çalışmak zorunda bırakılıyor” dedi.

Resmi verilere göre çalışan çocukların sektörlere göre dağılımını da paylaşan Beştaş, şunları söyledi:

“Resmi verilere göre Türkiye’de en az 720 bin çocuk 5-17 yaş aralığında çalışıyor. Bu da çocuk nüfusunun yüzde 4,4’üne tekabül ediyor. Çalışan çocukların yüzde 45,5’i hizmet sektöründe, yüzde 30,8’i tarımda, yüzde 23,7’si sanayide çalışıyor. UNICEF, kayıt dışı ve özellikle mülteci çocukların bu sayıya tam olarak yansımadığına ısrarla dikkat çekiyor. Bu veriler aslında çocuk işçiliği ile yoksulluk arasındaki korelasyonu çok net bir şekilde ortaya koyuyor.”

“HER YIL EN AZ 800 ÇOCUK ÖNLENEBİLİR NEDENLERDEN YAŞAMINI YİTİRİYOR”

Çocukların yaşam hakkına ilişkin verilere işaret eden “FİSA Çocuk Hakları Merkezi verilerine göre Türkiye’de her yıl en az 800 çocuk önlenebilir sebeplerle iş cinayetleri, ev içi şiddet, akran şiddeti, bireysel silahlanma, trafik ve çevre kazaları nedeniyle yaşamını kaybediyor. Aladağ yurt yangını bu konuda bize çok vahim bir örnek olarak önümüzde duruyor. O yoksul çocuklar öldüler. Tabii ki unutulmadılar ama onlar artık yok. Çocuklar yoksul oldukları için yurtta kalıyorlardı. Sosyal devlet işliyor olsaydı Aladağlı çocuklar bugün yaşıyor olacaktı” diye konuştu.

Beştaş, çocukların gelişimine uygun yaşam standardına sahip olma hakkının da derin yoksulluk nedeniyle zedelendiğini savunarak, TÜİK verilerine göre çocukların yüzde 30’dan fazlasının maddi yoksunluk ve yoksulluk riski altında bulunduğunu söyledi.

Devamını Oku

Dervişoğlu’ndan şehit er ve gazilere “Kendinizi kullandırtmayın” diyen Bakan Akar’a tepki

Dervişoğlu’ndan şehit er ve gazilere “Kendinizi kullandırtmayın” diyen Bakan Akar’a tepki
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(ANKARA) – İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Millî Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar’ın Meclis’e gelen şehit er ve gazilere “Kendinizi kimseye kullandırtmayın” sözlerine ilişkin, “Ağır ifadeler, yani yakışmayan ifadeler. Söylüyorum alınıyorlar. 49 yıl bu üniformayı giymişsin ne söyleyip söylemeyeceğini bilmiyor musun? Kahramana ne söyleneceğini hala öğrenmediysen ben mi öğreteceğim sana? Ayıptır” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin haftalık grup toplantısının ardından eylemlerini sürdüren şehit aileleri ve gazilere destek vermek üzere beraberindeki heyetle TBMM Çankaya Kapısı’ndan Güvenpark’a yürüdü. Dervişoğlu, gaziler ve şehit aileleriyle tek tek selamlaştı.

Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, “Eyleminizin ilk gününden beri hem ekibiniz, hem il teşkilatınız, hem milletvekillerimiz, hem siz hiç yanımızdan ayrılmadınız. Sürekli bizim yanımızda oldunuz. Biz bu süreçte yanımızda olanı da, olmayanı da çok iyi tespit etmiş durumdayız. Çok teşekkür ederiz. Bizim bir haklı talebimiz var. Eşitlik istiyoruz, adalet istiyoruz. Başka hiçbir şey istemiyoruz. Bizim buradaki hedefimiz üstümüzdeki rütbeli abilerimizden maaş farkımız olduğu için burada toplanmış değiliz. Biz vatanın bölünmez bütünlüğü için çarpıştıktan sonra ve yaralandıktan sonra kullanılıp atılacak bir mendil değiliz. Milli Savunma Bakanlığı maalesef bize bugün o şekilde davranmaktadır. Aynı üniformada yaralandığımız, aynı silah arkadaşlarımıza eşit haklara sahip olmak tabii ki hakkımız. Hatta çok daha fazlasına sahip olmak hakkımız. Çünkü bu insanlar bedeli karşılığında değil vatanı için gittiler” dedi.

“SİZE BİR İYİLEŞTİRME YAPILIRKEN BİR BAŞKA DÜZENLEME DAHA YAPILACAK MECLİS’TE”

Dervişoğlu ise şunları kaydetti:

“İlk ziyaretimde de ifade etmiştim. Aslında farkındalık yaratmak açısından bunlar çok önemli. Sizleri ziyaretimden hemen sonra da TBMM’de her gün sizin haklarınız ve hak arayışınızla alakalı olan olarak da milletvekili arkadaşlarımız Meclis kürsüsünde sorunlarınızı ve taleplerinizi dile getirdiler. Bugün dikkatini çektiniz toplumun. Biz de ona katkı sağladık. Bir iyileştirme yapılacağına dair çalışmaların da başlatıldığını öğrendik. Bir düzenleme yapacaklar ama biliyorsunuz Meclis’te başka bir düzenleme daha var. Sizin konunuz son derece hassas. O düzenlemeyle eş zamanlı ve aynı paketin içinde şayet böyle bir adım atmaya kalkışırlarsa o da uzun vadede mahsurları olan bazı sonuçları beraberinde getirir. Onun için sizden biri olarak sizin hakkınızı, hukukunuzu ve geleceğinizi savunmak adına yapılması gereken ne varsa geri bırakılmadan yapılacağından emin olmanızı istiyorum. Hem onurumuzu koruyacağız. Hem izzeti nefsimizi koruyacağız. Hem de mücadelemizi taviz vermeden sürdüreceğiz.

“HER ZAMAN YANINIZDA OLACAĞIMI BİLMENİZİ İSTERİM”

Siz bu memleketin gerçek sahibisiniz. Kiminiz uzuvlarınızı kaybettiniz, kiminiz mesleğinizi kaybettiniz ama biz buraya TBMM’den yürüyerek gelebiliyorsak bunu sizin sayenizde yapıyoruz bunu. Herkes kafasının bir yerine kazısın. Türkiye’de eğer hukuk, adalet hakim kılınmışsa insanlar kendilerini hukukun ve adaletin güvencesinde hissediyorlarsa, can güvenliğinin emanet altında olduğuna inanıyorlarsa bunu sizin sayenizde başarıyoruz. Emeğinizin de karşılığını istemiyoruz. Aslına bakarsanız onurunuzla mücadele ediyorsunuz. Çünkü sizin verdiklerinizin beşeri hayatta bir karşılığı yoktur. Biz ne yaparsak yapalım size borcumuzu ödeyemeyiz. Sizin mücadeleniz bizim şerefimizdir. Bu yoldan asla taviz Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Sadece burada değil her yerde ve her zaman yanınızda olacağımı da bilmenizi istiyorum.”

“BİZİ TERÖRİSTLERLE AYNI KEFEDE DEĞERLENDİRECEKLERSE KABUL ETMİYORUZ”

Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, “Benim bir hakkım varsa hiç kimseye helal etmiyorum. Bir şehit anamız da aynı şekilde düşünüyordur. Terörsüz Türkiye kapsamında aynı torbanın içerisine falan bizi atacaklarsa biz istemiyoruz hakkımızı. Eğer bizi teröristlerle aynı kefede değerlendirip onunla birlikte o çıkartacaklarına karşılık bize bunu sus payı olarak veriyorlarsa yine kabul etmiyoruz. Biz onurunu, şerefini üç kuruş paraya satacak insanlar değiliz. Biz adalet, eşitlik istiyoruz. Bunun dışında da başka hiçbir şeyi kabul etmiyoruz Sayın Genel Başkanım” ifadelerini kullandı.

“İKTİDARA GÖRE HAK ARAYAN HERKES MARJİNAL”

Millî Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar’ın Meclis’e gelen şehit er ve gazilere “Kendinizi kimseye kullandırtmayın” sözlerinin sorulması üzerine Dervişoğlu şöyle yanıt verdi:

“İktidar tarafında bazen şu şeyler oluyor. Yani herkesi böyle bir haksız arayış içerisinde, kendilerinden bir şey isteyen herkesi haksız bir arayış içindeymiş gibi düşünüyor. Şimdi emekli maaşına zam istiyor. Onlara marjinal deniyor. Asgari ücretli maaşına zam istiyor. Onlara marjinal deniyor. Genç geleceğini ülkesinde aramak istiyor. Onlara marjinal deniyor ya da muhalif deniyor. Bu ülkede hakkını, hukukunu arayan, hakkını hukukunu savunan herkese böyle bu hükümet tarafından üstenci bir tavırla yaklaşılıyor. Eleştiri de kabul etmiyorlar. Ben Sayın Hulusi Akar’ı hem Genelkurmay Başkanlığı’ndan hem Savunma Bakanlığı döneminden tanıyorum ve biliyorum toplumun diğer fertleri gibi. Hiç eleştiri kabul edilmiyor.

“KİME KARŞI KONUŞUYORSUNUZ DA BÖYLE CÜMLELER SARF EDİYORSUNUZ”

Mesela ‘Bir Amerikan gazisini ziyarete 8 bin km öteye gittin de meclisten 800 metre aşağıya inip bizim gazilerimizi niye ziyaret etmiyorsun’ diye sorduğumda bu sorunun arkasında bile farklı farklı hesaplar aramak durumunda kaldı. Yani 49 yıl üniforma giymiş biridir. Buradaki acıyı, sancıyı, arayışı herkesten iyi onun bilmesi ve takdir etmesi lazımdır. Ben bunlara bakın bütün samimiyetimle söylüyorum. Şimdi o gün de geldim. Siyasi tek bir kelam sarf etmedim. Bugün de geldim. Siyasi bir kelam sarf etmedim. Ama bizlerin buraya gelmesi, burada yapılan hak arayışının toplum tarafından daha çok duyulmasına vesile oluyor. Bir farkındalık yaratıyor. Onun için geliyor. Yoksa ben gelip burada siyasi nutuk atmayı da biliyorum. Ama bu insanların arasında böyle bir yola tenasül etmeyi düşüklük addederim ben. Böyle böyle bir şey yapamam. Ben burada kemiyet olarak varım kardeşim. Sıradan bir vatandaş olarak varım ama seslendiğim mikrofonun sesi uzağa gidiyor. O sebeple bu kahramanlara faydası olur diye geliyorum. İşte ‘Kendinizi kimseye kullandırtmayın’ bu nasıl bir cümledir? Kime karşı söyleniyor? Bu gaziye karşı sarf edilecek cümle midir ya? Toprağa evladını vermiş, ananın, babanın, ‘vatan sağ olsun’ dediği bir ülkede makam mevki işgal ediyorlar. Azıcık söylediklerine dikkat etsinler. Oturup kalkmaya dikkat etsinler. Yani şu adam bu insanlar her şeylerini vermiş. Her iş geri kalan her şeyini de vermeye talip insanlar ya. Kime karşı konuşuyorsunuz da böyle cümleler sarf ediyorsunuz.

“49 YIL O ÜNİFORMAYI GİYMİŞSİN NE SÖYLEYECEĞİNİ BİLMİYOR MUSUN”

Bunlar ağır ifadelerdir ama işte bu güç zehirlenmesi maalesef üzülerek söylüyorum. Yani bunlar güç zehirlenmesi. Ne söylersek sanki muhataplarımız kabullenmek zorundadır diye düşünenlerin kurduğu cümleler bunlar. Ben bu cümleleri kuranlara üzülüyorum. Yemin ederim. Çok üzülüyorum. ‘Kendinizi kullandırtmayın. Evinizde gidin oturun, kendinizi kullandırtmayın’. Ağır ifadeler yani yakışmayan ifadeler. Söylüyorum alınıyorlar. 49 yıl bu üniformayı giymişsin. Ne söyleyip söylemeyeceğini bilmiyor musun? Kahramana ne söyleneceğini hala öğrenmediysen ben mi öğreteceğim sana? Ayıptır. Faydacılık ve fırsatçılık, kimin meşrebi olursa olsun, kim tarafından silah olarak kullanılırsa kullanılsın, bilinsin ki hiçbir silah sahibine sadık değildir.”

“GAZİLERİN YÜZDE 80’İ MARJİNALİN KELİME ANLAMINI BİLMEZ”

Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu ise konuya ilişkin “Marjinal bir grup olarak adlandırılıyoruz biz. Sorsanız buradaki gazilerin yüzde 80’i marjinalin kelime anlamını bilmez. Eğer biz kendimizi kullandırttıracak ya da herhangi bir siyasi kullanacaksak bu benim cep telefonum. Sayın Genel Başkanım iki sefer buraya geldi. Açın bakın kendisinin numarası dahi yok bende. Bizim burada birini kullanacak ya da birinin bizim kullanması böyle bir şey olamaz. Yani biz buraya hak aramaya geldik. Sayın Genel Başkanım da sağ olsun ilk geldiğinde de söyledik, il yönetimine de söyledik, ‘Bizim kamuoyuna ihtiyacımız var’ dedik. O da kırmadı. Sağ olsun” dedi.

Devamını Oku

Mardin’de park halindeki tırda çıkan yangın söndürüldü

Mardin’de park halindeki tırda çıkan yangın söndürüldü
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mardin’in Kızıltepe ilçesinde park halindeki tırda çıkan yangın söndürüldü.

Hanyeri Mahallesi’nde park halindeki tırda henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi.

Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangında, tır kullanılamaz hale geldi.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.