40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
01 Ekim 2026 Perşembe
(ANKARA) – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Manisa’nın Soma ilçesinde bir maden ocağında meydana gelen göçüğe ilişkin açıklama yaptı. Bir işçinin hayatını kaybettiğini belirten Işıkhan, göçük altında kalan işçilerin kurtarılması için çalışmaların sürdüğünü, olayın araştırılması amacıyla SGK tarafından başmüfettiş görevlendirildiğini bildirdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Manisa’nın Soma ilçesinde bir maden ocağında meydana gelen göçüğe ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Işıkhan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Manisa’nın Soma ilçesinde bir maden ocağında meydana gelen göçük nedeniyle derin üzüntü yaşıyoruz. Hayatını kaybeden işçi kardeşimize Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. En büyük temennimiz göçük altında kalan işçilerimizin bir an evvel sağ salim kurtarılmasıdır. Yaşanan elim olayı araştırmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumumuz tarafından Başmüfettiş görevlendirilmiştir. Bakanlık olarak süreci yakından takip ediyoruz. Geçmiş olsun Manisa.”
İstanbul’da akşam saatlerinde yağışlı havanın da etkisiyle ana arterlerde trafik yoğunluğu yaşanıyor.
Anadolu Yakası’nda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde Avrupa-Anadolu yönünde trafik yoğun seyrederken, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün Anadolu-Avrupa yönünde köprü girişine kadar araç yoğunluğu gözleniyor.
D-100 kara yolunda Kadıköy ile Ataşehir arasında trafik yoğun seyrederken, Ataşehir ile Sultanbeyli arasında da yer yer yoğunluk görülüyor. Aynı kara yolunun Kadıköy istikametinde Ataşehir’den itibaren trafik yoğunluğu yaşanıyor.
TEM Otoyolu’nun Kavacık mevkisinden Kadıköy yönüne doğru da araçlar yoğunluk nedeniyle yavaş ilerliyor.
Avrupa Yakası
Avrupa Yakası’nda D-100 kara yolunun Çağlayan, Mecidiyeköy ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü mevkilerinde trafik yoğunluğu gözleniyor.
D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde yoğunluk yaşanırken, Ankara istikametinde Haliç’ten Zeytinburnu’na kadar araçlar güçlükle ilerliyor.
Merter mevkisinden Küçükçekmece’ye kadar Edirne istikametinde de trafik yoğun seyrediyor.
TEM Otoyolu’nun Hasdal ve Seyrantepe mevkileri ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde çift yönlü yoğunluk yaşanırken, Okmeydanı-TEM bağlantı yolunun Ankara istikametinde de trafik yoğunluğu gözleniyor.
TEM Otoyolu’nun Firuzköy mevkisinde Edirne istikametinde araçlar yavaş ilerliyor.
Büyükdere Caddesi’nin Sarıyer yönü ile Levent-TEM bağlantı yollarında da trafik yoğun seyrediyor.
Karaköy ile Beşiktaş Meydanı arasındaki sahil yolu ve Dolmabahçe Sarayı çevresinde de trafik yoğunluğu görülüyor.
Öte yandan toplu ulaşım araçları ve duraklarında da yoğunluk yaşanıyor. Tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcuların yoğunluk oluşturduğu görülüyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu yüzde 81’e çıktı. Yoğunluk, Anadolu Yakası’nda yüzde 78, Avrupa Yakası’nda ise yüzde 83 olarak ölçüldü.
TBMM’de 28. Dönem 5. Yasama Yılı başladı. Açılış gününde Haberler.com’un Meclis’teki canlı yayınına katılan HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, asgari ücret, en düşük emekli aylığı, açılış konuşmalarını, partisinin kanun tekliflerini ve ekonomiye ilişkin önerilerini değerlendirdi.
Serpin Alparslan’ın sorularını yanıtlayan Yapıcıoğlu, asgari ücretin kişinin temel ihtiyaçlarını bile karşılamadığını söyledi:
“En düşük emekli aylığı asla asgari ücretin altında olmamalı, asgari ücret de açlık sınırının altında olmamalı. Şu anda açlık sınırı 37 binlerde, yoksulluk sınırı 120 binlerde. Tek kişinin yaşam maliyeti 48 bin liranın üzerinde ama asgari ücret 28 bin lira.”
Yapıcıoğlu, Asgari Ücret Yönetmeliği’ndeki tanımı hatırlattı:
“Yönetmelik asgari ücreti; beslenme, giyinme, barınma, sağlık, eğitim, kültür gibi zorunlu ihtiyaçları günün fiyatlarıyla karşılamaya yetecek ücret olarak tanımlıyor. Bu, yalnızca bir kişinin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek ücretse kişi nasıl aile kurup o maaşla bir de aileye bakacak? Bir kişinin yaşam maliyeti 48 bin lirayken asgari ücreti 28 bin lira belirlemişiz, neredeyse yarısını veriyoruz. Asgari ücretin mutlaka kayda değer şekilde artırılması gerekiyor.”

Yapıcıoğlu, asgari ücretin vergi yüküne de dikkat çekti:
“10 yıl boyunca ‘Asgari ücret vergi dışı bırakılsın’ dedik. 2021’in başından bu yana asgari ücretten kaynakta gelir vergisi kesilmiyor. Ama asgari ücretli yine vergi vermeye devam ediyor. Çünkü topladığımız vergilerin üçte ikisi, harcama yaparken ödenen dolaylı vergiler. Dar gelirlinin sırtında hâlâ çok ciddi bir vergi yükü var. Dolaylı vergileri değil, gelirden ve servetten alınan vergileri artırmamız lazım.”
Yapıcıoğlu, “Asgari ücret bir aileyi geçindirmeye yetmeli. Yoksa gençlere ‘Neden evlenmiyorsunuz?’ diye sorduğumuzda ‘Bu gelirle aileyi nasıl geçindireceğim?’ derlerse verecek cevabımız olmaz” dedi.
Yapıcıoğlu, Türkiye’deki nüfus artış hızındaki düşüşe de dikkat çekti:
“Nüfus artışı o kadar dramatik bir şekilde düştü ki şu anda 1,42’lerde. 1980’lerde 5’lerdeydi. 30 yılda gelinecek denen bir noktaya çok kısa sürede geldik ve düşüş hızı devam ediyor. Evlenenlerin bir kısmı çocuk yapmıyor. Evlilik oranları düşmeye, gençlerin evlilik yaşı ilerlemeye başladı.”
Yapıcıoğlu, aile yapısını hedef aldığını söylediği “ahlaksızlık propagandası”na karşı da düzenleme yapılması gerektiğini savundu:
“Batı ülkelerinde, özellikle Amerika’da yapılan istatistik çalışmalar işin vardığı boyutu gözler önüne seriyor. Birkaç yıl içinde bu tür ahlaksızlıkların 7-8 kat, 10 kat artması doğal değil. Bizim ülkemiz henüz öyle değil. Ama Batı’da aile kurumu çöküyor. Aile çökerse toplum ayakta kalamaz. İngiltere gibi muhafazakâr bir toplumda bile çocukların yarısından fazlası evlilik dışı doğuyorsa bizim bunu ciddi ciddi düşünmemiz gerekiyor. Başkasının musibetinden ders çıkarmalıyız.”
Yapıcıoğlu, partisinin uyuşturucuyla ilgili kanun teklifini anlattı:
“Uyuşturucu belası gerçekten çok yaygın ve gençlerimizi tuzağına çekiyor. Uyuşturucuyu dağıtan ve pazarlayanlara yönelik operasyonlar yapılıyor ama yeterli olmuyor. Uyuşturucu parası bulamayan genç gidip hırsızlık, gasp yapıyor. Milletçe çok daha acı olaylara tanık olduk. Uyuşturucu krizine girip uyuşturucu bulamadığı için annesini, anneannesini bileziği için öldüren insanlarla karşılaştık. Biz diyoruz ki bir suç uyuşturucunun etkisiyle ya da uyuşturucu temin etmek amacıyla işlenmişse bu da ağırlaştırıcı neden olsun. Bu tür suçların istatistiklerini de net şekilde ortaya koyalım.”
Yapıcıoğlu, uyuşturucuyla mücadele etmesi gereken kurumlarda görevli kamu personeline yönelik cezaların da artırılmasını istedi:
“Maalesef bazen bunların arasında emniyet ve yargı mensupları da bulunabiliyor. Görevini uyuşturucu kullanımını ya da satışını kolaylaştıracak şekilde kullananların cezaları daha da artırılmalı. Yasal düzenlemeleri de içeren topyekûn bir mücadele stratejisi geliştirmeli, bütün kurumlar eş güdüm içinde gençlerimizi bu beladan kurtarmanın yolunu bulmalıyız.”
Yapıcıoğlu, sosyal medyada kutsal değerlere yönelik saldırılara ilişkin kanun teklifini de anlattı:
“Sosyal medyada mukaddesata yoğun saldırılar var. Bunlar gündeme geldiğinde birileri bunu düşünce özgürlüğü olarak savunuyor. Başkasının kutsalına sövme özgürlüğü yoktur. Herkes kendi düşüncesini açıklayabilir, ama düşünce açıklamak başka, başkasının kutsalına hakaret etmek başka. Kanunlarımızda birine dini inancından dolayı hakaret etmeye ilişkin düzenleme var, ama doğrudan kutsala hakaret diye bir suç yok. Bunun müstakil bir suç olarak düzenlenmesi için kanun teklifi verdik.”
Yapıcıoğlu, çifte vatandaşlıkla ilgili kanun tekliflerinin akıbetini de anlattı:
“Çifte vatandaş olup soykırım suçuna iştirak edenlerin vatandaşlıklarının geri alınması, ifadeye gelmezlerse mal varlıklarına el konulması yönünde bir kanun teklifimiz vardı. Bu teklif, tarihte ilk kez iktidar partisi tarafından verilmediği ve komisyonda görüşülmediği halde doğrudan Genel Kurul gündemine alınması kabul edilen bir kanun teklifi oldu. 158 sıra sayısıyla Genel Kurul’da görüşülmeyi bekliyor. Ama uzun süredir bekliyor, hep başka kanunlar onun önüne geçti.”
Yapıcıoğlu, diğer teklifleri için de aynı yolu izleyeceklerini söyledi: “Komisyonlarda 45 günlük bekleme süresi var. Komisyonlar bu süre içinde tekliflerimizi görüşmezse doğrudan Genel Kurul gündemine alınması için önerge vereceğiz.”
Yapıcıoğlu, partisinin cezaevindeki hamile ve emziren kadınların infazında kolaylık sağlanmasına ilişkin bir kanun teklifi de bulunduğunu belirtti.
Yapıcıoğlu, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşmalarını da değerlendirdi:
“Genel olarak verilen mesajlar iyiydi, sıcaktı. Uzlaşma kültürünün yaygınlaşması, yeni anayasanın uzlaşmayla yapılması ve sürecin takibi için oluşturulacak izleme komisyonunun sürecin başarıyla sonuçlanmasına katkı sunması konusunda güzel mesajlar vardı. İnşallah bu sıcak temenniler gerçekleşir ve 28. Dönem Meclisi olarak pek çok hayırlı çalışmaya imza atarız.”
ÇANAKKALE’nin Gökçeada ve Bozcaada ilçelerine yarın yapılması planlanan bazı feribot seferleri iptal edildi.
Çanakkale Boğazı ile Adalar hattında yolcu ve araç taşımacılığı yapan GESTAŞ, Ege Denizi’nin kuzeyindeki olumsuz hava şartları nedeniyle yarın bazı feribot seferlerinin iptal edildiğini duyurdu.
Buna göre; Kabatepe- Gökçeada hattında Kabatepe’den saat 07.00, 09.00, 11.00, 13.00, 15.00, 19.00 ve 21.00 seferleri, Gökçeada’dan saat 07.00, 09.00, 11.00, 13.00, 15.00, 17.00, 19.00 ve 21.00 seferleri yapılamayacak.
Geyikli- Bozcaada hattında ise Geyikli’den saat 08.00, 12.00, 14.00, 16.00, 18.00, 20.00, 23.00 seferleri, Bozcaada’dan saat 07.00, 11.00, 13.00, 15.00, 17.00, 19.00 ve 22.00 seferleri iptal edildi.
Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, su ürünleri kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir balıkçılığın sağlanması amacıyla gece saatlerinde balıkçı teknelerine yönelik denetim gerçekleştirdi.
İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren “Çakabey” isimli tekne ile gece saatlerinde yapılan denetimde ekipler, teknelerin avcılık faaliyetlerini ve su ürünleri mevzuatına uygunluğunu denetledi. Ekipler tarafından 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında gerekli kontroller gerçekleştirilirken, avcılık faaliyetlerinin ilgili mevzuata uygun şekilde yürütülüp yürütülmediği incelendi. Su ürünleri kaynaklarının korunması, kaçak ve mevzuata aykırı avcılığın önlenmesi ve sürdürülebilir balıkçılığın sağlanması amacıyla denetimlerin 7 gün 24 saat esasına göre sürdürüleceği bildirildi.
Denetimlere İl Müdür Yardımcısı Alaeddin Zeren, Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü M. Burak Kelemençe, İdari ve Mali İşler Şube Müdürü Muhterem Aycan ile teknik personel katıldı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.