40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
16 Ekim 2026 Cuma
(ANKARA)- Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, MSCI’nin Türkiye hisselerine ilişkin bazı endeks değişikliklerini dondurma kararına ilişkin, “Yolsuzluk sebep, MSCI’nin kararı sonuçtur” dedi. Fonlar üzerinden yürütülen işlemlerin denetlenmediğini savunan Arıkan, “Bu kez krizin bedelini sadece yatırımcılar değil, bütün Türkiye ödeyebilir” ifadelerini kullandı.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI’nin Türkiye hisselerine ilişkin bazı endeks değişikliklerini dondurma kararının ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
Türkiye ekonomisinin hukuk ve denetim kriziyle karşı karşıya olduğunu belirten Arıkan, fon krizindeki sorumluların ortaya çıkarılması ve hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini ifade etti. Arıkan’ın açıklaması şöyle:
“Yolsuzluk sebep, MSCI’nin kararı sonuçtur. Türkiye ekonomisi artık yalnızca ekonomik krizle değil, ağır bir hukuk ve denetim kriziyle karşı karşıya. MSCI’nın Türkiye endekslerini dondurma kararı, bu krizin uluslararası boyuta ulaştığının açık göstergesidir.
Defalarca uyardık. Fonlar üzerinden yürütülen şaibeli işlemlere göz yumdunuz. Denetimleri yapmadınız. Sorumluların üzerine gitmek yerine borsanın görüntüsünü kurtarmaya çalıştınız.
Bugün, bir avuç ‘yandaş’ spekülatörün önünü kesmeyenler, Türkiye’ye gelecek uluslararası sermayenin önünü kesme noktasına geldiler. Bu tablo, bir yönetim hatası değil; iktidar çevresinin finansal gerçeklerden ne kadar koptuğunun tescilidir.
Bu fon düzeninin arkasında kim varsa, hangi makamda bulunursa bulunsun, bütün ilişkileriyle birlikte ortaya çıkarılmalı ve hukuk önünde hesap vermelidir.
Eğer bu düzenlemeler güven vermezse, ‘dostlar alışverişte görsün’ anlayışıyla yapılırsa; yabancı çıkışı ve dolarizasyon hızlanacak ve Merkez Bankasının kurduğu kur seti çökecektir.
Bu kez krizin bedelini sadece yatırımcılar değil, bütün Türkiye ödeyebilir.”
(ANKARA)- DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, MSCI’nin Türkiye hisselerine ilişkin bazı endeks değişikliklerini dondurma kararını değerlendirirken, “Doğru değerlendirilmezse o zaman Allah korusun bu iş kötüye gider” dedi. Fon yolsuzluğu iddialarına ilişkin sürecin şeffaf yürütülmediğini savunan Babacan, “Hastayı hasta eden, yatalak eden doktorun eline tekrar ‘Al neşteri, sen bunu tedavi et’ mi denir” diye sordu.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, MK TV’de Gizem Fidan ve Hakan Aygün’ün sorularını yanıtladı. MSCI’nin Türkiye kararını ve fon yolsuzluğu iddialarına ilişkin yürütülen süreci değerlendiren Babacan, hükümete hızlı hareket etme ve devletin elindeki kayıtları şeffaf biçimde açıklama çağrısında bulundu.
MSCI’nin kararına ilişkin Babacan, şunları söyledi:
“Türkiye’ye Kasım’a kadar bir tarih vermişken MSCI şimdi bu tarihi Haziran 2027’ye kadar uzattı. Yani Türkiye’de evet adımlar atılıyor ya da atılıyormuş gibi yapıyor ama biz bunu izleyeceğiz dediler. İzlerken de o endeksle ilgili bazı parametreleri ve endekse girip çıkma şartlarıyla ilgili konuları dondurdular. Çünkü ne yaptılar? ‘Ya biz şu hisse senetlerine bir tek tek bakalım da hangi hisse senedi temiz, problemsiz, hangisinde dalavere var, ona göre tekrar bir değerlendirelim’ diye.”
“ÇOK HIZLI HAREKET ETMEK LAZIM”
Kararın bir fırsat olup olmadığı sorusuna Babacan, “Tabii bu çok önemli fırsat eğer doğru değerlendirilirse. Doğru değerlendirilmezse o zaman Allah korusun bu iş kötüye gider yani. Aleyhimize dönebilir. Yani çok hızlı hareket etmek lazım” yanıtını verdi.
Hükümetin fon yolsuzluğu konusunda yavaş hareket edip etmediğine ilişkin soru üzerine Babacan, şöyle konuştu:
“Bir ay oldu ya, bugün tam bir ay oldu. Ben bu ülkenin cumhurbaşkanı olsam, yapılması gerekir dediklerim var ya, o gece yapardım hepsini. Görevden al, görev gücünü kur. O kadar. Ondan sonra hemen arkadaşlar çalışsın. Geri ödemeyle ilgili yasa gerekiyorsa hemen Meclis’e gönderelim. Şeffaf yürüsün. Yoksa sermaye piyasasında bu tür şeyler bir daha olmasın diye yeni bir yasaya ihtiyaç yok. Çünkü bizim SPK sapasağlam. Yani Sermaye Piyasası Kanunu sapasağlam bir kanun.”
“DEVLETİN ELİNDEKİ KAYITLAR BÜTÜN ŞEFFAFLIĞIYLA AÇIKLANMIYOR”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fon yolsuzluğuna ilişkin “Tıpkı cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz” sözlerini de değerlendiren Babacan, kamuoyunun süreç hakkında yalnızca Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve ilgili bakanların açıklamaları üzerinden bilgi edinebildiğini savundu. Babacan, şunları kaydetti:
“Ama asıl devletin elindeki kayıtlar olduğu gibi bütün şeffaflığıyla açıklanmıyor. Cerrah ne yapar? Önce hastaya ‘Ben teşhisi koydum’ der. ‘Sorun şurada’ der ve ‘Seni şöyle tedavi edeceğim’ der. Bir yol haritası anlatır ve ekibiyle beraber o operasyonu şeffaf bir şekilde yapar. Ameliyatı nasıl yapacağını anlatır, değil mi? ‘Ben şöyle yapacağım, şöyle yapacağım. Şu organa şöyle müdahale edeceğim.’ Eline neşteri alır, dikkatli bir şekilde çalışır. Fakat şu anda bu neşter kimin elinde? Bu operasyonu kim yapıyor? Yapılacaksa böyle bir operasyon kim yapıyor? Sorumlusu kim? Acaba bütün bu dolandırıcılığa göz yummuş veya ihmal etmiş veya bu işin ortakları olan insanların hala ısrarla, inatla çalıştırıldığı SPK mı? Yoksa 15-20 kişilik kurulmuş hantal bir fon kurulunun içinde bulunan ve çoğu da bu işlerden anlamayan insanlar mı? Kim? Cerrah kim?”
“BU İŞİN SİYASİ SORUMLUSU KİM?”
Fon mağdurlarına geri ödemeye ilişkin düzenlemenin Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmelerine de değinen Babacan, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Devlet yönetimi diye bir şey kalmadı ki. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bu fon dolandırıcılığıyla ilgili vatandaşlara geri ödemenin nasıl yapılacağıyla ilgili bir kanun düzenleme geçti komisyondan. Bakan yok. Bu işin fon kurulu başkanı kim? Cumhurbaşkanı Yardımcısı değil mi? Sen komisyonda oturup niye anlatmıyorsun? Bu işin siyasi sorumlusu kim? SPK Başkanı yok. Komisyonda yok. Bakın ben en az 100 tane yasa çıkarttım Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan ve Meclis’ten. Otururdum, kendim çatır çatır savunurdum, anlatırdım. Çünkü siyasi sorumlusu bendim. Niye yapıyoruz, bu kanun niye çıkıyor? Hatırlarsınız o günleri. Sorumlusu yok ortada. Elinde neşteri kim tutuyormuş? Cerrah titizlikle çalışıyor. Kim cerrah? Cumhurbaşkanı açıklamayacak. Cerrah kim soruyorum. O neşteri elinde tutan kim? Hastayı hasta eden, yatalak eden doktorun eline tekrar ‘Al neşteri, sen bunu tedavi et’ mi denir? Yoksa ‘Kusura bakma arkadaş, sen bu hastayı yatağa düşürdün. Bunun hastalığının sebebi sensin. Çekil kenara, bir başka doktor gelsin bu ameliyatı yapsın’ mı dersin? Bunu yapmadılar bakın. Görevden alınması gerekiyor.”
İstanbul’da futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’nın silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesiyle ilgili 10 sanığın yargılandığı davada mahkeme kararını açıkladı. Aleyna Kalaycıoğlu hakkında beraat hükmü kurulurken Alaattin Kadayıfçıoğlu müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Kararın ardından tahliye işlemleri tamamlanan Aleyna Kalaycıoğlu, cezaevinden ayrıldı. Kalaycıoğlu’nu çıkışta annesi Zuhal Kalaycıoğlu karşıladı. Annesine sarıldığı sırada ağlayan Kalaycıoğlu’nun cezaevi çıkışındaki ilk görüntüleri kameralara yansıdı.
Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 16 Ekim’de görülen karar duruşmasına tutuklu sanıklar Alaattin Kadayıfçıoğlu, Aleyna Kalaycıoğlu, Hüseyin Can Avcı, Mustafa Rece, Metin Kadayıfçıoğlu, Engin Taşkıran ve Ahmet Özkoç ile tutuksuz sanıklar katıldı. Duruşmayı Kundakçı’nın annesi Ülker Kundakçı ve babası Cemil Kundakçı da takip etti.

Duruşmada söz alan anne Ülker Kundakçı, tek çocuğunu kaybettiğini söyleyerek sanıklara seslendi. Anne Kundakçı, “Bunların hepsinin bana bir can borcu var. Hiçbirine hakkımı helal etmiyorum. Benim oğlumun azmettiricisi Aleyna’dır. Benim adaletimi mahkeme sağlasın!” dedi. Anne Kundakçı, duruşma sırasında fenalaşarak salondan çıkarıldı.
Ara vermenin ardından kararını açıklayan mahkeme, iddianamede “kasten öldürmeye azmettirme” ve “suçu bildirmeme” suçlarından yargılanan Aleyna Kalaycıoğlu’nun beraatına ve tahliyesine hükmetti.
Aleyna Kalaycıoğlu
Olayın ardından tutuklanan Kalaycıoğlu, yaklaşık 7 aydır cezaevinde bulunuyordu. “Kasten öldürme” suçundan yargılanan Alaattin Kadayıfçıoğlu ise müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Alaattin Kadayıfçıoğlu
Kundakçı ailesi, kararın ardından mahkeme salonunun önünde Aleyna Kalaycıoğlu hakkında verilen beraat kararına tepki gösterdi. Ailenin, yargılama boyunca Kalaycıoğlu’nun tahliye edilmemesini istediği biliniyor.

Olay, 19 Mart gecesi Ümraniye’nin Tatlısu Mahallesi’ndeki Sıddık Sokak’ta yaşandı. İddiaya göre, Canbay & Wolker grubunun üyesi rapçi Vahap Canbay, yaklaşık 20 gün önce bir televizyon yarışmasında ayrıldığı eski sevgilisi Aleyna Kalaycıoğlu ile barışmak istedi. Canbay, bunun için arkadaşı futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’dan yardım istedi. Kalaycıoğlu’nun bulunduğu müzik stüdyosunun önüne giden grup ile karşı taraf arasında tartışma çıktı.

Tartışmanın ardından bölgeye gelen 2 araçtan birinden inen bir kişi, Canbay ve arkadaşlarının bulunduğu park halindeki araca ateş açtı. Ağır yaralanan Kundakçı kaldırıldığı hastanede yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından aralarında Kalaycıoğlu, Kadayıfçıoğlu ve şarkıcı İzzet Yıldızhan’ın da bulunduğu 7 kişi tutuklandı. Yıldızhan daha sonra soruşturma aşamasında tahliye edildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, 10 sanık hakkında iddianame hazırladı.

İddianamede, bilirkişi incelemesindeki güvenlik kamerası görüntülerine göre maktulün aracının yanına yanaşan 2 araçtan birinden Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun inerek bir el ateş ettiği ileri sürüldü. Görüntülere göre Kadayıfçıoğlu saat 22.57.41’de araçtan indi, yaklaşık 3 saniye sonra da silah sesi duyuldu. Sanıklar arasında olay öncesinde ve sonrasında telefon görüşmeleri bulunduğuna dikkat çekilen iddianamede, saldırının anlık değil planlı olabileceği değerlendirildi. İddianamede Kadayıfçıoğlu ile birlikte, öldürmeye azmettirdikleri öne sürülen Aleyna Kalaycıoğlu ve annesi Zuhal Kalaycıoğlu için de müebbet hapis istenmişti.
Alaattin Kadayıfçıoğlu
Savcı, 6 Ekim’de açıkladığı esas hakkındaki mütalaasında, Aleyna Kalaycıoğlu ve annesinin öldürmeye azmettirdiğine ilişkin kesin delil bulunmadığını belirtti. Telefon görüşmelerinde ve iletişim trafiğinde öldürme kastına yönelik açık bir talimat bulunmadığını ifade eden savcı, Kalaycıoğlu için “suçu bildirmeme” suçundan 1 yıla kadar hapis cezası ve tahliye talep etti. Kadayıfçıoğlu için “kasten öldürme” suçundan müebbet ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefetten 2 yıldan 4 yıla kadar hapis istendi. Zuhal Kalaycıoğlu, Bilal Kadayıfçıoğlu ve İzzet Yıldızhan için beraat, tutuklu sanıklar Hüseyin Can Avcı, Mustafa Rece, Metin Kadayıfçıoğlu ve Engin Taşkıran için ise adli kontrol şartıyla tahliye talep edildi.
Bolu’da beklenen kuvvetli sağanak yağış nedeniyle ani sel ve su baskını uyarısı yapıldı. Valilik, vatandaşları yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olmaya çağırdı.
Bolu Valiliği, kent genelinde beklenen kuvvetli yağışlara karşı vatandaşları dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyardı. Meteorolojik değerlendirmelere göre Bolu’da 16 Ekim Cuma günü saat 22.00’den 18 Ekim Pazar günü saat 05.00’e kadar yerel olarak kuvvetli sağanak yağış bekleniyor. Cumartesi gecesi ise yüksek kesimlerde karla karışık yağmur ve kar yağışının görüleceği tahmin ediliyor. Kuvvetli yağışla birlikte ulaşımda aksamalar, ani sel ve su baskını gibi olumsuzlukların yaşanabileceği belirtildi. Bolu Valiliği, vatandaşların yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olmalarını istedi.
Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde bir kişi, iddiaya göre eşiyle tartışmasının ardından yüksek gerilim hattı direğine bağladığı iple intihar etti.
Olay, Kayapınar’a bağlı Tosunlu Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre eşiyle tartışan V.İ., mahallenin yakınındaki yüksek gerilim hattı direğine bağladığı iple intihar etti. Direkte hareketsiz bir kişinin olduğunu gören vatandaşlar, durumu itfaiye ve 112 acil sağlık ekiplerine bildirdi.
Olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince yapılan incelemede V.İ.’nin hayatını kaybettiği belirlendi. V.İ.’nin cansız bedeni, itfaiye ekiplerince bulunduğu yerden alındı. Talihsiz adamın cansız bedeni, otopsi işlemleri için Adli Tıp morguna nakledildi.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.