DOLAR

40,5896$% -0.46

EURO

47,8000€% -0.43

STERLİN

54,6468£% -0.9

GRAM ALTIN

4.352,83%-1,37

ONS

3.336,90%-0,91

BİST100

10.642,60%-0,43

a

11 Ekim 2026 Pazar

DİĞER YAZARLARIMIZ

Manisa Akhisar’da tırla çarpışan yolcu otobüsünde ölü ve yaralılar olduğu bildirildi

Manisa Akhisar’da tırla çarpışan yolcu otobüsünde ölü ve yaralılar olduğu bildirildi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Manisa’nın Akhisar ilçesinde tır ile yolcu otobüsünün çarpışması sonucu ölü ve yaralıların olduğu bildirildi.

Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu’nun Akhisar Gişeleri mevkisinde tır ile yolcu otobüsü çarpıştı.

Kazada ölü ve yaralıların olduğu ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda ambulans, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi.

Devamını Oku

CHP’li İlgezdi, doğal gazı kesilen haneler için koruyucu mekanizma istedi

CHP’li İlgezdi, doğal gazı kesilen haneler için koruyucu mekanizma istedi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, doğal gaz tüketim desteği ve kömür yardımlarının yetersiz kaldığını belirterek, sosyal yardım gelir kriterlerinin güncel ekonomik koşullara göre düzenlenmesi ve faturalarını ödeyemediği için doğal gazı kesilen haneler için koruyucu mekanizma oluşturulması çağrısında bulundu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına yazılı soru önergesi verdi. Akkuş İlgezdi, “Bakanlık tarafından sağlanan doğal gaz tüketim desteği ve kömür yardımları, sahadaki gerçek tüketim maliyetleri ve piyasa fiyatları karşısında sembolik düzeyde kalmaktadır. Bir hanenin kış aylarında insani koşullarda ısınabilmesi için gereken asgari fatura bedeli ile verilen destekler arasındaki uçurum her geçen gün büyümektedir” dedi.

Akkuş İlgezdi, sosyal yardımlardan yararlanmak için aranan hane içi kişi başına gelir kriterinin güncel ekonomik koşulları yansıtmadığını belirterek, “Hane içi kişi başı gelir barajının katılığı yüzünden, açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşam mücadelesi veren geniş kesimler sosyal yardımlardan mahrum bırakılmaktadır. Maaşı açlık sınırının dahi altında kalan milyonlarca emekli ve asgari ücretli evini ısıtamazken, kağıt üzerindeki katı kriterler gerekçe gösterilerek yardım kapsamına alınmamaktadır. Sosyal devlet anlayışı, yurttaşın yaşadığı derin yoksulluğu görmezden gelemez; gelir kriterleri güncel ekonomik gerçekler doğrultusunda esnetilmelidir” ifadelerini kullandı.

Akkuş İlgezdi, sosyal yardım kapsamında dağıtılan kömürlerin düşük kalori değerleri ve kükürt oranlarının ısınma sorununa ve hava kirliliğine yol açtığını belirterek, kömürlerin denetlenmesi ve denetim sonuçlarının kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması çağrısında bulundu.

“KONUNUN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

Kış aylarında yaşanan gaz kesintilerine ve yurttaşların soğuk havalarda çaresiz bırakılmasına karşı koruyucu tedbir çağrısında bulunan Akkuş İlgezdi, “Ekonomik krizin faturasını en ağır şekilde ödeyen dar gelirli aileler, kış aylarında kombisini açmaktan korkar hale gelmiştir. Faturalarını ödeyemediği için doğal gazı kesilen haneler için Bakanlık acilen koruyucu bir mekanizma oluşturmalıdır. Soğuk kış günlerinde hiçbir yurttaşımızın, hiçbir çocuğumuzun soğukta kalmasına göz yumulamaz. Yurttaşlarımızın çaresiz bırakılmasına göz yummayacak, konunun sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi.

BAKANA 6 SORU YÖNELTTİ

CHP’li Akkuş İlgezdi, Bakan Göktaş’a yönelttiği soru önergesinde şu sorulara yanıt aradı:

“2025 yılı kış döneminde Bakanlığınızdan doğal gaz tüketim desteği ve kömür yardımı alan toplam hane sayısı kaçtır; bu dönemde başvurduğu halde gelir kriteri veya diğer şartlar nedeniyle başvurusu reddedilen hane sayısı ne kadardır?

Yaklaşan 2026 kış dönemi için şu ana kadar yardım başvurusu onaylanan güncel hane sayısı kaçtır?

Sağlanan aylık/dönemlik doğal gaz desteği tutarı, kış aylarında 4 kişilik bir ailenin asgari ısınma ve sıcak su ihtiyacını karşılayan ortalama fatura bedelinin yüzde kaçına denk gelmektedir? Destek tutarlarının gerçek tüketim maliyetlerine göre güncellenmesi planlanmakta mıdır?

Sosyal yardım kapsamında dağıtılan kömürlerin kalori değeri ve kükürt oranları hangi sıklıkla denetlenmektedir?

Açlık ve yoksulluk sınırının altında gelire sahip olan ancak mevcut kriterler nedeniyle sosyal yardımlardan faydalanamayan asgari ücretli ve emekli hanelerin de ısınma yardımı kapsamına alınmasına yönelik bir çalışmanız bulunmakta mıdır?

Kış aylarında faturalarını ödeyemediği için doğal gazı kesilen hane sayısına ilişkin bakanlığınız ile ilgili kurumlar arasında ortak bir veri tabanı bulunmakta mıdır? Soğuk kış günlerinde dar gelirlilerin gaz kesintisi yaşamasını önleyecek koruyucu bir mekanizma oluşturulması gündeminizde midir?”

Devamını Oku

Harşit Vadisi Savunma Hattı’nın milli park potansiyeli araştırılıyor

Harşit Vadisi Savunma Hattı’nın milli park potansiyeli araştırılıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Birinci Dünya Savaşı’nda Rus birliklerine karşı direnişin önemli noktalarından biri olan Harşit Vadisi Savunma Hattı’nın milli park potansiyelinin belirlenmesi amacıyla Giresun ve Gümüşhane’de çalışma yürütülüyor.

Giresun Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, tarihi mirasın korunması ve bölgenin milli park potansiyelinin değerlendirilmesi amacıyla ön etüt çalışmaları sürdürülüyor.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce Giresun ve Gümüşhane’de yürütülen çalışmalar kapsamında savaş döneminden bugüne ulaşan siperler, askeri karargahlar, savunma mevzileri ve şehitlikler inceleniyor.

Bu kapsamda Giresun’un Alucra ilçesindeki Gavur Dağları’nın eteklerinde arazi incelemeleri gerçekleştirildi. Bölgede Osmanlı 2. Kafkas Kolordusu’na ait olduğu değerlendirilen siper ve karargah kalıntıları incelenerek, tarihi unsurların belgelenmesine yönelik çalışma yapıldı.

Harşit Vadisi Savunma Hattı’nın önemli noktaları arasında yer alan Gümüşhane’nin Kürtün ilçesindeki Kazıkbeli ve Güvende yaylalarında çok sayıda siper, askeri mevzi ve şehitlik bulunuyor.

Gümüşhane’nin Kürtün ilçesi ile Giresun’un Alucra, Doğankent ve Güce ilçelerini kapsayan araştırmalarda, tarihi kalıntıların konumları, mevcut durumları ve korunma ihtiyaçları belirleniyor.

Çalışmalarla bölgenin tarihi ve kültürel değerlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi ve korunmasına yönelik verilerin elde edilmesi hedefleniyor.

Devamını Oku

YENİ Partili Kaya, 16-17 yaşında 8 bin 68 kızın resmi evlilik kaydına dikkat çekti

YENİ Partili Kaya, 16-17 yaşında 8 bin 68 kızın resmi evlilik kaydına dikkat çekti
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(ANKARA) – YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla,  “Çocuk yaşta zorla evlilikler kız çocuklarının eğitimini, sağlığını ve kendi hayatları üzerindeki söz hakkını tehdit ediyor. Çocuk yaşta zorla evlilik suçtur. İktidar, risk altındaki çocuklara zamanında ulaşmalı, koruma mekanizmalarını güçlendirmelidir” açıklamasını yaptı.

Kaya, yaptığı yazılı açıklamada, Birleşmiş Milletler tarafından kız çocuklarının haklarına ve maruz kaldıkları ayrımcılığa dikkati çekmek amacıyla ilan edilen 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nün, iktidar açısından yalnızca kutlama mesajlarıyla geçiştirilecek bir gün olmadığını vurguladı.

Kız çocuklarının eğitimden koparıldığı, şiddet, istismar ve eşitsizlikle karşı karşıya bırakıldığı bir ülkede iktidarın sorumluluğunun çok daha ağır olduğunu belirten Kaya, kız çocuklarının yaşam hakkını, güvenliğini ve geleceğini korumak için artık temennilerin değil, somut ve etkili politikaların hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Eğitim Reformu Girişimi’nin 2024–2025 eğitim-öğretim yılı verilerine göre, zorunlu eğitim çağında (6-17 yaş) olan 611 bin 612 çocuğun örgün eğitim dışında kaldığının ve bunların yüzde 44,3’ünün kız çocuğu olduğu hatırlatan Kaya, eğitimden kopuşun kız çocukları açısından ağır sonuçlar doğurduğunu vurguladı.

Kaya, “Bu tablo karşısında Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevi, okuldan uzaklaşan her çocuğa ulaşmak ve eğitime devam etmesinin önündeki engelleri kaldırmaktır. Kız çocuklarının ev içindeki bakım yükü, ekonomik güçlükler ya da erken yaşta zorla evlilik baskısı nedeniyle eğitimden kopmasına göz yumulamaz. Okula kayıt kadar, düzenli devam ve mezuniyet de izlenmelidir” dedi.

“KIZ ÇOCUKLARININ ÜÇTE BİRİNDEN FAZLASI YOKSULLUK RİSKİ ALTINDA”

TÜİK’in 2026’da yayımladığı “İstatistiklerle Çocuk 2025” çalışmasına göre kız çocuklarının yüzde 37,8’inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunduğunu belirten Kaya, bu oranın erkek çocuklarında yüzde 36 olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

“Kız çocuklarının üçte birinden fazlasının yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olduğu bir ülkede, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlandığını söyleyemezsiniz. Beslenme, ulaşım ve barınma giderleri ailelerin omuzlarına bırakıldıkça çocukların eğitim hakkı aşınıyor. Özellikle deprem bölgesindeki kız çocuklarının okula devamını sağlayacak kamusal destekler güçlendirilmelidir. Çocukların eğitimini desteklemek istiyorsanız her okulda ücretsiz bir öğün yemek sağlayın. Ulaşım ve eğitim giderleri için yeterli destek verin, okul pansiyonlarını ihtiyaca göre planlayın. Hiçbir çocuk, ailesi masrafları karşılayamadığı için eğitiminden vazgeçmek zorunda kalmamalıdır.”

“İKTİDAR, RİSK ALTINDAKİ ÇOCUKLARA ZAMANINDA ULAŞMALI”

TÜİK’in raporunda, 2025 yılında 16-17 yaş grubunda 8 bin 68 kız çocuğunun resmi evlilik kaydının bulunduğuna dikkati çeken Kaya, aynı yaş grubunda erkek çocukları için sayının 574 olduğunu belirtti. Kaya, bu istatistiklerin yalnızca resmi kayıtlara giren evlilikleri kapsadığını vurgulayarak, “Çocuk yaşta zorla evlilikler kız çocuklarının eğitimini, sağlığını ve kendi hayatları üzerindeki söz hakkını tehdit ediyor. Çocuk yaşta zorla evlilik suçtur. İktidar, risk altındaki çocuklara zamanında ulaşmalı, koruma mekanizmalarını güçlendirmelidir. Evlilik yaşının istisnasız 18 olması için gerekli düzenlemeler yapılmalı, çocukların eğitimine devamını sağlayan sosyal destekler artırılmalıdır” dedi.

“YETKİLİLER, GÜVENLİK SÖZLERİNİN NEDEN KARŞILIK BULMADIĞINI AÇIKLAMALIDIR”

Eğitim Sen’in 2025–2026 yıl sonu raporunda okul şiddetinin, eğitim ortamının güvenliğini ve öğrenme süreçlerini tehdit eden çok boyutlu bir sorun olarak ele alındığını belirten Kaya, okul güvenliği için önleyici politikaların güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Manisa Turgutlu’daki okul saldırısına ve Osmaniye Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili’nin öldürülmesine değinen Kaya, şu ifadeleri kullandı:

“Çocuklarımız derslerine odaklanması gerekirken can güvenliğinden endişe ediyor. Öğretmenlerimiz görev yaptıkları okulda öldürülüyor. Osmaniye’de Mehmet Bilgili öğretmenimizi kaybetmenin acısını taşıyoruz. Okula silahla girilebiliyorsa çocuklar okul yolunda saldırıya uğruyorsa, yetkililer verdikleri güvenlik sözlerinin neden karşılık bulmadığını açıklamak zorundadır.”

YAPILMASI GEREKENLERİ SIRALADI

Eğitim Sen’in raporunda, okul güvenliği için psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetleri ile sosyal hizmet birimlerinin birlikte çalışmasının önemine dikkat çekildiğini belirten Kaya, erken müdahalenin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Okulların güvenliği ve giriş denetimleri sağlanmalı, çocukların silaha erişimi önlenmelidir. Rehberlik hizmetleri güçlendirilmeli, psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanı desteği artırılmalıdır. Akran zorbalığı ve şiddet belirtileri zamanında fark edilmeli, yapılan bildirimler ciddiyetle ele alınmalıdır. Şiddete maruz kalan çocukların güvenle başvurabilecekleri, mahremiyetlerini koruyan mekanizmalar kurulmalıdır. Bakanlıklar alınan önlemleri, ayrılan bütçeyi ve elde edilen sonuçları kamuoyuna düzenli olarak açıklamalıdır.

Kız çocuklarına hangi mesleği seçebileceklerini, nasıl yaşayacaklarını ve ne kadar okuyabileceklerini dayatan anlayışa karşıyız. Laik, bilimsel, çağdaş ve eşit eğitim hakkını savunuyoruz. Kız çocuklarının eğitimden kopmasını önlemek, şiddetten korunmalarını sağlamak ve kendilerini ilgilendiren kararlarda söz sahibi olmalarının önünü açmak için çalışacağız. Her kız çocuğunun korkmadan okula gidebildiği, hayallerini gerçekleştirebildiği bir ülke kurmak bizim sorumluluğumuzdur.”

Devamını Oku

Vekil Karabat, kredi kartı takibindeki borcun 200 milyar liraya yaklaştığını söyledi

Vekil Karabat, kredi kartı takibindeki borcun 200 milyar liraya yaklaştığını söyledi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(ANKARA) – YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, BDDK verilerine göre altı ayda bireysel borçların yüzde 14, takipteki bireysel alacakların ise yüzde 36,2 arttığını belirterek, vatandaşın borç ödeme gücünün giderek zayıfladığına dikkat çekti. Karabat, kredi kartlarında takibe düşen borcun 200 milyar liraya yaklaştığını vurgulayarak, ekonomi politikalarını eleştirdi.

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Bu nasıl ekonomi? Borçlar 6 ayda yüzde 14, takipteki alacaklar yüzde 36 arttı. Türkiye’de vatandaş giderek daha fazla borçlanıyor. Ama asıl tehlike başka. Borç ödeme gücü çok daha hızlı zayıflıyor. BDDK’nın son 6 aylık verilerinde ortaya çıkan tablo vahim. Vatandaşın borcuna bakalım. 3 Nisan 2026’da 6 trilyon 171 milyar TL olan borç, 2 Ekim’de 7 trilyon 35 milyar TL’ye ulaştı. Sadece 6 ayda 864 milyar TL artış. Bu rakamlar yalnızca bankaların büyüyen kredi hacmini değil, vatandaşın omuzlarındaki devasa borç yükünü de gösteriyor.

Nisan ayında 3 trilyon 12 milyar TL olan bireysel kredi kartı borçları, ekim başında 3 trilyon 534 milyar TL’ye yükseldi. 6 ayda 522 milyar TL artış. Toplam bireysel borç artışının yaklaşık yüzde 60’ı kredi kartlarından kaynaklanıyor. Kredi kartları artık milyonlarca hanenin bütçesinde önemli bir finansman aracı. Asıl tehlike ise vatandaş borcunu ödemekte zorlanıyor. Nisan ayında 278 milyar TL olan takipteki bireysel alacaklar, ekim başında 379 milyar TL’ye yükseldi. 6 ayda yüzde 36,2 artış. Aynı dönemde toplam bireysel borçlar yalnızca yüzde 14 büyüdü. Yani takipteki alacaklar, borç stokundan yaklaşık 2,6 kat hızlı artıyor.

“KREDİ KARTLARINDA TAKİBE DÜŞEN BORCUN 200 MİLYAR LİRAYA YAKLAŞTI”

Kredi kartlarında takipteki borç alarm veriyor. Nisanda 145,6 milyar TL olan kredi kartı takipteki borcu, temmuzda 170,2 milyar TL, ekimde 199,8 milyar TL oldu. Sadece 6 ayda yüzde 37,2 artış. Kredi kartlarında takipteki alacakların toplam kart borçlarına oranı da yüzde 4,83’ten yüzde 5,65’e yükseldi. Bu tablo ödeme güçlüğünün giderek ağırlaştığını gösteriyor. Sorun yalnızca vatandaşta değil. Bankacılık sektörünün toplam takipteki alacakları nisanda 683 milyar TL, temmuzda 776 milyar TL, ekimde 915 milyar TL oldu. 6 ayda 232 milyar TL artış. Takipteki alacaklar hem bireysel hem de ticari kredilerde büyüyor. Bu, ekonomi politikalarının ne kadar yanlış olduğunu gösteren bir başka tabloyu ortaya koyuyor.

Bir tarafta yüksek yaşam maliyetleri, diğer tarafta büyüyen borçlar ve faiz yükü… Vatandaşın borcu yüzde 14 artarken takipteki alacaklar yüzde 36 büyüyorsa burada ciddi bir ödeme kapasitesi sorunu var demektir. Enflasyonla mücadele edilirken hane halkının borç yükünün ve geçim koşullarının nasıl değiştiği de sorgulanmalı. 6 ayda bireysel borçlar 864 milyar TL arttı. Takipteki bireysel alacaklar 101 milyar TL büyüdü. Kredi kartlarında takipteki borç 200 milyar TL’ye yaklaştı. Bir tarafta fonlar ve borsadan milyarlarca lira götüren AKP’nin elitleri, diğer tarafta ay sonunu getirmek için kredi kartına mahkum olan milyonlarca vatandaş… Bu ekonomik tablo sürdürülebilir mi?”

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.