DOLAR

40,5896$% -0.46

EURO

47,8000€% -0.43

STERLİN

54,6468£% -0.9

GRAM ALTIN

4.352,83%-1,37

ONS

3.336,90%-0,91

BİST100

10.642,60%-0,43

a

07 Ekim 2026 Çarşamba

DİĞER YAZARLARIMIZ

Başkentte uygulama noktasında ateş açılması sonucu polis memuru Türkoğlu şehit oldu

Başkentte uygulama noktasında ateş açılması sonucu polis memuru Türkoğlu şehit oldu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ankara’da polis uygulama noktasında ateş açılması sonucu polis memuru Ahmet Türkoğlu şehit oldu.

Pursaklar ilçesinde “şok” uygulama sırasında polis ekipleri bir aracı durdurdu.

Araçtakilerin kimlik kontrolleri yapıldığı sırada arkada oturan şüpheli araçtan inerek elindeki silahla polis memuru Ahmet Türkoğlu’na ateş etti.

İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Ekiplerin müdahalesinin ardından Pursaklar Devlet Hastanesine kaldırılan Türkoğlu, müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.

Olay yerinden kaçan şüpheliler ise ekiplerin çalışması sonucu yakalandı.

Ankara Valisi Yakup Canbolat, hastane önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, üzüntülü bir olayla karşılaştıklarını söyledi.

Saat 23.25 sıralarında Karacaören TOKİ yolundaki “şok” uygulama noktasında bir aracın durdurulduğunu anlatan Canbolat, aracın içerisinde 3 kişinin olduğunu, öndeki kişilerin kimlik kontrollerinin yapıldığı sırada arkadaki kişinin arabadan inerek polis memuruna 2 el ateş ettiğini söyledi.

Vali Canbolat, polis memuru Ahmet Türkoğlu’nun tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığını belirterek, “Kahraman polisimiz maalesef şehit oldu. Araç kaçıyor, araçtaki 2 kişi elde, onlar alındı. Saldırıyı yapan fail de olaydan hemen sonra kendi kafasına sıkıyor. Ona da şu an müdahale ediliyor ama durumu ağır gözüküyor. Hepimize geçmiş olsun. Şehidimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Başımız sağ olsun.” diye konuştu.

Devamını Oku

Ankara’da uygulama noktasında polise silahlı saldırı: Bir polis memuru şehit oldu

Ankara’da uygulama noktasında polise silahlı saldırı: Bir polis memuru şehit oldu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(ANKARA) – Ankara’nın Pursaklar ilçesinde polis uygulama noktasında durdurulan araçtaki bir kişi, kimlik kontrolü sırasında polis memuru Ahmet Türkoğlu’na ateş açtı. Türkoğlu kaldırıldığı hastanede şehit olurken, araçta bulunan diğer iki kişi yakalandı. Ankara Valisi Yakup Canbolat, saldırıyı gerçekleştiren kişinin olayın ardından kendisini vurarak intihar girişiminde bulunduğunu ve durumunun ağır olduğunu açıkladı.

Ankara Valisi Yakup Canbolat, Pursaklar ilçesinde bir polis memurunun şehit olduğu silahlı saldırıya ilişkin açıklama yaptı.

Canbolat, olayın saat 23.20 sıralarında Karacelenören TOKİ yolu üzerindeki şok uygulama noktasında meydana geldiğini belirtti.

Durdurulan araçta üç kişinin bulunduğunu aktaran Canbolat, polis memuru ile gece bekçisinin araçtakilerin kimlik kontrollerini yaptığı sırada arka koltukta bulunan kişinin araçtan çıkarak polis memuruna iki el ateş ettiğini söyledi.

POLİS MEMURU AHMET TÜRKOĞLU ŞEHİT OLDU

Vali Canbolat, “Polis memurumuz Ahmet Türkoğlu’nu maalesef yapılan tüm müdahalelere rağmen kaybettik. Kahraman polisimiz şehit oldu. Kendisine Allah’tan rahmet diliyoruz” dedi.

Saldırının ardından aracın olay yerinden kaçtığını belirten Canbolat, araçta bulunan diğer iki kişinin daha sonra yakalandığını açıkladı.

SALDIRGAN İNTİHAR GİRİŞİMİNDE BULUNDU

Canbolat, saldırıyı gerçekleştiren kişinin ise olayın ardından kendisini vurarak intihar girişiminde bulunduğunu belirterek, “Kendisine şu anda müdahale ediliyor ancak durumu ağır görünüyor” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Kosova Meclisi, ASHAK Başkanı Justina Shiroka Pula’yı 81 oyla cumhurbaşkanı seçti

Kosova Meclisi, ASHAK Başkanı Justina Shiroka Pula’yı 81 oyla cumhurbaşkanı seçti
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kosova Meclisinde yapılan oylamada, Kosova Bilimler ve Sanatlar Akademisi (ASHAK) Başkanı 73 yaşındaki Justina Shiroka Pula ülkenin yeni cumhurbaşkanı seçildi.

Kosova Anayasa Mahkemesi, 23 Eylül’de aldığı kararla yeni cumhurbaşkanının milletvekilleri tarafından seçilmesi için öngörülen anayasal 60 günlük sürenin 8 Ağustos’ta başladığını ve 6 Ekim’de sona ererek Meclisin feshedileceğini bildirmişti.

Kosova Başbakanı Albin Kurti’nin gün içerisinde cumhurbaşkanı adayı olarak önerdiği isimler, muhalefet partileri tarafından kabul görmedi.

Kurti, son olarak akşam saatlerinde ASHAK Başkanı Shiroka Pula’yı cumhurbaşkanı adayı olarak önerdi.

Kurti’nin önerisi, ülkedeki ana muhalefet partisi Kosova Demokratik Partisi (PDK) tarafından kabul gördü. PDK, cumhurbaşkanı seçimi yapılmadan önce eski Kosova Kurtuluş Ordusu (UÇK) komutanlarını mahkum eden Hollanda’nın Lahey kentindeki mahkemenin faaliyetlerini düzenleyen yasanın değiştirilmesini şart koştu.

Kosova Meclisi Genel Kurulu, Meclis gece yarısı feshedilmeden önce toplanarak önce Lahey’deki mahkemenin faaliyetlerini düzenleyen yasanın değiştirilmesi yönünde oy kullandı.

Lahey’deki mahkemenin yetkisini sınırlandırmayı ve yetki alanı dışında bırakılacak bazı dosyaların Kosova yargısında görülmesini öngören tasarı, bazı cezaların en fazla 15 yıl olması ve bazı cezaların Kosova’da çekilmesi gibi düzenlemeler de içeriyor.

Öte yandan, yasa değişikliğinin kabul edilmesini Meclis binası önünde bekleyen binlerce kişi, tasarının oylanmasının ardından büyük sevinç yaşadı.

Oylamaya 84 milletvekili katıldı

Ardından Meclis Genel Kurulu’nda cumhurbaşkanlığı seçimine geçildi. Seçimde ASHAK Başkanı Shiroka Pula ve PDK Milletvekili Eliza Hoxha cumhurbaşkanı adayı olarak önerildi.

120 sandalyeli Mecliste yapılan oylamaya 84 milletvekili katıldı. Shiroka Pula 81 oy alırken, Hoxha 1 oy aldı ve 2 oy geçersiz sayıldı. Böylece Shiroka Pula, Kosova’nın yeni cumhurbaşkanı seçildi.

Oylamanın tamamlanmasının ardından Genel Kurul salonuna gelerek yemin eden Shiroka Pula, buradaki konuşmasında, Kosova’nın tüm vatandaşlarının cumhurbaşkanı olacağını, Kosova’nın bağımsızlığını, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumaya tüm gücünü adayacağını belirtti.

Ekonomi alanında uzun yıllar akademisyenlik yapan 73 yaşındaki Shiroka Pula, 2008-2011 yıllarında Kosova Enerji ve Madencilik Bakanı, 2011-2014 yıllarında ise milletvekili olarak görev yaptı. Shiroka Pula, Aralık 2025’te ASHAK Başkanlığına seçildi.

Devamını Oku

Ali Yalçın, Cevdet Yılmaz’a 4688 sayılı Kanun’un revize edilmesi talebini iletti

Ali Yalçın, Cevdet Yılmaz’a 4688 sayılı Kanun’un revize edilmesi talebini iletti
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(ANKARA) – Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı ziyaret ederek 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun revize edilmesi talebini görüştü. Yalçın, 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinin mevcut sistemin değişmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirtti.

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile yaptığı görüşmeye ilişkin açıklamada bulundu. Yalçın, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’ı ziyaret ederek, 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde kayıt altına aldığımız ‘4688 sayılı Kanunun revize ihtiyacını ve uluslararası normlara uygun hale getirilmesi’ hususunu görüştük. Memur-Sen olarak; 8 defa gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerinin tamamında yetkili konfederasyon olarak masada yer aldık. Her toplu sözleşme döneminde ‘sürenin uzatılması, sorunların daha iyi anlaşılması’ için mücadele ettik. ‘4 milyon kamu görevlilerimiz ve 2,5 milyon kamu görevlisi emeklisinin sorunları 1 ay kadar kısa bir süreye sıkıştırılmasın, sözleşmenin kapsamı genişletilsin, emekliler masadan etkileniyor masayı da etkilesin’ dedik.

8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri bütün taraflara açıkça; toplu sözleşme düzenin de sisteminin de masanın da yasanın da bir bütün olarak değişmesi gerektiğini ve yasanın hükümlerinin sahanın yükümlülüklerini taşımadığını göstermiştir. Kanunun değiştirilmesine yönelik alt komisyon ekibi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda kuruldu ve komisyon gerekli çalışmayı tamamladı. Şimdi sıra Kanunun değiştirilmesinde… Süreç uzatılarak sürüncemede bırakmak yerine sorunu görüp, önlemini alıp, sonuca ulaştırmak gerekir. Çalışmanın daha sağlıklı yürütülmesi ve sonuçlandırılması için bütün kurumların katkısı önemlidir.

Personel sistemini yürütme noktasında sorumluluk alan kurumlar; sosyal diyaloğun önemine, toplu sözleşme masasının değerine ve personel sisteminin gerekliliklerine uygun hareket ederek Kanunun değiştirilmesi noktasında olumlu adım ve tavır göstermelidir. Cumhurbaşkanı Yardımcımıza sahanın ve sendikalarımızın beklentilerini, yasanın eksikliklerini ve masanın sorunlu alanlarını ifade ederek, acil atılması gereken adımları aktardım. Sn. Cumhurbaşkanı Yardımcımıza teşekkür ediyor; 4688 sayılı Kanun’un bir an önce değiştirilerek, önümüzdeki yıl yapılacak yeni toplu sözleşmenin Büyük ve Güçlü Türkiye hedefimize yakışır, güçlü ve etkin bir toplu sözleşme düzeni içerisinde gerçekleştirilmesini hedefliyoruz.”

Devamını Oku

İstanbul’da 3 projeden daire alan yabancılara vatandaşlık şoku: Evleri burada, gelecekleri belirsiz

İstanbul’da 3 projeden daire alan yabancılara vatandaşlık şoku: Evleri burada, gelecekleri belirsiz
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’den taşınmaz satın alarak yatırım yoluyla vatandaşlık hakkı elde eden bazı yabancılar, yıllar sonra vatandaşlık statülerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı. Daha önce Hayatpark projesindeki yatırımcılarla gündeme gelen sürecin Babacan ve Vira İstanbul projelerinden konut alan bazı kişiler için de yaşandığı bildirildi.

Vatandaşlık işlemleri sırasında gerekli resmi süreçlerden geçtiklerini belirten yatırımcılar, projeler hakkında daha sonra ortaya atılan usulsüzlük iddialarından haberdar olmadıklarını ve her dosyanın kendi koşulları dikkate alınarak incelenmesi gerektiğini savunuyor.

VATANDAŞLIĞIN İPTALİ AİLELERİ DE ETKİLEDİ

Alınan kararların sonuçları yalnızca vatandaşlık statüsüyle sınırlı kalmıyor. Türkiye’de yaşam kuran aileler açısından ikamet izinlerinden seyahate, banka işlemlerinden çocukların eğitim durumuna kadar farklı alanlarda yeni sorunların ortaya çıktığı belirtiliyor.

Vatandaşlıkları geri alınan çok sayıda kişinin hukuki sürecini takip eden Avukat Bayram Kocamer, yatırımcıların Türkiye’ye sermaye getirerek taşınmaz satın aldığını ve resmi incelemelerin ardından vatandaşlık kazandığını belirtti.

Türkiye Kent Haber’e konuşan Kocamer, “Bu kararların arkasında aileler, çocuklar ve yıllar içinde kurulmuş hayatlar var. İnsanlar birikimlerini Türkiye’ye getirmiş, taşınmaz satın almış ve devletin incelemesinden sonra vatandaşlık kazanmıştır. Resmi onaylara güvenen yatırımcıların yaşadığı mağduriyet göz ardı edilmemelidir” dedi.

“HER YATIRIMCI AYNI ŞEKİLDE DEĞERLENDİRİLEMEZ”

Projeler hakkındaki iddialarla taşınmaz sahiplerinin durumlarının birbirinden ayrılması gerektiğini savunan Kocamer, yatırımcının yaptığı ödemenin, sunduğu belgelerin ve iddia edilen usulsüzlükle herhangi bir bağlantısının bulunup bulunmadığının ayrı ayrı araştırılması gerektiğini söyledi.

“Bir projede usulsüzlük tespit edilmesi, o projeden taşınmaz alan herkesin bilerek yanlış beyanda bulunduğunu göstermez. Gerçek ödeme kayıtları, başvuru belgeleri ve kişinin iddia edilen usulsüzlükle bağlantısı ayrı ayrı incelenmelidir. Devletin onayına güvenerek yatırım yapan insanlarla usulsüzlüğe bilerek katılan kişiler aynı şekilde değerlendirilemez.”

Kocamer, idarenin olası usulsüzlükleri araştırmasının doğal olduğunu ancak incelemeler sırasında iyi niyetli yatırımcıların haklarının da korunması gerektiğini ifade etti.

TEBLİGAT TARİHİNE DİKKAT

Vatandaşlıkları hakkında işlem yapılan kişilere süreler konusunda da uyarıda bulunan Kocamer, başka yatırımcıların açtığı davaların sonucunu beklemenin hak kaybına neden olabileceğini belirtti.

Kararın gerekçesi ile tebliğ tarihinin kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayan Kocamer, vatandaşlık, uygunluk belgesi, ikamet ve sınır dışı işlemlerinin farklı hukuki süreçlere tabi olabileceğine dikkat çekti.

Kocamer, “Bir işlem için dava açılması, diğer işlemler bakımından da hakların korunduğu anlamına gelmez” ifadelerini kullandı.

İLK İFADELER DE ÖNEM TAŞIYOR

Süreç kapsamında savcılık veya kolluk tarafından ifadeye çağrılan yatırımcıların, haklarındaki iddianın ne olduğunu öğrenmesinin önemli olduğunu belirten Kocamer, verilecek ifadelerin ödeme ve başvuru belgeleriyle uyumlu biçimde hazırlanması gerektiğini söyledi.

Kocamer, hatırlanmayan ayrıntılar konusunda tahminde bulunulmaması, ifade tutanaklarının imzalanmadan önce kontrol edilmesi ve dil problemi yaşayan kişilerin tercüman desteğinden yararlanması gerektiğini kaydetti.

EŞ VE ÇOCUKLAR İÇİN AYRI SÜREÇ GÜNDEME GELEBİLİR

Vatandaşlıkla ilgili uyuşmazlığın tek bir idari işlemden ibaret olmadığını belirten Kocamer, bazı dosyalarda vatandaşlık hukuku, ceza soruşturması, ikamet işlemleri ve idari yargı süreçlerinin aynı anda yürüyebildiğini ifade etti.

Ana yatırımcı hakkında başlatılan hukuki girişimlerin eş ve çocukların durumunu otomatik olarak güvence altına aldığı varsayımının yanlış olabileceğini belirten Kocamer, aile bireylerinin statülerinin de ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“DAVA SÜRERKEN MAĞDURİYET BÜYÜMEMELİ”

Vatandaşlığın geri alınmasına karşı açılan davalar devam ederken ailelerin Türkiye’deki yaşamlarının da sürdüğüne dikkat çeken Kocamer, ikamet ve diğer idari başvuruların ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.

“Bu ailelerin çocukları okula gidiyor, sağlık ihtiyaçları ve geçindirmek zorunda oldukları haneleri var. Hukuki süreç devam ederken insanların belirsizlik içinde kalmasını önleyecek, mevzuatın izin verdiği çözümler değerlendirilmelidir. Sonradan verilecek olumlu bir karar, kesintiye uğrayan eğitimi veya ailelerin yaşadığı bütün kayıpları telafi edemeyebilir.”

Kocamer, yatırım yaparak ve resmi prosedürleri tamamlayarak vatandaşlık kazandığını belirten kişilerin yaşadığı sürecin Türkiye’ye yönelik yatırım güveni açısından da önem taşıdığını ifade ederek, her yatırımcının dosyasının somut belgeler ve bireysel koşullar üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

NE OLMUŞTU?

İçişleri Bakanlığı, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanılmasına ilişkin işlemlerde tespit edilen usulsüzlükler sonrası 1.150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesinin iptal edildiğini açıklamıştı. Bu kişiler ve aile fertleri dahil 5 bin 391 kişinin vatandaşlık kararı iptal edilmişti. Kamu düzeni ve milli güvenlik gerekçesiyle vatandaşlığı geri alınanlarla birlikte toplam sayı 6 bin 134’e ulaşmıştı.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.