40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
05 Ekim 2026 Pazartesi
Almanya’nın İstanbul Başkonsolosluğu, Alman Birliği Günü dolayısıyla resepsiyon düzenledi.
Bir otelde düzenlenen resepsiyona, Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilcisi Büyükelçi Dr. Mehmet Mustafa Göksu, Beyoğlu Kaymakamı Abdullah Atakan Atasoy, yabancı misyon temsilcileri, iş insanları ile çok sayıda davetli katıldı.
Almanya’nın İstanbul Başkonsolosu Regine Grienberger, burada yaptığı konuşmada, 9 Kasım 1989 ila 3 Ekim 1990 tarihlerinde Almanya’da her şeyin değiştiğini, ülkeyi ortadan ikiye bölen sınırın açıldığını ve ailelerin yeniden bir araya gelebildiğini belirterek, kendisinin bu deneyimden çok güçlü bir umut duygusuyla ayrıldığını söyledi.
Grienberger, ayrılıkların üstesinden barışçıl yollarla gelinebileceğine dikkati çekerek, “Türkiye ve Almanya her zaman yakın dost olmuştur. ve dostlar birbirleriyle açık ve samimi konuşur, düşüncelerini dürüstçe paylaşır. Geçtiğimiz yıl biz de bunu gerçekten yaptık.” değerlendirmesini yaptı.
Türkiye ile Almanya arasındaki ortaklığa vurgu yapan Grienberger, “Alman Federal Hükümeti, Türkiye ile olan ortaklığımızı daha da güçlendirmek için yoğun bir şekilde çalışıyor. Sık sık bir araya geliyor, önemli gördüğümüz tüm konuları her düzeyde açık ve kapsamlı bir şekilde ele alıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Grienberger, bu diyaloğun yalnızca hükümetler arasında değil, şirketler, üniversiteler, kardeş şehirler ve daha pek çok farklı platformda devam ettiğini dile getirdi.
Almanya ve Türkiye’nin her konuda aynı görüşü paylaşmadığını kaydeden Grienberger, “Ama bu, en yakın dostlar arasında bile böyledir. Önemli olan şu, biz ilişkilerimizi daha ileri bir noktaya taşımak için birlikte çalışıyor, birlikte ilerliyoruz.” diye konuştu.
Konuşmanın ardından iki ülkenin milli marşları okundu.
Resepsiyon, ikramların ardından sona erdi.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Konya’nın Beyşehir ilçesinde partisinin ilçe teşkilatının açılışına katıldı.
Teşkilat mensuplarınca ilçe otogarı önünde karşılanan Ağıralioğlu, Beyşehir İlçe Başkanı Musa Tutal ve beraberindeki heyetle Beyşehir Gölü kıyısında yürüyüş gerçekleştirdi, ilçeye ilişkin bilgi aldı.
İlçe merkezinde esnaf ziyaretlerinde bulunan Ağıralioğlu, ziyaretin ardından Anahtar Parti Beyşehir İlçe Teşkilatı’nın açılış töreninde vatandaşlara hitap etti.
Yaklaşık 2 yıl önce Anahtar Parti’yi kurduklarını ve o günden bu yana ülkenin çeşitli bölgelerinde vatandaşlarla bir araya geldiklerini söyleyen Ağıralioğlu, “Memleketi ayağa kaldırmak için, memleketin aşını bereketlendirmek için, işini bereketlendirmek için, çalışan hakkını alabilsin diye, üreten ürettiğini satabilsin diye, hayal kurmuş evlatlarımızın hayallerine kavuşabilmesi için, huzurla yaşanacak bir memleket için, bolluk için, bereket için, hukuk için, huzur için, adalet için, güvenle yaşanacak bir memleket içindir gayretlerimiz.” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının ardından Anahtar Parti Beyşehir İlçe Teşkilatı’nın açılışını gerçekleştiren Ağıralioğlu, programının devamında Beyşehir’in av tüfeği üretimiyle öne çıkan Üzümlü ve Huğlu mahallelerini ziyaret etti.
Edirne’de İHH İnsani Yardım Vakfı ile BALKANS Balkan Çalışmaları Merkezi işbirliğinde düzenlenen “2. Balkan Türk Toplumu Buluşması” sona erdi.
Kentteki bir otelde düzenlenen, Edirne Valisi Yunus Sezer, eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop ile Bulgaristan, Romanya, Yunanistan’ın Batı Trakya bölgesinden temsilcilerin katıldığı toplantı sunumlarla devam etti.
Toplantıda Balkanlar’da yaşayan Türk toplumlarının eğitim, kültür, sağlık, siyaset, ekonomi, medya ve sivil toplum alanlarında karşılaştıkları sorunlar değerlendirildi, farklı ülkelerdeki tecrübeler ve çözüm önerileri paylaşıldı.
İlk kez geçen yıl Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te, Kuzey Makedonya ve Kosova’dan temsilcilerin katılımıyla gerçekleştirilen buluşmanın, Balkan Türk toplumlarının ortak meselelerinin ele alındığı geleneksel bir platforma dönüştürülmesi hedefleniyor.
23 sunum yapıldı
İHH Mütevelli Heyeti Üyesi ve Balkan Çalışmaları Sorumlusu Osman Atalay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, buluşmada Batı Trakya, Romanya ve Bulgaristan’dan 23 katılımcının sunum yaptığını söyledi.
Sunumlarda özellikle eğitim, kimlik, ekonomi ve sağlık alanındaki sorunların yanı sıra Türk toplumlarının kendi içinde yaşadığı meseleler ve çözüm önerilerinin ele alındığını belirten Atalay, Türkiye’den beklentilerin de dile getirildiğini ifade etti.
Katılımcıların sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri, iş insanları ve din adamlarından oluştuğunu aktaran Atalay, şöyle konuştu:
“Buradan çıkan sonuçta şunu gördük ki özellikle Avrupa Birliği sürecinde yeni bir Balkan jeopolitiği oluşuyor. Bu süreçte Balkanlar’daki Türk toplumları ile soydaş ve dindaş topluluklar arasındaki diyalog, işbirliği ve dayanışmanın önemi daha da artıyor.”
Atalay, buluşmanın üçüncüsünü Kosova, Kuzey Makedonya, Batı Trakya, Romanya ve Bulgaristan’daki Türk toplumlarının temsilcilerinin katılımıyla İstanbul’da düzenlemeyi planladıklarını kaydetti.
Bolu’da havaların serinlemeye başlamasıyla birlikte kış aylarının vazgeçilmez lezzetlerinden kestane, pazar tezgahlarında yerini aldı. Düzce’den günlük olarak getirilen kestaneler, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor.
Havaların soğumasıyla birlikte Bolu’da kış hazırlıkları da başladı. Kış aylarının geleneksel lezzetleri arasında yer alan kestane, pazar tezgahlarında satışa sunuldu. Tezgahlarda boylarına göre farklı fiyatlardan satılan kestanelere vatandaşların ilgisi yoğun oldu. Pazarcı esnafı Yakup Taşkıran, kestane satışlarının havaların soğumasıyla başladığını belirterek, ürünleri Düzce’den günlük olarak getirdiklerini söyledi. Taşkıran, “Kışın gelmesiyle beraber kestane satışlarımız başladı. Kestaneler Düzce’den geldi. Taze ve günlük olarak getirip Bolu’da satıyoruz. Vatandaşların ilgisi var. Kestane, evlerde özlenen bir lezzet olduğu için tüketiliyor. Eskiden beri gelenek olduğu için tercih ediliyor. Vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor, özlemişler. Fiyatları boylarına göre 250, 300, 350 ve 400 liraya satılıyor” dedi.
Avustralya’da sıradan bir barmen olarak yaşamını sürdüren Dan Saunders, gece yarısı Atm’de karşılaştığı teknik bir sistem hatası sayesinde 4 ay içinde 1.6 milyon Avustralya doları çekti. Bankacılık altyapısındaki açıktan faydalanarak lüks bir hayata adım atan Saunders’ın yöntemi görenleri hayrete düşürdü.
Ladbible’ın aktardığı bilgilere göre sıra dışı olay, Avustralya’nın Victoria eyaletine bağlı Wangaratta beldesinde meydana geldi. Bir gece arkadaşlarıyla barda vakit geçirdikten sonra nakit çekmek için Atm’ye giden Dan Saunders’ın hesabında sadece 3 dolar bulunuyordu.
Kredi kartı hesabından vadesiz hesabına 200 dolar aktarmayı deneyen Saunders, ekranda “işlem başarısız” uyarısı almasına rağmen paranın hesabına geçtiğini fark etti. Duruma şaşıran ve işlemi aynı gece birkaç kez daha tekrarlayan Saunders, her denemesinde paranın hesabına aktarıldığını görünce sistemde büyük bir açık olduğunu saptadı.
Sistemin işleyişini inceleyen Saunders, banka altyapısının her gece saat 01.00 ile 03.00 arasında çevrimdışı (offline) moda geçtiğini tespit etti. Bu saatler arasında yapılan para transferlerinin sistem tarafından anında onaylandığını ancak gündüz hesaplaşmasında iptal edildiğini anlayan barmen, sürekli yeni transferler yaparak iptal işlemi gerçekleşmeden nakit parayı çekmeyi başardı.
Gece yarısı ortaya çıkan 2 saatlik açıktan 4 ay boyunca yararlanmaya devam eden Dan Saunders, toplamda 1.6 milyon Avustralya doları (yaklaşık 54.6 milyon TL) nakit para çekti. Elde ettiği hayali servetle kısa sürede yaşam standardını değiştiren barmen; özel jetler kiraladı, lüks otellerde konakladı ve yüksek meblağlı harcamalar yaptı. Tek bir ATM işlemiyle başlayan olay, bankacılık tarihinin en ilginç sistem açığı vakalarından biri olarak kayıtlara geçti.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.