DOLAR

40,5896$% -0.46

EURO

47,8000€% -0.43

STERLİN

54,6468£% -0.9

GRAM ALTIN

4.352,83%-1,37

ONS

3.336,90%-0,91

BİST100

10.642,60%-0,43

a

30 Eylül 2026 Çarşamba

DİĞER YAZARLARIMIZ

Yemen’de savaş kızıştı! Husilere 24 saatte 414 operasyon

Yemen’de savaş kızıştı! Husilere 24 saatte 414 operasyon
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yemen’de hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmalar giderek şiddetleniyor. Yemen ordusu, son 24 saat içinde Husilerin askeri takviyeleri ve kapasitelerine yönelik 414 operasyon gerçekleştirildiğini açıkladı. Operasyonlarda çok sayıda Husi unsurunun ve askeri teçhizatın etkisiz hale getirildiği bildirildi.

24 SAATTE 414 OPERASYON

Yemen Ordusu Sözcüsü Macid en-Nuzeyli, ülkede devam eden çatışmalara ilişkin son durumu paylaştı.

Nuzeyli, “Güçlerimiz, son 24 saat içinde Husilerin askeri takviyelerine ve kapasitelerine yönelik 414 hassas hedef alma operasyonu gerçekleştirdi.” ifadelerini kullandı.

Operasyonların farklı cephelerde yoğun şekilde sürdüğünü belirten Nuzeyli, hükümet güçlerinin Husilere ait askeri unsurları ve teçhizatı hedef aldığını söyledi.

MODERN VE FARKLI İMKANLAR KULLANILDI

Yemen ordusunun operasyonlarda farklı ve modern imkanlardan yararlandığını belirten Nuzeyli, gerçekleştirilen saldırılarda Husilere ait çok sayıda unsurun ve askeri teçhizatın etkisiz hale getirildiğini kaydetti.

Operasyonlarda Husilerin verdiği kayıplara ilişkin kesin bir sayı paylaşılmadı.

HUSİLERDEN HENÜZ AÇIKLAMA YOK

Yemen ordusunun 24 saat içinde gerçekleştirildiğini duyurduğu 414 operasyona ilişkin Husilerden henüz bir açıklama gelmedi.

Taraflar arasındaki çatışmaların son dönemde özellikle ülkenin stratejik bölgelerinde yoğunlaştığı belirtiliyor.

İÇ SAVAŞ 2014’TEN BU YANA SÜRÜYOR

Yemen’deki çatışmaların temeli Eylül 2014’e dayanıyor. Husilerin başkent Sana ile ülkenin bazı vilayetlerinin kontrolünü ele geçirmesinin ardından Yemen uzun sürecek bir iç savaşa sürüklendi.

Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu ise Mart 2015’ten itibaren uluslararası toplum tarafından tanınan Yemen hükümetine askeri destek vermeye başladı.

Yıllardır devam eden savaş, ülkede büyük bir insani krize neden olurken taraflar arasındaki çatışmalar dönem dönem şiddetlendi.

2022 ATEŞKESİ SONRASI EN ŞİDDETLİ ÇATIŞMALAR

Nisan 2022’de sağlanan ateşkesin ardından Yemen’in birçok bölgesinde görece sakin bir dönem yaşandı.

Ancak Temmuz 2026’nın başından itibaren hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmalar yeniden geniş çaplı hale geldi. Taiz, Marib, El-Cevf, El-Beyda ve Lahic cepheleri, ateşkes sonrasında yaşanan en yoğun çatışmalara sahne olmaya başladı.

Eylül ayı boyunca ise çatışmaların şiddeti daha da arttı.

HUSİLER KRİTİK NOKTALARDA İLERLEDİ

Son çatışmalarda Husilerin bazı stratejik bölgelerde kontrol alanını genişlettiği belirtiliyor.

Husilerin Hudeyde ve Taiz vilayetlerindeki bazı kritik noktaların yanı sıra stratejik öneme sahip El-Muha kentinin kontrolünü ele geçirdiği bildirildi.

Grubun ayrıca Babulmendeb Boğazı’ndaki Meyyun Adası’nın kontrolünü aldığı belirtiliyor.

BABULMENDEB BOĞAZI’NDA KRİTİK GELİŞME

Yemen’deki çatışmaların Babulmendeb Boğazı çevresine yayılması, bölgenin stratejik önemi nedeniyle yakından takip ediliyor.

Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan Babulmendeb, uluslararası deniz ticaretinin önemli geçiş noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

Husilerin boğaz çevresindeki stratejik noktalarda ilerlemesinin ardından Yemen hükümet güçlerinin operasyonlarını yoğunlaştırması, ülkedeki çatışmaların yeniden geniş çaplı bir askeri mücadeleye dönüşmesine neden oldu.

Devamını Oku

İTO Aile Hekimleri Komisyonu REDES için şeffaflık istedi, Kırımlı grip aşısı yok dedi

İTO Aile Hekimleri Komisyonu REDES için şeffaflık istedi, Kırımlı grip aşısı yok dedi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Haber: Beril KALELİ/Kamera: Mehmet ÇALPAR

(İSTANBUL) İTO Aile Hekimleri Komisyonu, Sağlık Bakanlığı tarafından sağlık hizmetlerinde usulsüzlükleri, yolsuzlukları ve kamu kaynaklarının kötüye kullanımının tespiti gerekçesiyle uygulamaya konulan REDES’e ilişkin düzenlenen basın açıklamasında toplum sağlığı açısından öncelik verilmesi gereken risklere dikkat çekti. İTO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Emrah Kırımlı, “Şu anda İstanbul’da, Türkiye’nin çoğu yerinde grip aşısı yok. Bir risk arıyorsa Sağlık Bakanlığı; yurttaşlarımızın grip nedeniyle hayatını kaybetmesini, hastaneye yatmasını önleyecek grip aşısının Türkiye’de olmamasının riskini araştırmalı.” dedi.

İstanbul Tabip Odası (İTO) Aile Hekimleri Komisyonu, Sağlık Bakanlığı tarafından sağlık hizmetlerinde usulsüzlükleri, yolsuzlukları ve kamu kaynaklarının kötüye kullanımının tespiti gerekçesiyle uygulamaya konulan Risk Esaslı Denetim Sistemi (REDES) sistemine ilişkin dün bir basın toplantısı gerçekleştirdi.

Toplantıda okunan basın açıklamasında REDES uygulamasının aile hekimleri ve sağlık çalışanları üzerinde bir baskı aracına dönüştüğü ifade edilirken REDES doğrultusunda açılan soruşturmaların gerekçelerine ve sonuçlarına ilişkin kapsamlı verilerin paylaşılmamasının hekimleri ve sağlık çalışanlarını töhmet altında bıraktığı belirtildi. REDES’e ilişkin Sağlık Bakanlığı’na şeffaflık çağrısında bulunuldu. Toplantıda İTO Yönetim Kurulu Üyesi Aile Hekimliği uzmanı Dr. Emrah Kırımlı ve Recep Koç da konuya ilişkin değerlendirmede bulundu.

KIRIMLI: SAĞLIK BAKANLIĞI EĞER RİSK ARIYORSA…

REDES’in risk esaslı denetim yapmaya yönelik bir yapay zeka uygulaması olarak açıklandığını anımsatan Kırımlı, Sağlık Bakanlığı’nın toplum sağlığına ilişkin ilgilenmesi gereken pek çok önemli nokta olduğuna dikkat çekti. Kırımlı şöyle konuştu:

” Sağlık Bakanlığı eğer risk arıyorsa, grip sezonuna başlıyoruz, şu anda İstanbul’da, Türkiye’nin çoğu yerinde grip aşısı yok. Bir risk arıyorsa Sağlık Bakanlığı; yurttaşlarımızın grip nedeniyle hayatını kaybetmesini, hastaneye yatmasını önleyecek grip aşısının Türkiye’de olmamasının riskini araştırmalı. Yıllardır söylenen HPV aşısının ve bunun olmaması nedeniyle kanser olan yurttaşlarımızın riskini denetlemeli. Biz her gün on binlerce, yüz binlerce kanser taraması yapıyoruz. Milyonlarca kişinin kanser taramasını yapıyoruz. Burada şüpheli vakalar yakalıyoruz. Bu kişilerin daha sonra doğrulanması için hastanelerde gerekli tetkikleri yapılmıyor. Bu kişiler arada kayboluyor. Eğer yapay zeka bir şeyi tespit edecekse bu arada kaybolan riskli kişilerin ne olduğunu tespit etmesi lazım.

Aşı tereddüdü bu kadar artmışken, bize söylemiyor, topluma açıklamıyor ama Dünya Sağlık Örgütüne bildirdiği verilerden görüyoruz ki 2026 yılında Türkiye yeniden bir kızamık salgınıyla karşı karşıya. Biz sadece Sağlık Bakanlığının bildirdiği risk adı üzerine işte aşı itirazlarını, tereddüt formlarını dolduruyoruz ama bu kişilerin aşılanması, toplum sağlığını koruması için herhangi bir iyileştirici, düzeltici bir faaliyette bulunamıyoruz. Sağlık Bakanlığı bunun da peşinde değil.

Eğer bir risk arıyorsa Sağlık Bakanlığı, gerçekten önce bu yaptığı performans politikasının yarattığı sonuçlarla ilgilenmeli. Türkiye’de 2 yılda bu eziyet yönetmeliğiyle kimsenin sağlığı düzelmedi, dahası kötüleşti. Daha da kötüsü aile hekimliği çalışanlarının sağlığı kötüleşti. Bunun sonucunda da hepimiz sağlıksız bir Türkiye’de yaşamaya devam ediyoruz. Gerçek risk budur. Denetlemek ve düzeltmek istedikleri bir şey varsa buradaki riski düzeltsinler.

KOÇ: BAKANLIĞIN AŞI KONUSUNDA HALA BELİRGİN BİR POLİTİKASI YOK

Koç ise şöyle konuştu:

“Halbuki biz Sağlık Bakanlığını devamlı uyarıyoruz: Aşılar nerede? Bakın şimdi sezon başladı, grip aşıları yetersiz. HPV aşıları nerede? 3 yıldır bakanlar değişiyor ama hala aşı takvimine alınmış değil. Hala aşı konusunda belirgin bir Bakanlığın politikası yok.

Aynı şekilde koruyucu sağlık hizmetlerinde aşı retleri artık en yüksek seviyelere gelmiş, Sağlık Bakanlığının bu konuda hiçbir çalışması yok. Ama sadece aile hekimleri ve hemşirelerine ait bir baskı yöntemi, bir mobbing yöntemi uygulanmakta.

Bizler aile hekimleri olarak bu sistemin koruyucu sağlık hizmetlerine öncelik tanımasını ve mobbingin kaldırılmasını istiyoruz. En başta Sağlık Bakanlığının ilk yapacağı iş Türk Tabipleri Birliği ile ortak bir çalışmaya girmek ve aile hekimliği sistemini yeniden yeni bir kurgu getirmek, sistemi yeniden ele almak.”

Devamını Oku

Araç sahipleri dikkat! Bu gece tarihin en büyük zammı geliyor

Araç sahipleri dikkat! Bu gece tarihin en büyük zammı geliyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ABD- İran geriliminin ardından petrol fiyatlarında yaşanan sert yükseliş, Türkiye’de akaryakıt fiyatlarını da yukarı çekti. Sürücülerin gözü şimdi 1 Ekim’e çevrildi. Benzinde fiyat artışlarını ÖTV üzerinden sınırlayan eşel mobil uygulamasının mevcut haliyle sona ermesi durumunda, pompaya tek seferde yaklaşık 12,48 TL’lik artış yansıması bekleniyor.

Yeni bir düzenleme yapılmaması halinde benzinin litre fiyatının 90 TL sınırını aşması gündemde. Motorin ve LPG’de de vergi kaynaklı fiyat artışları bekleniyor.

BENZİNDE EŞEL MOBİL SONA ERİYOR

Petrol fiyatlarındaki sert yükselişin pompa fiyatlarına doğrudan yansımasını sınırlamak amacıyla yıl içerisinde eşel mobil sistemi devreye alınmıştı. Sistem kapsamında akaryakıtta oluşan fiyat artışlarının bir bölümü ÖTV’den karşılanarak sürücülerin karşılaşacağı zam sınırlandırıldı.

Benzinde uygulanan mevcut mekanizmanın 30 Eylül gecesi sona ermesiyle birlikte gözler ÖTV tutarına çevrildi. Ekonomi yönetiminin yeni bir karar almaması halinde vergi yükünün 1 Ekim itibarıyla önemli ölçüde artması bekleniyor.

ÖTV 4,43 TL’DEN 14,83 TL’YE ÇIKABİLİR

Mevcut hesaplamalara göre benzinin litresinden alınan ÖTV yaklaşık 4,43 TL seviyesinde bulunuyor. Eşel mobil desteğinin sona ermesi halinde bu tutarın 14,83 TL seviyesine yükselmesi gündemde. Böylece yalnızca ÖTV kaynaklı artış litre başına yaklaşık 10,40 TL olacak.

Ancak pompaya yansıyacak artış bununla sınırlı kalmayacak. ÖTV’deki yükseliş üzerinden hesaplanacak yaklaşık 2,08 TL’lik KDV etkisinin de eklenmesiyle benzindeki toplam artışın 12,48 TL’ye ulaşabileceği hesaplanıyor.

BENZİN 90 TL SINIRINI AŞABİLİR

Hesaplanan vergi farkının tamamının pompa fiyatlarına yansıması halinde benzinin litre fiyatında tek seferde son derece yüksek bir artış yaşanacak. Mevcut fiyatlar üzerinden yapılan hesaplamalarda benzinin litresi İstanbul’da 90 TL’nin üzerine çıkabilecek. Ankara ve İzmir’de de litre fiyatının 90 TL sınırını belirgin şekilde aşması bekleniyor.

Ancak 12,48 TL’lik rakam henüz kesinleşmiş bir pompa zammı değil. Gece yarısına kadar yeni bir düzenleme yapılması veya vergi tutarlarında değişikliğe gidilmesi halinde pompaya yansıyacak rakam da değişebilecek.

MOTORİNE 3,60 TL’LİK ARTIŞ GÜNDEMDE

Motorinde ise ağustos ayında farklı bir düzenlemeye gidilmiş ve ÖTV’nin yıl sonuna kadar kademeli şekilde artırılması kararlaştırılmıştı. Motorinde eylül ayında litre başına 3 TL olarak uygulanan ÖTV, 1 Ekim itibarıyla 6 TL’ye yükselecek. Vergi artışına KDV etkisinin de eklenmesiyle pompa fiyatında yaklaşık 3,60 TL’lik artış oluşması bekleniyor.

Motorindeki ÖTV kasım ayında 9 TL’ye, aralık ayında ise 12 TL’ye yükselecek. 1 Ocak 2027’den itibaren uygulanacak ÖTV tutarı ise litre başına 13,9006 TL olacak.

LPG’YE DE 1,48 TL YANSIYABİLİR

Zam dalgasından LPG kullanan araç sahiplerinin de etkilenmesi bekleniyor. Mevcut düzenlemelerin sona ermesiyle otogazın litre fiyatında yaklaşık 1,48 TL’lik artış hesaplanıyor. Böylece 1 Ekim itibarıyla benzin, motorin ve LPG’de aynı anda yeni fiyatların pompaya yansıması gündeme gelecek.

GÖZLER GECE YARISINA ÇEVRİLDİ

Akaryakıt piyasasında şimdi gözler ekonomi yönetiminin atacağı olası yeni adıma çevrildi. Mevcut düzenlemenin değiştirilmemesi halinde yeni vergi tutarlarının 1 Ekim itibarıyla fiyatlara yansıması bekleniyor.

Bu gece için hesaplanan pompa fiyatı artışları şöyle:

Benzin: Yaklaşık 12,47-12,48 TL

Motorin: Yaklaşık 3,60 TL

LPG: Yaklaşık 1,48 TL

Devamını Oku

Lokman Hekim Van Hastanesi’nde yangın tatbikatında 3 çalışan etkilendi

Lokman Hekim Van Hastanesi’nde yangın tatbikatında 3 çalışan etkilendi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Lokman Hekim Van Hastanesinde Van Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ( Afad ), Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE), itfaiye ve hastane personelinin katılımıyla gerçeği aratmayan yangın tatbikatı gerçekleştirildi.

Senaryo gereği hastanenin bodrum katında bulunan teknik servis alanında çıkan yangın üzerine hemen hastanenin ilgili birimleri acil olarak toplanarak durum değerlendirmesi yaptı. Bir yandan yangına ilk müdahale edilirken, diğer yandan ilgili kurumlara bilgi verildi. Yangından etkilenen bir hastane çalışanı, hastanenin ilk yardım ekibi tarafından hemen acil servise kaldırıldı. İhbar üzerine Afad, UMKE ve itfaiye ekipleri kısa sürede hastaneye ulaştı. Yangından etkilenen başka 2 kişi daha görevliler tarafından acile ulaştırılırken, itfaiye ekipleri yangını kısa sürede söndürerek duman tahliyesi gerçekleştirdi. Sirenlerin çalınmasıyla kırmızı alarma geçilen hastanede, yangının söndürülmesinin ardından verilen yeşil kodla tatbikat başarıyla tamamlandı.

“Gerekli tedbirler alındı, sağlık hizmetlerimiz devam ediyor”

Tatbikatın ardından açıklamalarda bulunan Lokman Hekim Van Hastanesi Başhekimi Uzman Doktor Özerhan Özer, “Hastanemizde yangın tatbikatı uyguladık. Hastanemizin bodrum katındaki teknik servisin olduğu alanda yangın çıkması nedeniyle kırmızı kod verildi. Olaya ilişkin olarak yönetim merkezi olarak toplandık. Yangının fark edilmesi ile beraber arkadaşlarımız olaya müdahale etti. Müdahale eden arkadaşlarımızdan etkilenenler oldu. Toplamda 3 arkadaşımız olayla alakalı etkilendi. 2 arkadaşımızın tedavisi hastanemizde tamamlandı. Bir arkadaşımızın durumunun biraz daha ağır olması nedeniyle Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevki oldu. Gerekli tedbirler alındı. İtfaiye ve AFAD ekipleri tarafından gerekli kontroller sağlandı. Yangın söndürüldü. Hastanemizde aldığımız gerekli tedbirler sonucunda şu an sağlık hizmetlerini vermeye devam etmekteyiz. Tatbikatımıza destek veren kurum ve kuruluşlara, çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

“Amacımız muhtemel afetlere karşı her an hazırlıklı olmak”

Tatbikatın düzenlenme amacına da değinen Başhekim Özer, “Tatbikat yapmaktaki amacımız; sonuçta hastanelerimiz 7/24 aktif olarak hizmet vermektedir. Elektrik sistemleri olsun, havalandırma sistemleri olsun, oksijen ve vakum sistemleri olsun, aktif olarak 7/24 çalıştığından dolayı her an yangındır, göçüktür veya başka durumlardır yaşanabilir. Bunun için hazırlıklı olmak lazım. Gerek çalışanlarımız gerek hastalarımız gerekse vatandaşlarımız hastanemizden hizmet aldıklarından dolayı böyle durumlara nasıl reaksiyon vereceğimizi tatbikat yaparak olaya müdahale açısından hem bilgilerimizi tazeliyoruz hem de tecrübe ediniyoruz” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Bayburt’ta Konursu Köyü İlkokulu öğrencilerine trafik güvenliği eğitimi verildi

Bayburt’ta Konursu Köyü İlkokulu öğrencilerine trafik güvenliği eğitimi verildi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bayburt İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince Konursu Köyü İlkokulunda öğrenim gören öğrencilere trafik güvenliği eğitimi verildi. Eğitimde öğrencilere trafik kuralları, güvenli yolculuk ve trafikte dikkat edilmesi gereken hususlar anlatıldı.

Öğrencilerin yaş gruplarına uygun şekilde gerçekleştirilen eğitimde, trafikte karşılaşabilecekleri durumlarda dikkat etmeleri gereken noktalar üzerinde duruldu. Güvenli yolculuk için trafik kurallarına uymanın önemi hakkında da bilgilendirme yapıldı.

Eğitimin ardından öğrencilere boyama kitabı dağıtıldı. Çocukların trafik kurallarını daha iyi öğrenmelerine katkı sağlaması amacıyla gerçekleştirilen çalışmayla trafik güvenliği konusunda farkındalık oluşturuldu.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.