40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
05 Ekim 2026 Pazartesi
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Rusya’nın Ukrayna’ya desteği engellemek için Almanya ve NATO’nun doğu kanadında hibrit saldırılar düzenlediğini söyledi. Merz, gerekirse net ve güçlü yanıt vereceklerini, Rusya güç dilini anladığı sürece Ukrayna’ya desteğin süreceğini belirtti.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Litvanya Başbakanı Mindaugas Sinkevicius, başkent Berlin’deki Başbakanlık binasında yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Sinkevicius ile görüşmelerinde Rusya-Ukrayna Savaşı’nı, Rusya’nın Baltık ülkeleri ve Avrupa’ya yönelik hibrit saldırılarını ve Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun 2027 yılı bütçesini ele aldıklarını belirtti.
Litvanya ile Almanya arasında sıkı ortaklık bulunduğunu kaydeden Merz, “Baltık ülkelerinin güvenliği Almanya’nın güvenliğidir ve Berlin’in güvenliği de Vilnius’ta savunulmaktadır. 2027 sonuna kadar Vilnius’taki Alman-Litvanya Tugayı’nı tamamen kurduğumuzda buna uygun şekilde hareket edeceğiz. Bu, Almanya’nın kendi toprakları dışında kalıcı olarak bir askeri birliği kurduğu ilk durumdur ve bu da NATO içindeki dayanışmamızı ciddiye aldığımızı göstermektedir” dedi.
NATO’nun doğu kanadının ve özellikle Baltık ülkelerinin güvenliği için adımlar atıldığını hatırlatan Merz, “Tüm bunları Rusya’yı inandırıcı bir şekilde caydırmak için yapıyoruz. Moskova bizi sınıyor. Tıpkı Litvanya’da olduğu gibi burada, Almanya’da da sürekli hibrit saldırılar düzenliyor. Amaç açıkça Ukrayna’ya verdiğimiz yardımı engellemek. Hedefi aynı zamanda NATO’yu tedirgin etmek ve bölmektir. Ancak biz buna izin vermeyeceğiz. Kararlıyız ve bir aradayız. Bu hibrit saldırıları birlikte püskürtmek için sıkı bir koordinasyon içindeyiz. Gerekirse net ve güçlü bir şekilde yanıt vereceğiz. Bu nedenle siber savunmamızı, silahlı kuvvetlerimizi ve savunma sanayimizi birlikte güçlendiriyoruz. Ayrıca Rusya’dan gelen propaganda ve dezenformasyonla mücadele ediyoruz” dedi.
Merz, “Rusya, neredeyse beş yıldır süren bu savaşı artık gerçekten sona erdirmeli ve barış müzakerelerine başlamalıdır. Bu tür müzakerelerin mümkün olan en kısa sürede gerçekleşmesi için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Ukrayna ve Avrupalılar bu müzakerelerde masada yer almalıdır. Hedefimiz, güvenli bir Avrupa’da egemen bir Ukrayna’dır. Ancak Rusya yalnızca güç dilini anladığı sürece, Ukrayna’ya desteğimizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Litvanya ile birlikte ülkesinin Ukrayna’nın en güçlü destekçileri olduğunu belirten Almanya Başbakanı,” Bu destekler savaşı uzatmaya yönelik değildir. Bu destek, Moskova’yı müzakere masasına oturtmaya yöneliktir” dedi.
Merz, bugün Alman meclisinde Almanya Dış İstihbarat Teşkilatı (BND) Başkanı Martin Jaeger’in ülkesinin Rusya ile doğrudan ve şiddetli bir çatışmaya sürüklenebileceği yönündeki tespitine ilişkin bir soruyu da cevapladı. Rusya kaynaklı saldırıların artık uzun zamandır sadece Ukrayna ile sınırlı kalmadığını, Almanya’nın da saldırıların hedefi ve kurbanı olduğunu belirten Merz, “Rusya, son aylarda yayılmacılık ve revizyonizm politikasını sadece başlatmakla kalmadı, aynı zamanda büyük ölçüde şiddetlendirdi. Moskova bizi sadece bu tür hibrit saldırılarla değil, aynı zamanda Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde yaydığı propaganda yoluyla da sınıyor. Bu propaganda, Moskova’nın sözcüsü haline gelen aşırı uç partiler tarafından da destekleniyor. Ancak mesajımız çok net ve çok açıktır. Ne korkutulacağız ne de bölüneceğiz. Tam tersine kendimizi savunacağız. Savunmaya hazırız, bu nedenle tüm bu çabaları üstleniyoruz” dedi.
Merz, Yemen ordusunca Babülmendeb Boğazı kıyısındaki stratejik liman kenti Mocha’nın Husilerden geri alındığına ilişkin haberlerin ardından dünya enerji güvenliğini nasıl gördüğüne ilişkin soru üzerine ise, “Bu tür haberler belki de ihtiyatlı bir iyimserlik için bir neden olabilir ancak daha fazlası da değil. Hürmüz Boğazı kalıcı olarak yeniden açılmalıdır. Yani, sorunun çözümünden açıkça hala uzaktayız ancak umut da her zaman var” değerlendirmesinde bulundu.
Litvanya Başbakanı Sinkevicius da, Avrupa’nın savunması konusunda giderek daha fazla sorumluluk üstlenmesi ve Ukrayna’ya uzun vadeli desteği sağlamak için elinden gelen her şeyi yapması gerektiğini söyledi. Sinkevicius, “Rusya, emperyalist hedeflerini gerçekleştirmek için barışı bir araç olarak kullanmaya devam ediyor. AB üyesi bir ülke olarak biz barışçıl bir ülkeyiz ve savunmaya hazır olduğumuzu göstermeliyiz. Elbette hazırlık yapmalıyız ve bunu NATO üyesi bir ülke olarak ulusal ortaklarımızla birlikte sakin bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Belki çok fazla konuşmuyoruz ama üzerimize düşen görevleri yerine getiriyoruz. Ukrayna’da barış sağlanmadıkça, tüm gerginlikler ortadan kalkmayacaktır. ve Rusya’nın henüz müzakere masasına oturmak için iyi niyet göstermediği açıktır. Birliğimizi güçlendirmeli, Ukrayna’yı desteklemeli ve bu senaryoları istemesek de her şeye hazırlıklı olmalıyız” dedi.
Siirt Valisi ve Belediye Başkan Vekili Kemal Kızılkaya, Siirt Belediyesi Sokak Hayvanları Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret etti.
Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Kızılkaya tesiste incelemelerde bulundu, yetkililerden çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen??????? Kızılkaya, tesisin “sıfır atık” anlayışıyla hizmet verdiğini, atıkların yeniden değerlendirilmesiyle hem kaynakların verimli kullanıldığını hem de sahipsiz hayvanların beslenme ihtiyaçlarının karşılandığını belirtti.
Şehir genelinde toplu yemek hizmeti sunulan askeri tesisler, öğrenci yurtları, kamu kurumlarının yemekhaneleri ve lokantalar olmak üzere 8 ayrı noktadan toplanan yemek artıklarının, merkez bünyesindeki ünitede işlendiğini aktaran Kızılkaya, bu atıkların hayvan mamasına dönüştürüldüğünü söyledi.
Ünitenin günlük 1 ton mama üretme kapasitesine sahip olduğunu dile getiren Kızılkaya, Siirt Belediyesinin kendi imkanlarıyla merkezde doğal yaşam alanları ve hayvan kulübeleri oluşturduğunu, sahipsiz hayvanların bakım ve rehabilitasyonlarının daha sağlıklı ve güvenli koşullarda gerçekleştirildiğini ifade etti.
“Güvenli Sokaklar” hedefi kapsamında il merkezi ve ilçelerde toplanan sahipsiz hayvanların merkezde bakım, tedavi ve beslenme ihtiyaçlarının karşılandığını belirten Kızılkaya, vatandaşlardan cadde ve sokaklarda sahipsiz hayvan görülmesi halinde 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak bilgi vermelerini istedi.
Ziyarette Kızılkaya’ya Vali Yardımcısı Birkan Tatlısöz, İl Emniyet Müdürü Mehmet Özdemir, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ceylan Yaman, 3. Komando Tugay Komutan Vekili Topçu Albay Cem Türker ve kaymakamlar eşlik etti.
A Tv’de yayınlanan “Müge Anlı ile Tatlı Sert” programına katılan Hamid Yorulmaz, kendisini büyüten Mehmet Sağbaş’ın biyolojik babası olmadığını öğrendiğini belirterek gerçek babasının bulunması için yardım istedi. Talasemi (Akdeniz anemisi) tedavisi gören genç, kök hücre nakli açısından babasının bulunmasının hayati önem taşıdığını anlattı.
Hamid’in programdaki açıklamalarının ardından Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatıldı.
Soruşturmanın “Çocuğun Soybağını Değiştirme”, “Aile Hukukundan Kaynaklanan Yükümlülüğün İhlali”, “Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi” ve “Tehdit” suçlamaları kapsamında yürütüldüğü bildirildi.
Torbalı İlçe Jandarma Komutanlığı ile JASAT ekipleri de Torbalı ve Tire’de çok sayıda kişinin ifadesine başvurarak dosyaya ilişkin delil topladı.

Soruşturma kapsamında Hamid’in annesi Nihal Beyit ile dayısı Mehmet Yorulmaz jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.
İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Nihal Beyit çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Mehmet Yorulmaz ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Dosyada Hamid’in biyolojik babasının kimliğine ilişkin de yeni bir gelişme yaşandı. Müge Anlı, canlı yayında anne Nihal Beyit’in ifadesinde bir kişinin adını verdiğini açıkladı.
Anlı, “Hamid’in babası olarak İzmir dışında yaşayan birinin adını verdi. Bu kişi için ‘Sakallı Hamid’ deniliyor, bulunması için çalışmalar sürüyor” dedi.
Jandarma ekiplerinin, Hamid’in biyolojik babası olduğu belirtilen kişinin kimliğinin kesin olarak belirlenmesi ve bulunması için çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.
MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’nin derslik ve öğretmen başına düşen öğrenci sayısı bakımından Ekonomik işbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında parmakla gösterilecek bir noktaya geldiğini belirterek, “2002’de Hakkari’de bin 527 öğretmenimiz varmış. Şu anda 4 bin 176 öğretmenimiz var. Öğrenci sayısı yüzde 3 civarında artmış olmasına rağmen öğretmen sayımız yaklaşık 3 katına çıkmış durumda” dedi.
Çeşitli ziyaret ve programlara katılmak üzere Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten ile birlikte Hakkari’ye gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ilk olarak Hakkari Valiliği’ni ziyaret etti. Valilik önünde Vali İbrahim Taşyapan, AK Parti Hakkari İl Başkanı Zeydin Kaya ve protokol üyeleri tarafından karşılanan Bakan Tekin, şeref defterini imzaladı. Tekin, daha sonra Vali Taşyapan ile basına kapalı görüştü. Görüşmenin ardından İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı’na katılan Tekin, kentteki eğitim yatırımları, yürütülen çalışmalar ve ihtiyaçlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘HAKKARİ İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRMELERİMİZİ YAPTIK’
Toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, çeşitli programlar vesilesiyle Hakkari’ye geldiklerini söyledi. İl programları kapsamında bakanlığın merkez teşkilatındaki birim amirleriyle de bir araya geldiklerini belirten Tekin, genel müdürler, il ve ilçe milli eğitim müdürlerinin katılımıyla ‘İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı’ gerçekleştirdiklerini ifade etti.
Toplantıda ilçelerde incelemelerde bulunan genel müdürlerin tespitlerini dinlediklerini belirten Bakan Tekin şöyle konuştu:
“İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz sunumunu yaptı. İlçe müdürlerimizi dinledik ve Hakkari ile ilgili değerlendirmelerimizi yaptık. Burada hizmet eden, katkı veren eğitim yöneticilerimize, öğretmenlerimize, bize destek olan sivil toplum örgütlerine, siyasi partilere ve bütün bu çalışmaları koordine eden mülki idare amirlerimize, valimize bilhassa teşekkür ediyorum” dedi.
Mülki idare amirlerinin eğitimi öncelikli bir ilgi alanı olarak görmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Bakan Tekin, “Eğitimi her gittiğim yerde öncelikli bir ilgi alanı olarak ele almalarından dolayı inanılmaz derecede mutluyum. Bu vesileyle bütün mülki idare amirlerimize de teşekkür etmiş olayım” dedi.
‘ÖĞRETMEN SAYIMIZ YAKLAŞIK 3 KATINA ÇIKTI’
2002’den itibaren Türkiye genelinde eğitimde fiziki kapasite, insan kaynağı ve teknolojik altyapı açısından önemli yatırımlar gerçekleştirildiğini ifade eden Bakan Tekin, OECD’nin 2025 Eğitim Raporu’na dikkat çekti. Tekin, “Türkiye’de derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla en son OECD’nin 2025 Eğitim Raporu’nda Türkiye, OECD üyesi ülkeler arasında parmakla gösterilecek bir noktaya gelmiş durumda. Bilhassa insan kaynağı açısından eksiği bulunmayan veya en az eksiği bulunan iki OECD ülkesinden bir tanesi” bilgisini verdi.
Hakkari’deki öğretmen ve öğrenci sayılarına ilişkin de açıklama yapan Tekin şunları kaydetti:
“2002 yılında Hakkari’de bin 527 öğretmenimiz varmış. Şu anda 4 bin 176 öğretmenimiz var. 2002’de öğrenci sayısı 58 bin 457 imiş. Şu anda yaklaşık 61 bin öğrencimiz var. Yani öğrenci sayısı da yüzde 3 civarında artmış. Buna rağmen öğretmen sayımız yaklaşık 3 katına çıkmış durumda. Bu, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı açısından bizi uluslararası rakamlara ulaştıran bir başarıdır. Ben bunun için bütün öğretmen arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.”
DERSLİK SAYISI DA YAKLAŞIK 3 KAT ARTTI
Hakkari’de derslik sayısında da önemli artış yaşandığını belirten Tekin, 2002 yılında kent genelinde 1148 derslik bulunduğunu, bu süreçte 2 bin 139 ilave derslik yapıldığını söyledi. Tekin, “Şu anda Hakkari’de 2 bin 916 dersliğimiz var. Derslik sayımız yaklaşık 3 kat artmış durumda. Sadece derslikler için harcadığımız kaynağın yatırım karşılığı 18 milyar Türk lirası” dedi.
Eğitim altyapısındaki diğer yatırımlara da değinen Tekin, 2002 yılında Hakkari’de Bilim ve Sanat Merkezi bulunmadığını, bugün ise 3 merkezin hizmet verdiğini söyledi. Tekin, “2002’de sadece 9 okulumuzda spor salonu varken, şimdi 31 okulumuzda spor salonu var. 2002’de 52 laboratuvarımız varken bugün 190 laboratuvarımız var. 2002 yılında sadece 39 okul kütüphanesi varken, şu anda 170 okul kütüphanemiz var. Bunlar her açıdan önemli göstergeler” ifadelerini kullandı.
‘PISA SONUÇLARI TÜRKİYE’NİN BAŞARISINI TEYİT ETTİ’
Eğitimde fiziki altyapının yanı sıra akademik başarıya da önem verdiklerini vurgulayan Tekin, 2025 PISA sonuçlarının Türkiye’nin uluslararası alandaki yükselişini ortaya koyduğunu söyledi. Tekin, “OECD, PISA skorlarını açıkladı. OECD’nin ölçtüğü her alanda; matematik, okuma becerileri ve fen bilimlerinde ortalamasını yükselten tek OECD ülkesi Türkiye. 2003 sınavlarında 38 OECD ülkesi arasında ilk 30’a giremezken, şu anda 91 ülke arasında ilk 15’in içerisindeyiz. Bu çok önemli bir başarı” diye konuştu.
‘MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERİMİZİ ÖNCELEYEN BİR KUŞAK YETİŞTİRMEK İSTİYORUZ’
Eğitimin yalnızca akademik başarıdan ibaret olmadığını belirten Bakan Tekin, öğrencilerin milli ve manevi değerlerle yetişmesinin de önem taşıdığını söyledi. Bakan Tekin sözlerini şöyle sürdürdü:
“Toplumun bizden beklediği ikinci boyut, eğitim öğretim süreçlerinde çocuklarımızın içinde yetiştikleri topluma, toplumsal değerlere, devlet ve millet geleneğimize, birlik ve beraberliğimize sahip çıkacak bir kuşak yetiştirmemiz. Hem akademik başarıları sağlayan hem de milletin bir ferdi, milletin bir parçası olmaktan gurur duyacak ve değerlerimizi gelecek kuşaklara taşıyacak bir eğitim vermemiz gerekiyor.”
Bu perspektifle Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni hayata geçirdiklerini belirten Tekin, model kapsamında tüm derslerde öğrencilerin milli ve manevi değerleri benimsemelerini sağlayacak bir müfredat oluşturduklarını ifade etti.
‘HAKKARİ’DEKİ EĞİTİM HİZMETLERİMİZE YENİLERİNİ EKLEYECEĞİZ’
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin insan hakları, kardeşlik, demokrasi, temel hak ve özgürlükler, anayasal devlet ve hukuk devleti gibi değerlere vurgu yaptığını belirten Tekin, eğitim alanındaki çalışmaların Türkiye’nin sosyal ve ekonomik kalkınmasına da katkı sağlayacağını söyledi. Tekin, Hakkari’deki eğitim çalışmalarına katkı sunanlara teşekkür ederek, “Hakkari’deki eğitim öğretim süreçlerine destek veren siyasi parti il başkanlarına, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz çalışanlarına, okul yöneticilerimize, öğretmenlerimize ve mülki idare amirlerimize bir kez daha teşekkür ediyorum. Hakkari’deki eğitime yönelik hizmetlerimize yenilerini ekleyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Bakan Tekin, onuruna verilen akşam yemeğinin ardından AK Parti Hakkari İl Teşkilatı’nı ziyaret edecek, daha sonra gençlerle bir araya gelecek.
HATAY’ın Samandağ ilçesi sahilinde gün batımı, kartpostallık görüntüler oluşturdu.
Samandağ ilçesi Deniz Mahallesi’ndeki sahilde gün batımı, bulutların arasından parlayan güneşin kızıl ve altın sarısı rengiyle görsel bir şölene dönüştü. Sahilde yürüyüş yapanlar, güneşin ufuk çizgisine yaklaşmasıyla oluşan renk çeşitliliğini cep telefonu kameralarıyla kayda aldı. Kartpostallık gün batımının ardından gökyüzündeki sıcak tonlar, yerini koyu mavi renge bıraktı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.