40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
16 Ekim 2026 Cuma
(İSTANBUL)- Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, kanala kayyum atanmasının ardından görevinden istifa ettiğini duyurdu. Toktaş, “Kayyum altında çalışmayı reddederek Halk TV genel yayın yönetmenliğinden istifa ettim” açıklamasını yaptı. 10 Ocak 2024’ten bu yana görevini sürdüren Toktaş, istifa dilekçesinde tüm haklarını saklı tuttuğunu belirtti.
Suat Toktaş, Halk TV’ye kayyum atanmasının ardından genel yayın yönetmenliği görevinden istifa ettiğini sosyal medya hesabından açıkladı.
Toktaş, paylaşımında, “Kayyum altında çalışmayı reddederek Halk TV genel yayın yönetmenliğinden istifa ettim” ifadelerini kullandı.
Halk TV İnsan Kaynaklarına hitaben yazdığı 16 Ekim 2026 tarihli istifa dilekçesinde ise Toktaş şunları kaydetti:
“10 Ocak 2024’ten beri sürdürdüğüm genel yayın yönetmenliğinden kayyumla çalışmayı reddederek istifa ediyorum. Tüm haklarım saklıdır.”
(ANKARA)- Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, fon krizine ilişkin soruşturma sürecini ve kurulan kurulları eleştirerek, “Bir nebze samimiyet gösterin, kararlılık sergileyin, süreç yönetimini TBMM’de konuya hakim isimlerden oluşacak karma komisyona devredin” çağrısında bulundu. Erbakan, “Kendinize zaman kazanıyor ama Türkiye’ye kaybettiriyorsunuz” dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, fon krizine ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Soruşturma sürecinin hızlandırılmadığını ve şeffaf yürütülmediğini savunan Erbakan, sermaye piyasalarına güven verilmesi gerektiğini belirtti.
“KENDİNİZE ZAMAN KAZANIYOR AMA TÜRKİYE’YE KAYBETTİRİYORSUNUZ”
Erbakan, “Türkiye küresel piyasa liginde küme düştü” ifadesiyle başladığı açıklamasında şunları kaydetti:
“Yaptığınızı beğendiniz mi? Bu ülke, bu halk, bu şekilde soyulmayı, fakirleştirilmeyi hak edecek ne yaptı?
Yüzyılın Fon Dolandırıcılığında soruşturma sürecini hızlandırmayıp şeffaflıktan uzak durarak sadece zaman kazanıyorsunuz. Kendinize zaman kazanıyor ama Türkiye’ye kaybettiriyorsunuz.
Bu arada uluslararası piyasalar bu oyalama taktiğinizi görüyor; ve sizi değil Türkiye’yi, yani bizi, 86 milyon insanımızı cezalandırıyor.
MSCI’ın 15 Ekim 2026 tarihli acil dondurma kararı ve Haziran 2027 uyarısı çok net: Koordineli işlemlere karşı şeffaf ve güvenilir yaptırımlar uygulamazsanız, Türkiye, ‘Gelişmekte Olan Piyasa’ statüsünden, en alt statüler olan ‘Sınır Piyasa’ ya da ‘Bağımsız Piyasa’ ligine düşürülecek.
Zaten parasını kurtaran yabancı yatırımcılar piyasamızı terk etti. Piyasalarımızın itibarını ve güvenini daha fazla zedelemeyin. Piyasalarımızı geri dönüşü on yıllarca mümkün olamayacak uçurumlara sürüklemekten vazgeçin.
” PİYASADA GÜVEN YOKSA, ŞEFFAFLIK VE DENETİM YOKSA ORADA YATIRIMCI DURUR MU? ”
Piyasada güven yoksa, şeffaflık ve denetim yoksa orada yatırımcı durur mu? Bunu da mı umursamıyorsunuz?
Piyasalara güven vermek, İstanbul’un silüetine ihanet etmeye, dere yataklarına rant kuleleri dikmeye benzemez.
Kendi ‘itibarınızı’ kurtarmak için çabalarken, sermaye piyasasını ve ülke ekonomisini karanlığa mahkum ettiniz.
Fon dolandırıcılığı için kurduğunuz kurullara halkımızın zerrece güveni yok.
“YARDIM İSTEYİN, BİRLİKTE KURTARALIM, ELİMİZİ UZATALIM”
Bir nebze samimiyet gösterin, kararlılık sergileyin, süreç yönetimini TBMM’de konuya hakim isimlerden oluşacak karma komisyona devredin.
Eğer niyetiniz FON’dan AK’lanmaksa belki bu şekilde mümkün olur. Zira, ekonomiyi göz göre göre uçuruma sürükleyenler, buradan uçurumdan çıkışı katiyen gerçekleştiremezler.
‘Dünya 5’ten Büyüktür’ diyordunuz ya Türkiye de sizden büyüktür. Piyasaların çöküşüne daha fazla rıza göstermeyin. Yardım isteyin, birlikte kurtaralım, elimizi uzatalım. Soyulan ülke bizim, fakirleşen halk biziz.”
Gazze Şeridi’ndeki Türk vatandaşları, İsrail saldırılarının ardından seyahatlere getirilen kısıtlamalar ve engeller nedeniyle bölgeden ayrılmakta zorluk yaşadıklarını belirterek, Türkiye’ye tahliye çağrısında bulundu.
Gazze Şeridi’nde mahsur kalan Türk vatandaşları, 7 Ekim 2023’te başlayan İsrail saldırıları nedeniyle getirilen seyahat kısıtlamaları ve engelleri sonucu bölgeden çıkmakta zorluk yaşıyor. Eşleri ve yakınlarıyla yeniden bir araya gelmek isteyen Gazze’deki Türk vatandaşları, eylem düzenledi. Türk bayrağının taşındığı eylemde Türkiye’ye, Mısır’a ve uluslararası topluma saldırılar nedeniyle birbirinden ayrılan ailelerin seyahat prosedürlerini kolaylaştırmak için harekete geçmeleri çağrısında bulunuldu.
Saldırılarda babasını kaybeden Türk vatandaşı Afnan Şahin, “Ailemle birlikte Gazze’de mahsur kaldık ve son derece zor şartlar altında yaşıyoruz. Babam Türk vatandaşıydı, vefat etmeden önce bizi Gazze’den çıkarmak için elinden gelen her şeyi yaptı” ifadelerini kullandı. Şahin, “Lütfen bana, hasta anneme ve aileme yardım edin. Daha fazla acı çekmeden ve daha fazla sevdiklerimizi kaybetmeden önce Gazze’de yardımınızı bekliyoruz” şeklinde konuştu.
“Eşimle bir araya gelmek istiyorum”
Eşi Türk vatandaşı olan Maryam Al-Manayea ise kocasından ayrı kaldığı için yaklaşık 3 yıldır sürekli zorluk çektiğini ifade etti. Al-Manayea, Türkiye’nin çabalarının kendisine seyahat etme ve eşiyle yeniden bir araya gelme konusunda yardımcı olacağını umduğunu ifade etti. “3 yıldır acı çekiyorum ve eşimle bir araya gelmek istiyorum” diyen Al-Manayea, Gazze Şeridi’nden ayrılmasına yardımcı olmak için her türlü çabanın gösterilmesini istedi. Al-Manayea ayrıca ilgili kurumlara ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi’ye insani yardım için Refah Sınır Kapısı’nın açılmasını kolaylaştırmaları ve böylece mahsur kalan ailelerin bölgeden ayrılıp sevdikleriyle yeniden bir araya gelmelerini sağlamaları çağrısında bulundu.
Al-Manayea, eşinin Türkiye’deki bir hastaneden kendisi için tıbbi sevk aldığını, ancak defalarca denemesine rağmen seyahat edemediğini vurguladı. Al-Manayea, tek dileğinin en kısa sürede eşiyle yeniden bir araya gelmek olduğunu belirtti.
(ANKARA)- Zafer Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı Fikret Artan, fon krizine ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunarak, ilgili kurumların yöneticilerinin görevden alınmasını ve sorumlular hakkında işlem yapılmasını istedi. Artan, ” Borsa İstanbul, Türk ve yabancı yatırımcılar için güvenli hale getirilsin” dedi.
Zafer Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı Fikret Artan, fon krizine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Artan, krizin şeffaf, etkin ve hızlı biçimde çözülememesi halinde bankacılık sektörüne de yayılabileceğini ve toplumsal bunalıma yol açabileceğini savundu.
Vatandaşların son yedi yıldır ekonomik sorunların yükünü taşıdığını belirten Artan, sermaye piyasalarının sağlam ve istikrarlı olmasının kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Artan, krizin derinleşmesinin önlenmesi ve borsaya güvenin yeniden sağlanması için adım atılması gerektiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın özel kalemi ile Katılımevim’in sahibi arasındaki ilişkiye yönelik açıklama yapılmasını isteyen Artan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de manipülasyondan haberdar olduğu iddiasını dile getirdi. Artan, şunları kaydetti:
“Öncelikle, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın özel kalemi ve Katılımevim’in sahibi şahıs ile olan ilişkisi hakkında kamuoyunu tatmin edici açıklama yapılmasını ve SPK Kanunu 106-107. maddeleri ile ilgili diğer kanunlar çerçevesinde gereğinin yerine getirilmesini, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in manipülasyonu bildiği halde neden SPK, BDDK, DDK, BİST, MKK ve Teftiş Kurulu’nu harekete geçirmediğinin ve bu kuruluşların sorumluluklarını yerine getirmeyerek tedbir almadıklarının açıklığa kavuşturulmasını ve haklarında işlem yapılmasını Türk milleti adına talep ediyoruz.”
İLGİLİ KURUMLARIN YÖNETİCİLERİNİN GÖREVDEN ALINMASINI İSTEDİ
Artan, ilgili kurumların yöneticilerinin görevden alınması ve haklarında soruşturma yürütülmesi çağrısında bulunarak, şu ifadeleri kullandı:
“SPK, BDDK, DDK, Takasbank başkan ve yönetim kurulu üyeleri, Takasbank ve MKK yönetimi derhal görevden alınmalı, Borsa İstanbul Yönetimi Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri, genel kurulla seçildikleri için, derhal savcılar harekete geçirilerek ve soruşturma izni verilerek işten el çektirilmeli ve yüksek Türk adaleti önünde hesaplarını vermelidirler.”
“BORSADA MANİPÜLASYON HALA DEVAM EDİYOR”
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda önceki gün yapılan açıklamalara işaret eden Artan, borsada manipülasyonun sürdüğünü ileri sürdü. Artan, açıklamasında şunları belirtti:
“Sayın Cumhurbaşkanı, dün TBMM Plan-Bütçe Komisyonunda SPK Başkan Yardımcısı aslında itiraf etmiş, tutanakları okuyun lütfen. Borsada manipülasyon hala devam ediyor, SPK Kanunu’nun ihlal edilmesi hala sürdürülüyor. Hisse senetleri hala Ana Pazar’da işlem görüyor. 114 fon tasfiye halinde deniliyor ama bunlar da işlem yapmaya devam ediliyor.
Hala içi boşaltılmış, üretim yapmaktan yoksun şirketlerin (Gündoğdu Gıda’da olduğu gibi inek yok, makine yok, süt yok, firmada 2 bekçi dışında çalışan yok, finansal tablolarda denetim yok) işlem tahtaları açık ve yüzde 6-7 prim yapıyor. Bu durum Nasrettin Hoca fıkrası değil, gerçek. Şaka yapmıyoruz.”
Artan, uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI’ın 15 Ekim’de Türkiye’yi “Gelişmekte Olan Piyasalar” kategorisinden çıkartarak dondurduğunu, düzenlemeler için Haziran 2027’ye kadar süre verdiğini ve aksi halde kategorinin düşürüleceğini açıkladığını öne sürerek, bunun uyarılarını desteklediğini savundu.
“PAY DEVİR İŞLEMLERİNİN HANGİ KAYNAKLARLA GERÇEKLEŞTİRİLDİĞİ AÇIKLANSIN”
Şirketlerin yeniden denetlenmesini ve pay devirlerinde kullanılan kaynakların açıklanmasını isteyen Artan, şöyle devam etti:
“Ayrıca, ortalıkta mantar gibi yayılmış bulunan şirketler yeniden denetlenerek, Borsa İstanbul, Türk ve yabancı yatırımcılar için güvenli hale getirilsin. Ayrıca Emlak Katılım Bankası, Katılımevim, Birevim vb. şirketlerin pay devir işlemlerini hangi kaynaklar kullanılarak gerçekleştiriyor şeffaf bir şekilde açıklansın.
Bu tedbirleri hızla alarak, eğer sorunu çözmekte samimi iseniz, bu kurullara her şeyden önce Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Türk milletinin ve fon mağdurları ile piyasada işini doğru yapan şirketlerin çıkarlarını öncelikle koruyacak, zarar görmelerini önleyecek liyakatli ve uzman kişilerin atamasını bir an önce yapın.
Böylece hem borsanın kaybettiği güveni hızlı bir şekilde kazanmasını, hem de Türk ekonomisindeki kötü gidişatı durdurmak adına yeni ve temiz bir sayfa açılabilir. Bu çağrımızı, toplumsal yapımızın daha fazla zarar görmemesi için, sorumlu muhalefet partisi anlayışı ile yapmayı bir görev addediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Mersin’de merkez ilçelerde etkili olan sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerinin girişlerini su bastı, sürücüler yollarda mahsur kaldı.
Mersin’de akşam saatlerinde etkisini gösteren sağanak yağış, kent merkezinde su taşkınlarına neden oldu. Kısa sürede etkisini artıran yağmur nedeniyle birçok cadde ve sokakta su birikintileri oluşurken, özellikle ana arterlerde trafik akışı olumsuz etkilendi.
Yağmur sularının yollarda birikmesiyle sürücüler ilerlemekte güçlük çekerken, bazı noktalarda trafik durma noktasına geldi. Özellikle battı-çıktı olarak bilinen alt geçitlerin bulunduğu bölgelerde biriken yağmur suları sürücülere zor anlar yaşattı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.