DOLAR

40,5896$% -0.46

EURO

47,8000€% -0.43

STERLİN

54,6468£% -0.9

GRAM ALTIN

4.352,83%-1,37

ONS

3.336,90%-0,91

BİST100

10.642,60%-0,43

a

07 Ekim 2026 Çarşamba

DİĞER YAZARLARIMIZ

AA-EÜ işbirliğiyle hazırlanan ‘Gazze’de Bir Gün’ sergisi İzmir’de açıldı

AA-EÜ işbirliğiyle hazırlanan ‘Gazze’de Bir Gün’ sergisi İzmir’de açıldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İzmir’de Anadolu Ajansı (AA) ile Ege Üniversitesi (EÜ) işbirliğiyle hazırlanan ” Gazze’de Bir Gün” fotoğraf sergisi ziyarete açıldı.

EÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde küratörlüğünü Alper Akdeniz’in üstlendiği sergide, AA foto muhabirlerinin Gazze’de savaş ve ağır yaşam koşulları altında çektiği yaklaşık 60 fotoğraf yer alıyor.

Fotoğraflarda, Gazze’deki yıkımın yanı sıra savaşın gölgesinde yaşamını sürdürmeye çalışan insanların günlük hayatından kesitler, çocukların yaşadığı zorluklar, direnç ve umut yansıtılıyor.

AA İzmir Bölge Müdürü Ahmet Caner Baysal, EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Boyacı’ya fotoğraflar hakkında bilgi verdi.

Sergiyi gezen Boyacı, AA muhabirine, fotoğrafların kendisini duygulandırdığını söyledi.

Sergide Gazze’deki olayların farklı yönlerini gösteren çarpıcı fotoğraflar bulunduğunu belirten Boyacı, “Anadolu Ajansı’na teşekkür ediyoruz. Çünkü bu katliamın dünyaya servis edilmesinde önemli rol oynadılar. İsrail’in medyayla ilgili güçlü bağlantıları var ve bloke ediyorlar. Bunları dünyaya yaymak büyük bir başarı, Anadolu Ajansı sayesinde bunları görebildik.” dedi.

Fotoğrafların, Gazze’de yaşananların daha yakından görülmesine imkan sunduğunu dile getiren Boyacı, bütün dünyanın Gazze’yi gördüğü halde görmezden geldiğini ifade etti.

Serginin 14 Ekim’e kadar ziyaret edilebileceğini aktaran Boyacı, ilgi görmesi halinde uzatılabileceğini kaydetti.

Devamını Oku

CHP’li Gülsever, 2025’te en az 94 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiğini vurguladı

CHP’li Gülsever, 2025’te en az 94 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiğini vurguladı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(ANKARA) – CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, “Yoksulluğun yükünü çocukların omuzlarına bırakan düzene karşı çocukların, emeğin ve adaletin yanında duracağız. Çocuklarımızın emeğini değil; umutlarını, hayallerini ve geleceklerini büyütmek zorundayız” dedi.

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, çocuk işçiliğine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Çocuk işçiliğinin yoksulluk, güvencesizlik ve denetimsizlikten beslenen yapısal bir sorun olduğunu belirten Gülsever, çocukların eğitimden ve güvenli bir gelecekten koparılmasına tepki gösterdi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin verilerine göre, Türkiye’de 2025 yılında en az 94 çocuk çalışırken yaşamını yitirdiğine işaret eden Gülsever, bu sayının yalnızca bir istatistik olarak görülemeyeceğini vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:

“Hayatını kaybeden 94 çocuğun her biri yarım kalan bir hayat, gerçekleşemeyen bir hayal ve telafisi mümkün olmayan bir kayıptır. Çocuk işçiliği kader değildir. Çocukları çalışmaya mecbur bırakan koşullar; derinleşen yoksulluğun, güvencesizliğin ve etkili denetim mekanizmalarının işletilmemesinin sonucudur.”

Çocukların çalışma yaşamına sürüklenmesinin eğitim, sağlık, oyun, gelişim ve yaşam haklarının ihlali anlamına geldiğini belirten Gülsever, çocuk işçiliğini önlemeye yönelik sosyal politikaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Gülsever, “Çocukların yeri fabrikalar, şantiyeler ve tarlalar değil okullar, oyun alanları ve güvenli yaşam ortamlarıdır. Hiçbir çocuk ailesinin geçimini üstlenmek zorunda bırakılmamalı, eğitim hakkından koparılmamalı ve denetimsiz çalışma koşullarında yaşamını kaybetmemelidir” dedi.

Gülsever, çocuk işçiliğiyle mücadelenin yalnızca cezai yaptırımlarla sınırlı tutulamayacağını; yoksulluğu azaltan, aileleri destekleyen ve her çocuğun nitelikli eğitime erişimini güvence altına alan bütüncül politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

CHP Kadın Kolları olarak çocukların yaşam hakkını, eğitimini ve geleceğini savunmaya devam edeceklerini vurgulayan Gülsever, “Yoksulluğun yükünü çocukların omuzlarına bırakan düzene karşı çocukların, emeğin ve adaletin yanında duracağız. Çocuklarımızın emeğini değil; umutlarını, hayallerini ve geleceklerini büyütmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Kosova’nın 3. kadın cumhurbaşkanı Justina Shiroka Pula göreve başladı

Kosova’nın 3. kadın cumhurbaşkanı Justina Shiroka Pula göreve başladı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kosova’nın yeni Cumhurbaşkanı Justina Shiroka Pula, düzenlenen törenle görevini resmen devraldı.

Kosova’nın başkenti Priştine’de, Cumhurbaşkanlığı Ofisinin de bulunduğu Meclis binasında ülkenin siyasi liderlerinin katılımıyla resmi tören düzenlendi.

Törende, Kosova Cumhurbaşkanlığı görevini vekaleten yürüten Meclis Başkanı Albulena Haxhiu, Kosova Cumhuriyeti Anayasası’nı Shiroka Pula’ya teslim ederek görevi devretti.

Haxhiu, Shiroka Pula’ya her zaman destek vereceğini ve onun gibi bir kadının bundan böyle bu görevi yürütecek olmasından onur ve gurur duyduğunu ifade etti. Shiroka Pula da Haxhiu’nun başlattığı çalışmaları sürdüreceğini söyledi.

Kosova’nın 3. kadın cumhurbaşkanı

Shiroka Pula, Sırbistan’dan tek taraflı bağımsızlığını 2008’de ilan eden Kosova’nın 3. kadın cumhurbaşkanı oldu.

120 sandalyeli Kosova Meclisinde dün gece yapılan oylamada, Kosova Bilimler ve Sanatlar Akademisi (ASHAK) Başkanı 73 yaşındaki Justina Shiroka Pula, 81 milletvekilinin desteğini alarak ülkenin yeni cumhurbaşkanı seçilmişti.

Eski Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani’nin 5 yıllık görev süresi, 4 Nisan’da dolmuştu.

Ekonomi alanında uzun yıllar akademisyenlik yapan Shiroka Pula, 2008-2011 döneminde Kosova Enerji ve Madencilik Bakanı, 2011-2014 döneminde milletvekili olarak görev yapmıştı.

Shiroka Pula, Aralık 2025’te ASHAK Başkanlığına seçilmişti.

Devamını Oku

Almanya Büyükelçisi Sorg, TÜREB Başkanı Erden ile COP31 planlarını ele aldı

Almanya Büyükelçisi Sorg, TÜREB Başkanı Erden ile COP31 planlarını ele aldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(ANKARA) – Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erden ile Antalya’da düzenlenecek COP31 kapsamında bir araya geldi.

Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg, X hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

“TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erden ile Antalya’daki COP31’e yönelik iddialı planlar, yaklaşan offshore rüzgar enerjisi ihaleleri ve Alman şirketlerinin önemli rolü hakkında iyi bir görüşme gerçekleştirdik. Daha yakın bir Türkiye- Almanya iş birliği için büyük bir potansiyel var.”

Devamını Oku

TÖDER Başkan Yardımcısı Kalko, eğitim teknolojilerinin dünyaya ihracını istedi

TÖDER Başkan Yardımcısı Kalko, eğitim teknolojilerinin dünyaya ihracını istedi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

TÜRKİYE’de eğitim sektöründe üniversite ile endüstri (veya K-12 okulları) arasındaki iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan Eğitimde Bilgi & Teknoloji Aktarım Mekanizması (EBİTEKAM) projesinin tanıtım programında konuşan TÜM Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER) Başkan Yardımcısı Ümit Kalko, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni ihtiyaçlara göre sürekli geliştirilmesi gerektiğini belirterek, “Batı’nın iyi olan şeyleri varsa alalım, geliştirilebilir tarafı varsa tamamlayalım ama artık pek çoğundan daha büyük bir boyuta geçtik. Önce bunun farkına varmamız lazım. Biz istersek inanılmaz bir eğitim modeli yapabiliriz” dedi.

Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda, EBİTEKAM lansmanı ve Eğitimde Üniversite-Endüstri İş Birliği Buluşması gerçekleştirildi. Program kapsamında ‘Üniversite-Endüstri İş Birliğinin Eğitim Sektörünün Büyümesine Etkisi’ başlıklı bir panel düzenlendi. Panele eğitim girişimcisi ve TÖDER Başkan Yardımcısı Ümit Kalko konuşmacı olarak katıldı.

Kalko, panelde üniversiteler ile özel okullar arasındaki iş birliklerinin eğitim sektörüne sağlayabileceği katkıları değerlendirdi. Eğitim sisteminde üniversiteler ile okulların birbirinden ayrı yapılar olarak görülmesinin iş birliği süreçlerinde zorluklara neden olduğunu belirten Kalko, öğretmen adaylarının üniversite eğitimi sırasında saha deneyimi kazanmasının önemine dikkat çekti.

‘ÖĞRETMEN ADAYLARI SAHA TECRÜBESİ KAZANMALI’

Kalko, panelde yaptığı konuşmada; “Üniversiteleri ayrı bir yapı, okulları ayrı bir yapı olarak gördüğümüz müddetçe ikisinin arasında bağ kurarken zorluk yaşıyoruz. Öğretmen adaylarının üniversite yıllarında sadece bilgi depolanmış vaziyette mezun olmaları çok faydalı olmuyor. Yapay zekanın da ciddi manada hayatımıza girdiği yeni bir yüzyılda öğretmenlerimizin üniversitede okurken saha tecrübesini edinmeye başlamaları gerektiğini vurguladım. Üniversiteler, eğitim fakültesi, yetkin öğretmen yetiştirmek istiyorsa mutlaka okullardan uygulama desteği almalı” dedi.

‘EĞİTİM TEKNOLOJİLERİNİ DÜNYAYA İHRAÇ EDEBİLİRİZ’

Eğitim fakültelerinin yalnızca öğretmen yetiştiren kurumlar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Kalko, Türkiye’nin eğitim teknolojileri alanında dünyaya ürün ihraç edebilecek potansiyele sahip olduğunu söyledi. Kalko, “Türkiye’de yeteri kadar öğretmen sayımız var. Bizim eğitim teknolojileri geliştiren, bunu dünyaya kaliteli ürün olarak üreten bir ülke olmamız gerekir. Nasıl ki İHA’ları, SİHA’ları inanılmaz bir şekilde üretip dünyada ses getiren bir ülkeysek, aynı potansiyelin çok daha fazlası bizim üniversitelerimizde ve okullarımızda var” diye konuştu.

Üniversiteler ve özel okulların sahip olduğu altyapının Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarıyla birleştirilmesi gerektiğini belirten Kalko, “Bu iki gücü tek bir güç halinde Ar-Ge merkezleriyle, inovasyonla destekleyip dünyada ses getirecek eğitim teknolojilerini, yapay zeka destekli eğitim teknolojileriyle de dünyaya ihraç edebileceğimiz bir güce dönüşebilir” ifadelerini kullandı.

‘KENDİMİZE HAS BİR EĞİTİM MODELİ OLSUN İSTİYORUZ’

Türkiye’nin kendi ihtiyaçlarına uygun bir eğitim modeli geliştirmesi gerektiğini söyleyen Kalko, farklı ülkelerin eğitim modellerinin doğrudan alınması yerine Türkiye’nin kendi sosyal ve kültürel yapısının dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Kalko, “Bizim kendimize has bir eğitim modelimiz olsun istiyoruz. Bizim ülkemizin gerçeklerine, örf, adetlerine, genlerimize, öğrenme şekillerimize göre. Finlandiya eğitim modelini hemen ithal edip alalım, İsveç eğitim modelini alalım yaklaşımından çıkmamız lazım. Batı’nın iyi olan şeyleri varsa alalım, geliştirilebilir tarafı varsa tamamlayalım ama artık pek çoğundan daha büyük bir boyuta geçtik. Önce bunun farkına varmamız lazım. Biz istersek inanılmaz bir eğitim modeli yapabiliriz” dedi.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin uygulanmaya başladığını hatırlatan Kalko, modelin sonuçlarının zaman içerisinde daha belirgin hale geleceğini ifade ederek, eğitim fakülteleri ve özel okulların iş birliğinin bu süreçte önem taşıdığını söyledi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni toplumun ihtiyaçlarına göre sürekli geliştirilmesi gerektiğini belirten Kalko, “Özel okullar olarak fakültelerimizin bir destekçisi, hamisi olursak çok daha güzel bir gelecek bizi bekliyor” diye konuştu.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.