DOLAR

40,5896$% -0.46

EURO

47,8000€% -0.43

STERLİN

54,6468£% -0.9

GRAM ALTIN

4.352,83%-1,37

ONS

3.336,90%-0,91

BİST100

10.642,60%-0,43

a

06 Ekim 2026 Salı

DİĞER YAZARLARIMIZ

AYM, Tayfun Kahraman’a ikinci ihlal kararında 100 bin lira tazminat hükmetti

AYM, Tayfun Kahraman’a ikinci ihlal kararında 100 bin lira tazminat hükmetti
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Anayasa Mahkemesinin (AYM) Gezi davasında 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Tayfun Kahraman’ın yaptığı ikinci bireysel başvuruya ilişkin 2 Nisan 2026 tarihli kararı, 6 Ekim tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.

AYM, daha önce Kahraman hakkında verdiği ihlal kararında, yargılamada usule ilişkin güvencelerin ihlal edilmesinin yargılamanın hakkaniyetini bir bütün olarak zedelediğini belirttiğini ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması gerektiğini hatırlattı.

“TAKDİR YETKİSİ KAPSAMINDA ORTAYA KONULMUŞ HUKUKİ BİR GÖRÜŞ OLARAK DAHİ KABUL EDİLEMEZ” 

Yüksek Mahkeme, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin yeniden yargılama talebini reddetmesini değerlendirirken şu gerekçelere yer verdi: “Eldeki uyuşmazlıkta ilk derece mahkemesi, Anayasa Mahkemesini verdiği ihlal kararı sebebiyle kanun yolu incelemesi yaparak yetki gasbı yapmakla itham etmiş ve ihlal kararının gerekleri yerine getirilmemiştir. Demokratik ve anayasal bir hukuk düzeninde yargı mercilerinin Anayasa Mahkemesini yetki gasbı yapmakla itham ederek kararlarına uymaması, Anayasa hükümleri gereğince takdir yetkisi kapsamında ortaya konulmuş hukuki bir görüş olarak dahi kabul edilemez.”

AYM, bireysel başvuru sistemindeki görev ve yetki sınırlarının derece mahkemelerince yeniden tanımlanamayacağını da vurgulayarak gerekçesinde şunları kaydetti: “Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkisini, herhangi bir derece mahkemesinin yorumu veya kendince oluşturduğu kabuller değil ancak anayasa koyucu belirler. Kamu gücü kullanıldığı hususunda şüphe bulunmayan yargı mercilerinin kesinleşmiş kararlarıyla, kişilerin Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruması altında kalan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddialarını bireysel başvuru yoluyla inceleme yetki ve görevi bizzat anayasa koyucu tarafından Anayasa Mahkemesine verilmiştir.”

“ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARININ BAĞLAYICILIĞININ İSTİSNASI YOKTUR”

Mahkeme, ilk derece mahkemesinin AYM’nin ihlal kararını bir “kanun yolu incelemesi” olarak değerlendirmesini de kabul etmedi. Kararda şu ifadeler kullanıldı: “Anayasa Mahkemesinin Anayasa’daki temel hak ve özgürlüklerle ilgili güvenceler kapsamında yaptığı inceleme kanun yolunda gözetilmesi gereken bir hususun incelenmesi olarak nitelendirilemez. Aksine bir nitelendirme, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruları inceleme ve karara bağlama görevinin yerine getirilememesi sonucunu doğurur. Anayasa’nın 153. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hükmün herhangi bir istisnası bulunmamaktadır. Böyle bir istisna hükmü olmadığından göre mahkemeler ve kamu gücünü kullanan diğer organlar, hiçbir şekilde Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamaktan veya gereğini yerine getirmekten kaçınamaz.”

AYM, derece mahkemelerinin Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığını tartışamayacağını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Bir başka söyleyişle Anayasa’ya göre yargı mercileri, Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkisini aştığından bahisle Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığını sorgulama, Anayasa Mahkemesi kararını uygulamama yetkisine sahip değildir. Anayasa’nın açık hükmüne rağmen Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığının sorgulanması; her kademedeki mahkeme kararının muhatapları tarafından tartışmaya açılması, Anayasa Mahkemesi kararlarının kabul edilmemesi ve uygulanmaması sonucunu doğurur ki oluşan bu durum hukuk devletini işlemez hale getirir.”

“MAHKUMİYETE ESAS ALINAN DELİLLERLE SUÇ ARASINDAKİ SOMUT BAĞ ORTAYA KONULMADI”

Kahraman’ın ilk başvurusunda verilen ihlal kararının esasına ilişkin de değerlendirmede bulunan AYM, mahkumiyete esas alınan deliller ile isnat edilen suç arasındaki bağın yeterli gerekçeyle ortaya konulmadığını hatırlattı: “Anayasa Mahkemesi, mahkumiyet kararına esas alınan deliller ile başvurucuya isnat edilen suça konu eylemler arasındaki ilişkiyi yani suçun sübutuna ilişkin değerlendirmeyi kendisinin yapmadığını, varsa bu ilişkinin yeterli bir gerekçeyle derece mahkemesince ortaya konulması gerektiğini ifade ettiğinin altını çizmek gerekir. Diğer bir ifadeyle Anayasa Mahkemesi, yargılama kapsamında hangi delilin hükme esas alınabileceği veya alınamayacağı konusunda bir belirlemeyle ihlal sonucuna ulaşmamış, mahkümiyet hükmüne esas alınan deliller ile isnat edilen suçun unsuru olan cebir ve şiddet hareketleri arasındaki somut bağın ne olduğunun yeterli bir gerekçeyle ortaya konulmadığı tespitiyle hak ihlali kararı vermiştir.

“YENİDEN YARGILAMANIN BAŞLATILMASI YASAL VE ANAYASAL BİR ZORUNLULUKTUR”

AYM, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin yeniden yargılamayı başlatmamasına ilişkin tutumunun hem bireysel başvuru hakkını hem de adil yargılanma hakkını ihlal ettiği sonucuna vararak şu ifadeleri kullandı: “İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin yeniden yargılama işlemlerini başlatması hem yasal hem de anayasal bir zorunluluktur. Anayasa’nın açık düzenlemesi ve bireysel başvurunun işlevi dikkate alındığında Anayasa Mahkemesi kararının uygulanmasının reddedilmesi ve usul hukukunun emrettiği yöntemler izlenerek ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmaması Anayasa’nın 153. maddesinin sözüyle açıkça çelişen ve anayasa koyucunun iradesine aykırı bir değerlendirme ve uygulama olmuştur. Bu itibarla mahkemenin tutumu, başvurucunun bireysel başvuru hakkının ihlal edilmesine yol açmıştır. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin ihlal kararından sonra İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yeniden yargılama işlemlerinin başlatılmaması, ayrıca başvurucunun adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının da süregelen bir şekilde ihlal edilmesine yol açmaktadır.

KARAR İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİNE GÖNDERİLDİ

AYM, bireysel başvuru hakkının ihlal edildiğine oy birliğiyle, hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ise oy çokluğuyla karar verdi.

İhlallerin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere kararın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine hükmedildi. Kahraman’a 100 bin lira manevi tazminat ve 45 bin 64 lira 40 kuruş yargılama gideri ödenmesine karar verildi. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığı ile Hakimler ve Savcılar Kuruluna gönderilmesi de kararlaştırıldı.

Devamını Oku

Namık Tan, Mekke Anlaşması’na ilişkin TBMM onayı ve Yemen sevkiyatı iddiasını sordu

Namık Tan, Mekke Anlaşması’na ilişkin TBMM onayı ve Yemen sevkiyatı iddiasını sordu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(ANKARA) – YENİ Parti İstanbul Milletvekili Namık Tan, “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” olarak anılan düzenlemenin hukuki statüsünün açıklanmasını istedi. Anlaşmanın TBMM onayına sunulmadan uygulanamayacağını savunan Tan, Yemen’e askeri kuvvet veya yetenek sevk edildiği yönündeki iddiaların da açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti.

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Namık Tan, sosyal medya hesabından “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”na ilişkin açıklama yaptı. Tan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Sözü uzatmadan tekrar tekrar soralım: Var olduğu iddia edilen ‘Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ TBMM onayına sunulmadan nasıl geçerli olur, nasıl uygulanabilir? Eğer ortada bir ‘ortak savunma anlaşması’ değil de bir ‘mutabakat muhtırası’ veya ‘mutabakat zabtı’ hatta o bile değil yalnızca bir ‘ortak basın açıklaması’ varsa bu atılan adımların hukuksal zemini nedir’ü

Yineliyoruz ve uyarıyoruz bu yapılanlar anayasal suçtur. Dış politika açısından ise hele bu ortam ve bağlamda sözkonusu gözükara girişimler, tek adam rejimlerine özgü bir kıyamet günü senaryosu saplantısını ortaya koymaktadır. Yemen’e askeri kuvvet ve/veya yetenek sevki iddiası doğruysa bu saplantının apaçık bir dışavurumu, kanıtıdır.”

Devamını Oku

Bursa İnegöl’de bariyerlere çıkan otomobilin sürücüsü kazadan yara almadan kurtuldu

Bursa İnegöl’de bariyerlere çıkan otomobilin sürücüsü kazadan yara almadan kurtuldu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

BURSA’nın İnegöl ilçesinde sürücüsünün kontrolden çıkan otomobil, bariyerlerin üzerine çıkarak yan durdu. Sürücü, kazadan yara almadan kurtuldu.

Kaza gece yarısı Bursa- Ankara karayolu üzerinde İnegöl girişinde meydana geldi. Konya’dan Bursa istikametine seyir halinde olan sürücü Ömer E. (36) idaresindeki 06 BC 9452 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu savrularak yol kenarındaki bariyerlerin üzerine çıkıp, yan şekilde durdu. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Otomobil sürücüsü, kazadan yaralanmadan kurtuldu.

Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Devamını Oku

Birleşik Krallık’ta plastik içeren ıslak mendiller yasaklanıyor

Birleşik Krallık’ta plastik içeren ıslak mendiller yasaklanıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Birleşik Krallık’ta çevre kirliliğini azaltmak ve kanalizasyon sistemlerindeki tıkanıklıkların önüne geçmek amacıyla plastik içeren tek kullanımlık ıslak mendillerin satışı yasaklanacak. Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte plastik içeren birçok ıslak mendil mağazalarda ve internet üzerinden satılamayacak.

LİSTEDE ÇOCUK BAKIM, MAKYAJ TEMİZLEME VE YÜZEY TEMİZLİĞİNDE KULLANILAN MENDİLLER DE VAR

Yasak yalnızca belirli temizlik ürünleriyle sınırlı olmayacak. Plastik içeren bebek ve çocuk bakım mendilleri, makyaj temizleme mendilleri, antibakteriyel el mendilleri, kişisel hijyen ürünleri, ev ve yüzey temizliğinde kullanılan mendiller ile tek kullanımlık ıslak paspas ürünleri düzenleme kapsamında yer alacak.

TARİH BELLİ OLDU: İLK YASAK GALLER’DE BAŞLIYOR

Birleşik Krallık’ı oluşturan 4 ülke arasından yeni uygulamaya ilk geçen ülke Galler olacak. Plastik içeren ıslak mendillere yönelik yasak Galler’de 18 Aralık 2026’da başlayacak. Düzenleme daha sonra sırasıyla Kuzey İrlanda, İngiltere ve İskoçya’da da yürürlüğe girecek.

NEDEN YASAKLANIYOR?

Yasağın arkasındaki en önemli nedenlerden biri plastik içeren mendillerin kanalizasyon sistemlerinde oluşturduğu sorunlar. Tuvalete atılan bu ürünler, tuvalet kagıdı gibi kolay şekilde parçalanmıyor.

Kanalizasyon sisteminde yağ ve diğer atıklarla birleşen mendiller zamanla büyük yığınlar oluşturabiliyor. Bu durum boruların tıkanmasına, taşkınlara ve su kaynaklarına plastik karışmasına neden olabiliyor.

TÜM ISLAK MENDİLLER YASAKLANMAYACAK

Öte yandan düzenleme, ıslak mendillerin tamamının raflardan kaldırılması anlamına gelmiyor. Plastik içermeyen, bambu ve bitki lifleri gibi biyolojik olarak parçalanabilen malzemelerden üretilen ürünlerin satışına devam edilebilecek.

Profesyonel tıbbi tedavi, endüstriyel üretim ve laboratuvar kullanımı için üretilen bazı plastik içerikli mendiller de yasaktan muaf tutulacak. Belirli sağlık ihtiyaçları bulunan kişilere eczaneler aracılığıyla bu ürünlerin sağlanmasına da izin verilecek.

Yasak öncesinde işletmelerden stoklarını gözden geçirmeleri istenirken, düzenleme yürürlüğe girdikten sonra yasak kapsamındaki ürünleri satmaya devam eden işletmelere para cezası uygulanabilecek.

Devamını Oku

Şanlıurfa GAP Havalimanı’na inen AJet uçağındaki patlayıcı madde ihbarı asılsız çıktı

Şanlıurfa GAP Havalimanı’na inen AJet uçağındaki patlayıcı madde ihbarı asılsız çıktı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Şanlıurfa Gap Havalimanı’na iniş yapan bir yolcu uçağında “patlayıcı madde bulunduğu” ihbarı asılsız çıktı.

Ankara’dan Şanlıurfa’ya gelen ve içinde 7’si mürettebat 143 kişinin bulunduğu AJet’e ait yolcu uçağının lavabosunda, “Arka kargoda 1 kg C4 var” yazılı not bulundu.

Pilotların durumu kuleye bildirmesinin ardından Şanlıurfa GAP Havalimanı’na iniş yapan uçaktaki yolcular, yoğun güvenlik önlemi alınarak tahliye edildi.

Daha sonra bomba imha ekiplerince yapılan kontrollerde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadı.

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, havalimanında gazetecilere yaptığı açıklamada, yolcu uçağında “patlayıcı madde olduğu” yönünde not bulunması üzerine başlatılan arama çalışmasının sonuçlandığını söyledi.

Herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığını belirten Şıldak, “Çalışmalar sonrası uçak park alanına alındı. Hava trafiğini tekrar normale döndürüyoruz. Olaydan etkilenen tüm yolcularımıza, mürettebatımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.” dedi.

Vali Şıldak, konuyla ilgili gözaltı olup olmadığı yönündeki soruya, “Adli süreç devam ediyor. Başsavcılığımız tarafından yürütülen adli soruşturma kapsamında gerekli araştırma ve inceleme yapılacak. Tüm gerekli delil toplama faaliyetleri devam ediyor. Şu an için bir güvenlik sorunu bulunmuyor, hava trafiğini de başlatmış bulunuyoruz.” yanıtını verdi.

Devamını Oku