40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
04 Ekim 2026 Pazar
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Deniz süpürgeleri yüzeyi temizliyor, DERİA tekne atıklarını denize ulaşmadan topluyor. Sıfır Atık Mavi ile denizlerimiz de mis gibi olacak” dedi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayesinde yürütülen Sıfır Atık Mavi Projesi kapsamında denizleri korumak için hizmete alınan deniz süpürgesi ve atık alım gemisinden görüntüler paylaştı. Bakan Kurum, ” Fethiye’nin mavisi emin ellerde. Deniz süpürgeleri yüzeyi temizliyor, DERİA tekne atıklarını denize ulaşmadan topluyor. Sıfır Atık Mavi ile denizlerimiz de mis gibi olacak” ifadelerine yer verdi.
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hippoterapi Uygulama ve Araştırma Merkezinde, atların ritmik hareketi ve insan-at etkileşiminden yararlanılarak özel gereksinimli bireylerden kanser hastalarına kadar farklı grupların fiziksel, sosyal ve duygusal gelişimlerine katkı sağlanıyor.
Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamaya göre, merkezde, hippoterapi alanında bilimsel araştırma, uygulamalı eğitim ve toplumsal katkı çalışmaları aynı çatı altında buluşturuluyor. Çalışmalar bilimsel yaklaşım, güvenlik, etik ilkeler, bireysel farklılıklar ve at refahı esas alınarak gerçekleştiriliyor.
Atın ritmik hareketinden yararlanılan uygulamalarla denge, postür ve motor becerilerin geliştirilmesi desteklenirken özgüven ve sosyal iletişimin güçlendirilmesi de hedefleniyor.
Yaklaşık 250 metrekarelik kapalı merkez binasının yanı sıra kapalı manej, bin metrekarelik kum uygulama alanı, 3 bin metrekarelik çim alan, padoklar, at bakım ve yıkama alanları ile veteriner hekim çalışma alanı bulunan merkezde uygulama, eğitim ve araştırma faaliyetleri yürütülüyor.
Atların sağlık durumlarının yanı sıra fiziksel uygunlukları, davranış özellikleri, dengeli ve ritmik yürüyüşleri ile insanlarla güvenli etkileşim kurabilmeleri dikkate alınıyor.
20 hastayla bilimsel araştırma yapıldı
Merkezde onkoloji alanındaki akademisyenlerle işbirliği içinde genç yetişkin kanser hastalarına yönelik bilimsel çalışma da gerçekleştirildi. 20 hastanın katıldığı araştırmada, at destekli aktivitelerin hastaların iyi oluş süreçleri üzerindeki etkileri bilimsel verilerle değerlendirildi.
Çalışmalar kanser tedavisine alternatif bir yöntem olarak değil, mevcut tedavi ve rehabilitasyon süreçlerini destekleyen tamamlayıcı uygulamalar olarak değerlendiriliyor.
Merkez, hippoterapinin yaygınlaştırılması amacıyla fizyoterapist, ergoterapist ve dil-konuşma terapistlerinin de yer aldığı farklı disiplinlere yönelik eğitim ve işbirliği faaliyetleri yürütüyor.
Çocuklardan yaşlılara geniş bir kesime ulaşılıyor
Öte yandan, merkezde gereksinimli bireylerin yanı sıra çocuklar, yaşlılar, kanser hastaları, gazilerin çocukları ve farklı dezavantajlı gruplara yönelik sosyal sorumluluk ve bilimsel çalışma projeleri yapılıyor.
Merkez Müdürü Öğr. Gör. Ali Ekber Ün, merkezin Türkiye’nin ilk tam teşekküllü hippoterapi merkezi olarak görev yaptığını belirterek, “Burada özel gereksinimli bireylerimize, ihtiyaç sahibi bireylerimize ve yaşlılarımıza terapi hizmeti veriyoruz. Çalışmalarımızı bilimsel ve etik değerler çerçevesinde sürdürüyoruz.” ifadelerine yer verdi.
Hippoterapide kullanılacak atların bilimsel kriterlerle seçildiğini aktaran Ün, “Bu tedavi yönteminde at bir araç değil, ekip arkadaşımız. Bu nedenle öncelikle sağlıklı olması, ardından hippoterapiye uygunluğunun belirlenmesi gerekiyor. Uygulamanın, sayısal verilerle kanser hastalarına iyi geldiğini tespit ettik. Araştırmanın sonuçları, Uluslararası Onkoloji Hemşireliği Kongresi’nde Sözel Bildiri Üçüncülük Ödülü’ne layık görüldü.” değerlendirmesinde bulundu.
Atın ritmi denge ve koordinasyonu destekliyor
Fizyoterapist Tuğba Kılıçkaya, çalışmaların her bireyin ihtiyacına göre planlandığını belirterek, şunları kaydetti:
“Çocuklarımız asıl tedavilerini, fizik tedavilerini almaya devam ediyor. Buraya destekleyici terapi amacıyla geliyorlar. Takiplerini yapan fizyoterapistlerle iletişim halinde süreci sürdürüyoruz. Atın ne hissettiğini çocuğa anlatıyoruz. Böylece empati duygusunun gelişimini de gözlemliyoruz.”
Fizyoterapist Rümeysa Karayel ise “En önemlisi, özgüven kazandırıyor. Atın üstünde tek başına durabilmesi, bir şeyi yapabiliyor olması çocuğa ‘Ben bunu yapabilirim’ hissi veriyor.” açıklamasında bulundu.
“Atın üstünde emekleme yapıyorum”
Merkezde uygulamalara katılan 9 yaşındaki Nevfel Tuğra Bozkurt, ilk geldiğinde atlardan korktuğunu, zamanla onlarla güçlü bir bağ kurduğunu aktardı.
Haftada bir gün merkeze geldiğini aktaran Nevfel Tuğra, “Ayağa kalkıyorum. Atın üstünde emekleme yapıyorum. Sonra basket oynuyorum.” ifadesini kullandı.
Nevfel Tuğra’nın teyzesi Azranaz Yankaya da “İlk geldiğinde duruşu daha eğikti. Şu an daha dik duruyor. Özgüven açısından da gelişme oldu. Gün geçtikçe daha da etkisini görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Milyonlarca emekli ve memurun ocak ayında alacağı zam için yıl sonu enflasyon beklentileri belirleyici olacak. SGK Uzmanı Murat Bal, Habertürk’te katıldığı canlı yayında zam oranlarına ilişkin hesaplamalarını paylaştı.
Eylül ayı enflasyonunun yüzde 2-2,2 civarında gerçekleşmesini beklediğini belirten Bal, yıl sonu enflasyonuna ilişkin şunları söyledi:
“Hedef biraz yükseldi. Yani beklenti anketi 29.61’e kadar çıktı, Merkez Bankası katılımcılarının yaptığı beklenti anketi. 30’a da yaklaşabilir. (…) 29’un biraz üstünde, 30’un altında 29,5’lar, 30 civarında bir enflasyon gerçekleşecek gibi gözüküyor.”
SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin alacağı zammın enflasyonla orantılı olacağını hatırlatan Bal, “Yüzde 28 ile 30 arasında bir bant şu anda söz konusu” dedi. Bal, yıllık enflasyonun yüzde 28 olması halinde emeklilerin enflasyon farkının yüzde 8,70 ile 11 arasında olacağını ve bu farkın doğrudan zamma yansıyacağını ifade etti.
Memurlar için hesaplama yönteminin farklı olduğunu vurgulayan Bal, şunları kaydetti:
“Toplu iş sözleşmesinden gelen fark var. Orada kesin alacakları yüzde 5 var. Tabii yüzde 7’nin üzerinde eğer 2. 6 ay enflasyonu çıkarsa da o farkı alacaklar. Orada da beklenti, orada da yüzde 6,5 – 7 civarında bir fark oluşacak gibi gözüküyor.”
En düşük emekli maaşı uygulamasının sürüp sürmeyeceğinin belirleyici olacağını söyleyen Bal, “Öncelikle en düşük emekli maaşı devam edecek mi etmeyecek mi? Asıl mevzu bu” dedi. Bal, uygulamanın devam etmesi halinde rakamın “25 bin 600 – 26 bin seviyesinde” olacağını öngördü.
Bu dönemde emeklilere refah payı verilmesini beklemediğini söyleyen Bal, “Ben bu dönem beklemiyorum. Yani 2026 sonunda bunu beklemiyorum. Ama 2027’den itibaren biraz da seçim sathı mahalline girildikten itibaren de ben emeklilerimizde biraz daha iyileştirme olacağını düşünüyorum ama bu dönemde biraz zor gibi gözüküyor” ifadelerini kullandı.
KARABÜK’te mantar toplamak için evden çıkan Gökmen Çemek (59), ormanda ölü bulundu.
Olay, merkez Kapullu Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre; Gökmen Çemek, dün saat 20.30 sıralarında, mantar toplamak için evden çıktı. Çemek’ten haber alamayan yakınları, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. Jandarma ve AFAD ekipleri, bölgede arama çalışması başlattı. Çemek’in, merkeze bağlı Başköy köyünde gece saatlerinde, aracının yaklaşık 250 metre yakınındaki ormanda, cansız bedeni bulundu. Çemek’in cenazesi, Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin morguna kaldırıldı.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Bilecik İl Müftü Yardımcısı Dr. Adem Özsoy, Ertuğrul Gazi Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) Yurdunda öğrencilerle bir araya gelerek sohbet etti.
Ertuğrul Gazi KYK Yurdunda gerçekleştirilen buluşmada Dr. Adem Özsoy, öğrencilerle bir süre sohbet ederek çeşitli konularda görüş alışverişinde bulundu. Samimi bir ortamda gerçekleşen programda öğrencilerin soruları da yanıtlandı.
Buluşmanın, öğrencilerle iletişimin güçlendirilmesi ve gençlerin talep ve görüşlerinin dinlenmesi amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.