40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
30 Temmuz 2026 Perşembe
(TBMM) – Dem Parti’nin maden, enerji, çevre, zeytinlikler, ormanlar ve yatırım izin süreçlerine ilişkin çeşitli yasalarda değişiklikleri içeren 7554 sayılı Kanun sonrası yaşanan ekolojik tahribatların bütün boyutlarıyla araştırılması amacıyla TBMM’ye verdiği Meclis araştırması önergesi MHP ve AK Parti oylarıyla reddedildi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da, Dem Parti’nin 7554 sayılı Kanun sonrası yaşanan ekolojik tahribatların bütün boyutlarıyla araştırılması amacıyla Meclis araştırması önergesi verdi.
BOZ: TALAN YASASININ BİLANÇOSU ORTADA
Önergenin gerekçesini açıklayan DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyye Boz, söz konusun kanunun iktidar tarafından “yatırımları hızlandıran düzenleme” olarak tanımlandığını, halk arasında ise “talan yasası” olarak anıldığını söyleyen Boz, “Bu kanunun bir yıllık bilançosu da aslında ortada. Geçen süre gösterdi ki hızlandırılan şey, ormanların, meraların, zeytinliklerin ve su havzalarının şirketlere devri” ifadelerini kullandı.
Kanunun çevre hukukunu tamamen ortadan kaldırmadığını ancak şirketlerin faaliyetlerini durdurmayacak şekilde düzenlemeler içerdiğini savunan Boz, kurumların görüş bildirmemesi halinde bunun “olumlu görüş” olarak kabul edildiğini belirtti. Boz, bu düzenlemeyle Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) tamamlanmadan ruhsat süreçlerinin ilerletilmesinin önünün açıldığını ileri sürdü.
Yasama organının bu tür düzenlemelerle ruhsat süreçlerini kolaylaştırdığını öne süren Boz, “Yasama yolu açıyor, ruhsat dağıtıyor. Bunların yaratmış olduğu neticelerde yürütme çok rahat bir şekilde ruhsatları dağıtmaya devam ederken denetleme de yapılmıyor. Hukuki süreçler ise yıkımların önünü açmaya devam ediyor. Karşımızda doğanın metalaştırılmasını, halkın mülksüzleştirilmesini ve kamusal varlıkların şirketlere aktarılmasını esas alan örgütlü bir sermaye birikimi var” ifadelerini kullandı.
Boz, bir yılda maden, petrol ve doğal gaz projeleri için bin 63, enerji projeleri için ise 193 olmak üzere toplam bin 256 ÇED onayı verildiğini belirterek “Yalnızca 2026 yılının ilk altı ayında 600 maden sahası ihale sürecine çıkarıldı. İktidarın doğayı korumakta göstermediği bu planlanma disiplinini hangi dağın hangi şirkete verilmesiyle ilgili göstermesi gerçekten ibretlik” dedi.
RIZVANOĞLU: SÜPER İZİN YASASININ BİR YILLIK BİLANÇOSUYLA TÜRKİYE PARSEL PARSEL MADEN RUHSATLARINA AÇILDI
YENİ Parti İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, geçen yıl kabul edilen ve kamuoyunda “süper izin yasası” olarak bilinen düzenlemenin birinci yılında yasanın Türkiye’nin doğal varlıklarını madencilik faaliyetlerine açtığını savundu. Rızvanoğlu, MAPEG’in son bir yılda yüz binlerce hektarlık alanı maden ruhsatı ihalesine çıkardığını belirterek, “İktidar Türkiye’nin haritasına baktığında şehirleri, köyleri, ormanları değil; ruhsat sahalarını ve ihale numaralarını görüyor” dedi.
Rızvanoğlu, geçen yıl aynı günlerde TBMM’de kabul edilen düzenleme görüşülürken muhalefetin yaptığı uyarıları hatırlatarak, “O gün bu kürsüden defalarca birçoğumuz uyardık. ‘Bu düzenleme yalnızca bir maden yasası değil. Bu düzenleme Türkiye’nin toprağını, ormanını, merasını, zeytinliğini, suyunu ve yaşam alanlarını şirketlerin kısa vadeli çıkarlarına teslim eden bir yasa’ dedik” ifadelerini kullandı.
Yasa görüşmeleri sırasında Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden gelen vatandaşların ve çevre savunucularının Meclis çevresinde nöbet tuttuğunu anımsatan Rızvanoğlu, “O insanlar yalnızca kendi köylerini değil, Türkiye’nin ortak geleceğini de savundular. Fakat maalesef yine haklı çıktık” diye konuştu.
Rızvanoğlu, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından madencilik ruhsatlarının hızla arttığını belirterek “MAPEG 317 grup ihale ilanıyla 67 ilde 485 maden ruhsat sahasını ihaleye çıkardı. Satılan ruhsatların toplamı 318 bin 604 hektar. Bu alan 446 bin futbol sahası büyüklüğünde. Zonguldak’ın yüz ölçümü kadar bir yer demek. Daha altı gün önce de, tam bu yasanın yıl dönümünde, 52 ilde 115 yeni maden sahası tekrar ihaleye çıktı” dedi.
Bu verilerin iktidarın önceliklerini ortaya koyduğunu savunan Rızvanoğlu, “İktidar Türkiye’nin haritasına baktığında şehirleri görmüyor, köyleri görmüyor, ormanları görmüyor. Peki neyi görüyor? Ruhsat sahalarını görüyor, ihale numaralarını görüyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin birçok bölgesinde çevre mücadelelerinin sürdüğünü belirten Rızvanoğlu, Giresun Sekü, Ordu Aybastı, Muş Varto ve Akbelen’i örnek göstererek, “Türkiye’nin dört bir yanında insanlar anayasal haklarını arıyorlar. Ana-baba yurtlarını, sularını, ormanlarını ve geçim kaynaklarını savunuyorlar” dedi.
Rızvanoğlu, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerini de eleştirerek “Çevresel etki değerlendirme süreçleri şirketlerin önünü açan bir formalite gibi işletiliyor. Raporlar kes, kopyala, yapıştır yöntemiyle hazırlanıyor, halkın katılımı toplantıları ise halktan kaçırılıyor” ifadelerini kullandı.
ÇOLAKOĞLU: SÖZ KONUSU DÜZENLEME YATIRIM SÜREÇLERİNİ HIZLANDIRIRKEN HUKUKİ GÜVENCE SAĞLADI
AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, çevre hassasiyeti üzerinden Türkiye’nin kalkınma iradesi, enerji bağımsızlığı ve üretim gücünü hedef alan yaklaşımları kabul etmediklerini belirterek, 7554 sayılı Kanun’un çevresel denetimleri ortadan kaldıran değil, kamu hizmetlerinin daha etkin yürütülmesini sağlayan ve yatırım süreçlerini hızlandırırken hukuki güvence sağlayan bir düzenleme olduğunu söyledi.
Çevrenin korunmasının ve doğal kaynakların gelecek nesillere doğru şekilde aktarılmasının ortak sorumluluk olduğunu belirten Çolakoğlu, ancak çevre hassasiyeti üzerinden Türkiye’nin kalkınma iradesi, enerji bağımsızlığı ve üretim gücünü hedef alan yaklaşımları kabul etmediklerini ifade etti.
Türkiye’nin büyüyen ekonomisi ve artan nüfusu nedeniyle enerji ihtiyacının her geçen gün arttığını, yerli ve milli kaynakların değerlendirilmesinin bir tercih değil zorunluluk olduğunu dile getiren Çolakoğlu, Türkiye’nin sahip olduğu maden potansiyeliyle küresel dönüşümün dışında kalamayacağını belirterek, “Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak, vatandaşlarımıza daha güvenli ve sürdürülebilir enerji sunmak hepimizin ortak görevidir” dedi.
Çolakoğlu, 7554 sayılı Kanun’un amacının da bu doğrultuda hazırlandığını belirterek, “Kanun çevresel denetimleri ortadan kaldıran değil, kamu hizmetlerinin daha etkin yürütülmesini sağlayan, yatırım süreçlerini hızlandırırken hukuki güvenceyi sağlayan bir düzenlemedir” ifadelerini kullandı.
Türkiye’deki maden ruhsatlarına ilişkin eleştirilere de yanıt veren Çolakoğlu, ruhsat alanlarının yalnızca potansiyel araştırma hakkı verdiğini, fiili üretim faaliyetlerinin ise çevresel değerlendirmelerin tamamlanmasının ardından sınırlı ve kontrollü alanlarda gerçekleştirildiğini söyledi. Çolakoğlu, “Ülkemizde 12 milyon hektar ruhsat alanı vardır fakat fiilen maden faaliyetinin bulunduğu alan ülke yüz ölçümümüzün sadece binde 1,8’ine karşılık gelmektedir. Ormanda ise on binde 4’üne tekabül etmektedir” dedi.
Ormanlarda “üret, terk et” anlayışının çıkarılan kanunla sona erdirildiğini ifade eden Çolakoğlu, “Şu anda 203 maden sahasında yani 13 bin hektarda 24 milyon ağaç dikilerek alanlar rehabilite edildi” diye konuştu.
Türkiye’nin hemen her yerinde madencilik faaliyetleri yürütüldüğü yönündeki değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını savunan Çolakoğlu, ekolojik sit alanları, milli parklar, tabiat koruma alanları ve hassas ekosistemlerin mevzuat kapsamında korunduğunu, bu alanların ihale programına dahil edilmediğini ve bu alanlara yönelik başvuruların da kabul edilmediğini söyledi.
DEM Parti’nin maden, enerji, çevre, zeytinlikler, ormanlar ve yatırım izin süreçlerine ilişkin çeşitli yasalarda değişiklikleri içeren 7554 sayılı Kanun sonrası yaşanan ekolojik tahribatların araştırılması amacıyla verilen grup önerisi, Genel Kurul’da yapılan oylamada AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.
CHP’Lİ YONTAR İSTİFA ETTİ, YENİ KATİP ÜYESİ YENİ PARTİLİ ALİYE COŞAR OLDU
Öte yandan TBMM Başkanvekili Celal Adan, CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar’ın Başkanlık Divanı Katip Üyeliğinden istifasına ilişkin yazısının TBMM Başkanlığı’na ulaştığını belirtti. Başkanlık Divanı’nda boş bulunan ve YENİ Parti Grubu’na düşen katip üyelik için aday gösterilen YENİ Parti Antalya Milletvekili Aliye Coşar yapılan oylamada yeni katip üyesi olarak seçildi.
Malatya Valisi Seddar Yavuz, Darende ilçesinde yapımı devam eden iş merkezi ile deprem konutlarını inceleyerek, yetkililerden bilgi aldı.
İncelemelerinin ardından AA muhabirine açıklama yapan Yavuz, 6 Şubat depremlerinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda kentin yeniden imar ve ihya sürecinin kararlılıkla sürdürüldüğünü söyledi.
Yavuz, kentte yalnızca konutların değil, ticaret alanlarının da yeniden inşa edildiğini belirterek, “Burada 251 afet dirençli modern iş yerini hayata geçiriyoruz. Kısa süre içerisinde tamamlayarak vatandaşlarımızın hizmetine sunmayı planlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Darende merkezinde iki etap halinde deprem konutlarının hak sahiplerine teslim edildiğini anlatan Yavuz, Balaban’daki sosyal konutlar ile kırsal mahallelerde yapımı süren afet konutlarını da yerinde incelediklerini belirtti.
Vatandaşların talep ve beklentilerini sahada dinlediklerini ifade eden Yavuz, “Eksiklikleri ve ihtiyaçları yerinde görerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yapımı devam eden ticaret merkezinin Darendemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu yatırımın ilçemizin turizmine ve ekonomisine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” diye konuştu.
Daha sonra muhtarlarla bir araya gelerek deprem konutlarının yapım sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yavuz, kırsal mahallelerde devam eden konutların teslim sürecini anlattı.
Yavuz, toplantının ardından Kaymakam Ömer Sirkeci ile Belediye Başkanı Alican Bozkurt’u ziyaret etti.
Yapımı süren Öğretmenevi ve İlçe Halk Kütüphanesi inşaatlarını inceleyen Yavuz, Ağılyazı, Ayvalı, Çukurkaya, Beybağı, Nadir ve Yenice mahallelerinde devam eden deprem konutlarını inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.
BURSA Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Nilüfer’de belediye başkanlığı yaptığı döneme ilişkin ‘Usulsüzlük’ ve ‘Rüşvet’ suçlamalarıyla tutuklanıp, Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey’in de aralarında bulunduğu 37’si tutuklu 63 sanığın 11 gün süren duruşmasında Bozbey, eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in de aralarında bulunduğu 21 kişinin tutukluluk halinin devamına hükmedilirken, adli kontrol şartı verilen 16 kişi tahliye edildi.
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme’, ‘Suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma’, ‘Rüşvet’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ ve ‘İmar kirliliğine neden olma’ suçlarından yürüttüğü soruşturma kapsamında; Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve tutuklu bulunan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in de aralarında bulunduğu 59 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 31 Mart sabahı şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. Bursa merkezli İstanbul, Balıkesir, Diyarbakır, Aksaray olmak üzere 5 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda Mustafa Bozbey, eşi, kızı ve kardeşlerinin da aralarında olduğu 57 kişi gözaltına alındı.
30 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Soruşturma kapsamında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in de aralarında olduğu 23 kişi tutuklandı. Ayrıca, Nilüfer Belediye Başkanlığı yaptığı döneme ilişkin ‘Rüşvet’ ve ‘Usulsüzlük’ soruşturması kapsamında cezaevinde olan Turgay Erdem’in de aralarında bulunduğu 8 kişinin de bu soruşturma kapsamında ifadeleri alındı. Bu kişilerden 7’si de tutuklandı. Böylece soruşturma kapsamında tutuklu sayısı 30 oldu.
33 ŞÜPHELİ HAKKINDA ADLİ KONTROL KARARI
Şüphelilerden Bozbey’in eşi, kızı ve kardeşi ile cezaevinde bulunan 1 tutuklunun da olduğu 29 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Şüphelilerden 4’ü ev hapsine çarptırılırken, 2’si savcılık ve nöbetçi mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Mustafa Bozbey, tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı.
TUTUKLU SAYISI 37’YE YÜKSELDİ
Soruşturma sürerken, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 5’inin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca itiraz edildi. Bursa 6’ncı Sulh Ceza Hakimliği’nce itiraz kabul edildi. Haklarında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan şüpheliler, gözaltına alındı. Mustafa Bozbey’in erkek kardeşinin eşinin de aralarında olduğu şüpheliler işlemleri sonrası tutuklandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 2 kişinin daha tutuklanması ile tutuklu sayısı 37 oldu.
‘ÖRGÜTSEL YAPIDAKİ KIRILMALARI ÖNLEMEK İÇİN KAMU GÜCÜNÜ KULLANDI’
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma tamamlanıp, iddianame hazırlandı. Bursa 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen 846 sayfalık iddianamede; Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem liderliğinde faaliyet gösterdiği iddia edilen iki ayrı suç örgütünün yapısı ve işleyişine yer verildi. Dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tarafından bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi amacıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu şekilde birliğin sağlandığı, Bozbey’in suçtan elde edilen gelirleri aile bireylerinin hesaplarını aktif şekilde kullanarak akladığı, örgüt üyesi statüsünde olan diğer şüphelilere de kanuna aykırı talimatlar verdiği öne sürüldü.
İddianamede; Mustafa Bozbey’in ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme’, ‘Rüşvet almak’, ‘İmar kirliliğine neden olmak’ ve ‘Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi’ suçlarından 402 yıla kadar, Turgay Erdem’in de 946 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. 61 sanık hakkında da farklı oranlarda hapis cezaları istendi.
YARGILAMAYA BAŞLANDI
Görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in de aralarında bulunduğu 63 sanığın yargılanmasına 20 Temmuz tarihinde Bursa 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından başlandı.
16 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ
4’üncü günden itibaren basın mensuplarının alınmadığı duruşma 11 gün sürdü. Duruşmada sanıklar, tanıklar ve taraf avukatlarının savunmalarının ardından mahkeme heyeti, Mustafa Bozbey, Turgay Erdem ve Emin Adanur dahil 21 kişinin tutukluluk halinin devamına, Mustafa Bozbey’in kardeşi Ertan Bozbey’in eşi İldam Aydın Bozbey dahil 16 kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmetti. Duruşma, 5 Ekim tarihine ertelendi.
Dünyaca ünlü şarkıcı Katy Perry, sıra dışı sahne şovlarıyla tanındığı konserlerinden birinde beklenmedik bir olay yaşadı. Gösteri sırasında dev bir plastik şişenin içine giren ünlü yıldız, kalabalığın üzerinde hayranlarının elleri arasında ilerlemeye başladı.
Ancak seyirciler, Perry’yi gitmesi gereken yönün tam tersine doğru taşımaya başlayınca kısa süreli bir kargaşa yaşandı. Durumun kontrolden çıkması üzerine konsere kısa bir ara verildi; ardından ünlü şarkıcı sahneye dönerek performansına kaldığı yerden devam etti.
TUTUKLANDI
Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nin acil bölümünde bulunan sundurmadaki cama mermi isabet etmesine ilişkin soruşturmada gözaltına alınan Cemalettin Avcı, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkan Avcı, tutuklandı.
Emre ÖNCEL/SAMSUN,
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.