40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
01 Ekim 2026 Perşembe
Edirne’de huzurevinde yaşayan 77 yaşındaki Asiye Kaçar, Dünya Yaşlılar Günü’nde 2 yıl aradan sonra doğup büyüdüğü köyüne gönderilerek geçmişin izlerini yeniden yaşadı. Uzunköprü ilçesine bağlı Salarlı köyüne giden Kaçar, çocukluğunun geçtiği sokaklarda yıllardır görmediği komşuları ve akrabalarıyla buluştu.
Edirne’nin Uzunköprü ilçesine bağlı Salarlı Köyü’nde doğup büyüyen 77 yaşındaki Asiye Kaçar, 2 yıl aranın ardından Dünya Yaşlılar Günü vesilesiyle köyüne giderek akrabaları, komşuları ve arkadaşlarıyla hasret giderdi. Özlemle sarıldığı tanıdık yüzler, Kaçar’a yıllar öncesinin güzel günlerini yeniden hatırlatırken, köyde duygusal anlar yaşandı. Yıllarını geçirdiği köyüne yeniden adım atan Kaçar, eski evini görünce duygusal anlar yaşarken, köylüleri tarafından da büyük bir sevinçle karşılandı.
Genç yaşta köyünden ayrılarak çalışmak için Almanya’ya giden Asiye Kaçar, bir süre sonra köyüne geri döndü. Kaçar, eşini kaybettikten sonra köydeki evini satıp huzurevine yerleşme kararı aldı. Yaklaşık 3 buçuk yıldır yaşamına Edirne Huzurevi’nde devam eden Kaçar, doğup büyüdüğü köyünden kopamıyor. Köyde yaşayan akrabaları, arkadaşları ve komşularının özlemiyle yaşayan Kaçar, Dünya Yaşlılar Gününde unutulmadı.
77 yaşındaki Asiye Kaçar, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu’nun talimatları ve Edirne Huzurevi Müdürü Çiğdem Kurt’un bilgisi dahilinde 2 yıldır gitmediği köyüne götürüldü. 2 yıl sonra akrabaları, arkadaşları ve komşuları ile yeniden bir araya gelen Kaçar, eski günlerini yad ederek geçmişe yolculuk yaptı. Kaçar’ı Köy Muhtarı Ceyhun Yılmaz karşıladı. Muhtar Yılmaz eşliğinde köy kahvesine giden Kaçar, köylülerle birlikte çay içerek sohbet etti. Köy sakinleri tarafından sevinçle karşılanan Kaçar, onlarla bir arada olmanın mutluluğunu yaşadı.
“Köyüme girdiğim gibi duygulandım”
2 senedir köyüne gelmediğini belirterek yaşadığı duyguları anlatan Kaçar, “2 senedir köyüme gelmiyordum. Arkadaşlar beni köyüme getirdi. Gördüm köyümü, memnun oldum. Eski evimi görünce biraz hüzünlendim. Doğduğum, büyüdüğüm yerde yaşadıklarım, acı tatlı günlerim aklıma geliyor. Köye girdiğim gibi duygulandım. Eskiden yaşadıklarım gözümün önünden geçti.” dedi.
Köy meydanında arkadaşları ve komşularıyla çay içtiğini anlatan Kaçar, “Arabadan inince eşimin arkadaşını gördüm. Kahveden geldi, ‘Hoş geldin’ dedi. Köylülerimi, komşularımı ve kardeşlerimi gördüm, memnun oldum. Kahvelerin oraya gittik, çayımızı içtik. Oradan komşuya geldik, o da çay ikram etti. Güzel zaman geçirdik.” ifadelerini kullandı.
“Asiye ablayla çok günlerimiz geçti”
Kaçar’ın yıllar sonra köyüne gelmesinden büyük mutluluk duyduğunu belirten köy sakinlerinden Sevda Ergut da duygularını paylaştı. Kaçar’ı yaklaşık 30-40 yıldır tanıdığını belirten Ergut, “Geldiği için çok mutluyum. Bayadır gördüğüm yoktu. Görünce çok mutlu oldum. Eski günlerimi andım. Asiye ablayla çok günlerimiz geçti. Beni telefonla aradı, ‘Gelebilirsin’ dedim. Çok sevindim.” diye konuştu.
“Yıllardır görmüyorduk”
Asiye Kaçar’ı yıllardır göremediklerini belirten Salarlı Köyü Muhtarı Ceyhun Yılmaz da, organizasyonda emeği geçenlere teşekkürlerini sundu. Kaçar’ı yaklaşık 30 yıldır tanıdığını ifade eden Yılmaz, “Yıllardan beri kendisini göremiyorduk. Çok güzel bir organizasyon oldu. Onu gördüğümüz için çok mutlu olduk. Şu anda devletimizin himayesinde güzelce hayatını sürdürüyor. Allah devletimize zeval vermesin, çok güzel bakmışlar. Asiye ablamız gençleşmiş. O kadar güzel ve iyi gördük kendisini. Biz de çok mutlu olduk.” dedi.
Yıllar sonra doğup büyüdüğü topraklara gelerek çocukluğunun, gençliğinin ve eşinin hatıralarının izinde duygusal bir gün geçiren Asiye Kaçar, akrabaları, arkadaşları ve köylüleriyle vedalaştıktan sonra köy meydanından Edirne Huzurevi’ne uğurlandı.
Türkiye’nin en önemli mandalina üretim merkezlerinden Adana’da 401 bin dönüm alanda dikili mandalinada hasat başladı. 1 milyon 165 bin ton rekolte beklenen mandalina, dalında kilogramı 8-10 liradan alıcı buluyor.
Türkiye’nin narenciye üretiminin yüzde 41’ini karşılayan Adana’da kent genelinde yaklaşık 401 bin dönüm alanda dikili mandalinada hasat başladı. Okitsu, Mihowase, Early, Marisol ve Primasol cinsi erkenci mandalinalar için tarım işçileri sabahın erken saatlerinde bahçelere girerek binbir emekle ürünleri topladı. Mandalinalar, yurdun dört bir yanına gönderilmek üzere kamyonlara yüklendi. Mandalinalar, bu sene dalında kilogramı 8-10 liradan satılıyor. Dönüme ortalama 3 ton verim alınan mandalinadan bu sene 1 milyon 165 bin ton rekolte bekleniyor.
“Bu yıl rekolte iyi”
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, bu yıl hava şartlarının iyi geçtiğini belirterek, “2026 yılı erkenci mandalina hasadına başladık. Bu yıl rekolte iyi, çünkü havalar yağışlı ve iyi geçti, don olmadı. Adana’da 401 bin dönüm alanda mandalina ekili ve bu yıl 1 milyon 165 bin ton rekolte bekliyoruz” dedi.
“İstek var ama ürün gönderme şansımız yok”
Hasadın geçmiş yıllara göre yavaş ilerlediğini anlatan Doğan, “Şu anda çalışan paketleme tesisleri yüzde 20 kapasiteyle çalışıyor. Ürünler hiç para etmiyor, fiyatlar çok düşük ve yurt dışı kapıları kapalı. Karadeniz’de gemi trafiği yok. Kara yoluyla gönderim ise çok maliyetli. İstek var ama ürün gönderme şansımız yok. Buruk bir hasat var” ifadelerini kullandı. Erkenci mandalinaların dalında 8-10 liradan alıcı bulduğunu kaydeden Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, “Şu anda Primasol, Okitsu, Miho Wase, Early ve Marisol cinsi mandalinaların hasadına başlandı. 6 Ekim ise ihraç tarihi olarak belirlendi” diye konuştu. Fiyatların çiftçiyi ve tüccarı tatmin etmediğini söyleyen Doğan, “Çiftçimizin çoğu beklemede. Alışveriş olmadığı için fiyatlar şu anda 8 ila 10 lira arasında” dedi.
“Gemi trafiği olunca hareket olacak”
Mandalinada en büyük pazarlarının Rusya ve Ukrayna olduğunu ifade eden Doğan, “Avrupa’ya ürünlerimiz gidiyor. Rusya ve Ukrayna bizim en büyük pazarımız. Ancak oradaki savaş nedeniyle gemi trafiği yok. Eğer gemi trafiği olursa hareket olacak. Yurt dışından istek var ancak kara yolu maliyetli olduğu için hasat yapılamıyor. Çiftçimiz ekim ayında piyasanın hareketlenmesini bekliyor. Şu an hasat yüzde 20 kapasiteyle devam ediyor” şeklinde konuştu.
İZMİR’deki Kemalpaşa Ümran Baradan Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Bölümü öğrencisi Alisya Ünsal’ın (15), boyun bölgesinde doğuştan var olan fazla bir kaburganın kola giden ana sinir ağını sıkıştırması sonucu yaşadığı ağrılar, İzmir Şehir Hastanesi’nde yapılan ameliyatla son buldu. Sol kolundaki kilitlenme ve kasılmalar yüzünden piyano çalamaz hale gelen Ünsal, “Piyano çalamadığım için çok üzülüyordum. Ameliyatın ardından yeniden çalmaya başladım” dedi.
Çiğli ilçesinde yaşayan ve yetenek sınavıyla kazandığı Kemalpaşa Ümran Baradan Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Bölümü’nün 10’uncu sınıf öğrencisi Alisya Ünsal, 4 yaşında başladığı piyanoyu sol kolundaki şiddetli ağrılar nedeniyle çalamaz hale geldi. Boyun bölgesinde doğuştan var olan fazla bir kaburganın kola giden ana sinir ağını sıkıştırması sonucu rahatsızlanan ve ilk olarak ödem ile sinir sıkışması teşhisleri konulan Alisya, tedaviye yanıt alamayınca İzmir Şehir Hastanesi’ne başvurdu. El Cerrahisi Kliniği uzmanlarından uzman doktor Rüstem Celil ve ekibi tarafından yapılan muayene ve tetkiklerin ardından, 8 Eylül’de ameliyata alınan Alisya’nın boyun bölgesindeki fazla kaburgası operasyonla çıkarıldı.
Hastalık sürecini ve yaşadıklarını anlatan Alisya Ünsal, “Piyano çalmaya 4 yaşında başladım. O zamanlar bir rahatsızlığım yoktu. Ancak 3 senedir bu ağrı beni rahatsız ediyor. Önce ‘Ödem var’ dediler kolumda çıktı, ondan sonra kasılmalara yol açtı. En son zaten Rüstem hocayı bulduğumda bu rahatsızlık ve omurgadaki kemik ortaya çıktı. Ağrı benim sol kolumdaydı. Rahatsızlık, tam boyun tarafımda olduğu için kolumu fazla kullanamıyordum. Piyano çaldığımda kolum düşüyordu ve avuç içimde kasılmalar oluyordu. Bir de 4 ve 5’inci parmakta böyle kilitlenmeler oluyordu, titriyordu ama şu anlık hiçbir sorunum yok” dedi.
Daha önce birçok hastaneye gittiğini belirten Ünsal, şöyle devam etti:
“Piyano çalmaya 4 yaşında başladım. Önceleri hiçbir rahatsızlığım yoktu. Ancak 3 senedir bu ağrı beni rahatsız ediyordu. İlk olarak, kolumda bir uyuşma, böyle bir sıkılaşma hissettim. Kasılıyordu kolum. Sanki boynumdan çekiliyor gibi oluyordu. Bir de kendi vücudumu yamuk hissetmeye başladım. İzmir Şehir Hastanesi’ne gelmeden önce çok hastane gezdim. ‘Ödem var’, ‘Sinir sıkışması var’ dediler. Bandaj verdiler, ‘Ödem gitti’ dediler, ‘İyisin’ dediler ama sonra daha fazla ağrı yapınca ben de Şehir Hastanesi’ne geldim. Fazla ağrım olduğunda bir şey yapamıyordum. Kolumun üzerine dahi yatamıyordum. Sadece ağrı kesici içiyordum. Ameliyat öncesinde bir şey oldu diye çok korkuyordum. Çünkü tam boynumda, kürek kemiklerime kadar ağrısı vardı. Ama ameliyattan çıktıktan sonra, ilk bir gün hastanede kaldığımda ağrım olmadı. Yavaş yavaş ağrım oluyor ancak eskisi kadar şiddetli bir ağrı değil.”
Alisya Ünsal, eğitimiyle ilgili de “Bu rahatsızlık yüzünden okuldan atılacağım korkusu yaşadım. Okulum yetenek sınavıyla kabul ettiği için ‘Piyano çalamıyorsan bu okulda durmanın bir anlamı yok’ dendi. Onun dışında bir de kolumu kullanamamaktan korktum. İlk başlarda sahnelere çıkıyordum. Kolumda ağrılar nedeniyle sonradan çıkamaz oldum. Sadece izlemekle yetiniyordum. Bu da beni üzüyordu. Ancak, ameliyat sonrası piyano çalmaya tekrar başladım. Hocalarım da başta olmak üzere herkesin güvenini şu an aldım” diye konuştu.
Operasyonu gerçekleştiren İzmir Şehir Hastanesi El Cerrahisi Kliniği uzmanlarından Uzman Doktor Rüstem Celil ise kendilerine kol ağrısıyla müracaat eden hastanın bulguları az olan bir vaka olduğuna dikkat çekerek, “Yaklaşık 3 senedir diğer tedavi yöntemlerinden çok da fayda görmemişti. Bu sebeple konsülte edildi. Hastayı incelediğimiz zaman toplumda belki de sık ama bulguları çok az olan, boyunda fazla kaburga olan bir durum ortaya çıkmıştı. Bu fazla kaburga bazı bireylerde sinirlere bası yapar. Bu doğumsal bir olaydır. Ama sadece günlük işlerde ya da performans gerektiren anlar devreye girdiği zaman sinir basıya maruz kaldığı için ağrı şikayetiyle hastanın hayat kalitesini etkilemektedir. Normalde insanın göğüs kafesini oluşturan kaburgalar göğüs kemiklerinden çıkar. Ama hastamızda ya da toplumdaki bazı olgularda boyundan da kaburgalar çıkabiliyor. Kolu besleyen sinirler de boyundan çıkar. Boyundan çıkan kaburga, boyundan çıkan sinirlere bası yapmaktadır. Kolun bazı pozisyonlarında, hastamızın özelinde piyano çalarken kolda dağıtılma hissi olunca bu şiddetli ağrılar ortaya çıkmaktadır” dedi.
Tedavi sürecini ve ameliyat aşamasını aktaran uzman doktor Celil, “Öncelikle her zaman ilk olarak ameliyat tavsiye edilmemektedir. Ameliyat dışı yöntemler ilk olarak kullanılır. Fizik tedavi, ödem giderici tedaviler, sinir kaydırma egzersizleri veya da sinire binen yükü azaltmak için eklem çevresindeki kasları güçlendirme yönünde tedaviler alınmaktadır. Bunlara rağmen eğer bireyin ya da hastamızın şikayeti geçmezse biz cerrahlar devreye girip o basıyı aradan kaldırıyoruz. Ameliyat öncesinden hastaya tetkikler yapıldı. Tam olarak basının nerede olduğu lokalize edildi. Akabinde o bası bölgesinde, boyun bölgesinden cerrahi işlem uygulanarak fazladan kemik, fazladan kaburga dediğimiz anatomik yapı çıkarıldı” ifadelerini kullandı.
Hastanın takibine devam edeceklerini anlatan doktor Celil, şunları söyledi:
“Hastamız şu anda konuştuğumuz ve sorduğumuz kadarıyla eski ağrılarının kalmadığını ifade ediyor. O yüzden eski hayatına devam etmesini istiyoruz. Zaten bu kadar tedaviyi, ameliyatı o yüzden yapıyoruz. Bu cerrahi işlem yapılmasaydı ağrıları devam ederdi. Ağrı aynı zamanda insanın koruyucu bir refleksidir. Ağrı olduğu zaman çok da başka bir şey olmaz. Sadece önemli olan, genç birey için hayatının şekillendiği bir zamandır. Ameliyat olmasaydı ağrıları devam ederdi.”
BURSA’nın Gemlik ilçesinde etkili olan sağanak sırasında suda sürüklenen yavru kedi, dereye düştü. Kedi, itfaiye ekipleri tarafından hayvan yakalama filesiyle kurtarılırken; o anlar cep telefonuyla görüntülendi.
Kentte pazartesi gününden itibaren etkili olan sağanak, Gemlik ilçesinde de yaşamı olumsuz etkiledi. Sadece vatandaşlar değil, sokak hayvanları da zor anlar yaşadı. Sağanak sırasında suda sürüklenen bir yavru kedi, Karsak Deresi’ne düştü. İstinat duvarının dibindeki kayaya çıkan kediyi görenler, itfaiyeye haber verdi. İhbarla bölgeye ekipler sevk edildi. Merdivenle aşağı inen itfaiye eri, kendisinden korkup kaçmaya çalışan kediyi kurtarmak için zamanla yarıştı. Kaçarken suya düşüp, istinat duvarına tırmanan kedi, hayvan yakalama filesiyle kurtarıldı. O anlar, cep telefonuyla görüntülendi.
Meclis 51 günlük aranın ardından yeniden yasama mesaisine başlıyor. Yeni yasama yılının açılışı öncesinde gözler TBMM’ye çevrilirken, AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı ve Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman da, Haberler.com Haber Müdürü Olgun Kızıltepe ve spiker Melis Yaşar’ın canlı yayın konuğu oldu.

TBMM Genel Kurulu, 28. Dönem 5. Yasama Yılı’nın başlaması dolayısıyla yeniden toplanıyor. Genel Kurula TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlık edecek. Yeni yasama yılının açılışı kapsamında Meclis’teki Atatürk Anıtı’nda tören düzenlenecek. Ardından Genel Kurul özel oturum için bir araya gelecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da açılış programı kapsamında Meclis’e hitap edecek.

Haberler.com’un Meclis bahçesinden gerçekleştirdiği özel yayına katılan Cemil Yaman’a, vatandaşların Terörsüz Türkiye sürecine yaklaşımı soruldu. Doğu ve Güneydoğu’yu sürekli ziyaret ettiğini belirten Yaman, bölgedeki vatandaşlarla doğrudan temas kurduğunu ve sürece yönelik gerçekleştirilen anketleri anlattı. Yaman, “Batı’da biraz daha düşük, yüzde 80’ler düzeyinde, yüzde 78-80’ler düzeyinde. Ama bölgede yüzde 90’lık destek var süreçte. Çok çok ciddi, çok güzel bir rakam.” dedi.
Açıkladığı rakamların ardından değerlendirmelerini sürdüren Yaman, “Hem anketler bunu gösteriyor, hem de saha çalışmalarında bizim gördüğümüz.” ifadelerini kullandı. Yaman, özellikle Doğu ve Güneydoğu’da yaptığı ziyaretlerde sürece yönelik güçlü bir destekle karşılaştığını ifade ederken, Batı illerinde bazı eleştirilerin bulunduğunu dile getirdi. Kamuoyunda süreçle ilgili yanlış bilgilendirmeler olduğunu savunan Yaman, vatandaşların kendilerine özellikle Abdullah Öcalan üzerinden sorular yönelttiğini belirtti.
Yaman, süreç kapsamında terör örgütüyle pazarlık yapıldığı yönündeki iddiaları da reddetti. AK Partili Yaman, “Ne Öcalan, ne bizim terör örgütüyle bir pazarlığımız söz konusu, ne de Öcalan’ın böyle bir talebi var. Yani böyle bir talep de yok.” ifadelerini kullandı. Sahadaki izlenimlerini de aktaran Yaman, “Ben kamuoyunda halkın desteklediğini görüyorum.” dedi.
Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen noktayı değerlendiren Yaman, çalışmaların sağlam temeller üzerinde ilerlediğini savundu. Şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetlerinin korunmasının önemine vurgu yapan Yaman, “Asla ülkenin bize vatan olması için bedel ödeyen kahramanlarımızı incitecek hiçbir eylemin içinde olmayız.” ifadelerini kullandı. Sürece yönelik eleştirilerin olabileceğini belirten Yaman, siyasi hesaplarla süreci sabote etmeye çalışanlara karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Genel tabloya ilişkin ise “Süreç çok başarılı gidiyor.” değerlendirmesini yaptı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.