DOLAR

40,5896$% -0.46

EURO

47,8000€% -0.43

STERLİN

54,6468£% -0.9

GRAM ALTIN

4.352,83%-1,37

ONS

3.336,90%-0,91

BİST100

10.642,60%-0,43

a

06 Ekim 2026 Salı

DİĞER YAZARLARIMIZ

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Bahriye Üçok’u katledilişinin 36’ncı yıldönümünde andı

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Bahriye Üçok’u katledilişinin 36’ncı yıldönümünde andı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(ANKARA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Aydınlanma ve Cumhuriyet Devrimi’nin öncü savunucularından Doç. Dr. Bahriye Üçok’u, katledilişinin 36’ncı yıldönümünde saygı ve rahmetle anıyorum” açıklamasını yaptı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 6 Ekim 1990’da evine gönderilen bombalı paketle katledilen Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahriye Üçok’u andı.

Kılıçdaroğlu, paylaşmında, “Aydınlanma ve Cumhuriyet Devrimi’nin öncü savunucularından Doç. Dr. Bahriye Üçok’u, katledilişinin 36’ncı yıldönümünde saygı ve rahmetle anıyorum” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Genç kızları orada görünce dayanamadı: Tesettürlüyüz, yakışıyor mu?

Genç kızları orada görünce dayanamadı: Tesettürlüyüz, yakışıyor mu?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İstanbul’un Ümraniye ilçesinde gerçekleşen Japon çizim sanatı anime festivali, dikkat çeken bir diyaloğa sahne oldu. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği festivale katılan tesettürlü kızların yanına yaklaşan bir kadın, gençlere yönelik eleştirilerde bulundu.

“DÜŞÜNCELERİMİZLE İŞGAL ALTINDAYIZ”

Festival alanında bulunan tesettürlü gençlere seslenen kadın, anime kültürünün gençlik üzerindeki etkisine değinerek şu ifadelerle nasihatte bulundu: “Tesettürlüyüz ve buradayız. Davamıza yakışıyor mu? Animeler sizce gençliğe güzel bir mesaj mı? Düşüncelerimizle işgal altındayız.”

SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU

O anlara ilişkin kaydedilen görüntüler kısa sürede sosyal medya platformlarında yayılarak kullanıcılar arasında tartışma başlattı. Kimileri kadının sözlerini “kültürel değerlerin korunması” açısından haklı bulurken, kimileri ise gençlerin sosyal ve hobisel faaliyetlerine bu şekilde müdahale edilmesini eleştirdi.

Devamını Oku

Çelikhan Kaymakamı Pelvan, deprem konutları ve oyun parklarını yerinde inceledi

Çelikhan Kaymakamı Pelvan, deprem konutları ve oyun parklarını yerinde inceledi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ADIYAMAN (İHA) – Adıyaman’ın Çelikhan Kaymakamı Özgür Pelvan ilçeye bağlı Pınarbaşı beldesinde deprem konutları ile Hacılar Mahallesi’nde Kaymakamlık tarafından yapımı tamamlanan çocuk oyun parklarında incelemelerde bulundu.

Adıyaman’da deprem sonrası yapımı gerçekleştirilen konutların bulunduğu bölgede incelemelerde bulunan Kaymakam Özgür Pelvan ve beraberindeki heyet, konutların mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerle değerlendirmelerde bulundu. Heyet, incelemelerin ardından Adıyaman’ın Çelikhan ilçesine bağlı Pınarbaşı beldesi Hacılar Mahallesi’ne geçti. Burada Kaymakamlık tarafından yapımı tamamlanan çocuk oyun parklarını inceleyen Pelvan, parkların durumu hakkında bilgi aldı.

Çocukların güvenli ve uygun alanlarda vakit geçirebilmesi amacıyla tamamlanan oyun parklarının mahalle sakinlerinin kullanımına sunulduğunu belirten Kaymakam Özgür Pelvan, “Pınarbaşı’daki deprem konutlarında yetkililerimizden çalışmaların son durumu hakkında bilgi aldık. Hacılar Mahallesi’nde yapımı tamamlanan çocuk oyun parklarını da inceledik. Çocuklarımızın güvenli ve güzel alanlarda vakit geçirmelerini önemsiyoruz. Tamamlanan parkların mahalle sakinlerimize ve çocuklarımıza hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Devamını Oku

Adıyaman’da 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan binaların kontrollü yıkımı sürüyor

Adıyaman’da 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan binaların kontrollü yıkımı sürüyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde en ağır hasar alan iller arasında bulunan Adıyaman’da, deprem sonrası ağır hasar alan ve hakkında yıkım kararı bulunan binaların kontrollü yıkım çalışmaları devam ediyor.

Kent genelinde hasarlı olduğu belirlenen ve yıkım kararı alınan binalar, güvenlik önlemlerinin ardından iş makineleriyle yıkılıyor. Ekipler, çalışmalar sırasında çevrede güvenlik tedbirleri alarak yıkımların kontrollü şekilde gerçekleştirilmesini sağlıyor.

Depremin izlerinin silinmesi ve kentte güvenli yaşam alanlarının oluşturulması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, hasarlı binaların yıkım işlemlerinin sürdüğü bildirildi.

Adıyaman’da deprem sonrası hasar alan yapıların yıkılmasıyla birlikte, kent genelindeki yeniden yapılanma ve dönüşüm çalışmaları devam ediyor.

Devamını Oku

Uzman Dr. Bilen, planlı sezaryende bile 3 kat komplikasyon riski olduğunu söyledi

Uzman Dr. Bilen, planlı sezaryende bile 3 kat komplikasyon riski olduğunu söyledi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İZMİR Demokrasi Üniversitesi Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Uzm. Dr. Egehan Bilen, artan sezaryen oranlarına dikkat çekip, planlı bir sezaryende dahi normal doğuma göre 3 kat daha fazla komplikasyon riski olduğunu söyledi.

İzmir Demokrasi Üniversitesi Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Uzm. Dr. Egehan Bilen ve Gebe Okulu Sorumlu Ebesi Habibe Çarpan, 1-7 Ekim Normal Doğum Haftası dolayısıyla normal doğumun anne ve bebek sağlığı açısından önemi hakkında açıklamalarda bulundu. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Uzm. Dr. Egehan Bilen, sezaryenin günümüzde giderek normalleşmeye başladığına dikkat çekip, “Günümüzde ameliyathane şartlarının iyileşmesi, bilimin gelişmesi, yönelimler ve tercihler dolayısıyla sezaryene yönelim bir miktar daha fazla” dedi.

Normal doğum yapan hastaların daha hızlı toparlandığını belirten Dr. Bilen, “Bebek açısından baktığımız zaman ise bebek anne yanına daha erken geliyor, oksijen ve yoğun bakım ihtiyacı daha az oluyor. Bunlar önemli parametreler. Sezaryen için de şunu söylemek lazım, hiçbir sorunu olmayan planlı bir sezaryende dahi vajinal doğuma göre 3 kat daha fazla komplikasyon riski mevcut. Dolayısıyla sezaryen bir karın içi cerrahisidir ve komplikasyondan kaçınmak için ancak tıbbi gereklilik olduğu durumda yapılmalıdır ki daha avantajlı olan doğum şeklini tercih edelim” dedi.

‘SEZARYENDEN KAÇINMALI GEREKLİLİK DURUMUNDA YAPILMALI’

Toplumdaki ‘sezaryen daha güvenli ve kolay’ algısının oranlarla uyuşmadığını belirten Uzm. Dr. Bilen, “Sezaryen doğumlarda hem ağrı hem de toparlanma süresi açısından iyileşme daha gecikiyor. Ayrıca o gebelikte olmasa dahi, bir sonraki gebelik ve doğum sürecinde komplikasyon ihtimali katlanarak artıyor. Ülkemizde gebelerin neredeyse yüzde 60’ı sezaryenle doğum yapıyor. Bu oran çok yüksek” diye konuştu.

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre gebelerin sadece yüzde 10 kadarı için normal doğuma engel tıbbi bir gerekliliğin söz konusu olduğunu belirten Dr. Bilen, “Anne ölümlerinde dünyaya göre iyi bir yerdeyiz, sağlık ekibi olarak bu süreci yönetme kabiliyetimiz iyi. En önemlisi sezaryenden kaçınmak ve sadece gereklilik durumunda yapmaktır” diye konuştu.

‘SOSYAL MEDYADAKİ MANİPÜLATİF İÇERİKLER DOĞUM KORKUSUNU ARTIRIYOR’

Doğum sürecinde hekim, ebe ve hasta iş birliğinin önemine değinen Uzm. Dr. Bilen, sözlerine şöyle devam etti:

“Hekim ayağı daha ilk muayenede, gebelik süreci takibinde başlıyor. Risk faktörlerini belirliyor, önleyici stratejiler uyguluyoruz. Uygun hastalarda doğum zamanını belirliyoruz. Diğer kısım ise ebelerimiz. Gebe okullarında daha sakin bir ortamda süreci anlatmak, hastaların sorularını cevaplamak açısından ebelerimiz çok kıymetli. Gerekli sorumlulukları aldıklarında doğum sürecini kolaylaştırıp güzelleştiriyorlar. Hastaya düşen görev ise uygun yerlerden bilgi almak, gebe okuluna gelmek, doğumhaneyi gezmeyi talep etmek ve hekimin düzenli takip aralığına uymaktır. Günümüzde sosyal medya çok aktif, manipülatif ve içeriği doğrulanmayan haberler maalesef çok fazla. En fazla görüntülenenler de bu haberler. Bu durum hastaların doğum korkusunu ve doğum ekibine karşı önyargısını katlayarak artırıyor. Hekim, ebe ve hasta iş birliği düzgün sağlandığında gebelik sürecinde doğru kararları almak ve süreci çok iyi hale getirmek mümkün.”

‘GEBELERİMİZİ BİLİNÇLENDİREREK DOĞUMA HAZIRLIYORUZ’

Hastane bünyesinde anne adaylarına destek sağlayan Gebe Okulu Sorumlu Ebesi Habibe Çarpan ise “Gebelerimize gebelikte yapılması gerekenleri, fiziksel muayeneleri, fizyolojik gebelikle ilgili doğum süreçlerini, emzirmeyi ve doğum sonrası dönemde gebenin yapması gereken işlemleri anlatıyor, onları doğuma hazırlıyoruz. Gebe okulunda bize destek olan fizyoterapistimizle beraber nefes ve fiziksel egzersizler yapıyoruz. Doğumda nasıl rahat pozisyon alacakları ve doğum ağrısıyla baş etme yöntemleri konusunda bilgilendirmeler yapıyoruz. Gebelerimiz bize ilk geldiklerinde gayet doğal olarak kaygılı oluyorlar. Bu kaygıları gidermek için yaptığımız bilgilendirmeler sonucunda çok olumlu geri dönüşler alıyoruz. Doğumlarının çok daha rahat geçtiğini, çalışanlarımızla iletişimlerinin daha iyi olduğunu söylüyorlar. Sonrasında bebekleriyle beraber bize başvurup olumlu öykülerini paylaşıyorlar. Emzirme konusunda eksikleri varsa yine takip edip destekliyoruz” ifadelerini kullandı.

‘KAYGILARIM VARDI AMA ARTIK MİNİMİZE EDİLMİŞ DURUMDA’

Gebe Okulu’ndan eğitim alan ve doğuma hazırlanan anne adayı Merve Yanarateş (33) de eğitim sayesinde kaygılarının azaldığını belirtip “Şu anda 37’nci haftadayız ve sona yaklaştık. Daha önce tecrübe etmediğim, uzun, keyifli ama bir o kadar da korkulu bir süreç. Bütün duyguları aynı anda yaşıyoruz. Etraftan duyuyoruz, okuyoruz ama yaşamak başka bir şey. Kaygım tabi ki vardı, hala da var. Ancak Gebe Okulu beni çok rahatlatan bir ortam oldu ve çok büyük destekler aldım. Habibe Hanım ilk oturumda hamilelik sürecinden ve aşılardan bahsetti, ikincisinde doğumun nasıl olacağını anlattı” dedi.

Doğum sürecini bilinçli kişilerden dinlemenin kendisi için büyük önem taşıdığını kaydeden Yanarateş şunları söyledi:

“Doktorlarımız bizi takip ediyor ama burada kendi haftamıza yakın gebelerle ve ebelerle birebir konuşmak, tecrübeleri paylaşmak çok güzeldi. Habibe Hanım’la tanışmamış olsaydım, ‘geçen hafta doğuruyorum’ diyerek panikle acile gelebilirdim. Ama süreci anlattığı için beni neyin beklediğini artık biliyorum. Son oturumumuzda psikoloğumuz gelip, bize korku gibi duygularımızla barışmamız gerektiğini anlattı. Korku kötü bir duygu değil, o da bizim duygumuz. Düzenli gelen sancının gerçek doğum sancısı, düzensiz olanın ise yalancı sancı olduğunu yaşayarak öğrendim. Öncesinde daha çok korkuyordum, şu an tecrübeli birinden duyduğum ve hastane ortamında öğrendiğim için kaygılarım minimize edilmiş durumda.”

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.