40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
05 Ekim 2026 Pazartesi
TUNCELİ’nin Ovacık ilçesinde, sabah saatlerinde etkili olan kar yağışıyla Yalmanlar Yaylası, beyaza büründü.
Ovacık ilçesinin yüksek kesimlerinde hava sıcaklıklarının düşmesiyle sabah saatlerinde etkili olan yağmur, yerini kara bıraktı. Yalmanlar Yaylası’nda otlaklar ve dağların yamaçları beyaz örtüyle kaplandı. Yaylada koyunlarını otlatırken kara yakalanan sürü sahipleri, hayvanlarını bir arada tutup güvenli bölgelere götürmeye çalıştı. Ekim ayının ilk günlerinde etkili olan yağışla yaylada kış manzaraları oluştu.
Şırnak’ın Cizre ilçesinde yaşayan engelli vatandaşlar, şehir merkezinde temel ihtiyaçlarını karşılamakta büyük zorluklarla mücadele ediyor. Kaldırımlardaki rampaların yetersizliği, iş yerleri ve kurumlardaki erişilebilirlik sorunları, engellilerin günlük yaşamlarını olumsuz etkiliyor.
Cizre’de yaşayan engelli vatandaşlar erişebilir kaldırımlar, önü araçların park alanı olmayan kaldırım rampaları, alışverişlerde, bankalar ve kurumlarda kimseye ihtiyaç duymadan sosyal hayatın içinde yaşamak istediklerini dile getirdi. Çarşıya çıkarken bile engellerle karşılaştıklarını aktaran engelliler, “Acımak değil, hakkımızı istiyoruz” diyerek acil altyapı çağrısında bulundu.
“Bu sorun sadece Cizre’de değil, engelliler her yerde büyük sıkıntı çekiyor”
Kaldırımların engellilere elverişli olmadığını ve bozuk olduğunu ifade eden Baki Aydın, “Sabahları dışarı çıkacağım zaman bakıyorum bütün yollar kapalı. Mecburen caddenin üzerinde yolun yüzde seksenini yürümek zorunda kalıyorum, trafik arasında ilerliyoruz, başka çaremiz yok. Markete giremiyoruz, bankaya giremiyoruz, okula giremiyoruz. Bütün kamu kurum ve kuruluşları engellilere erişime kapalı. Dışarı çıkmak bile çok zor. Yollar, kaldırımlar tamamen kapatılıyor, trafik her şeyi engelliyor. Başka çare bulamayınca başkalarından yardım istiyoruz, kimileri destek çıkıyor, ama bu durum gerçekten de zorumuza gidiyor. Hiçbir engelli düzenlemesi yok Cizre’de. İstediğimiz şey öncelikle engelli yolları, tekerlekli sandalye rampaları, uygun geçiş noktaları yapılsın. Bu sorun sadece Cizre’de değil, her yerde engelliler büyük sıkıntı çekiyor. Şarj istasyonlarımız yok bazen akşam eve gittiğinde yolda kalanlar oluyor, insanlar onları iterek götürüyor” dedi.
Doğuştan engelli olduğunu ifade eden Emrullah Aydın da “23 yıldır yaşındayım, bura engelliler uygun iş imkanları yok. İstediğimiz yere gidemiyoruz; bazı marketlere rampa olmadığı için giremiyoruz. Yollar bozuk olduğu için düşme riski var, zor durumda kalıyoruz, kendimizi kötü hissediyoruz. Bozuk yollardan geçmek için yön değiştirmek zorunda kalıyoruz, tehlikeye giriyoruz, kazaya uğrama ihtimalimiz yüksek. Markete gittiğimizde istediğimizi kendi elimizle alamıyoruz, sürekli bir başkasına muhtaç kalıyoruz. Yetkililerden isteğimiz yollar düzeltilsin, düzenli, erişilebilir yollar sunulsun” diye konuştu.
Kardeşi ve eniştesinin engelli olduğunu söyleyen Aynur Özdemir ise engellilere acıkmak yerine güzel bir yaşam sunmaları gerektiğini savunarak, “Hem ailemde engelli bireyler olması hem de uzun yıllardır dernekte çalışmam nedeniyle arkadaşlarımızın yaşadığı sorunlara bizzat şahit oluyorum. Engelli arkadaşlarımızın büyük ekseriyeti haklarına erişemiyor; bu sadece Cizre ile sınırlı değil, Türkiye genelinde engelli hakları gasp ediliyor. Eniştem ve ablam engelli, yıllardır onlarla birlikte yaşıyorum, zorluklarını yakından görüyorum ve üzülüyorum. Onlar kimseye muhtaç olmak istemiyorlar. Su içmek istediklerinde bile bir başkasının yardımına ihtiyaç duyuyorlar, lokantalara giremiyor, gezmek istediklerinde caddelerde özgürce dolaşamıyorlar. Rampalar ya araçlar tarafından kapatılmış ya da uygun değil, tekerlekli sandalye ile dönüş bile zorlaşıyor. Hayatın her anında sıkıntı yaşıyorlar. Aslında onlara acımak yerine, haklarını teslim edip güzel bir hayat yaşamaları için imkan sunmalıyız” şeklinde konuştu.
(ANKARA) – Üniversite İdari Personel Sendikası’nın (ÜNİPERSEN), enflasyon verilerine ilişkin, “TÜİK rakamları düşük açıklayabilir ancak mutfaktaki yangın, pazardaki fiyatlar, benzin istasyonlarındaki zamlar ve memurun cebindeki kayıp gizlenemez” değerlendirmesinde bulundu.
ÜNİPERSEN’in sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, TÜİK’in açıkladığı oranların bir kez daha piyasa beklentilerinin altında kalması, kamu çalışanlarının yaşadığı gerçek hayat pahalılığı ile resmi veriler arasındaki farkı yeniden kamuoyuna “sunulduğu” ifade edildi.
Açıklanan rakamların günlük hayatta karşılaşılan tabloyu yansıtmadığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Markette temel gıda ürünlerine, pazarda sebze ve meyveye, konut kiralarına, ulaşım giderlerine ve benzin istasyonlarında akaryakıta yapılan zamlar, kamu çalışanlarının gelirlerini her geçen gün daha fazla eritmektedir. Enflasyon verileri yalnızca istatistiksel rakamlardan ibaret değildir. Açıklanan her oran memurun maaşını, emeklinin aylığını, ailesinin sofrasını, çocuğunun eğitim giderini ve geleceğe ilişkin planlarını doğrudan etkilemektedir. Gerçek hayat pahalılığını yansıtmayan her düşük oran, kamu çalışanlarının maaş artışlarının da düşük kalmasına neden olmaktadır.
Enflasyon farkı bir zam ya da kamu çalışanlarına sağlanan ilave bir kazanım değildir. Aksine, memur ve emeklilerin yükselen fiyatlar karşısında aylar boyunca kaybettiği satın alma gücünün, maaşlara gecikmeli ve eksik biçimde yansıtılmasından ibarettir. Kamu çalışanları enflasyon farkı aldığında gelirleri artmış olmamakta, yalnızca geçmiş aylarda ceplerinden çıkan paranın bir kısmını geri alabilmektedir. Bu nedenle gerçek bir maaş artışından söz edilebilmesi için enflasyon farkına ek olarak refah payı verilmeli ve çalışanların alım gücünü yükseltecek kalıcı düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Kamu çalışanlarının maaşları yalnızca TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranlarına mahküm edilmemelidir. Memur ve emeklilere ilave zam yapılmalı, maaşlara kalıcı refah payı eklenmeli ve ücretler gerçek hayat koşulları dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir.
Kamu çalışanlarından sürekli fedakarlık bekleyen ancak artan yaşam maliyetleri karşısında gelirlerini korumayan ücret politikası sürdürülemez. TÜİK rakamları düşük açıklayabilir ancak mutfaktaki yangın, pazardaki fiyatlar, benzin istasyonlarındaki zamlar ve memurun cebindeki kayıp gizlenemez.”
SAKARYA’nın Sapanca ilçesinde, jandarmanın yol kontrolünde durdurduğu kamyonette 2 ton 809 kilo menşei belirsiz et ve sakatat ele geçirildi. Ürünler, imha edilmek üzere İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine teslim edilirken, işletme sahibine 132 bin 108 TL idari para cezası uygulandı.
Sakarya Jandarma Komutanlığı Çevre ve Doğa Hayatı Koruma Kısım Amirliği ile Oto Jandarma Tim Komutanlığı ekipleri, Anadolu Otoyolu Sapanca gişeleri girişinde yol kontrolü gerçekleştirdi. Kontrolde durdurulan kamyonetin kasasında 130 kilo dana ciğer, 63 kilo dana yürek, 65 kilo dana böbrek, 287 kilo dana başka eti, 497 kilo dana sakatat, 46 kilo pöç, 1 ton 480 kilo sakatat ürünü ve 241 kilo dana fileto et olmak üzere toplam 2 ton 809 kilo menşei belirsiz ürün bulunduğu tespit edildi. Ele geçirilen ürünler, imha edilmek üzere İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. Sapanca Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından 5996 sayılı kanunun ilgili maddeleri kapsamında 132 bin 108 TL idari para cezası uygulandı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat 7A uydusunun yapımında sözleşme sürecinde olduklarını belirterek, “Muhtemelen kasım ayı içerisinde Türksat 7A’nın sözleşmesini bitirerek üretim sürecine başlayacağız.” dedi.
Anadolu Ajansının “Global İletişim Ortağı” olduğu, Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) tarafından düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ile SAHA İstanbul’un eş ev sahipliğinde Antalya NEST Kongre Merkezi’nde yapılıyor.
Bakan Uraloğlu, etkinlik alanında yer alan Türkiye pavilyonunda AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Uraloğlu, ilginin ve alakanın yüksek, katılımın yoğun olduğu bir kongre süreci yaşandığını ifade etti.
Kongre kapsamında TÜRKSAT, TÜBİTAK ve ASELSAN gibi birçok yerli firmanın ürünlerini tanıttığını belirten Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Türkiye kendi mühendisleriyle, yüzde 80’in üzerinde yerlilikle Türksat 6A uydusunu fırlatmış durumda, şimdi Türksat 7A uydusunu fırlatacak. Sözleşme aşamasındayız, muhtemelen kasım ayı içerisinde Türksat 7A’nın sözleşmesini bitirerek üretim sürecine başlayacağız. Sadece bizim ihtiyaçlarımıza değil, dünyadaki 5,5 milyar insana hitap eden bir uydu ağımız var. Bunu biraz daha geliştirmek, kapasitesini artırmak istiyoruz. Bu tür fuarlar da esasında firmaların ve sektörün birbiriyle etkileştiği, birbirini desteklediği ya da rekabeti artırdığı ortamlar. Ülkemiz için hayırlı, uğurlu olsun.”
Bakan Uraloğlu, etkinlik alanındaki stantları da gezerek sergilenen ürünler hakkında da bilgi aldı.