40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
15 Ekim 2026 Perşembe
BİRLEŞMİŞ Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31’inci Taraflar Konferansı (COP 31) kapsamında hazırlanan Ankara İklim Geçişi Forumu başladı. İki gün sürecek forumda, yerel ve ulusal iklim adımları ele alınıyor.
Ankara’da 15-16 Ekim’de düzenlenen ve çevrim içi olarak da takip edilebilen Ankara İklim Geçişi Forumu’na, COP31 İklim Diplomasisi Baş Yetkilisi ve İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Mukim Temsilcisi Merino Dominguez ve Avrupa Birliği Delegasyonu İşbirliği Bölüm Başkanı Maria Louisa Wyganowski katıldı.
COP31 İklim Diplomasisi Baş Yetkilisi ve İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar, iklim değişikliğiyle mücadelede erken uyarı sistemlerinin ve verilerin değerli olduğunu belirterek, “Bir mahallede sıcak hava dalgası var, diğer mahallede yağmurla, selle mücadele var. Normallerin bile değiştiği başka bir dönemde yaşıyoruz” dedi.
Hasar, iklim değişikliğiyle mücadelede geliştirdikleri yöntemlere ilişkin, “Bugüne kadar yapılan iklim modellerinde yaklaşık 100 kilometrekarelik bir alanı tek bir sonuç olarak görüyorduk. Şimdi 3 kilometre çözünürlüğe indirilmiş bir model çalışması var. 9 kilometrekare bir alanda, bir mahalleye indirebildiğimiz bir iklim projeksiyonu demek. Buna göre farazi olarak, ‘Şu bölgede yağışın düşme ihtimali yüzde 70’tir’ gibi bir sonuç çıktı önümüze. Toplumu daha hazır hale getirmek için bilimsel verilerden faydalanan bir altyapı oluşturduk. Yakın geleceği ve yüzyılın sonunu hem düşük hem yüksek emisyon senaryolarıyla birlikte ele alan bir çalışma gerçekleştirdik” diye konuştu.
UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Monica Merino, forumda olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, “İklim taahhütlerini somut eylemlere dönüştürebiliriz” diye konuştu.
AB Türkiye Delegasyonu Mali İşbirliği Başkanı Maria Luisa Wyganowski ise “İklim değişikliği herhangi bir kurum, belediye ya da ülke tek başına bununla mücadele edemez. İlerleme sağlayabilmek açısından sektörler arası birlikte çalışmamız gerekiyor. Hükümetin farklı noktalarının birlikte çalışıyor olması ve insanların çözüm etrafında buluşması gerekiyor” dedi.
LONDRA, 15 Ekim (Xinhua) — İngiltere, Ukrayna’nın kuzeyindeki Çernobil Nükleer Santrali’nin geçen yıl Rusya’nın insansız hava aracı saldırısında hasar gören bölümlerinin onarımı için 17 milyon sterlin (yaklaşık 22,45 milyon ABD doları) kaynak sağlayacağını duyurdu.
İngiliz hükümeti perşembe günü yaptığı açıklamada, fonların koruyucu yapının ve havalandırma sistemlerinin işlevlerini yeniden yerine getirmesini sağlayacak kritik onarımları destekleyeceğini belirtti.
Geçen yıl düzenlenen Rus İHA saldırısı, 1986 yılında dünyanın en ağır nükleer felaketlerinden birine sahne olan santralin koruyucu kalkanına zarar vermişti.
Haber: Gülara SUBAŞI (ANKARA) –
Avrupalı sosyal demokrat partilerin çatı örgütü olan Avrupa Sosyalist Partisi’nin (PES) bugün toplanan Başkanlık Divanı’nda, CHP’nin üyeliği askıya alınırken, YENİ Parti oy birliğiyle üyeliğe kabul edildi.
Avrupa Sosyalist Partisi (PES) Başkanlık Divanı bugün Belçika’nın başkenti Brüksel’de toplandı. Toplantıda CHP’nin üyeliği askıya alındı. Üyelerin oy birliğiyle alınan kararına göre ise YENİ Parti, üyeliğe kabul edildi.
Kaynaklar, CHP’nin üyeliğinin askıya alınmasına ilişkin olarak “CHP’de yeniden ‘seçilmiş bir yönetimin’ göreve gelmesi durumunda, kararın yeniden gözden geçirilebilmesi için ihraç değil, askıya alma kararı alındı” değerlendirmesinde bulundu.
Manisa Valiliği’nin ortağı olduğu Avrupa Birliği destekli MERAVIGLIA projesi kapsamında, gençlerin ve kadınların istihdama katılımını artırmak ve çevre sorunlarını iş fırsatlarına dönüştürmek amacıyla Manisa’da iki “Üçüncü Mekan” kurulacak. Şehzadeler Mevlana Gençlik Merkezi ile Soma Gençlik Merkezinde oluşturulacak ortak çalışma ve eğitim alanlarında girişimci adaylarına eğitim, mentorluk ve birebir destek sunulacak.
Akdeniz’de yeşil girişimciliği desteklemeyi amaçlayan ve Avrupa Birliği Interreg NEXT MED Programı kapsamında finanse edilen MERAVIGLIA projesinin Paydaş Toplantısı, Vali Yardımcısı Fatih Aksoy başkanlığında gerçekleştirildi. Manisa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya kamu kurumları, üniversite, meslek kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Çevre sorunları iş fırsatına dönüşecek
Türkiye’nin yanı sıra Ürdün, Lübnan, Tunus, İtalya ve Fransa’nın da paydaşları arasında yer aldığı proje, Akdeniz bölgesinde öne çıkan işsizlik ve çevre sorunlarını birlikte ele alıyor. Su, atık, enerji ve doğa gibi alanlardaki yerel ihtiyaçların iş fikirlerine dönüştürülmesini hedefleyen proje kapsamında, girişimci adaylarına eğitim, mentorluk ve ortak çalışma alanları sağlanacak.
Proje çerçevesinde her ortak bölgede insanların bir araya gelerek öğrendiği, ürettiği ve fikirlerini paylaştığı “Üçüncü Mekan” adı verilen alanlar oluşturulacak. Bu alanlarda çevre sorunlarının belirlenmesi, sorunlara yönelik iş fikirlerinin geliştirilmesi ve girişimcilik faaliyetlerinin desteklenmesi amaçlanıyor.
Manisa’da iki merkez kurulacak
Toplantıda, Manisa’nın çevre sorunları ve bu sorunların ortaya çıkarabileceği girişimcilik fırsatları değerlendirildi. Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile iş birliği içerisinde Şehzadeler Mevlana Gençlik Merkezi ve Soma Gençlik Merkezinde kurulacak iki Üçüncü Mekan tanıtıldı.
Söz konusu merkezlerde girişimci adaylarına eğitim, mentorluk ve birebir destek verilmesinin yanı sıra bölgenin çevresel ihtiyaçlarının belirlenerek iş fikirleriyle eşleştirilmesi hedefleniyor. Merkezlerin kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve diğer ülkelerdeki proje ortaklarıyla bağlantı kurması da planlanıyor.
Altı ülkede 12 merkez hedefleniyor
2023 yılında tamamlanan RESMYLE projesinin devamı niteliğindeki MERAVIGLIA kapsamında, önceki projede oluşturulan beş eko-kuluçka merkezinin Üçüncü Mekanlara dönüştürülmesi ve bunlara yedi yeni merkezin eklenmesi planlanıyor.
Altı ülkede toplam 12 Üçüncü Mekan kurulması hedeflenen projede, 800 kişiye yerel eğitim ve mentorluk verilmesi, 440 girişimci adayının sınır ötesi eğitim programlarına katılması ve 96 eğitim ve mentorluk oturumunun düzenlenmesi öngörülüyor. Ayrıca biri Türkiye’de gerçekleştirilecek dört uluslararası girişimci kampının düzenlenmesi hedefleniyor.
Manisa’da çalışmalar sürüyor
Proje kapsamında ortak bir model ve araç seti hazırlanmasının ardından her bölgede merkezlerin yerlerinin ve iş birliği yapılacak kurumların belirlenmesi, gerekli donanımların sağlanması planlanıyor.
Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, işletmeler ve vatandaşlarla gerçekleştirilen toplantı, görüşme ve çalıştaylarla illerin öncelikli çevre ihtiyaçları belirleniyor. Bu çalışmaların sonucunda yerel çevre sorunlarını ve çözüm önerilerini içeren bir eylem ve eğitim planı hazırlanıyor. Manisa’nın ise projenin yerel ihtiyaçların belirlenmesine yönelik ikinci aşamasında olduğu bildirildi.
Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN
(İSTANBUL) – İBB Davası’nın 99. gününde savunmasına devam eden Ekrem İmamoğlu, TRT’nin yayınlarına tepki göstererek, “87 milyonun parasıyla bize küfretti, bize hakaret etti” dedi. Sanıkların ve yakınlarının itirafçı olmaları için baskı gördüğünü öne süren İmamoğlu, “Özgürlük karşılığında isim, tahliye karşılığında cümle. Bunun adı itiraf değil, bunlar takastır” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanıklı İBB Davası’nın 99. günü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülüyor.
Savunmasının ilk gününü dün tamamlayan İmamoğlu, bugün savunma yapmaya devam ediyor. Ekrem İmamoğlu, çağrıldığında ifadeye geleceğini belirterek, “Kurallara uyarım. Hakka girmem, hak yemem ama hakkımı da yedirmem. 12 metrekare değil, 2 metrekareye soksanız hakkımı yedirmem. Herkesle öyle bir hesaplaşma arzum var ki Yaradan içimi biliyor. O arenayı bu millet bana nasip edecek. Dua ediyorum Allah’ıma gece gündüz. Edecek yani” dedi.
“AMAÇ İFADE ALMAK DEĞİL, GÖRÜNTÜ”
Hakkında daha önce de soruşturmalar açıldığında, ifadeye gittiğini aktaran İmamoğlu, “19 Mart’ta telefon etsen gelmez miydi? Yok. O tiz sesini dün gibi hatırladığım kişi, birisinin karşısında paye edinecek. Çünkü bir süre sonra bakan olacak. Söz almış. Benim dilimin kemiği yok. Her şey çok net bende. Ben çünkü gökten hiçbir şeyi zembille almadım. Emeğimle aldım, terleyen alnımla aldım. Sırtımdan akan terle aldım. Seçimler de öyle, paramı da öyle kazandım, malımı da öyle kazandım, her şeyi. Ama amaç ifade almak değil ki, amaç görüntü” diye konuştu.
“İDDİA MAKAMI SINIFTA KALDI”
İmamoğlu, gözaltına alınmasının ardından toplantı ve gösteri yasağı ilan edildiğini, avukatların Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne ve vatandaşların Saraçhane’ye yürüyerek ulaşabildiğini hatırlatarak, “Böyle bir rezillik var mı ya” dedi.
İBB Davası’nda yedi aydır “dedikodu yapıldığını” savunan İmamoğlu, “İddia makamı ne sorabildi? Hiçbir şey. Sınıfta kaldılar, sefil oldular. Ne sordu? Bir şey gösterdi mi size? Gördünüz mü? Görmediniz, göremeyeceksiniz. Çünkü yok” ifadelerini kullandı.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, yargı makamlarının fon krizine odaklanması gerektiğini belirterek, partisinin fon iddialarının araştırılması için Meclis’e önerge verdiğini ancak önergenin Cumhur İttifakı tarafından reddedildiğini kaydetti ve herkesin mal varlığının incelenmesi çağrısı yaptı.
İmamoğlu, “Verelim hesabı hep beraber. Veremezler, her tarafından pislik akıyor çünkü. Bir avuç insan kümelenmiş. İktidar falan değil, milleti aldatıyorlar. Önce AK Partilileri, sonra ortaklarını, ardından milleti aldatıyorlar. Bunun hesabını Allah huzurunda ve bu ülkede yargı huzurunda verecekler. Göreceğiz aldatanı” dedi.
Emniyette dört gün boyunca hücrede tutulduğunu aktaran İmamoğlu, bu hücrelerin pis, idrar ve uyuşturucu kokusu içinde yerler olduğunu öne sürdü. İmamoğlu, “‘Bak, biz Ekrem İmamoğlu’nu dört gün burada tuttuk arkadaş.’ Sonra bunu herkes için yaptılar. Foncuları ise orada tutmadılar” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, “AK Parti’nin Grup Başkanvekili bana yolsuzluk edebiyatı yapıyor. Ne kadar çok bağırıyorsa bilin ki onun paçalarından pislik akıyordur. Ben FETÖ döneminde AK Parti’nin çevresinde çok bağıranları gördüm, hepsi FETÖ’cü oldu. ‘Çok bağıranlardan uzak durun’ dedim arkadaşlarıma. Bir iki ay sonra çoğunu tutukladılar, gözaltına aldılar. Bugün de çok bağıranların mutlaka hesabı vardır, söyleyeyim” dedi.
“SAVCI, ‘SİZ YARIN CUMHURBAŞKANI OLURSUNUZ, SİZ BİZİ YARGILARSINIZ’ DEDİ”
Ekrem İmamoğlu, İBB soruşturması kapsamında ifade verdiği savcının kendisine, “Sayın Başkanım, bugün biz burada oturuyoruz, sizi yargılıyoruz; siz yarın Cumhurbaşkanı olursunuz, masanın bu tarafına geçersiniz, siz bizi yargılarsınız” dediğini iddia etti. Savcıya, “Ya siz kimsiniz, biz kimiz? Bu kafayla mı bizi yargılıyorsunuz?” diye karşılık verdiğini anlatan İmamoğlu, söz konusu savcının bugün Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürü olduğunu söyledi. İmamoğlu, yaşadıklarını uydurmadığını, olayın tanıklarının ve kayıtlarının bulunduğunu savundu.
“DEVLETİN TRT’Sİ 87 MİLYONUN PARASIYLA BİZ KÜFRETTİ, BİZE HAKARET ETTİ”
“Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin TRT’si benim param, benim. Sizin paranız, 87 milyonun parasıyla bize küfretti, bize hakaret etti” diyen İmamoğlu, soruşturmanın siyasi operasyon olduğunu öne sürdü.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından başsavcının bakan yardımcılığından İstanbul’a atanmasını, 18 Mart 2025’te diplomasının iptal edilmesini ve 19 Mart’ta gözaltına alınmasını aynı sürecin parçaları olarak değerlendiren İmamoğlu, “Belgeler bizim tarafımızda, takvim onların tarafında” dedi.
Soruşturma dosyasına gizlilik kararı getirilmesine rağmen bilgilerin basına sızdırıldığını iddia eden İmamoğlu, iddianame hazırlanmadan önce kendisinin ve yol arkadaşlarının suçlu ilan edildiğini belirterek, “Bu bir hukuk süreci değil, bir itibar suikastıdır. Lekelenmeme hakkının ihlalidir, masumiyet karinesinin ihlalidir. Kimin lekelenmeme hakkı ihlal ediliyorsa, kimin masumiyet karinesi çiğneniyorsa, kime iftira atılıyorsa bunu yapan namussuzdur, şerefsizdir. Bu kadar net” diye konuştu.
İmamoğlu, davada sanıkların yakınlarının da gözaltına alındığını ve tutuklandığını, itirafçı olmaları için baskı gördüklerini öne sürerek, “Özgürlük karşılığında isim, tahliye karşılığında cümle. Bunun adı itiraf değil, bunlar takastır” ifadesini kullandı.
(SÜRECEK)