DOLAR

40,5896$% -0.46

EURO

47,8000€% -0.43

STERLİN

54,6468£% -0.9

GRAM ALTIN

4.352,83%-1,37

ONS

3.336,90%-0,91

BİST100

10.642,60%-0,43

a

30 Eylül 2026 Çarşamba

DİĞER YAZARLARIMIZ

Güllü’nün ölümü davası yarın! Kızı Tuğyan ilk kez hakim karşısına çıkacak

Güllü’nün ölümü davası yarın! Kızı Tuğyan ilk kez hakim karşısına çıkacak
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yalova’da 26 Eylül 2025’te 6’ncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden, “Güllü” adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un (52) ölümüyle ilgili davanın görülmesine yarın başlanıyor. Şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter (28) ‘Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, arkadaşı Sultan Nur Ulu (25) ise ‘Yalan tanıklık’ suçundan 4 yıla kadar hapis cezası talebiyle Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.

3 FARKLI İFADE VEREN KIZI TUTUKLANDI

‘ Güllü’ olarak tanınan şarkıcı Gül Tut, 26 Eylül 2025’te Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’nde 6 katlı binadaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetti. Olaya ilişkin Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında otopsi yapılan Güllü, İstanbul’da toprağa verildi. Daha önce alınan 3 ifadesinde de farklı konuşan şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu, gözaltına alındı. Tuğyan Ülkem Gülter, ‘Kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklanırken, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verildi.

SORUŞTURMA 11 AY SONRA TAMAMLANDI

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma 11 ay sonra tamamlandı. Hazırlanan iddianamede; bir numaralı sanık olarak yer alan şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında ‘Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianamede; Güllü’nün, kızı Tuğyan’a ait odanın penceresinden düştüğü, 18 metre yükseklikten beton zemine çarptığı, kafatası ve omur kırıkları ile çok sayıda iç organ ve büyük damar yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu hayatını kaybettiği kaydedildi. Toksikoloji incelemesinde; Gül Tut’un kanında 3.53 promil alkol tespit edildiği, kullanılan ilaçların toksik seviyede olmadığı ve zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadığı ifadesine de yer verildi.

SAVCILIK: GÜLLÜ’YÜ ODAYA GETİRMEK İÇİN EN SEVDİĞİ ŞARKI AÇILDI

Tuğyan Ülkem Gülter’in olay gecesi arkadaşı Sultan Nur Ulu’dan annesinin çok sevdiği ‘Malkata’ isimli roman havasını açmasını istediği, şarkının Güllü banyodan çıktığı sırada cep telefonundan başlatıldığı belirlendi. Müziği duyan Gül Tut’un, ‘O ne lan?’ diyerek kızının odasına geldiği, odadakilerle birlikte müziğe eşlik ettiği ve bir süre roman havası oynadığı kaydedildi. Savcılık, şarkının özellikle Gül Tut’u olayın meydana geldiği odaya getirmek amacıyla açıldığını ve bunun tasarlanan eylemin bir parçası olduğunu belirtti.

ANNESİNİ, “HADİ GÖRÜŞÜRÜZ” DİYEREK PENCEREDEN ATTIĞI İDDİASI

İddianamede; olay anına ait kamera ses kayıtları üzerinde İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından ayrıntılı inceleme yapıldığı belirtildi. Bilirkişi raporunda, düşmenin hemen öncesinde genç bir kadın sesi tarafından alaycı ve neşeli bir tonla ‘Hadi görüşürüz’ denildiğinin değerlendirildiği aktarıldı. Savcılık, bu sözün Tuğyan Ülkem Gülter tarafından söylendiği kanaatine vardı. İddianamede, Gülter’in bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından iki eliyle kavradığı, ayaklarını yerden keserek pencereden aşağı attığı belirtildi.

Olay sırasında odada bulunan Sultan Nur Ulu’nun soruşturmanın ilk aşamalarında Gül Tut’un alkollü olduğunu ve pencereden düştüğünü söylediği ancak daha sonra verdiği ifadede olayın farklı şekilde gerçekleştiğini anlattığı belirtildi. Sultan Nur Ulu’nun, Gül Tut’un yüzü pencereye dönük halde bulunduğu sırada Tuğyan’ın annesini kalça altından iki eliyle kavradığını, ayaklarını yerden keserek aşağı attığını belirttiği ifadesi de iddianamede yer aldı. Tanığın avukatıyla yaptığı kayda alınmış telefon görüşmesinde de Tuğyan’ın yaptığı şeylerin bedelini ödemek istemediğini ve savcılığa giderek gerçekleri anlatacağını söylediği tespit edildi. Savcılık, bu ses kaydının tanığın sonradan verdiği ifadesini desteklediğini değerlendirdi.

“BİR GÜN CAMDAN ATIP ÖLDÜRECEĞİM”

İddianamede; Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan aylar önce annesinin ölmesini istediğini gösterdiği ileri sürülen çok sayıda mesaj ve tanık anlatımına yer verildi. Üç tanık, Tuğyan’ın kendilerine annesini ‘Bir gün camdan atıp öldüreceğini’ söylediğini iddia etti. Bir başka tanık ise Gülter’in annesi veya kendisinden birinin öleceği yönünde sözler sarf ettiğini anlattı. Gülter’in eski sevgilisi K.E. ile yakınlarına gönderdiği mesajlarda ‘Bıktım bu annemden’, ‘Gebersin’, ‘Bu kadın ölsün’, ‘Ölmüyor, ne zaman?’ ve ‘Ona büyük bir şey yapacağım’ şeklinde ifadeler kullandığı belirtildi.

“ZİHİNSEL OLARAK EYLEME HAZIRLANMIŞ”

Tuğyan’ın olaydan yaklaşık 2 ay önce eski erkek arkadaşı K.E.’ye, ‘Annem birazdan kendini atıyor’ şeklinde mesaj gönderdiği de iddianamede yer aldı. Savcılık, bu mesajı Gülter’ib eylemine ilişkin ‘zihinsel hazırlık süreci’nin göstergelerinden biri olarak değerlendirdi.

Evde bulunan kamera kayıtlarının ham halinde, Gül Tut’un yere düşmesinden önce kısa aralıklarla 3 farklı çarpma ve darbe sesinin duyulduğu tespit edildi. Bilirkişi değerlendirmesinde; ikinci ve üçüncü çarpma sesi arasındaki yaklaşık 1,9 saniyelik sürenin Gül Tut’un pencereden çıkışıyla beton zemine çarpması arasında geçen süreyle büyük ölçüde örtüştüğü belirtildi. Gül Tut’un odada bulunan Tuğyan ve Sultan’a yaklaşık bir metre mesafede olduğu ancak ilk darbe sesinden sonra yaklaşık 7 saniye boyunca iki kişiden de herhangi bir bağırma veya kurtarma refleksi duyulmadığı aktarıldı. Savcılık, bu durumun Tuğyan ve Sultan’ın düşme olayını gördüklerine ve olayın anlatıldığı gibi ani bir kaza olmadığına işaret ettiğini kaydetti.

“DIŞ KUVVET VEYA TEMASIN BULUNMASI KAZA İHTİMALİNDEN YÜKSEK”

Olayın gerçekleştiği odanın zemininden alınan numunelerde; kayganlaştırıcı herhangi bir maddeye rastlanmadı. Gül Tut’un tıbbi kayıtlarında intihar düşüncesine ilişkin bir bulgu bulunmadığı, şarkıcının yükseklik korkusu olduğunun birçok tanık tarafından anlatıldığı belirtildi. Bilirkişi heyeti, Gül Tut’un vücut yapısı ve pencerenin yüksekliği dikkate alındığında geriye doğru düşmesi için dışarıdan bir kuvvet veya temas bulunmasının, kaza ihtimalinden daha mümkün olduğu yönünde görüş bildirdi. Adli Tıp Kurumu ise yüksekten düşmenin intihar, kaza veya başka bir kişinin etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin tıbben ayırt edilemeyeceğini ve olayın adli soruşturmayla aydınlatılması gerektiğini kaydetti.

MESAJLARI SİLDİRMEK İSTEMİŞ

İddianamede; Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan sonra eski erkek arkadaşı K.E.’den telefon ekranını paylaşmasını ve aralarındaki mesajları silmesini istediği belirtildi. Gülter’in K.E.’ye katıldığı canlı yayında susması, olay gecesinden ve annesiyle arasındaki sorunlardan bahsetmemesi yönünde baskı yaptığı, annesiyle ilişkisinin iyi olduğunu söylemesini istediği ifade edildi. Savcılık ayrıca Tuğyan’ın olayın tek görgü tanığı konumundaki Sultan Nur Ulu’yu sürekli yanında tutmaya çalıştığını, başka biriyle buluştuğu sırada takip ettiğini ve gerçekleri anlatmaması için tehdit ettiğini kaydetti.

“HAKKIMI HELAL ETMEM”

Tuğyan ve Sultan’ın olaydan sonra İstanbul’da kaldıkları bir otelde, yurt dışına nasıl çıkabilecekleri konusunda bir kişiyle telefon görüşmesi yaptıkları kaydedildi. Görüşmede; Sultan’a Tuğyan tarafından tehdit edilip edilmediğinin sorulduğu, Tuğyan’ın iaraya girerek, ‘Tabii ki ediyorum. Birgün beni yalnız bırakırsa hakkımı helal etmem’ dediği belirtildi. Gülter’in olayın ardından telefon değiştirdiği, cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü ve bazı mesajların silinmesini istediği de iddianamede destekleyici deliller arasında gösterildi.

“SERİ KATİL DAVASI” OYUNUNU İNCELEMİŞ

Tuğyan Ülkem Gülter’in dijital materyallerinde ise ‘Uyuşturucu saçtan ne zaman temizlenir?’, ‘Kokain saçta ne zaman çıkar?’ ve ‘Saçta metamfetamin çıkar mı?’ şeklinde internet aramaları yaptığı tespit edildi. Gülter’in ayrıca ‘Çözülmemiş davalar, seri katil davası, dedektif oyunu, suçluyu bulma’ isimli bir kutu oyununu internet üzerinden incelediği belirtildi. Buna karşın Tuğyan ve Sultan’dan alınan saç örneklerinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde tespit edilmedi. Şüphelilerin üzerlerinde, evlerinde ve eşyalarında yapılan aramalarda da suç unsuruna rastlanmadı.

YAŞADIĞI PANİK KAMERAYA YANSIDI

Olay gecesine ait yeni güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde; Güllü’nün düşmesinin ardından Tuğyan’ın bina girişinde polis ekipleriyle konuştuğu, daha sonra daireye çıktığı görüldü. Tuğyan’ın olay sonrasında panik yaşadığı ve polis ekiplerine, “Annem neden öyle söylüyor, annem iyi mi?” dediği görüntülere yansıdı.

O ANLARI UYGULAMALARI OLARAK ANLATTI

Öte yandan Sultan Nur Ulu’nun, savcılıkta verdiği ifade sırasında olay anını canlandırdığı öğrenildi. Tuğyan Ülkem Gülter’in annesine arkadan yaklaşarak kalçasının altından kavradığını ve ardından pencereden aşağı attığını öne süren Ulu’nun o anları uygulamalı olarak anlattığı görüntüler dava dosyasına girdi. Ulu, savcılık ifadesinde de Tuğyan’ın annesini arkadan tuttuğunu, ardından yukarı doğru çektiğini gördüğünü iddia etti. Sultan Nur Ulu, Güllü’nün bu olayın ardından pencereden düştüğünü iddia ederek, Tuğyan’ın daha sonra “Koş” diye bağırarak aşağıya doğru gittiğini söyledi. Ulu, ifadesinin devamında kendisinin de Tuğyan’ın peşinden gittiğini anlattı.

BAŞSAVCILIK: ÖNCEDEN TASARLAMIŞ

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışlarını birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter’in annesini önceden tasarlayarak öldürdüğünü kaydetti. İddianamede, tutuklu Gülter’in, ‘Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edildi. İddianamede, ikinci sanık olarak yer alan ve ev hapsi kararı daha sonra kaldırılan Ulu’nun ise ‘Yalan tanıklık’ suçundan 4 yıla kadar hapsi istendi. Sanıkların yargılanmasına, 1 Ekim Perşembe günü Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.

Devamını Oku

CHP’li Demir, trafik cezaları ve radar denetimleri için Meclis araştırması istedi

CHP’li Demir, trafik cezaları ve radar denetimleri için Meclis araştırması istedi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Demir, trafik cezalarındaki yüksek artışların trafik güvenliğine etkisinin araştırılması için Meclis araştırması istedi. Demir, radar ve elektronik denetim sistemlerinin kaza ve ihlal verileri dikkate alınarak belirlenmesini istedi, trafik politikasının amacının daha fazla ceza ve gelir değil, kazaları önlemek ve can kurtarmak olması gerektiğini vurguladı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Deniz Demir, son yıllarda trafik cezalarındaki yüksek artışların trafik güvenliğine etkisinin araştırılması amacıyla Meclis Araştırması önergesi sundu.

Demir, trafik cezalarının amacının vatandaşın cebinden daha fazla para almak değil, trafik kurallarına uyulmasını ve kazaların önlenmesini sağlamak olduğunu belirterek, radar ve elektronik denetim sistemlerinin de kapsamlı şekilde incelenmesini istedi.

Trafik güvenliğinin daha fazla ceza kesmek ve daha fazla gelir elde etmek anlamına gelmediğini belirten Demir, “Başarı, toplanan ceza miktarıyla değil; önlenen kazalar, kurtarılan hayatlar ve değişen sürücü davranışlarıyla ölçülmelidir” dedi.

RADAR VE ELEKTRONİK DENETİM SİSTEMLERİ İNCELENSİN

Meclis Araştırması önergesinde, özellikle radar ve elektronik denetim sistemlerine ilişkin uygulamaların incelenmesi talep edildi. Bu kapsamda radar noktalarının hangi kriterlere göre belirlendiğinin, bu noktaların geçmiş yıllardaki kaza ve ihlal verileriyle ilişkisinin bulunup bulunmadığının ve uygulamaların kazaların azaltılmasına somut bir katkı sağlayıp sağlamadığının araştırılması istendi.

Radar uygulamalarına karşı olmadıklarını vurgulayan Demir, şunları kaydetti:

“Tam tersine, radarların gerçekten trafik güvenliğini sağlamak için kullanıldığı, kaza riskinin ve hız kaynaklı tehlikenin yüksek olduğu noktalarda denetim yapıldığı konusunda kamuoyunun ikna olması gerekir. Ancak vatandaşın aklında ‘Burada amaç güvenliği sağlamak mı, ceza kesmek mi?’ sorusu oluşuyorsa bunun cevabını devlet şeffaf biçimde vermelidir.”

Trafik cezalarının bir kamu gelirine dönüşüp dönüşmediğinin, elde edilen gelirler ile trafik kazaları ve ölümlerdeki değişimin birlikte değerlendirilmesiyle ortaya konulabileceğini belirten Demir, trafik politikasının hedefinin vatandaştan mümkün olduğunca fazla ödeme almak değil, mümkün olduğunca fazla can kurtarmak olması gerektiğini söyledi.

Demir, trafik cezaları, radar uygulamaları ve denetim politikalarının tüm yönleriyle kapsamlı şekilde araştırılmasını talep etti.

Devamını Oku

Malatya Yazıhan’da küçükbaş üreticileri 45-50 bin lira çoban ücretine destek istedi

Malatya Yazıhan’da küçükbaş üreticileri 45-50 bin lira çoban ücretine destek istedi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Haber: Erdal AKBUĞA

(MALATYA) – Malatya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı İhsan Akın

Malatya’nın Yazıhan ilçesine bağlı Sinanlı Mahallesi’nde küçükbaş hayvan yetiştiricileri koç katımı için bir araya geldi. Akın, burada yaptığı açıklamada, koç katımının bereketli geçmesini temenni etti.

Üretenin yanında olunmasını isteyen Akın, “Yetiştiricilerimize sadece sözde veya fotoğraf vererek değil, özde destek olunmasını bekliyoruz. Yol, su ve özellikle mera ıslahıyla ilgili sorunların çözülmesi gerekiyor” diye konuştu.

Malatya’da son yıllarda hayvancılığa ilginin arttığını, 6 Şubat depremlerinin ardından kırsala dönüş yaşandığını anlatan Akın, “Depremden sonra lokal olarak kırsala dönüş başladı. Gerek büyükbaşta gerekse küçükbaşta artış var. Ancak bunu belirli bölgelerle sınırlı tutmamalı, bütün ilçelerimizde tarım ve hayvancılığa önem vermeliyiz. Dünyada en stratejik alanlardan biri gıdadır. Tarımımıza ve hayvancılığımıza sahip çıkmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“ÇOBAN ÜCRETLERİ 50 BİN LİRAYA DAYANDI”

Sinanlı Mahallesi’nde küçükbaş hayvancılıkla uğraşan Turan Kılınç ise sektörün en önemli iki sorununun mera ve çoban olduğunu söyledi.

Aile bireylerinin hayvanların bakımını üstlenmesi durumunda maliyetlerin daha yönetilebilir olduğunu belirten Kılınç, dışarıdan çoban çalıştırılması halinde giderlerin ciddi şekilde arttığını kaydetti.

Kılınç, “Bugün en düşük çoban ücreti aylık 45-50 bin lira arasında. Yer yer bunun da üzerine çıkıyor. Yerli gençler tarım ve hayvancılığa fazla ilgi göstermiyor. Dışarıdan gelen çobanların ücretleri de her yıl yükseliyor” dedi.

Çoban maliyetlerinin üretici üzerindeki yükünün azaltılması gerektiğini ifade eden Kılınç, “Devletin en azından ücretin bir bölümüne destek vermesi gerekiyor. Çobanların sosyal güvencelerinin olması, sigortalarının yapılması gerekir” diye konuştu.

“SONBAHARDA MERA SIKINTISI BÜYÜYOR”

Mera konusunda özellikle sonbahar aylarında ciddi sorun yaşandığını dile getiren Kılınç, yetiştiricilerin ilkbaharda Sarıçiçek Yaylası’na çıktığını, dönüş döneminde ise köy çevresindeki mera alanlarının yetersiz kaldığını söyledi.

Yazıhan’da Hazine arazilerinin bulunduğuna dikkat çeken Kılınç, bu alanlardan uygun bölümlerin üreticilere tahsis edilebileceğini ifade etti.

“TARIM ARAZİLERİ NEDENİYLE MERA ALANIMIZ DAR”

Sinanlı Mahallesi’nde küçükbaş hayvancılık yapan Ekrem Gürşen de çoban ve mera sorunlarının üretimi doğrudan etkilediğini söyledi.

Çoban istihdamında yaşanan sıkıntılara değinen Gürşen, “Bu yıl çoban konusunda devlet desteği oldu ancak gelen bazı çobanlar, anlaşılan ücretten memnun kalmayarak işi bıraktı. Bu durum yetiştiriciyi zor durumda bırakıyor” ifadelerini kullandı.

Bölgede tarım ve sulanan arazi miktarının fazla olması nedeniyle hayvanların otlatılabileceği alanların sınırlı kaldığını belirten Gürşen, “Merada çok sıkıntı çekiyoruz. Aynı sıkıntıyı yaylada da yaşıyoruz. Bu konuda yetkililerden destek bekliyoruz” dedi.

Koç katımının ardından yetiştiriciler, yeni üretim döneminin bereketli geçmesini temenni etti.

Devamını Oku

Kayseri OSB Başkanı, kentin Ağustos ihracatını 333 milyon 760 bin dolar olarak açıkladı

Kayseri OSB Başkanı, kentin Ağustos ihracatını 333 milyon 760 bin dolar olarak açıkladı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan, 2026 yılı Ağustos ayı dış ticaret rakamlarını değerlendirdi.

Türkiye İstatistik Kurumu ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen genel ticaret sistemi geçici dış ticaret verilerinin 2026 yılı Ağustos ayı rakamları kamuoyu ile paylaşıldı. Rakamları değerlendiren Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, Türkiye’nin ihracatının 2026 yılı Ağustos ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artarak 23 milyar 467 milyon dolar, ithalatın ise yüzde 10,5 artarak 28 milyar 706 milyon dolar olduğunu belirtti.

Başkan Yalçın, “Kayseri’nin 2026 yılı Ağustos ayı ihracatı 333 milyon 760 bin dolar oldu. Şehrimizin, bu yılın ilk 8 ayındaki ihracat rakamı ise 2 milyar 630 milyon 148 bin dolar seviyesinde gerçekleşti.” dedi. Yalçın, “Kayseri’nin 2026 yılı Ağustos ayında yapmış olduğu ihracat 333 milyon 760 bin dolar seviyesindedir. Bu rakam, Temmuz ayında 367 milyon 718 bin dolar olarak gerçekleşmişti.” şeklinde konuştu.

Kayseri’nin 2026 yılı Ağustos ayı ithalat rakamının 163 milyon 79 bin dolar seviyesinde bulunduğunu belirten Yalçın, “Şehrimizin ilk 8 aylık ithalatı 1 milyar 253 milyon 491 bin dolar olmuştur.” diye konuştu.

Başkan Mehmet Yalçın, “Yaşanan finansal zorluklar, dünyadaki karışıklıklar ve kırılganlıklar sanayicilerimizi etkilemektedir. Petrol, doğal gaz ve emtia tedarikinin zorlaşması ve fiyatlarının aşırı derecede yükselmesi önemli bir sorun oluşturmaktadır. Enflasyonla mücadelede sanayi üretiminin minimum etki altında kalması gerekmektedir. Sanayicilerimiz; üretim güçlerini kaybetmemek, iç pazardaki hareketliliğin ve dış pazarlardaki payın artırabilmesi için desteğe ihtiyaç duymaktadır. Sanayicilerimiz, uzun vadeli ve düşük faizli krediler başta olmak üzere, tüm desteklerin zaman geçirilmeksizin devreye alınmasını beklemektedir. Sanayicilerimiz tüm bu zorluklara rağmen üretim, istihdam ve ihracat odaklı çalışmaya devam etmektedir.” dedi.

Başkan Yalçın, değerlendirmesinin sonunda tüm ihracatçılara ve sanayicilere, Türkiye ve Kayseri ekonomisine sağladıkları katkılardan dolayı teşekkür etti.

Devamını Oku

KARADENİZBİRLİK yağlık ayçiçeği ön alım fiyatını ton başına 34 bin lira belirledi

KARADENİZBİRLİK yağlık ayçiçeği ön alım fiyatını ton başına 34 bin lira belirledi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Karadeniz Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (KARADENİZBİRLİK), 2026 sezonu yağlık ayçiçeği ön alım fiyatını ton başına 34 bin lira olarak belirledi. Birliğin açıkladığı fiyat, geçen yıl ton başına 29 bin lira olan ön alım fiyatına göre yüzde 17,2 artış gösterdi.

KARADENİZBİRLİK tarafından açıklanan yeni fiyat, 2026 sezonunda üreticinin elde edeceği gelirin belirlenmesi açısından önem taşıyor. Birlik, ayçiçeği üretiminde bu sezon iklim şartlarının olumlu seyretmesiyle birlikte verimin geçen yıla göre iki kattan fazla arttığını bildirdi.

“Dönüm başına ayçiçeği verimi geçen yılın iki katından fazla gerçekleşti”

KARADENİZBİRLİK Genel Müdürü Ünal Erarslan, yeni sezonda dönüm başına ayçiçeği veriminin geçen yılın iki katından fazla gerçekleştiğini belirterek, “Birlik yönetim kurulu olarak ön alım fiyatımızı ton başına 34 bin lira şeklinde belirledik. Üretici ortaklarının sigortası olan KARADENİZBİRLİK, imkanları ölçüsünde belirlediğimiz fiyat üzerinden ürün bedellerini ödeyecektir” dedi.

Erarslan, üreticiden alınan ham maddeyle yüzde 100 saf ve helal sertifikalı KARADENİZBİRLİK marka ayçiçeği yağı üretildiğini, piyasayı regüle ederek aşırı fiyat artışlarının önlenmesine katkı sağlamayı sürdürdüklerini ve birim alandaki verim ile yağlık ayçiçeği tohumlarının yağ oranlarının artırılmasına yönelik çalışmaların devam edeceğini söyledi.

Yeni sezon ürün alımlarının Samsun, Çorum, Amasya, Tokat, Kırıkkale ve Kırşehir’in yanı sıra Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bulunan 12 kooperatif ve alım merkezinde gerçekleştirileceğini kaydeden Erarslan, alımların yeni sezon ürünü üzerinden yapılacağını sözlerine ekledi.

Devamını Oku