40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
05 Ekim 2026 Pazartesi
Ankara’nın gelişen ve dinamik yüzü Gölbaşı Şafak Mahallesi, son dönemde spor ve erken çocukluk eğitimi alanında ezber bozan bir başarı hikâyesine ev sahipliği yapıyor. Bölgede faaliyetlerine hız kesmeden devam eden Emba Spor Kulübü; sunduğu geniş yelpazeli branşlar, yaş gruplarına özel disiplinli programlar ve güven veren kurumsal kimliğiyle tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Sadece bir antrenman sahası değil, aynı zamanda çocukların ve gençlerin geleceğini şekillendiren kapsamlı bir yaşam merkezi olarak öne çıkan kulüp, spor okulu anlayışına yepyeni bir soluk getiriyor.
Her yaş grubuna hitap eden dinamik yapısıyla dikkat çeken Emba Spor Kulübü, bünyesinde barındırdığı Voleybol Akademisi ile geleceğin yeteneklerini yetiştiriyor. Küçük takım, midi voleybol, mini voleybol ve yıldız takım kategorilerinde yürütülen sistemli çalışmalar, genç yeteneklerin sahada parlamasına olanak tanıyor. Teknik becerilerin yanı sıra takım ruhunu, disiplini ve centilmenliği odak noktasına alan antrenmanlar sayesinde sporcular, sahaya sadece kazanmak için değil, gelişmek ve sporu bir yaşam felsefesi haline getirmek için çıkıyor. Kulübün sunduğu modern altyapı ve Parsport Club ile Spor Club vizyonunun birleşimi, Ankara genelinde spora gönül veren aileler için parlayan bir fener konumunda.
Ancak Emba Spor Kulübü’nün sunduğu ayrıcalıklar yalnızca salon sporlarıyla sınırlı kalmıyor. Suyla barışık, özgüvenli bireyler yetiştirmeyi hedefleyen profesyonel yüzme eğitimleri, kulübün en çok rağbet gören branşları arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra, erken yaşta spor bilinci ve sosyal gelişim kazandırmayı amaçlayan kreş ve anaokulu konseptindeki faaliyetler, çocukların pedagojik formasyona sahip uzman eğitmenler gözetiminde güvenle vakit geçirmesini sağlıyor. Eğitici olduğu kadar son derece eğlenceli geçen aktiviteler, miniklerin fiziksel kapasitelerini artırırken aynı zamanda eğlenerek öğrenmelerine imkan tanıyor. Kulübün kapısından içeri giren her yaş grubundan birey, kendi potansiyelini keşfedeceği nitelikli bir ortamla karşılaşıyor.
Gölbaşı Şafak Mahallesi’nde yükselen bu başarı grafiğinin arkasındaki en büyük güç ise şüphesiz kulübün uzman kadrosu. Alanında yetkin, yol gösterici ve eğitici kimliğiyle öne çıkan deneyimli hocalar, her bir öğrenciyle birebir ilgilenerek onların hem zihinsel hem de fiziksel gelişimine rehberlik ediyor. Ailelerin gönül rahatlığıyla evlatlarını emanet edebildiği, samimi ve son derece güvenli bir atmosfere sahip olan Emba Spor Kulübü, gerçekleştirdiği nitelikli ziyaretler ve sosyal sorumluluk projeleriyle de bölgesel bir değer haline gelmiş durumda. Eğlenceli disiplini, pedagojik yaklaşımı ve profesyonel vizyonuyla hedeflerini her geçen gün büyüten kulüp, sporcularını sadece sahanın değil, hayatın da zirvesine taşımaya kararlılıkla devam ediyor.
Program : Davetsiz Misafir
Genel Koordinatör: Elif Kotil
Editör : Sinem Dal
Haber : Merve Özdemircan
Görüntü : Ahmet Burak Yördem
PARİS, 5 Ekim (Xinhua) — Fransa’nın başkenti Paris, Çin’in Ulusal Gün tatili sırasında çok sayıda Çinli turisti ağırladı.
Karadeniz Bölgesi’nde sonbahar mevsiminde ormanlık alanlarda yaşanan mantar bolluğu sebebiyle çok sayıda mantar zehirlenmesi vakaları yaşanmaya başladı. Konuyla ilgili vatandaşlara uyarılarda bulunan Doç. Dr. Çiğdem Sevim, “Zehirlenme belirtileri sadece bulantı ve kusmayla da kalmıyor. Onlar farkında değiller. Bir gün boyunca kişi hiçbir şey hissetmiyor ve bir anda karaciğer iflas eşiğine geliyor” dedi.
Karadeniz Bölgesi’nde sonbahar yağışlarının ardından ormanlarda mantar bolluğu yaşanıyor. Vatandaşlar ise ormanların yolunu tutarak başta “kanlıca” olmak üzere çeşitli mantar türlerini toplayarak tüketiyor. Çoğu vatandaşın yanlış mantar türlerini toplayarak yemesiyle çok sayıda zehirlenme vakası yaşandı. Kastamonu’da son bir hafta içerisinde 40’ın üzerinde kişi zehirlenerek hastanelere başvurdu. Yaşanan zehirlenme vakalarının ardından vatandaşlara uyarılarda bulunan Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Sevim, Türkiye’deki 300 mantar türünden 100’ünün yenilmediğini söyledi. Vatandaşların özellikle mantarların birbirine benzemesi sebebiyle zehirli mantarları yediğini ve bunun da zehirlenmelere yol açtığını dile getirdi. Türkiye’deki 10 mantar türünün ölümcül etkilere sebep olabildiğine dikkat çeken Sevim, mantar tüketiminin ardından mide bulantısı, kusma, ishal, karın ağrısı, tansiyon düşüklüğü, boyun ve yüzde kızarma, ağızda metalik tat oluşması ve baş dönmesi gibi belirtilerin ortaya çıkması durumunda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.
“Zehirli mantarların bir tanesinin bile sepetteki mantarlara karışması yeterli oluyor”
Mantarla ilgili bilinen yanlışlara değinen Sevim, “Kastamonu geniş ormanlık arazilere sahip olduğu ve iklim şartları da bunun için çok uygun olduğu için mantar açısından çok gözde illerimizden bir tanesi. Yağışlarla birlikte mantarların oranı da çoğalmaya başladı ve bununla paralel olarak tüketim de artmaya başladı. Toplanan mantarın toplandığı yer kadar türü çok önemli. Mantarlar bünyelerinde ağır metalleri ve kirletici maddeleri taşıyabiliyorlar. Sadece topladığınız yer ormanlık yer değil, sanayi bölgesine yakın ya da kirleticilerin çok olduğu bir yer ya da yol kenarıysa bu da ciddi anlamda bir risk oluşturuyor. Onun için biz genel olarak vatandaşlarımıza doğadan bilmedikleri mantarları toplayarak tüketmemelerini söylüyoruz. Vatandaşlarımız bunu bir aktivite, bir etkinlik şeklinde görüyor. ve ‘doğa yürüyüşü yapalım, gördüğümüzde mantarı toplayalım’ gibi etkinlikler planlıyorlar. Sizin yıllardır mantar topladığınız bir yer olsa bile aynı türe benzeyen zehirli bir türle aynı bölgede karşılaşma riskiniz var. Mantarlar komşuluk yapabiliyor ve bunu fark etmeden siz onu da toplamış olabiliyorsunuz. Zehirli mantarların bir tanesinin bile sepetteki mantarlara karışması yeterli oluyor. Siz onu tükettiğinizde zehirlenmenize yol açacak” dedi.
“Evde mantarın zehirli olup olmadığını belirleyebileceğiniz bir test ya da farklı bir şey yok”
Sanayi bölgeleri ve kirlilik olabilecek alanlardan mantar toplanmaması gerektiğine vurgu yapan Sevim, “Mantarlar yol kenarında, sanayi bölgelerinin içerisinde ya da kirli alanlardan toplanmamalı. Bu mantarlar bünyelerinde kirli maddeleri de biriktiriyor. Şimdiye kadar ulusal kaynaklara göre Türkiye’de 300’e kadar mantar türü tespit edilmiş. Bunların 100 tanesinin yenilebilir olmadığını ve 10 tanesinin de ciddi ölümcül etkilere sebep olduğunu belirtmişler. Yani her mantar yenilemez. Mesela kanlıca mantarı Kastamonu’da çok tüketiliyor. Başka bir mantara benzerliği ile birlikte çok ciddi zehirlenmelere yol açtığını biliyoruz. Zehirlenme sayılarının da giderek arttığını biliyoruz. Evde mantarın zehirli olup olmadığını belirleyebileceğiniz bir test ya da farklı bir şey yok. Bunu ayırt etmeniz çok zor. Ancak uzmanlar, yıllarca bununla ilgili eğitim alanlar, üreticili sertifikalı bu işi yapan insanlar tarafından üretilen ürünlere yönelmek en mantıklısı. Çünkü siz bunu çıplak gözle ayırt edemeyebilirsiniz” diye konuştu.
Mantarın zehirli olup olmadığını evde anlamanın mümkün olmadığını belirten Sevim, mantar pişerken gümüş kaşık konulması gibi uygulamaların da gerçek dışı olduğunu kaydederek, “Yani gerçekten böyle bir test laboratuarlarda yapılabiliyorsa o kişileri ben davet ediyorum. Birlikte çalışmak istiyorum. Çünkü toksikolojik testler bu kadar kolay değil. Gerçekten değil, gümüş kaşığı referans alamayız. Daha ilginç şeylerle de karşılaşıyoruz. Sirkede bekletmekle zehrinin gideceğini söylüyorlar, ‘kurutursak zehri gider’ diyorlar. İçinde zehir olan bir yapı var ve biz bunu kuruttuğumuzda zehir nasıl buradan uzaklaşabilir. Zehir içine hapsoluyor. Kuruyunca daha çok hapsoluyor. Çünkü mantarların bazı toksinleri ısıya dayanıklı. Siz bunu yok edemezsiniz. ‘Soğanla pişirirsek, ayran içersek, kavurursak’ gibi çok farklı şeyler okudum. Ama bunların hiçbirinin bilimsel bir geçerliliği yok. Evde hızlıca bunu teşhis edebileceğiniz, tanısını koyabileceğiniz, bu ‘zehirli ya da zehirsiz’ diyebileceğiniz hiçbir yöntem yok” şeklinde konuştu.
“Zehirlenme belirtileri sadece bulantı ve kusmayla da kalmıyor”
En çok zehirlenmelere sebep olan mantarlarla ilgili bilgi veren Sevim, “Acil servise başvurulara sebep olan mantarların önemli bir kısmını ‘köygöçüren’ mantarı oluşturuyor. Amanita türlerini de söyleyebiliriz. Bunlar en zehirli mantar türleri. Bunlar diğer doğa mantarlarıyla da çok kolay bir şekilde karışabiliyorlar. Kişi bunları tükettiğinde çok ciddi, böbrek, karaciğer kaybı yaşayabiliyor ve ölümüne sebebiyet verebiliyor. Çünkü içinde toksinler var. Zehirlenme belirtileri sadece bulantı ve kusmayla da kalmıyor. Onlar farkında değiller. Bir gün boyunca kişi hiçbir şey hissetmiyor ve bir anda karaciğer iflas eşiğine geliyor. Bu toksinleri yavaş yavaş içinizi oyan bir mikrop gibi düşünebilirsiniz. Çok ciddi oranda ölüme sebebiyet verebilen, organ kaybına sebebiyet veren Amanita türlerinden bahsediyoruz. Falloides (köygöçüren) de burada ölüm şapkası olarak geçiyor. Bulantı, kusma belirtilerini 1-2 saat içerisinde hissederseniz, gastrointestinal rahatsızlık dediğimiz ishal, karın ağrısı, tansiyon düşüklüğü, boynunuzda, yüzünüzde kızarma, ağzınızda metalik tat, baş dönmesi gibi belirtileri yaşarsanız ilk yapmanız gereken en sağlık kuruluşuna gitmek. Gidemiyorsanız, durumunuz ciddiyse 112 ihbar hattını hemen aramanız ve bir an önce tedavi altına alınmanız gerekiyor. Zehirlenme görüldüğünde, mantarı yiyen diğer aile üyeleri de semptomlar olmamasına rağmen sağlık kuruluşuna başvurması gerekiyor. Yediğiniz mantardan fotoğraf gibi bir örnek varsa sağlık profesyonellerine göstermeniz gerekiyor. Bu en azından panzehiri ve antidotununa hızlı bir şekilde ulaşılmasını sağlıyor” ifadelerini kullandı.
“Evde hiçbir müdahale yapmayacaksınız”
Zehirlenme durumlarında sağlık kuruluşlarına başvurduktan sonra 114 numaralı telefon hattından Ulusal Zehir Danışma Merkezine de danışılabileceğini kaydeden Sevim, zehirlenme belirtileri olduğunda sağlık kuruluşlarına başvurmanın hayati önem taşıdığını vurgulayarak, “Evde hiçbir müdahale yapmayacaksınız. Çünkü yaptığınız her şey yine sizin aleyhinize olabilir, süreci etkiliyor olabilirsiniz. Ciddi anlamda yine organ kaybına sebep olabilir. Mantarları saklama konusunda da nemli ortamda bırakılmamasını tavsiye ediyoruz. Nemlendiyse zaten o mantarı tüketmemeniz gerekiyor. Mantarı buzlukta saklamak istiyorsanız bunu kavurarak yapabilirsiniz. Olduğu şekliyle mantarı buzluğa atmayın” dedi.
Öte yandan, Kastamonu’da semt pazarlarında da ormanlardan toplanan mantarlar tezgahlarda yerini alıyor. Vatandaşlar tarafından en çok tercih edilen “kanlıca” mantarının kilogramı 400 ila 500 lira arasında alıcı buluyor. Kastamonu’da mantar satışı yapan Necati Bekiroğlu ise vatandaşların topladıkları mantarları ayıkladıktan sonra semt pazarında sattıklarını söyledi. Mantarın yetişmesi için yağmurun ardından güneşin açması gerektiğini belirten Bekiroğlu, toprağın ısınmasının da önemli olduğunu ifade etti. “Mesele iyi mantarı bulmak. Müşterimize temiz ve güzel mantar ya da sebze, meyve yedirmek zorundayız” diyen Bekiroğlu, kanlıca mantarının ekmek, börek, kızartma ve birçok farklı yemekte kullanılabildiğini söyledi.
Akçakoca Kaymakamı Dr. Hacı Arslan Uzan, Süha Güven Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileriyle bir araya gelerek eğitim hayatlarına ilişkin sohbet etti. Uzan, öğrencilerin görüş ve taleplerini de dinledi.
Kaymakam Dr. Hacı Arslan Uzan, Milli Eğitim Şube Müdürü Mehmet Toksoy ile birlikte Süha Güven Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileriyle buluştu. Öğrencilerle sohbet eden Uzan, yeni eğitim öğretim yılının hayırlı olması temennisinde bulunarak gençlere eğitim hayatlarında başarılar diledi. Öğrencilerin görüş ve taleplerini dinleyen Uzan, okul yönetimi ve öğretmenlerle de bir araya geldi. Görüşmede okulda yürütülen eğitim ve öğretim faaliyetleri hakkında bilgi alan Uzan, çalışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Düzce İl Özel İdaresi, Akçakoca’ya bağlı Esmahanım Köyü’nde yağmur sularının kontrollü şekilde tahliye edilmesi ve yol altyapısının güçlendirilmesi amacıyla yürütülen çalışmaları tamamladı.
İl Özel İdaresi tarafından Akçakoca ilçesine bağlı Esmahanım Köyü’nde altyapı çalışması gerçekleştirildi. Çalışmalar kapsamında, özellikle yağışlı dönemlerde yağmur sularının kontrollü şekilde tahliye edilmesini sağlamak ve yol altyapısını güçlendirmek amacıyla 3 adet 800’lük boru yerleştirildi. Boru yerleştirme çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte bölgede yüzey sularının yol ve çevresinde oluşturabileceği olumsuzlukların önüne geçilmesi hedefleniyor.