40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
09 Ekim 2026 Cuma
Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik, gündemdeki fon soruşturması tartışmaları üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e sert tepki gösterdi. Çelik, Özel’in açıklamalarının sınırları aştığını belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik söylemlere karşı kararlılıkla duracaklarını ifade etti.
Özel’in ifadelerini “linç kampanyası” olarak nitelendiren Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendileri için kırmızı çizgi olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanına yönelik iftiralara asla müsaade etmeyeceklerini vurgulayan Çelik, bu konuda en yüksek seviyede mücadele vereceklerini açıkladı.
Çelik şu ifadeleri kullandı: “Kültür sanat dolu güzel bir akşamdan sonra Özgür Özel gibi tatsız bir konuda konuşmak istemezdim. Ama Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı bazı ifadeler kullanmış. Özgür Özel’in bu ifadelerin de cevabını alması gerek.
Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye Cumhuriyeti’ni Cumhuriyet tarihimizde en yüksek düzeyde siyasi kapasiteyle yöneten liderdir. Atatürk döneminden sonra, çok partili hayata geçtikten sonra, çok partili hayat döneminde Türkiye Cumhuriyeti’ni bu derece yüksek kapasiteyle, bilgelikle, dirayetle, siyasi performansla yöneten bir lider görülmemiştir.
Sayın Cumhurbaşkanımız, dünya siyasetine yön veren birkaç liderden bir tanesidir. Dolayısıyla bırakın Özgür Özel’in böyle bir konuda değerlendirme yapmasını, Türkiye’yi yönetme konusunda ilkokul düzeyinde bilgisi olmayan birisi olarak, dünya siyaseti konusunda ise anaokulu düzeyinde bile bilgisi olmayan birisi olarak bu cümleleri kurması haddine düşmez.
Cumhuriyet tarihimizin, vatandaşlarımızın gönül verdiği önemli partilerinden olan Cumhuriyet Halk Partisi’ni bir hırsızlık şebekesine elleriyle teslim etmiş olan birinin, kendi partisini yönetememiş olan birisinin, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanlığı, Sayın Cumhurbaşkanımızın yönetim kapasitesini, yönetim performansını değerlendirme konusunda herhangi bir yeteneği söz konusu değildir.
Vatandaşımızın hakkını gasp edenler mutlaka bedelini ödeyecek. Bu kim olursa olsun. Hakkı gasp edilmiş vatandaşlarımızın da hakları kendilerine iade edilecek. Bu yapılırken de bunun parası bu fon dolandırıcılarından alınacak. Devletin cebinden, milletin cebinden bir kuruş çıkmayacak.
Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında kurulan fon kurulu dördüncü toplantısını yaptı. Süratli bir şekilde kararlar alınıyor. Peki, bütün bu çerçeveler meydana getirilirken muhalefet ne yapıyor? Özgür Özel başta olmak üzere yalan siyaseti yapıyor, iftira siyaseti yapıyor. Ve her gün ellerinde patlayan bir gayriahlaki yaklaşıma imza atmış oluyorlar.
Biz ne siyasi linç kampanyasına müsaade ederiz, insanların siyasi linç kampanyasıyla hedef göstermesine müsaade ederiz ne de biriyle ilgili bir iddia varsa bunun siyasi himayeyle örtbas edilmesine müsaade ederiz. Bu iş artık haddini aşmıştır. Biz, siyasi linç kampanyalarıyla yalanlar üreterek bakanlarımıza, genel başkan yardımcılarımıza, AK Parti’nin kurumsal kimliğine ama en önemlisi, bakın açık söylüyorum, Cumhurbaşkanımıza ve Cumhurbaşkanımızın ailesine saldıran olursa buna en net cevabı veririz.
Elinde belge, bilgi olan adliyeye götürsün, bilgiyi versin. Siyasi linç yoluyla insanlar hakkında önce iddia diyerek, duyum diyerek, şöyleymiş, böyleymiş diyerek insanları linç ediyorlar. Ondan sonra yalan çıktığı zaman özür dilemiyorlar. Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir. Bu konuda en yüksek mücadele seviyesine geçeceğiz.”
İlgili Haberler
Fon soruşturmasında gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı
Özgür Özel, Bakan Göktaş’ın babasından özür diledi: Ama burada ikiyüzlülük var
AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, fon soruşturması iddialarına sert tepki gösterdi
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’den, Ümit Özlale’ye: Özür dileyin ve çekilin
AK Parti’nin 9 maddelik fon yasası teklifi Meclis’te! İşte yatırımcılara ödenecek rakam
Turan Yiğittekin Haberler.com
Bartın’da silajlık mısırda yaklaşık 30 bin dekar alandan 120 bin ton rekolte bekleniyor. Tarla gününe katılan Vali Nurtaç Arslan, hasat esnasında üzerine düşen mısır parçaları nedeniyle zor anlar yaşadı.
Bartın İl Tarım Müdürlüğü tarafından Genişkatırcı köyünde Sinan Aydın’a ait 38 dönümlük tarım arazisinde gerçekleşen Silajlık Mısır Tarla Günü ile hasat başladı. Bartın Valisi Nurtaç Arslan, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Tarım ve Orman İl Müdürü Murat Türkmen, il protokolü ve çiftçilerin de katıldığı programda silajlık mısır hasadı yapılarak, davetlilere haşlanmış mısır ve çeşitli ikramlarda bulunuldu. Tarla sahibi ve çiftçilerle sohbet eden Vali Arslan ve protokole yerli, milli ve genetiği oynanmamış mısır tohumu hakkında detaylı bilgiler verildi. Vali Arslan ve beraberindekiler, çiftçiler ve mısırla günün anısına hatıra fotoğrafı da çekildi.
120 bin ton rekolte bekleniyor
Vali Arslan, gazetecilere yaptığı açıklamada kentte yaklaşık 30 bin dekar alanda 120 bin ton rekolte beklediklerini belirtti. Arslan, “Bugün ilimizde silajlık mısır hasadı gerçekleştirmek için çiftçilerimizle bir araya geldik, hasada eşlik ettik. Silajlık mısırın hayvancılıkta önemi büyük. İlimizde yaklaşık 30 bin dekar alanda yaklaşık 120 bin ton silajlık üretimi gerçekleştiriyoruz. Uygun maliyetli bir ürün olması ve hayvancılıkta çok kullanılan bir ürün olması nedeniyle silajlık mısırı ilimizde arttırmak amacıyla teşvik ediyoruz” diye konuştu.
Vali Arslan zor anlar yaşadı
Vali Arslan ve beraberindekiler, hasat makinesinin parçalara ayırdığı mısır taneleri, koçanı, sap ve parçalarını yakından görmek isteyince zor anlar yaşadı. Makinenin parçaladığı mısırlara bakmaya giden Arslan, o esnada hasat makinesinden düşen parçalar nedeniyle zor anlar yaşadı. Vali Arslan’ın üzerine düşen ve kıyafetine yapışan kaba yemler, yanındaki koruma tarafından temizlendi. Arslan, firma yetkilisinin avcuna aldığı parçaları inceleyerek, bilgi aldı. Günün anısına çekilen hatıra fotoğrafının ardından program sona erdi.
(ANKARA) – İYİ Parti milletvekilleri Erhan Usta ve Ayyüce Türkeş Taş, 131 yatırım fonunun tasfiyesi ve “fon krizi” sonrası SPK ve BDDK başkanlarının Meclis’te dinlenmesi ve denetimin güçlendirilmesi için TBMM’ye başvuruda bulundu.
İYİ Parti milletvekilleri Erhan Usta ve Ayyüce Türkeş Taş, 131 yatırım fonunun tasfiyesi ve Fon Skandalı’nın ardından SPK ve BDDK başkanlarının Plan ve Bütçe Komisyonu’na çağrılarak milletvekillerine bilgi vermesi talebiyle Meclis Başkanlığı’na başvurdu; başvuruda, yasal bilgilendirme sorumluluklarının yerine getirilmesi, denetimin artırılması ve olası usulsüzlüklerin önüne geçilmesi gerektiği belirtildi.
İYİ Parti’den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“131 yatırım fonunun tasfiyesi ve kamuoyunu sarsan fon skandalı ortadayken denetleyici kurumlar sessiz kalamaz. SPK ve BDDK Başkanlarının Plan ve Bütçe Komisyonunu bilgilendirmesi kanunen zorunluluktur. İYİ Parti Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Erhan Usta ve Ayyüce Türkeş Taş, Meclis Başkanlığına başvuruda bulundular.”
(ANKARA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya dahil fon krizine karışanların suç örgütü kapsamında yargılanması gerektiğine işaret ederek, “Devletin bürokrasisiyle siyasetin aktörleri arasında yolsuzluk yapma konusunda iş birliği var. Bu, bizim cumhuriyet tarihinde bir ilk” ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in istifa etmesi gerektiğini söyledi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, KRT TV’de katıldığı programda, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in tutuklanmasına ilişkin bir soru üzerine, “İddianame nedir bilmiyorum. Ekrem Bey tutuklandıktan sonra yaptığım açıklama var. Hiçbir belediye başkanının tutuklanması doğru değil ama belediye başkanları soruşturmadan ari değildir. Evlerinin basılmasını doğru bulmuyorum. Vahap Bey, yargılanabilir. Her belediye başkanı yargılanabilir. Yargılanmak için tutuklanmasına gerek yoktur. Elbette yargılanır. Aziz Kocaoğlu, 197 yılla yargılandı, tutuklanmadı. Yılmaz Büyükerşen yargılandı. Ben de yargılanıyorum. Herkes yargılanır. Siyasetçi için hesap vermek kadar değerli bir şey yoktur. Kim bireysel çıkara dönük köşeyi dönmüşse, mal mülk edinmişse bu partiden ayrılsın. Ama gerçekten halka hizmet eden, halk için çalışan her belediye başkanının başımızın üstünde yeri vardır. Siyasi tutuklu, siyasi görüşü nedeniyle tutuklanır. Can Atalay, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş siyasi tutukludur. Hiç kimse düşüncesinden ötürü hapse atılamaz. Düşünce kadar değerli bir şey var mı? Yargılama, intikam alma ve onu teşhir etme çerçevesinde olmaması lazım. Yargılamanın adil olması lazım. Davet edersiniz. Baskınla, CHP’li belediyeleri sindirmek, onların üzerinde baskı kurmak, asla ve asla doğru değildir. Hele bunu tek taraflı yapmak. Biz kimin ne mal olduğunu biliyoruz. Kimlerin ne kadar malını götürdüklerini gayet iyi biliyoruz” ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
“Hangi partiden olursa olsun siyaset kirlilikten arınacak. Halka hizmet etmeyip de kendinize hizmet ediyorsanız, halkın oylarıyla gelip halkı bir tarafa atıyorsanız, bu olmaz. Çocuğa bir tas çorbayı fazla görüyorlar. Bu çocuklara bir su içmeleri için bir şey yapamıyor musunuz? Yapmıyorlar. Çünkü o parayı haramiler götürüyor. Okula aç giden çocuklar var. Sen devletsin, bu çocukların karnını doyuracaksın.”
“MEHMET ŞİMŞEK’İN İSTİFA ETMESİ LAZIM”
Kılıçdaroğlu, Seçer’in tutuklanmasının ardından Türkiye Belediyeler Birliği’ndeki seçime ilişkin bir soru üzerine, “İyi olan şeyler konusunda ittifak yapılabilir. Partiler yan yana gelirler, otururlar konuşurlar, bir aday belirlenebilir, bir aday seçilebilir. Bunlar, siyasetin doğasında olan şeyler. Aileler huzursuz, Türkiye iyi yönetilmiyor. Bir devleti bir kişiye teslim edemezsiniz. Osmanlı’da bile yoktu. Memlekette 25 senedir yolsuzluk var” ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlu, bir süre önce yaptığı arınma çağrısına ilişkin, “Arınmayı CHP için söylemiştim. Bir partinin kurultayı parayla satın alınamaz. Arınma, ahlaken de çok önemli bir kavram. Siyasetçi kirlilikten arınmazsa, ülkeyi kirlilikten arındıramazsınız. Sayın Erdoğan ne söyledi, ‘Anayasa değişikliği’. Anayasa değişikliği olabilir, biz de şikayet ediyoruz bu rejimden ve bu anayasadan. Ama anayasadan daha önemli Siyasi Ahlak Kanunu’nun gelmesi, siyasetçinin kirlilikten arınması lazım” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
“Borsa soygununda kaç bürokrat görevden alındı, kaç bakan istifa etti? Hazine ve Maliye Bakanı, ‘Borsada manipülasyon yapıldığını biliyoruz, önlemlerini alacağız’ diyor. Kurul, 10 ay bakanı dinlemiyor, dikkate bile almıyor. Bakan hiçbir şey yapamıyor. Bilerek mi yapmadınız, gücünüz mü yetmedi? Onurlu bir bakan istifa dilekçesini koyar, ‘Ben ayrılıyorum burdan’ der. Ben, Mehmet Şimşek’in profil olarak ahlaklı, düzgün bir insan olduğuna inanıyorum. Bu olay dolayısıyla kendisinin daha fazla yıpranmaması açısından Mehmet Şimşek’in istifa etmesi lazım. Ayrılmıyorsa, olmaz. O zaman siz, gördüğünüz halde, göz yumduğunuz anlamına gelir. ya da sizin üstünüzde bir güç bu olaya müdahale etmenizi engelliyor. Herkesin haberi var. Bakanın haberi var, SPK’nın haberi var. Yabancıların haberi var. Borsa İstanbul’un haberi var. Finansal İstikrar Komitesi’nin haberi var. Vurguncuların haberi var. Kimin haberi yok. Gariban vatandaşın, oraya para yatıranların bir kısmının haberi yok. Böyle bir tablonun karşısında devletin bürokrasisiyle siyasetin aktörleri arasında yolsuzluk yapma konusunda iş birliği var. Bu, bizim cumhuriyet tarihinde bir ilk. Olay, kamunun bütün kurumlarında oluyor. Siz bu olayın üstüne gitmediniz, siz göz yumdunuz. Ne zamanki olay patladı, ondan sonra önlem almak zorunda kaldınız. Şimdi bir yasa göndermişler, acaba bu işi nasıl kapatırız diye. Önce o bürokratların tamamı istifa edecek, görevden alınacak. Görevden almazsanız o iş olmaz. Bunu suç örgütü tanımına koymazsanız, bunlar 1,5 – 2 yıl yatar, çıkar. Bu olaya taraf olan yöneticilerin tamamı suç örgütü kapsamında yargılanmak zorunda. Soygunu dört dörtlük yapan bakanın da suç örgütü içinde yer alması lazım. Kendi vatandaşını soyuyorsun. Bunların istifaları yetmez, bunların suç örgütü kapsamında yargılanmaları gerekir. Takip edeceğiz.
ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMASI ÖNERİSİ
Bir AK Partili milletvekili çok ağır suçlamalarda bulundu. Erdoğan’ın önlem alması gerektiğini söyledi. Bu, parti içinde bir şeylerin olduğunu gösteriyor. Erdoğan sonrasının hesabını yapanlar var. AK Parti dünyasındaki insanlar bunu söylüyor. Son olayda haberi olmayan sadece Erdoğan, belki.
Bu olayı sulandırmaya kimsenin hakkı yok. Bizim asıl odaklanmamız gereken orası. Bu vurgunu yapan siyasilerle bürokratlar arasındaki iş birliğini ve onun Türkiye’ye maliyetini, sistemi tartışmak zorundayız. Ahlaksızlığın kurumsallaştığı bir Türkiye ortaya çıkıyor. Devlet eliyle vatandaş soyuluyor ilk kez. Devletin kurumları ilk kez vatandaşı soyuyorlar. Benim şahsi kanaatim, yolsuzluk dolayısıyla dokunulmazlığı olmamalı. Varsa böyle bir milletvekili, getirsinler meclise dokunulmazlıklarını kaldırsınlar, o da suç örgütü içerisinde yargılansın, o da suç örgütünün parçası.”
Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin bir Araştırma Komisyonu kurulması önerisine ilişkin soru üzerine, “Olayın parlamento tarafından da bilinmesi lazım. Soruşturma Komisyonu kurun demiyoruz ki araştırma komisyonu kurulabilir. Oraya gelip devletin sırlarını açıklayın demiyoruz, olayın nasıl cereyan ettiğini, kaç kişinin zarar gördüğünü, fondan para çekenlerin kimler olduğunu milletvekillerinin bilmesi lazım. Bütün ayrıntılar sorulabilir, işin uzmanları bilgi verebilir. Savcı, suç örgütü olarak iddianamesini hazırlamak zorundadır. Yoksa olaya göz yummak anlamına gelir” diye konuştu.
(SÜRECEK)
BULUNDU
Sakarya’nın Akyazı ilçesinde önceki gün evinden çıktıktan sonra haber alınamayan Alzheimer hastası Havva Boğaz (58) akşam saatlerinde Yeniköy yakınlarında sağ bulundu. Sağlık durumu iyi olan Boğaz, ekipler tarafından ailesine teslim edildi.
Serhat YILMAZ/SAKARYA,