40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
30 Temmuz 2026 Perşembe
İsrail, Batı Şeria’da hukuken Filistin Özerk Yönetimi’ne ait olan “A Bölgesi”nde ilk kez bir araziye sivil amaçlı olarak el koydu. İsrailli sivillerin A bölgelerine girişi İsrail yasalarınca da yasak.İsrail ordusunun Batı Şeria’nın kuzeyindeki iki İsrail yerleşimini birbirine bağlayacak bir yol yapımı için Filistin Özerk Yönetimi kontrolü altındaki araziye el koyma kararı aldığı öne sürüldü.
İsrail’den Haaretz gazetesinin haberine göre, Batı Şeria’dan sorumlu İsrailli komutan Tuğgeneral Avi Bluth, planın uygulanması için 15 emir imzaladı. Haberde, bölgede yapılması planlanan yolun, yeni inşa edilen Noa ve Emek Dotan yerleşimlerini birbirine bağlayacağı, yerleşimlere ilk ailelerin gelecek ay taşınmaya başlayacağı belirtildi.
“A bölgesinde bir ilk”
Haaretz’e konuyla ilgili değerlendirmede bulunan sivil toplum örgütü Kerem Navot, eldeki verilere göre İsrail ordusunun yolları birbirine bağlamak üzere ilk kez “A bölgesinden” bir toprağa el koyduğunu kaydetti.
İsrail’in Batı Şeria’daki imar faaliyetlerini gözetip raporlayan kuruluş, sivil amaca hizmet eden bu önlemin uluslararası hukuka aykırı olabileceğini vurguladı. İsrail ordusu geçmişte sadece askeri amaçlarla A bölgesinde önlemler alıyordu.
İsrail ile Filistinliler arasındaki barış anlaşmaları uyarınca Batı Şeria’da tamamen Filistin Özerk Yönetimi’nin kontrolü altında bulunan bölgeler “A Bölgeleri” olarak sınıflandırılıyorr. Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 18’ini oluşturan bu bölgeler genel olarak büyük Filistin kentlerini kapsıyor. İsrailli sivillerin bu bölgelere girmesi İsrail yasalarına göre de yasak.
İsrail ordusu: Filistinliler de yolu kullanabilecek
İsrail ordusu ise konuya ilişkin soruya verdiği yanıtta, “İsrail yerleşim birimlerinin etkin bir biçimde korunabilmesi” için bölgede görev yapan güçlerin daha hızlı erişimini sağlamak zorunda olduklarını belirtti. Bu amaçla mevcut toprak yolun genişletileceğini doğrulayan ordu sözcüsü, yolun Filistinlilerin de kullanımına açık olacağını öne sürdü. Ancak sözcü, yolun özellikle İsrailli yerleşimciler için mi inşa edildiği sorusuna yanıt vermedi.
Aşırı sağcı bakan yönetiminde işgal politikası
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı-muhafazakar koalisyon hükümeti, işgal altındaki Batı Şeria’da İsrail’in kontrolünü sistematik olarak genişletiyor.
Netanyahu hükümeti, bu amaçla onlarca yeni Yahudi yerleşim biriminin kurulmasına onay verdi. Hükümet içinde agresif genişleme politikasını en ateşli bir şekilde savunan isimlerden aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, bu yolla bağımsız bir Filistin devleti kurulmasını engellemek istediklerini açıkça dile getirmişti.
dpa/ET,BK
Haber : Emine DALFİDAN / Kamera: Uğur DEMİRCİ
(TBMM) – Ahmet Davutoğlu’nun feshetme kararı alındığını açıkladığı Gelecek Partisi’nin Genel Başkan Yardımcısı ve Yeni Yol Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, Gelecek Partisi’nin dört milletvekili olarak bundan sonraki süreçte Meclis’te Yeni Yol Partisi Grubu altında siyasete devam edeceklerini, AK Parti ya da diğer partilere geçmelerinin söz konusu olmadığını söyledi. Fesih kongresinin 22 Ağustos’ta yapılacağını ifade eden Bilici, “Bu kararın sadece Genel Başkanımızın kendi hissiyatından ziyade hepimizin ortak kararı olduğunu söyleyebiliriz. İlkeli bir şekilde partimizi kurduk, ilkeli bir şekilde de partimizi kapatma kararı aldık” dedi.
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu dün, “mevcut siyasi sistemin ve parti siyasetinin içinde bulunduğu tabloya” ilişkin dört sayfalık bir açıklamayla “kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi’nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı aldıklarını” duyurdu. Davutoğlu, bugün saat 13.00’de parti yöneticileriyle online toplantı gerçekleştirdi.
Yeni Yol Partisi’ni oluşturan üç partiden biri Gelecek Partisi’nin Genel Başkan Yardımcısı ve Yeni Yol Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, ANKA Haber Ajansı’na, kararın neden alındığı ve bundan sonraki süreçle ilgili değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.
Bilici, Gelecek Partisi’nin 2019’da Ahmet Davutoğlu’nun liderliğinde kurulduğunu, özellikle muhafazakar ve merkez sağa hitap edecek bir yapı oluşturmaya gayret ettiklerini söyledi. Güçlü bir programla yola çıktıklarını ifade eden Mustafa Bilici, 2023 yılındaki seçim sürecinde de “altılı masa”nın bir bileşeni olarak çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.
Mustafa Bilici, partiyi feshetmeye giden süreci şöyle anlattı:
“Bizim arkadaşlarımızla Genel Başkanımızın görüşmesi son 10 günü kapsamaktadır. Tabii daha öncesinde aylardır istişarelerde bulunuyorduk. Ben siyasi işlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı da olduğum için aslında bunun tarihi bir serüveni de var. Şöyle ki biz 2021 yılındaydı zannedersem, Sayın Davutoğlu o dönemin Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ve DEVA Partisi’nin Genel Başkanı Sayın Ali Babacan ile üçlü bir ittifak kurulması gerektiği ve seçime de bu şekilde girilmesi yönünde bir teklif götürmüştü. Ama maalesef o günlerde karşılık bulmamıştı. Sonra bu arayışlar devam etti çünkü Türkiye’deki siyasal yapı ve iklim bu birliktelikleri adeta zorunlu kılıyor. Özellikle birbirlerine daha yakın olan siyasi partilerin aynı çatı altında buluşması seçmene de güven veriyor. Aksi takdirde seçmen, kendisine yakın hissettiği birden fazla siyasi partiden hangisine oy vereceği konusunda endişe duyuyor ve ‘sizler bir araya gelemiyorsanız ben de sizi desteklemiyorum’ gibi bir tepkiyle de karşı karşıya kaldığımız dönemler oldu.
Son 10 gündür başta Başkanlık Kurulu olmak üzere, Yönetim Kurulu üyeleri, Kurucular Kurulu üyeleri ve en nihayetinde il başkanlarımızla Genel Başkanımızın yapmış olduğu kapsamlı istişareler, hatta birebir görüşmeler neticesinde bu karar alınmış oldu. Bu kararın sadece Genel Başkanımızın kendi hissiyatından ziyade hepimizin ortak kararı olduğunu söyleyebiliriz. İlkeli bir şekilde partimizi kurduk, ilkeli bir şekilde de partimizi kapatma kararı aldık.”
22 AĞUSTOS’TA KONGRE YAPILACAK
Mustafa Bilici, kapatma kararını dün kamuoyuyla yazılı olarak paylaştıklarını hatırlatarak, “Ama yasal olarak kongrenin gerçekleştirilmesi gerekiyor. Tasfiye sürecinin işleyebilmesi için 22 Ağustos tarihinde kongre yapılacak” dedi.
Ahmet Davutoğlu’nun “partili siyasetten ayrıldığını” vurgulayan Mustafa Bilici, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yoksa yıllarca bu ülkede bakanlık, başbakanlık, genel başkanlık yapmış donanımlı bir ismin siyasetten çekilmesi söz konusu değil. Elbette ki süreç içerisinde yine ülke meselelerine katkıda bulunmak için düşüncelerini aktaracaktır, özellikle uluslararası ilişkilerde yapmış olduğu çalışmalarına devam edecektir düşüncesindeyiz.”
“ARKADAŞLARIMIZI HANGİ PARTİDE SİYASETLERİNİ DEVAM ETTİRME KONUSUNDA SERBEST BIRAKTI”
Mustafa Bilici, şöyle konuştu:
“Partide görev alan arkadaşlarla ilgili bundan sonraki süreçte, yani tasfiyeyi gerçekleştirdikten sonraki süreçte gerek milletvekillerimizle ilgili gerekse parti yönetici ve il başkanlarımızla ilgili siyaset yapma, yapmama, hangi partide siyasetlerini devam ettirme konularında da kendilerini tamamen serbest bıraktığını söyledi, bugüne kadar yapmış oldukları katkıdan dolayı teşekkür etti, helallik diledi.
Şunu söyleyebilirim: Hemen hiçbir arkadaşımız olumsuz bir tablo çizmedi. Bu birliktelikte, bu yol yürüyüşümüzde çok değerli isimlerle tanışma fırsatı oldu hepimiz adına.”
“YENİ YOL ALTINDA DEVAM EDECEĞİZ”
Meclis’te Yeni Yol Partisi Grubu altında faaliyet yürüttüklerine işaret eden Mustafa Bilici, şöyle devam etti:
“Bundan sonraki süreçte Meclis’te Yeni Yol Grubu adı altında siyasetimize devam ediyoruz. Orada bir grubumuz var. Grubumuz TBMM’de bana göre önemli bir eksikliği gideriyor, önemli katkılar yaptığımıza inanıyorum. Grubumuzda, konularında özellikle deneyimli ve birikim sahibi olan milletvekili arkadaşlarımız var. Biz Yeni Yol Grubu’nda şu anda devam etmeyi düşünüyoruz, dört arkadaş olarak.”
AK PARTİ’YE GEÇECEĞİ İDDİALARI
Mustafa Bilici kendisinin Yeni Yol Partisi’nden istifa ederek AK Parti’ye geçeceği, Gelecek Partisi’nin diğer üç milletvekillinin de istifa ederek başka partilere katılacağı yönündeki iddialara ilişkin şunları kaydetti:
“Ne ben ne diğer arkadaşlarım herhangi bir basın mensubuna, herhangi bir partiye geçme ile ilgili bir düşüncemizi aktarmış değiliz. Ben diğer milletvekili arkadaşlarımla da görüştüm. Sosyal medyada yer alan hususlar tamamen tahmin üzerine olsa gerek. Her bir milletvekili arkadaşımızı bir partiye yakıştırma çabası olsa gerek. Dediğim gibi şimdi halihazırda hem Meclis devam ediyor hem bir grubumuz var hem de son 50 yılın belki de 100 yılın sorunu olan Kürt meselesinin çözümüne yönelik olarak geçmişte de içinde görev aldığım Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ile ilgili bir ‘çerçeve yasa’nın gelmesi beklentisi içerisindeyiz önümüzdeki hafta içerisinde. Grup olarak da bu çerçeve yasaya desteğimizi sürdürüp katkı verme arzusunu taşıyoruz.”
“DEM PARTİ EŞ GENEL BAŞKANI ARAMIŞ, ÇERÇEVE YASA İLE İLGİLİ KATKI İSTEMİŞ”
“Biraz önce Genel Başkanımızla ve Genel Başkan Yardımcılarımızla bir zoom toplantısı yaptık, genel olarak bir değerlendirme yaptık” diyen Bilici, şöyle devam etti:
“Genel Başkanımızı DEM Partisi Eş Genel Başkanı Sayın Tuncer Bakırhan aramışlar, iyi dileklerini iletmişler ve aynı zamanda TBMM gündemine gelecek olan bu ‘çerçeve yasa’yla ilgili bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de özellikle Genel Başkanım ve biz milletvekillerinden katkı vermelerini beklediklerini ifade etmiş. Genel Başkanımız da başından itibaren o sorumluluk duygusuyla ‘Biz katkı verdik, bundan sonra da arkadaşlarımızın katkı vereceğini düşünüyorum. Şahsi olarak ben dışarıda da olsam bu sürecin nihayete ermesi için katkı vermeye devam edeceğim’ diye bir ifadesi olduğunu söyledi.
Yani amacımız Türkiye siyasetine hizmet etmeye devam etmek. Biz vatandaşımızın problemlerini, sorunlarını gündeme getirmeye devam edeceğiz.”
Davutoğlu’nun bu kararı alırken, Yeni Yol Grubu’nu oluşturan Saadet Partisi ve DEVA Partisi genel başkanlarıyla görüşüp görüşmediği” sorusu üzerine Mustafa Bilici, “Dün Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Mahmut Arıkan ile bir telefon görüşmesi sonrasında Sayın Arıkan kendisini ziyaret etti, bu karar açıklanmadan önce. Ali Babacan yurt dışındaydı, bugün dönmüş zannedersem, bugün görüşme gerçekleşecek” dedi.
“HAZİNE’DEN YARDIM ALAMIYORUZ BU EKONOMİK KRİZDE ÇOK ZORLANDIK”
Önümüzdeki dönemde Meclis aritmetiğinin değişip değişmeyeceği sorusu üzerine Mustafa Bilici, şunları kaydetti:
“Türkiye’deki siyaset durağan değil. Her gün yeni olaylara uyanıyoruz. Belki de hiç olmadığı kadar bu dönem partiler arası geçişler söz konusu oldu. Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılan milletvekilleri YENİ Parti’yi kurdular. Bir anda aritmetik değişti. Altı grup varken şu anda yedi gruba çıktı.
Tabii şöyle bir durum var: Elbette ki demokrasilerde muhalefet ‘olmazsa olmaz’ bir unsurdur ve sivil siyasetin mutlak suretle güçlü kılınması lazım. Çünkü biz problemleri siyaset dışında bir kurumla çözemeyiz. Bu sebepledir ki iktidar kadar muhalefet partilerinin de güçlü olması, ekonomik olarak güçlü olması gerekiyor. Hazineden yardım almayan bizim gibi partilerin giderleri konusunda bu ekonomik krizin de baş gösterdiği bir süreçte çok zorlandığımızı ifade etmek istiyorum.
Sadece Genel Merkez giderleri değil, illerin, ilçelerin kira giderleri, personel giderleri, iletişim giderleri… Haliyle teşkilat çalışma yaptığında bu giderleri karşılamak gerekiyor. Fedakarca bugüne kadar il, ilçe başkanlarımız gerçekten üzerlerine düşeni yapma gayreti içerisinde oldular.
Dediğim gibi siyaset durağan değil. Her an her şey olabilir. Ben biraz da araştırdım, Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinde bir siyasi partinin kurucu Genel Başkanı ilk kez belki de o siyasi partinin kapanma aşamasında da yer alıyor. Sayın Ahmet Davutoğlu’nun bilgi, birikim, kabiliyetiyle özellikle de birlikte gittiğimiz çevre ülkelerinde çok itibar gördüğüne, sözüne çok kıymet verildiğine şahit oldum. Bundan sonraki süreçte de Türkiye’nin uluslararası ilişkilerde izlemesi gereken yol haritasıyla ilgili ve yine Türkiye’deki siyaseten sıkışmışlığın önünü açmaya yönelik olarak başından beri savunmuş olduğu siyasetin finansmanı konusundan tutun da temiz siyasette yer edinebilmesi için AK Parti’de görev yaptığı günlerden bugüne kadar yoğun bir mücadele verdi.
Güzel olan şey; aslında bu iktidar partisinde de ana muhalefet partisinde de diğer partilerde de temiz siyaset ile ilgili hususlar ciddi ciddi konuşulmaya başlanıldı. Maalesef her yeni güne uyandığımızda yeni bir yolsuzluk iddialarıyla karşı karşıya kalıyoruz. Hal böyle olunca da vatandaşların siyasetçi ve siyaset kurumuna olan güveni yerle yeksan oluyor. Bunu yeniden inşa etmenin, bu güveni yeniden inşa etmenin yolu da temiz siyasetten geçiyor. Bundan sonraki süreçte de bu temiz siyasetin hayat bulması için biz mücadele edeceğiz.”
“TABİİ Kİ HÜZÜNLENDİ”
Bilici, “Davutoğlu’nun bu karardan dolayı hüzünlü, üzgün olup olmadığı” sorusuna, şu yanıtı verdi:
“Sayın Davutoğlu en nihayetinde yaklaşık 7 yıldır bir mücadele içerisinde. Mümkün olduğunca, elinden geldiğince Anadolu’nun hemen her ilinde, her ilçesinde ziyaretlerde bulundu. Bu süreç içerisinde yeni dostluklar oluştu. Siyasi partiler bir şekilde sizin aileniz gibi oluyor. Ben AK Parti’de görev yapmış olduğum dönemde de öyleydi, bir ilden başka bir ile gittiğinizde oradaki il başkanı, ilçe başkanı veya varsa milletvekilini ararsınız, onları görmek istersiniz. Sayın Davutoğlu siyasetin o yoğun olduğu, yoğun olarak siyaset yaptığı dönemlerde dahi kitaplarına zaman ayıran biriydi. ‘Siz ne ara bu kadar kalın bir kitabı yazmak için zaman buldunuz’ diye sorardım, o da ‘Ben özellikle dinlenmek için ya kitap okurum ya kitap yazarım’ demişti. Ben şuna inanıyorum, bundan sonraki süreçte daha mutlu olacaktır, daha katkı sağlayıcı bir pozisyonda olacaktır.
Tabii ki hüzünlendi. Hüzünlenmesi şundan kaynaklandı; orada Anadolu’nun dört bir yanından gelen, yıllardır birlikte mücadele ettiği il başkanlarının kendisine yönelik duygusal sözleri karşısında…”
“KIRGINLIĞI YOK”
Bilici, “Kırgınlığı var mı” sorusu üzerine “Kırgınlığı yok. Bütün arkadaşlarına haklarını helal etti. Onlardan da helallik diledi. Aynı şekilde bizimle de aynı duygularla görüşüp, ayrıldı” ifadesini kullandı.
OĞLU İÇİN DÜĞÜN HAZIRLIĞI YAPIYOR
Ahmet Davutoğlu’nun oğlu için düğün hazırlığı yaptığını anlatan Mustafa Bilici, “Dün Sayın Davutoğlu bizleri ve partimizde görev yapan bütün il, ilçe başkanlarını oğlunun düğününe davet etti. 12 Eylül’de, İstanbul’da, oğlu Mehmet Davutoğlu’nun düğünü var. Bu düğüne davet edildik. İnşallah 12 Eylül’de düğününe icabet edeceğiz” dedi.
BEİJİNG, 30 Temmuz (Xinhua) — Çin Savunma Bakanlığı Sözcüsü Jiang Bin, Japonya’nın nükleer silahlanma yönündeki eğilimlerine karşı sert uyarıda bulunarak, bunun “asla aşılmaması gereken kırmızı çizgi” olduğunu söyledi.
Salı günkü basın toplantısında, Japonya Savunma Bakanı’nın son açıklamalarını “son derece kışkırtıcı ve tehlikeli” diye nitelendiren Jiang, bu ifadelerin, Japonya’nın hile ve yalanlarını uluslararası topluma bir kez daha gösterdiğini ifade etti.
Jiang, “Japonya’nın, bu açıklamaları kamuoyunun hoşgörüsünü sınamak ve uluslararası adaletin en alt sınırlarına meydan okuyan kötü niyetli girişimlerinin önünü açmak için kullanıp kullanmadığı merak konusu” dedi.
Japonya Savunma Bakanı, 2. Dünya Savaşı’nın sona ermesinden bu yana ülkenin uzun süredir bağlı kaldığı nükleer silahlara sahip olmamaya yönelik üç ilkesinin revize edilmesi de dahil olmak üzere, nükleer silahlarla ilgili politikaların tabu olmaktan çıkarılıp tartışmaya açılması gerektiğini birçok kez dile getirmişti.
Jiang, uluslararası alanda Japonya’nın, nükleer silah sahibi olmasa da her an nükleer silah geliştirme imkanına sahip ülkelerden biri olarak kabul edildiğine dikkat çekti. Jiang, yaklaşık 44,4 metrik ton ayrıştırılmış plütonyum stokuna sahip olan Japonya’nın, nükleer silahlar konusunda hızlı atılım yapma kapasitesini uzun süredir koruduğunu vurguladı.
Jiang, Japonya’nın nükleer silahlara sahip olmamaya yönelik üç ilkesini çiğneme girişiminin, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nda hükme bağlandığı üzere uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerini ciddi şekilde ihlal ettiğini, uluslararası nükleer silahların yayılmasının önlenmesi rejimini ciddi şekilde zayıflattığını ve 2. Dünya Savaşı’nda kazanılan zaferin sonuçlarına ve savaş sonrası kurulan uluslararası düzene ciddi tehdit oluşturduğunu vurguladı.
“Japonya’nın nükleer silahlanma yönündeki emelleri asla aşılmaması gereken bir kırmızı çizgidir. Pandora’nın kutusu açılırsa, bu felaketle sonuçlanır” diyen Jiang, uluslararası topluma ve Japon halkına son derece teyakkuzda olmayı sürdürme ve bu eğilimi kararlılıkla kontrol altında tutma çağrısında bulunduklarını söyledi.
BEİJİNG, 30 Temmuz (Xinhua) — Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Japonya’ya 2. Dünya Savaşı sırasında Çin’de terk ettiği kimyasal silahların gömülü olduğu yerler hakkında net bilgi verme ve bu silahların imha sürecini hızlandırma çağrısında bulunduklarını söyledi.
Mao perşembe günkü basın toplantısında, Japonya’nın Çin’i terk ederken arkada bıraktığı kimyasal silahların bugüne kadar Çin halkının can ve mal güvenliğinin yanı sıra ekolojik çevre için de tehlike oluşturmaya devam ettiğini belirtti.
Mao, Japonya’nın, Kimyasal Silahlar Sözleşmesi ve iki ülke hükümetleri arasındaki mutabakat zaptı uyarınca söz konusu silahların imha ve bertaraf sürecini 2007 yılına kadar tamamlamış olması gerektiğine dikkat çekti. Buna karşın Japonya’nınsa gereken iyi niyet ve çabayı göstermediğini belirten Mao, silahların imha işleminin dört kez ertelendiğini ve 2007, 2012, 2016 ve 2022’de belirlenen tarihlerde gerçekleştirilemediğini vurguladı.
Mao, “İmha süreci, planlanan takvimin çok gerisinde kaldı” dedi.
KARABÜK’ün Eskipazar ilçesinde arazide çıkan yangında 10 dönüm alan zarar gördü.
Eskipazar ilçesi Arslanlar köyü yakınlarındaki bir tarlada saat 16.00 sıralarında yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye jandarma, itfaiye ve Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı arazözler sevk edildi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın kontrol altına alındı. Yangında 10 dönüm alanın zarar gördüğü belirtildi.