40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
13 Ekim 2026 Salı
Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg, “Avrupa güvenlik mimarisi, Türkiye olmadan inandırıcı bir mimari olamayacaktır.” dedi.
4. Türk-Alman Ekonomi Konferansı, TOBB İkiz Kuleler’de “Değişen Savunma ve Güvenlik Mimarisinde Stratejik Ortaklık” temasıyla düzenlendi.
Büyükelçi Sorg ve NATO Harekattan Sorumlu Kurmay Başkan Yardımcısı Tuğgeneral Thomas Lowin, konferans kapsamında hitapta bulundu.
Sorg, Avrupa güvenlik mimarisinin değişimine işaret ederek, “Türkiye ve Almanya’nın çıkarı, bu değişimi birlikte şekillendirmekte yatıyor.” dedi.
NATO Ankara Zirvesi’nden “daha güçlü Avrupa’ya ihtiyaç duyulduğu” mesajı çıktığının altını çizen Sorg, savunmanın Avrupa sütununu güçlendirirken buna kimlerin dahil olması gerektiği konusunda net olmaları gerektiğini söyledi.
Sorg, Rusya’nın Ukrayna, Karadeniz, Kafkaslar ve Orta Doğu’daki faaliyetlerine dikkati çekerek, Türkiye’nin bu bölgelerin ortasında yer aldığını dile getirdi.
“Avrupa güvenlik mimarisi, Türkiye olmadan inandırıcı bir mimari olamayacaktır.” diyen Sorg, bölgesel sınamalar karşısında savunma sanayisinin güçlendirilmesinin öneminden bahsetti.
Sorg, Türkiye’nin son yıllarda güçlü bir savunma sanayi inşa ettiğini ve ihracatı artırdığını vurgulayarak, artık müşteri ilişkisi değil, ortaklık ilişkisi kurmaları gerektiğinin altını çizdi.
Avrupa’nın yeni yükselen savunma yapısına Türkiye’nin dahil olması gerektiği değerlendirmesinde bulunan Sorg, Almanya ile Türkiye’nin savunma sektörlerinin birbirini tamamlar nitelikte olduğunu kaydetti.
“Caydırıcılık ve işbirliği” mesajı
Tuğgeneral Lowin de caydırıcılığın bir beyan değil, yetkinlik ve bunu kullanmaya yönelik agresif irade olduğunu belirterek, “Düşmanımız bizim işimizde ciddi olduğumuzdan korkmalıdır.” dedi.
Savaşa hazırlığın muhabere, mühimmat ve stok gücünün yanı sıra takviye planlarıyla ölçüleceğini dile getiren Lowin, Ukrayna’daki savaşın, yeni teknolojinin savaş kazanmak için yeterli olmadığının göstergesi olduğundan bahsetti.
Lowin, NATO’nun kolektif savunmanın kilit taşı olduğunu vurgulayarak, Almanya ve Türkiye’nin ittifaktaki yerine dikkati çekti.
NATO liderliğindeki Doğu Cephesi Caydırıcılık İnisiyatifi kapsamında yürüttükleri çalışmalara değinen Lowin, NATO’nun savunma planlamasında şirketlerin de önem arz ettiğini söyledi.
Lowin, Türkiye ile Almanya’nın muharebe alanında birbirini tamamladığının altını çizdi.
Etkinliğe, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası (AHK Türkiye) Başkanı Bige Yücel ile TOBB Türkiye Savunma Sanayi Meclisi Başkanı Ahmet Akyol’un yanı sıra Türk-Alman iş dünyasının temsilcileri de katıldı.
(TBMM) – YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin açıklanmayan listelerin ilan edilmesini istedi. Şeffaf bir sürecin yürütülmediğini söyleyen Karabat, “Bu işin ucu kime kadar gidiyor da çekiniyorsunuz? Neden korkuyorsunuz? Yirmi beş gün boyunca açıklamadığınız hisseleri, bize verin görevi, yirmi beş dakikada açıklayalım. Bu iş bu kadar basit ama niyetiniz yok” dedi.
YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, kamuoyunda “fon krizi” olarak bilinen sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin bir parti devleti haline getirildiğini belirten Karabat, açıklanmayan listelerin neden gizlendiğini ve bu durumun kimlere uzandığını sordu. Karabat, şöyle konuştu:
“Ben aslında bizim liste açıklamamızı değil, açıklanmayan listeleri sormak istiyorum. Neden açıklamıyorsunuz? Neyi gizliyorsunuz? Neyi saklıyorsunuz? Bu işin ucu kime kadar gidiyor da çekiniyorsunuz? Neden korkuyorsunuz? Neden bu listeleri açıklamıyorsunuz? Bunun çok zor olmadığını biliyoruz. Şunu açıklamak isterim: Eğer bunu açıklamasını bilmiyorsanız bırakın bu işi, yeteneksizsiniz demektir. Yirmi beş gün boyunca açıklamadığınız hisseleri, bize verin görevi, yirmi beş dakikada açıklayalım. Bu iş bu kadar basit ama niyetiniz yok ve iyi niyetli olmamaya devam ediyorsunuz.”
“HERKESE 1 MİLYON DEĞİL, EN FAZLA 1 MİLYON VERİRİM DİYOR”
Sermaye piyasalarındaki gelişmeler üzerine geçtiğimiz hafta AK Parti tarafından TBMM’ye sunulan kanun teklifine de değinen Karabat, 1 milyon lira sınırı ve fondan toplanabilen para kadar dağıtım yapılması şartı getirildiğini belirterek ödemelerin anapara değerine göre yapılmadığını dile getirdi. Karabat, teklife ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Bir kanun teklifi getirdiniz, milleti kandırıyorsunuz yine. Nasıl kandırıyorsunuz? Diyorsunuz ki: ‘Herkese 1 milyon vereceğiz.’ Herkese 1 milyon mu vereceksiniz? Bu kanun bunu böyle mi diyor? Hayır, tavan 1 milyon. Peki, 1 milyonla girmişse bir kişi, hissesinin güncel değeri 400’e düşmüşse ne olacak değerli milletvekilleri? 400 alacak, bu kanun böyle diyor. Yine bu kanun diyor ki: ‘Fondan toplayabildiğimiz para kadarını dağıtırız’. Herkese 1 milyon değil, en fazla 1 milyon veririm. Niye milleti kandırıyorsunuz? Niye manşet atıyorsunuz? Bu işler manşet atarak çözülmez, sorumlulukla çözülür, bunu söylemek istiyorum.”
“İDDİA EDİYORUM, KAMU KAYNAKLARI KULLANILACAK”
Kamu kaynaklarının kullanılmayacağı yönündeki iddialara tepki gösteren ve Emlak Katılım Bankası üzerinden kamu kaynağı aktarılacağını iddia eden Karabat, şu değerlendirmeyi yaptı:
“İddia ediyorum, kamu kaynakları kullanılacak. İki gündür bir iddia var, kamuoyunda geziyor. Diyor ki: Bakın, Katılımevim’in hisselerinden Tera’dan 12 milyar lira Emlak Katılım Bankası aldı. Yalanlayan var mı? Yok. 12 milyar da Pusula’dan alacak, etti 24. Yalanlayan var mı? Yok. 24 milyar nereden gidecek? Emlak Katılım Bankasının hissesi kimin? Yüzde 99’u Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın. Bu, kamu kaynağı değil mi? Niye milleti kandırıyorsunuz? Neden milleti kandırıyorsunuz? Dolayısıyla, burada 1 milyon yok, burada bir takvim yok, burada bir garanti yok, millet kandırılıyor. Kamu kaynakları da harcanacak bir yasa. Yasada dağ fare doğurmuştur ve sonra kırmızı çizgimiz Sayın Cumhurbaşkanı… Vallahi sizin derdiniz o olabilir. Ama Esengül vardı, eski şarkıcı, hatırlar mısınız, ne derdi? ‘Senin derdin dert midir benim derdim yanında?’ diye, hatırlıyor musunuz? Milletin derdi sizin derdinizden büyük kardeşlerim, beterin beteri var. ‘Senin derdin dert midir benim derdim yanında? Hiç kimsede gördün mü böyle dert hayatında?’ diyor millet, biliyor musunuz? O dert parasını yatıran garsonun, o dert parayı yatıran polisin, o dert benzincide çalışan, pompacılık yapan emekçinin hakkı değerli arkadaşlar, onun derdi. İşte bizim derdimiz, bizim kırmızı çizgimiz milletin çizgisidir.”
(ANKARA) – Diş Hekimliği Sendikası (Dişhek-Sen), Sağlık Bakanlığı’nda görev yapan döner sermaye bütçeli diş hekimleri ve diğer personelin, mali ve özlük hakları korunarak genel bütçe kapsamına alınması için Bakanlığa başvurdu. Sendika, geçiş tamamlanana kadar personelin ana maaş bordrolarına düzenli erişiminin sağlanmasını da talep etti.
Dişhek-Sen, döner sermaye bütçeli personelin genel bütçeye geçirilmesi ve maaş bordrolarına erişiminin sağlanması talepleriyle Sağlık Bakanlığı’na resmi başvuruda bulunduğunu duyurdu.
Sendikanın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Dişhek-Sen olarak, Sağlık Bakanlığında görev yapan döner sermaye bütçeli diş hekimleri ve diğer personelin genel bütçe kapsamına alınması talebiyle Bakanlığa resmi başvurumuzu yaptık.
Personel giderleri genel bütçeden karşılanmalıdır. Sürekli kamu hizmeti yürüten çalışanların mevcut mali ve özlük hakları korunarak genel bütçeye geçirilmesi için gerekli çalışmaların başlatılmasını istedik. Bu düzenleme, sağlık tesislerinin döner sermaye bütçeleri üzerindeki personel gideri yükünü de azaltacaktır.
Geçiş tamamlanana kadar ana maaş bordrolarına düzenli erişim sağlanmalıdır. Döner sermaye bütçeli personelin 657 sayılı Kanun kapsamındaki ana maaş bordrolarının her ay EKİP Portal’da eksiksiz şekilde görüntülenebilmesini ve indirilebilmesini talep ettik.
Bordroların kesinleştirme, onay ve sisteme aktarım işlemlerinin zamanında tamamlanması için 81 il sağlık müdürlüğü ve ilgili tüm sağlık kurumlarının yazılı olarak uyarılmasını, geçmiş dönemlere ait eksik bordroların da erişime açılmasını istedik.
Her çalışan, maaşının nasıl hesaplandığını ve hangi kesintilerin yapıldığını düzenli olarak görebilmelidir.
Başvurumuzun ve Bakanlığın atacağı adımların takipçisi olacağız.”
(ANKARA)- Adalet Bakan Yardımcısı Burak Ceyhan, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı Petra Bayr ve beraberindeki heyetle Bakanlıkta görüştüklerini bildirdi. Ceyhan, görüşmede Türkiye ile Avrupa Konseyi arasındaki ilişkiler ile adalet ve hukuk alanındaki iş birliğinin ele alındığını belirtti.
Adalet Bakan Yardımcısı Burak Ceyhan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye’ye resmi ziyarette bulunan AKPM Başkanı Petra Bayr ve beraberindeki heyetle gerçekleştirilen görüşmeye ilişkin bilgi verdi.
Ceyhan, paylaşımında şunları kaydetti:
“Ülkemize resmi ziyarette bulunan Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı Sayın Petra Bayr ve beraberindeki heyetle, AKPM Türk Delegasyonu Başkanı ve Ankara Milletvekili Sayın Yıldırım Tuğrul Türkeş, AKPM Genel Sekreteri Sayın Despina Chatzivassiliou ve Büyükelçi Sayın Çağlar Fahri Çakıralp ile Bakanlığımızda bir görüşme gerçekleştirdik. Görüşmede, Türkiye ile Avrupa Konseyi arasındaki ilişkiler ile adalet ve hukuk alanındaki iş birliğine ilişkin hususlar ele alındı, diyaloğun ve iş birliğinin sürdürülmesi konularını ele aldık.”
(İSTANBUL) – İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fon soruşturması kapsamında bazı şüphelilerin finansal işlemlerine kısıtlama getirildiğine ilişkin haberler üzerine, bugün itibarıyla yeni bir karar alınmadığını bildirdi. Daha önce alınan kararın ilgili kurumlara gönderildiğini belirten Başsavcılık, 109 şüpheli hakkındaki malvarlığı tedbirlerinin devam ettiğini açıkladı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı sosyal medya platformları ve dijital mecralarda yayımlanan, fon soruşturması kapsamında bir kısım şüphelilerin finansal işlemlerine kısıtlama getirildiğine ilişkin haberler üzerine yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, daha önce alınan malvarlığı tedbiri kararının, dağıtım listesine eklenme talepleri üzerine Merkez Bankası ve Sermaye Piyasaları Birliği’ne gönderildiği belirtildi. Soruşturma sürecinde kısıtlamaları kaldırılan kişilere ilişkin bilgilerin ise sehven ilgili kurumlara ulaştırılmadığı, durumun fark edilmesinin ardından yeniden müzekkere yazıldığı kaydedildi.
Başsavcılığın açıklaması şöyle:
“Bazı sosyal medya platformları ve dijital mecralarda bir kısım şüphelilerin finansal işlemlerine kısıtlama getirildiğine ilişkin haberlerin kamuoyuyla paylaşıldığı anlaşılmış olup yanlış anlamalara mahal vermemek adına açıklama yapma gereği hasıl olmuştur.
Bu haberlerde; bahsedilen şüpheliler ile ilgili olarak daha önce Başsavcılığımızca malvarlığı tedbirleri uygulanmış ve ilgili kurumlara müzekkereler gönderilmiştir.
Ancak ilgili tarihte Merkez Bankası ve Sermaye Piyasaları Birliği tarafından bu kararın gönderildiği dağıtım listelerinde kendilerinin de olması istenilmiştir. Bunun üzerine Başsavcılığımızca ilgili kurumlar dağıtım listesine eklenerek daha önce alınan bu karar kendilerine gönderilmiştir. Fakat soruşturma sürecinde kısıtlamaları kaldırılan kişilerle ilgili bilgiler sehven ilgili kurumlara ulaştırılmamıştır. Bu durumun fark edilmesi üzerine yeniden müzekkere yazılarak tedbirlerin doğru bir şekilde uygulanması sağlamıştır.
Bu minvalde; bugün itibari ile ilgililer hakkında yeni alınmış bir karar bulunmamaktadır. Bu durum daha önce alınan kararın bahsi geçen kurumlara gönderilmesinden ibarettir. Hal böyleyken mevcut listede haklarında kaldırma kararı bulunanlar dışında olan 109 şüpheli hakkındaki tedbirler devam etmektedir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”