DOLAR

40,5896$% -0.46

EURO

47,8000€% -0.43

STERLİN

54,6468£% -0.9

GRAM ALTIN

4.352,83%-1,37

ONS

3.336,90%-0,91

BİST100

10.642,60%-0,43

a

08 Ekim 2026 Perşembe

DİĞER YAZARLARIMIZ

Sonuçlar sürpriz! İşte Cumhur İttifakı’nın kalesi Erzurum’da yapılan son seçim anketi

Sonuçlar sürpriz! İşte Cumhur İttifakı’nın kalesi Erzurum’da yapılan son seçim anketi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Geçmiş seçimlerde Cumhur İttifakı’nın en yüksek oy oranlarına ulaştığı iller arasında yer alan Erzurum’da seçmen tercihleri yeniden ölçüldü. Veri analisti Murat Kızılboğa tarafından hazırlanan Eylül 2026 Erzurum Genel Seçim Oy Tercihi araştırmasında siyasi partilerin oy oranları ve bu oranlara göre muhtemel sandalye dağılımları hesaplandı.

ERZURUM’DA SİYASİ PARTİLERİN OY ORANLARI

Anket verilerine göre Erzurum genelinde partilerin oy oranları şu şekilde sıralandı: 

  •   Ak Parti : %35,9 
  •  MHP: %15,5 
  •  DEM Parti: %13,2 
  •  Yeniden Refah Partisi (YRP): %12,8 
  •  YENİ Parti: %8,9 
  •  İYİ Parti: %5,2 
  •  Zafer Partisi (ZP): %3,9

MİLLETVEKİLİ DAĞILIMI NASIL OLUŞTU?

Açıklanan anket sonuçlarına göre yapılan simülasyonda, Erzurum’un çıkaracağı milletvekili tablosu ve sandalye dağılımı ise şu şekilde yansıdı:

  • AK Parti: 2 Milletvekili 
  •  MHP: 1 Milletvekili 
  •  DEM Parti: 1 Milletvekili 
  •  Yeniden Refah Partisi (YRP): 1 Milletvekili  

İşte yapılan anketin grafiği; 

Devamını Oku

Bursa’da kamyondan düşen tanklardan sızan sülfürik asit caddeyi trafiğe kapattı

Bursa’da kamyondan düşen tanklardan sızan sülfürik asit caddeyi trafiğe kapattı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

BURSA’da yokuş yukarı çıkarken kapağı açılan kamyonun kasasından yola düşen tanklardan sızan kimyasal madde nedeniyle cadde trafiğe kapatıldı.

30 Ağustos Zafer Mahallesi İpek Caddesi’nde yokuş yukarı çıkan 41 AHR 940 plakalı kamyonun kasasının kapağının açılmasıyla yere düşen tanklardan yola kimyasal madde sızdı. İhbar üzerine olay yerine AFAD Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) ekipleri ile polis ekipleri sevk edildi. Ekipler, sızıntının olduğu caddeyi trafiğe kapatarak güvenlik önlemi alınırken, AFAD ekipleri tarafından yapılan incelemenin ardından kamyon ve düşen tanklar vinçle yoldan kaldırıldı.

Yapılan incelemede yola sızan kimyasal maddenin akü yapımında kullanılan sülfürik asit olduğu belirtildi.

Devamını Oku

Eğitim-Bir-Sen Antalya Başkanı Miran, Başakşehir saldırısı sonrası güvenlik şürası istedi

Eğitim-Bir-Sen Antalya Başkanı Miran, Başakşehir saldırısı sonrası güvenlik şürası istedi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Memur-Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, Başakşehir’de bir okulda meydana gelen bıçaklı saldırının ardından okul güvenliği konusunda artık günübirlik tedbirlerle yetinilemeyeceğini belirterek, 21. Milli Eğitim Şürası’nın “Okul Güvenliği” gündemiyle acilen toplanması çağrısında bulundu. Miran, “Artık her olaydan sonra yeni bir tedbir açıklayıp birkaç gün sonra eski düzene dönme dönemi sona ermelidir. Çocuklarımızın can güvenliği için geçici değil, kalıcı ve kesin çözümler üretmek zorundayız” dedi.

Okulun yalnızca eğitim verilen bir bina olmadığını vurgulayan Miran şöyle konuştu:

“Bir çocuğumuzu okula gönderirken aklımızda ‘Acaba başına bir şey gelir mi?’ sorusu olmamalıdır. Okul kapısı, çocuklarımızın kendilerini en güvende hissetmesi gereken yer olmalıdır. Eğer çocuklarımız okulda bile korunamıyorsa burada yalnızca bir güvenlik açığından değil, bütüncül bir sistem probleminden söz etmek gerekir.”

Miran, okul güvenliğinin yalnızca kapıda görev yapan personel sayısının artırılmasıyla çözülemeyeceğini belirterek; rehberlik, psikososyal destek, aile eğitimi, dijital risklerle mücadele, okul çevresinde güvenlik ve erken uyarı mekanizmalarının birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Şiddet okulda başlamıyor

Şiddetin kaynağının yalnızca okul içerisinde aranmasının yanlış olduğunu ifade eden Miran, “Şiddet okulda başlamıyor. Aileden, sosyal çevreden, akran ilişkilerinden ve kontrolsüz dijital içeriklerden beslenen riskler okulun kapısından içeri giriyor. O nedenle çözüm de sadece okulun içerisinde aranamaz” dedi.

Miran, riskli davranışların ortaya çıkmadan fark edilmesini sağlayacak ulusal bir erken uyarı ve müdahale sistemi kurulması gerektiğini belirterek, rehber öğretmen ve psikolojik danışmanların güçlendirilmesini istedi.

Güvenlik personeli geçici değil kalıcı olmalı

Okullarda güvenlik ve bahçe görevlilerinin istihdamının sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini belirten Miran, personelin yalnızca okul kapısında bekleyen kişiler olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. “Bu personel düzenli eğitimlerden geçirilmeli, kriz anında ne yapacağını bilmeli, riskli davranışları fark edebilecek donanıma sahip olmalıdır. Okul güvenliği profesyonel bir alan olarak ele alınmalıdır. Çocuklarımızın güvenliği geçici projelere veya dönemsel uygulamalara bırakılamaz.”

Miran ayrıca okul çevrelerinde düzenli ve görünür kolluk devriyelerinin artırılması, okul giriş-çıkışlarının etkin biçimde denetlenmesi ve kurumlar arasındaki bilgi paylaşımının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Milli Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların okul güvenliği konusunda çeşitli çalışmalar yürüttüğünü hatırlatan Miran, ancak yaşanan son olayların kapsamlı ve kalıcı bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu gösterdiğini söyledi.

Miran, 21. Milli Eğitim Şürası’nın “Okul Güvenliği” gündemiyle acilen toplanması çağrısını yineleyerek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Milli Eğitim, İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler, Gençlik ve Spor, Sağlık ve Adalet Bakanlıkları; eğitim sendikaları, öğretmenler, veliler, öğrenciler, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları aynı masada buluşmalıdır. Bu toplantı yalnızca konuşma toplantısı olmamalıdır. Şüradan; takvimi, bütçesi, sorumluları ve denetim mekanizması belirlenmiş bir Okul Güvenliği Eylem Planı çıkmalıdır.”

Eylül ayında da yedi bakanlığın katılımıyla çocukların eğitim süreçlerinin güvenliğine yönelik bir iş birliği protokolü imzalanmıştı.

Devamını Oku

TRT Sinema Tırı Erzurum Olimpiyat Parkı’nda çocuklara sinema keyfi yaşattı

TRT Sinema Tırı Erzurum Olimpiyat Parkı’nda çocuklara sinema keyfi yaşattı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Erzurum’da çocuklar, TRT tarafından hayata geçirilen Mobil Sinema Tırı Projesi kapsamında sinema keyfi yaşadı.

TRT Genel Müdürlüğünce sinemaya erişim imkanı sınırlı olan çocukları beyaz perdeyle buluşturmak amacıyla hazırlanan TRT Sinema Tırı, kentteki Olimpiyat Parkı’na geldi.

Çocuklar, TRT’nin sevilen animasyon yapımlarını izleme fırsatı buldu. Vali Aydın Baruş da tırı ziyaret ederek öğrencilerle bir araya geldi.

Baruş, TRT’nin milli ve manevi değerlere uygun ürettiği film ile animasyonların, çocukların eğitimi ve geleceğe hazırlanması açısından önem taşıdığını söyledi.

Çocukların televizyon, sosyal medya ve farklı mecralar aracılığıyla çok sayıda içerikle karşı karşıya kaldığını belirten Baruş, eğitici, bilgilendirici ve geleceğe yön verecek yapımların gösterilmesinin önemli olduğunu vurguladı.

Baruş, yoğun katılımdan memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

Devamını Oku

Soma’da ölen 5 madenci için Milletvekili Taşcıer TBMM’ye 5 soru önergesi verdi

Soma’da ölen 5 madenci için Milletvekili Taşcıer TBMM’ye 5 soru önergesi verdi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(ANKARA) – YENİ Parti Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, Soma’da İmbat Madencilik tarafından işletilen maden ocağında 1 Ekim’de meydana gelen göçükte yaşamını yitiren Ramazan İnce, Ömer Karakaya, Halit Ersay, Kerim Ören ve İsa Olcay için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına beş ayrı soru önergesi sundu.

YENİ Parti Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, TBMM Başkanlığı’na, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği 5 ayrı soru önergesiyle Soma’da İmbat Madencilik tarafından işletilen maden ocağında 1 Ekim’de meydana gelen göçükte Ramazan İnce, Ömer Karakaya, Halit Ersay, Kerim Ören ve İsa Olcay’ın yaşamını yitirmesini Meclis gündemine taşıdı.

Taşcıer, önergelerinde; işçilerin ve sendikaların facia öncesindeki İSG uyarılarının dikkate alınıp alınmadığını, Bakanlığın son üç yıldaki denetimlerini, tespit ettiği eksiklikleri ve uyguladığı yaptırımları, göçüğün meydana geldiği Doğu-5 üretim ayağındaki tahkimat ve teknik güvenlik koşullarını, üretim miktarı, işçi sayısı, vardiya ve fazla mesai düzeni üzerinden üretim baskısı olup olmadığını, işçilerin eğitim, tahliye, kurtarma ve acil durum hazırlıklarının yeterliliğini sordu.

Bakanlığın facianın ardından başmüfettiş görevlendirmesini işaret eden Taşcıer, “Soma’da beş işçimizi daha kaybettik. Yine soruşturma açıldı. Bakanlık bir kez daha başmüfettiş görevlendirdi. Çıkacak sonucu ortalama zekaya sahip herkes biliyor. Birkaç kişi hakkında adli işlem yapılacak. Ama asıl soruyu yine gözden kaçırmanın peşindeler. Bu beş işçi hayattayken Bakanlık neredeydi?” ifadelerini kullandı.

Taşcıer, işçi sağlığı ve güvenliğinin facia sonrasında soruşturma yürütmekten değil, ölümleri önleyecek etkin ve sürekli kamu denetiminden geçtiğini vurguladı.

“BEŞ BAŞLIK İLE ÇALIŞMA REJİMİNİN FOTOĞRAFINI ORTAYA ÇIKARMAK İSTEDİK”

Soma’daki 2014 faciasında 301 madencinin yaşamını yitirdiğini hatırlatan Taşcıer, aradan geçen yıllara rağmen aynı bölgede yeniden işçilerin ölmesinin sistemsel ve siyasi sorumluluğu gündeme getirdiğini belirtti.

Taşcıer, önergesine ilişkin de şunları kaydetti:

“Hayatını kaybeden emekçilerimizden Ramazan İnce adına işçilerin uyarılarını sorduk. Ömer Karakaya adına Bakanlığın denetimlerini sorduk. Halit Ersay adına Doğu-5 çalışma alanının hangi teknik koşullarda çalıştırıldığını sorduk. Kerim Ören adına üretim baskısını, işçi sayısını ve çalışma düzenini sorduk. İsa Olcay adına eğitimleri, tahliye planlarını ve acil durum hazırlığını sorduk. Bu beş başlık ile sadece göçüğün değil bir çalışma rejiminin fotoğrafını ortaya çıkartmak istedik. Bakanlık son üç yıllık teftiş raporlarını açıklasın. İşçi şikayetlerini açıklasın. Risk değerlendirmelerini, ramak kala kayıtlarını, verilen cezaları, varsa iş durdurma kararlarını, vardiya çizelgelerini ve üretim kayıtlarını kamuoyuyla paylaşsın. Eğer her şey mevzuata uygunsa beş işçi neden öldü? Eğer eksiklikler biliniyorsa neden önlem alınmadı? Eğer işçiler uyardıysa neden dinlenmedi? ‘Başmüfettiş görevlendirdik’, ‘süreci takip ediyoruz’, ‘soruşturma başlatıldı’ cümlelerini işçiler öldükten sonra tekrar tekrar duymak istemiyoruz. Biz işçiler hayattayken yapılan denetimi, alınan önlemi, durdurulan tehlikeli üretimi görmek istiyoruz. Devletin görevi işçinin cenazesinden sonra inceleme başlatmak değil, o cenazenin hiç kalkmamasını sağlamaktır. İşçinin yaşam hakkını işverenin kar hesabına, üretim hedeflerine ve maliyet baskısına teslim eden bu düzen değişmeden iş cinayetlerini önleyemeyiz.”

Devamını Oku