40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
11 Ekim 2026 Pazar
ERZİNCAN’da 2 yaşındayken nadir görülen ve nörolojik açıdan ağır seyreden rahatsızlık olan akut nekrotizan ensefalopati (ANE) hastalığının ilk atağını atlatan, 7 yaşında ikinci atak sonrası yaklaşık 10 aydır tedavi ve bakım gören Hafsa Keleş’in ailesi, masrafları karşılayabilmek için destek bekliyor.
Erzincan’da yaşayan İsmail ve Mihriban Keleş çiftinin 2 çocuğundan büyüğü olan Hafsa, 2 yaşında akut nekrotizan ensefalopati (ANE) olarak bilinen, genellikle grip gibi viral bir enfeksiyonu takip eden, beyinde ani ve yaygın hasar (nekroz ve kanama) oluşturan çok nadir ve ağır bir beyin işlev bozukluğu hastalığının ilk atağını geçirdi. 2 ay süren hastane tedavisi ve yaklaşık 2 yıl süren takip sonunda hastalığı atlatıp günlük yaşamına dönen Hafsa, 7 yaşında ikinci kez geçirdiği atak sonrası zorlu tedavi sürecine girdi. Yaklaşık 10 aydır evde bakım ve terapi gören Hafsa’nın tedavi süreci, Erzurum Atatürk Üniversitesi Hastanesi Çocuk Nöroloji Bölümü tarafından takip ediliyor.
İŞTEN ÇIKARILDI
Hastalığın ikinci atağının ardından yoğun bakım ve tedavi sürecinden geçen Hafsa’nın evde bakım ve terapileri ailesinin desteğiyle sürdürülüyor. Hafsa’nın zaman zaman tepkiler vermeye başlaması, anne ve babasına umut oluyor. İsmail Keleş, “Hafsa’nın hastalığıyla beraber her şey alt üst oldu. Kızımın rahatsızlığı onun hayati fonksiyonlarını zorlaştırdı. Kızımla beraber büyük bir mücadele içindeyiz. Bu mücadeleyi maddi ve manevi olarak çok zor bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Sürekli Erzurum’a hastaneye tedaviye gidip gelişim sebebiyle çalıştığım iş yerinden çıkarıldım. Başvurduğum kurumlarda da iş bulamadım. Hafsa’nın hastaneye gitmesi gelmesi, ilaçları derken aylık masrafı 100 bin lirayı buluyor. Bir baba olarak bunları karşılayamıyor olmanın verdiği hüznü yaşıyorum. İnsanlarımızın bizim yanımızda, destek olmalarını bekliyoruz” dedi.
‘ZOR GÜNLER ATLATTIK’
Hafsa’nın Türkiye’de ve dünyada çok nadir görülen hastalığa yakalandığını ilk olarak 2 yaşındayken öğrendiklerini belirten Mihriban Keleş, “İlk atağında Erzincan’dan Kayseri’ye sevk edilmişti. O zaman çok şükür 2 ay içerisinde toparlanmıştı. Tedavisi 2 sene boyunca devam etmişti. Hastalıktan sonra tamamen iyileşti, sağlıklı bir çocuktu. Birinci sınıfa başlamıştı ve okuma yazma öğrenmesine çok az bir süre kalmıştı. 10 ay önce bu hastalığın ikinci atağını geçirdi. Doktorlarımızın ifade ettiğine göre bu atağın ikincisini geçirip de yaşayan hiç kimse yok. Çok şükür kızım yaşıyor. Zor günler atlattık. Zorluğumuz biraz daha devam ediyor. Hastalık süresince kızımız hastanede ilk 1 ay yoğun bakımda komadaydı. Komadan çıktıktan sonra 3 ay bitkisel hayatta yaşamını devam ettirdi. Bu hastalıkla ilgili dünyada net bilinen bir tedavi yöntemi yokmuş. Doktorlarımızın belirlediği tedavi yöntemiyle devam ediyoruz. Kızımın günden güne verdiği tepkiler hem doktorların hem de bizim umudumuzu canlandırdı” diye konuştu.
Kızının tedavi sürecinin oldukça masraflı olduğunu belirten Mihriban Keleş, vatandaşlardan destek istedi.
ANTALYA’ya bu yıl eylül ayında gelen 2 milyon 195 bin 140 turistle birlikte yılın 9 ayındaki toplam turist sayısı, 12 milyon 483 bine ulaştı. 9 aylık dönemde ilk sıradaki Rusya’dan gelen ziyaretçi sayısı 3,3 milyonu aştı. Ukrayna, Macaristan ve Özbekistan pazarlarında da artış yaşandı.
Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün verilerine göre; eylül ayında kente gelen yabancı ziyaretçi sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,5 azalarak 2 milyon 195 bin 140 oldu. Ocak- eylül döneminde de yabancı ziyaretçi sayısı yüzde 5,6 düşüşle 12 milyon 483 bin 159 olarak gerçekleşti. Vatandaş ziyaretçiler dahil toplam sayı, eylülde 2 milyon 306 bin 524’e, yılın 9 ayında 13 milyon 330 bin 110’a ulaştı. Bazı kaynak pazarlarda artış yaşanırken, 9 aylık yabancı ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı döneminin 752 bin 605 kişi altında kaldı.
RUSYA’DAN 3,3 MİLYON ZİYARETÇİ
Antalya’nın en büyük kaynak pazarı Rusya’dan yılın 9 ayında 3 milyon 326 bin 769 ziyaretçi geldi. Geçen yılın aynı dönemine göre 19 bin 876 kişilik, yüzde 0,6’lık artış kaydedildi. Rusya’nın toplam yabancı ziyaretçiler içindeki payı yüzde 24,9’dan yüzde 26,6’ya yükseldi. Eylül ayında Rusya’dan gelenlerin sayısı yüzde 2,6 artarak 659 bin 516’ya ulaştı. Rus ziyaretçiler, eylül ayındaki yabancı ziyaretçilerin yüzde 30’unu oluşturdu.
UKRAYNA’DA ARTIŞ EYLÜLDE HIZLANDI
Ukrayna’dan gelen ziyaretçi sayısı, 9 ayda yüzde 5,8 artarak 364 bin 124’ten 385 bin 317’ye yükseldi. Geçen yılın aynı dönemine göre 21 bin 193 ilave ziyaretçinin geldiği Ukrayna, Antalya’nın en fazla ziyaretçi aldığı ülkeler arasında beşinci sırada yer aldı. Eylül ayında bu pazardaki artış yüzde 12’ye ulaştı; geçen yılın eylül ayında 67 bin 664 olan ziyaretçi sayısı, bu yıl 75 bin 797 oldu.
ÖZBEKİSTAN VE MACARİSTAN’DA ÇİFT HANELİ BÜYÜME
Özbekistan’dan 9 ayda gelen ziyaretçi sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 49 artarak 41 bin 175’ten 61 bin 511’e çıktı. Bu ülkeden gelenlerin sayısı eylül ayında da yüzde 52,7 artışla 9 bin 478’e ulaştı. Macaristan’dan gelen ziyaretçi sayısı ise 9 aylık dönemde yüzde 12,8 yükselerek 137 bin 454 oldu. Ukrayna, Özbekistan ve Macaristan’dan gelen ziyaretçilerin toplamında, geçen yılın aynı dönemine göre 57 bin 167 kişilik artış gerçekleşti.
ALMANYA VE İNGİLTERE’DE 324 BİNE YAKIN KAYIP
İlk 10 kaynak ülke arasında ziyaretçi sayısındaki en büyük sayısal kayıplar, Almanya ve İngiltere’de yaşandı. Almanya’dan gelenlerin sayısı bu yıl 9 ayda yüzde 6,2 azalarak 2 milyon 532 bin 988’e, İngiltere’den gelenlerin sayısı yüzde 11,9 düşerek 1 milyon 139 bin 5’e geriledi. Almanya’da 170 bin 122, İngiltere’de 153 bin 843 olmak üzere iki pazardaki toplam kayıp 323 bin 965 kişiye ulaştı. Bu sayı, Antalya’nın toplam yabancı ziyaretçi sayısındaki net azalmanın yaklaşık yüzde 43’ünü oluşturdu. Eylül ayında da Almanya’da yüzde 9,7, İngiltere’de yüzde 13,1 düşüş kaydedildi.
İLK 10 ÜLKEDE EN YÜKSEK ORANSAL DÜŞÜŞ ROMANYA’DA
Antalya’ya en fazla ziyaretçi gönderen ilk 10 ülke içinde, 9 aylık dönemde en yüksek oransal düşüş Romanya’da gerçekleşti. Bu ülkeden gelen ziyaretçi sayısı, yüzde 16,1 azalarak 395 bin 974’ten 332 bin 235’e indi. Slovakya’dan gelenlerin sayısı yüzde 11,8 düşüşle 170 bin 533, Çekya’dan gelenlerin sayısı yüzde 8,3 düşüşle 244 bin 354 oldu. Hollanda’dan gelen ziyaretçi sayısı da yüzde 6,7 azalarak 362 bin 283’e geriledi. Romanya’daki düşüş eylül ayında yüzde 19,5 olarak kaydedildi.
POLONYA VE KAZAKİSTAN EYLÜLDE ARTTI
Polonya ve Kazakistan’dan gelen 9 aylık toplam ziyaretçi sayısı geçen yılın altında kalırken, eylül ayında artış yaşandı. Polonya’dan 9 ayda gelen ziyaretçi sayısı yüzde 5,1 azalarak 1 milyon 51 bin 168 oldu. Eylül ayında bu ülkeden gelen ziyaretçi sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,6 artışla 195 bin 567 oldu. Polonya, eylül ayı sıralamasında İngiltere’yi geride bırakarak üçüncü sırada yer aldı. Kazakistan’dan gelenlerin sayısı 9 aylık dönemde yüzde 2,7 azalarak 340 bin 795’e gerilerken, eylül ayında geçen yıla oranla yüzde 13,7 artışla 44 bin 716’ya yükseldi.
EYLÜLÜN ETKİSİYLE TOPLAM DÜŞÜŞ ORANI AZALDI
Ocak- ağustos döneminde yüzde 6,1 olan toplam yabancı ziyaretçi sayısındaki düşüş, eylül verilerinin eklenmesiyle yüzde 5,6’ya geriledi. Temmuz, ağustos ve eylül aylarında Antalya’ya toplam 7 milyon 233 bin 664 yabancı ziyaretçi geldi. Yılın 9 aylık toplamının yaklaşık yüzde 58’ini oluşturan bu üç aylık dönemde, en yüksek sayı 2 milyon 525 bin 188 ziyaretçiyle ağustosta kaydedildi.
İLK 25 ÜLKENİN 9 AYLIK TABLOSU
Antalya’ya ocak-eylül döneminde en fazla ziyaretçi gönderen 25 ülke ve geçen yılın aynı dönemine göre değişim oranları şöyle sıralandı: “Rusya 3 milyon 326 bin 769 (yüzde 0,6 artış). Almanya 2 milyon 532 bin 988 (yüzde 6,2 kayıp). İngiltere 1 milyon 139 bin 5 (yüzde 11,9 kayıp). Polonya 1 milyon 51 bin 168 (yüzde 5,1 kayıp). Ukrayna 385 bin 317 (yüzde 5,8 artış). Hollanda 362 bin 283 (yüzde 6,7 kayıp). Kazakistan 340 bin 795 (yüzde 2,7 kayıp). Romanya 332 bin 235 (yüzde 16,1 kayıp). Çek Cumhuriyeti 244 bin 354 (yüzde 8,3 kayıp). Slovakya 170 bin 533 (yüzde 11,8 kayıp). Litvanya 168 bin 688 (yüzde 11,9 kayıp). Danimarka 160 bin 888 (yüzde 4,9 kayıp). Avusturya 148 bin 772 (yüzde 10,7 kayıp). Belçika 147 bin 615 (yüzde 9,3 kayıp). Belarus 143 bin 726 (yüzde 8,3 kayıp). Macaristan 137 bin 454 (yüzde 12,8 artış). Moldova 128 bin 329 (yüzde 23,7 kayıp). Fransa 126 bin 379 (yüzde 17,6 kayıp). İsveç 121 bin 649 (yüzde 12,1 kayıp). İsviçre 110 bin 330 (yüzde 11 kayıp). Norveç 92 bin 140 (yüzde 10,7 kayıp). Letonya 66 bin 184 (yüzde 5,6 kayıp). Azerbaycan 64 bin 666 (yüzde 1,1 kayıp). Estonya 62 bin 899 (yüzde 6,2 kayıp). Özbekistan 61 bin 511 (yüzde 49,3 artış).
Samandağ’da bir fırın, hijyen kurallarına uyulmadığının tespit edilmesi üzerine faaliyetten menedildi.

Samandağ Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ilçedeki bir fırında denetim yaptı. Denetimlerde işletmede hijyen kurallarına uyulmadığı belirlendi.

İdari encümen kararı doğrultusunda işletmeye para cezası uygulandı. Fırın ise mühürlenerek faaliyetten menedildi.

Zabıta Müdürü Önder Şimşek, ilçedeki fırınlar ile gıda üretim ve satış yerlerinin yılda en az 3 kez denetlendiğini belirtti. Şimşek, halk sağlığını korumaya yönelik denetimlerin sürdüğünü ifade etti.

Şırnak İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ( Afad ) ekipleri, arama-kurtarma çalışmalarında kullanılması planlanan yeni nesil su altı dronunu havuzda test etti. Chasing kontrol paneli üzerinden gerçekleştirilen denemelerde cihazın su altındaki manevra kabiliyeti, görüntü aktarım performansı ve kontrol tepkileri incelendi.
Şırnak Afad, afet ve acil durumlara müdahale kapasitesini artırmak amacıyla teknolojik donanımını geliştirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda kuruma kazandırılan yeni nesil su altı dronunun ilk testleri, AFAD personeli tarafından havuz ortamında gerçekleştirildi. Arama-kurtarma faaliyetleri ve su altı incelemelerinde kullanılması planlanan cihazın test sürecinde teknik performansının değerlendirilmesi ve personelin yeni teknolojiye yönelik kullanım becerilerinin geliştirilmesi hedeflendi. Şırnak AFAD ekipleri, Chasing kontrol paneli aracılığıyla yönettikleri su altı dronuyla çeşitli denemeler gerçekleştirdi. Testlerde cihazın su altındaki hareket kabiliyeti, görüntüleri aktarma performansı ve komutlara verdiği tepkiler değerlendirildi. Gerçekleştirilen uygulamalarla personelin cihazı etkin ve kontrollü şekilde kullanmasına yönelik deneyim kazanması amaçlandı. Testlerin, olası afet ve acil durumlarda yürütülecek operasyonlara hazırlık açısından da önem taşıdığı belirtildi. Yeni nesil su altı dronunun arama-kurtarma çalışmalarında kullanılmasıyla su altında yürütülecek incelemelerin daha kontrollü ve etkin şekilde gerçekleştirilmesine katkı sağlanması bekleniyor.
Teknolojik donanımın geliştirilmesi ve personelin uygulamalı eğitimlerle desteklenmesi, Şırnak AFAD’ın afet ve acil durumlara hazırlık çalışmalarının önemli başlıkları arasında yer alıyor.
BURSA’da 2 yaşında geçirdiği çocuk felci (Poliomyelit sekeli) nedeniyle bedensel engelli kalan 3 kız çocuğu babası Nihat Demir (49), lise yıllarında koltuk değnekleriyle başladığı atletizm kariyerini tekerlekli sandalye maratonlarıyla sürdürdü. Türkiye’yi 26 ülkede başarıyla temsil edip, birçok madalya kazanan milli maratoncu, aktif sporculuk kariyerinin ardından geçimini babası Osman Demir’in seyyar arabasında pamuk şeker satarak kazanmaya başladı. 8 yıldır engelli öğrenciler ve sporculara da antrenörlük yapan Demir, akşamları da Kültürpark’ta pamuk şekeri satıyor.
Engelli milli sporcu Nihat Demir’in çocuk felci nedeniyle başlayan yaşam mücadelesi, bugün onlarca engelli ve özel gereksinimli çocuğun hayatına dokunuyor. 2 yaşında geçirdiği çocuk felci nedeniyle bedensel engelli kalan Demir, lise yıllarında koltuk değnekleri kullanırken beden eğitimi derslerinde spor yapma imkanı bulmakta zorlandı. Öğretmeni Ömer Sakızcı’nın kendisini derslere dahil etmesiyle spora başlayan Demir, Bursalı engelli sporcu Yavuz Şap’ı örnek alarak önce 5, ardından 10 kilometrelik koşulara katıldı. İlk yarışına 1995 yılında Mudanya Mütareke Koşusu’nda çıkan Demir, daha sonra Türkiye’nin farklı kentlerindeki maraton ve yarı maratonlarda yarıştı.
ÖNEMLİ DERECELER ELDE ETTİ
Koltuk değnekleriyle sürdürdüğü yarışların ardından dünyadaki tekerlekli sandalye maratoncularını takip etmeye başlayan Demir, Bursa Valiliği’nin desteğiyle Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) vücut ölçülerine özel hazırlanan yarış sandalyesine kavuştu. Profesyonel tekerlekli sandalye maratonlarına geçiş yapan Demir, milli sporcu olarak 26 ülkede Türkiye’yi başarıyla temsil etti. Paris, Sevilla ve Helsinki’nin de aralarında bulunduğu uluslararası organizasyonlarda önemli dereceler elde etti.
MARATONU BIRAKTI, ENGELLİ ÇOCUKLAR İÇİN ANTRENÖR OLDU
Aktif sporculuk kariyerini noktalamasının ardından çevresindeki engelli bireylerin ve ailelerinin kendisinden destek istemesi üzerine antrenörlüğe yönelen Demir, 8 yıl önce Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde engelli bireylere dart eğitimi vermeye başladı. Maratonun her engelli birey için uygun olmaması nedeniyle farklı engel gruplarının birlikte yapabileceği bir branş aradığını belirten Demir, dartın hem ortopedik hem de zihinsel engelli sporcuların katılımına uygun olması nedeniyle bu branşı seçtiğini söyledi. Bugün 8 yaşından 30 yaşına kadar 30’un üzerinde sporcu ile çalışan Demir, kalabalık gruplar yerine öğrencilerin ihtiyaçlarına göre oluşturulan gruplarda antrenman yaptırıyor. Demir’in öğrencileri, Bursa’da düzenlenen spor organizasyonları ve Engelliler Haftası kapsamındaki yarışmalarda da dereceler elde ediyor.
‘BİRBİRİMİZİ ÇOK İYİ ANLIYORUZ’
Kendisinin de engelli olmasının öğrencileriyle arasında güçlü bir bağ oluşturduğunu söyleyen Demir, “Benim yaşadığım zorlukları onlar da yaşıyor. Aynı şekilde antrenman yapıyoruz ve birbirimizi çok iyi anlıyoruz. Çocuklara en çok başarıyı, azmi ve mücadeleyi öğretmeye çalışıyoruz. Sporun içerisinde kazanmak da kaybetmek de var. Bu duyguları yaşamalarını ve hiçbir zaman bırakmamalarını istiyorum” dedi.
DOWN SENDROMLU ÖĞRENCİSİ, ÜNİVERSİTEDE EĞİTİM GÖRÜYOR
Nihat Demir’in uzun yıllardır antrenörlüğünü yaptığı öğrencilerinden Down sendromlu Melih Işık (19), Bursa Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Bölümü’nün Down sendromlu ilk öğrencisi oldu. Üniversitede ikinci sınıfta eğitim gören ve spor yaşamını sürdüren Işık, Nihat Demir ile antrenmanlarına devam ettiğini, burada arkadaşlarıyla vakit geçirmekten ve sosyalleşmekten mutluluk duyduğunu söyledi. Annesi Gülten Işık ise oğlunun spor sayesinde hem sosyal hem de sportif yönden geliştiğini belirterek, Nihat Demir ile yollarının kesişmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
TANESİ 50 TL’YE PAMUK ŞEKERİ SATIYOR
Eski engelli milli atlet gündüzleri öğrencileriyle antrenman yaparken akşamları da eşi Fatma Demir (43) ile birlikte Kültürpark’ta ailesinden devraldığı pamuk şeker tezgahının başına geçiyor. Babasının yaşının ilerlemesinin ardından 3 yıl önce tezgahı devralan Demir, antrenmanlarının ardından Kültürpark’a giderek eşiyle gecenin ilerleyen saatine kadar tanesi 50 TL’ye pamuk şekeri satıyor.
‘ENGELLİ BİREYLERİN EVDE OTURMASINI İSTEMİYORUZ’
Babası ve eşinin desteğiyle aile mesleğini de sürdürdüğünü belirten Nihat Demir, öğrencilerinin de zaman zaman kendisini tezgahta ziyaret ettiğini söyledi. Demir, engelli bireylere spor yapmaları çağrısında bulunarak, “Spor onlar için çok önemli bir sosyal alan. Yeni insanlarla tanışıyor, sosyalleşiyor, hayatlarını kolaylaştıracak imkanlardan ve haklarından haberdar oluyorlar. İçlerinden çok başarılı sporcular çıkıyor ve ülkemizi temsil edecek seviyeye geliyorlar. Bunun başlangıcı evden çıkmak. Engelli bireylerin evde oturmasını hiçbir zaman istemiyoruz. Sporun içinde olmalarını istiyoruz” diye konuştu.