40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
29 Temmuz 2026 Çarşamba
Adana’da eğitimlerini tamamlayan 50 itfaiye eri, törenle göreve başladı.
Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığınca 5’i kadın 50 itfaiye eri için kurum bahçesinde tören düzenlendi.
Törende yemin eden itfaiyeciler, gelenek kapsamında meslektaşları tarafından su sıkılarak ıslatıldı.
Programa katılan Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, eğitimlerinin ardından göreve başlayan itfaiye erlerine başarı diledi.
İZMİR’in Gaziemir ilçesinde M.D.Ç.’nin (11) kolu, sitede yaşayan bir kişinin aracıyla çıkmak için uzaktan kumandayla açtığı öne sürülen sürgülü kapıda sıkışarak kırıldı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, M.D.Ç.’nin ailesi sürücü ile site yönetiminden şikayetçi oldu.
Olay, 9 Haziran saat 21.00 sıralarında Irmak Mahallesi 713 Sokak’taki bir sitede meydana geldi. 4’üncü sınıf öğrencisi M.D.Ç., birlikte oynadığı arkadaşına bir şey göstermek için kolunu sitenin sürgülü kapısının aralığından içeri uzattı. Bu sırada iddiaya göre sitede oturan A.D., aracıyla çıkış yapmak için uzaktan kumandayla kapıyı açtı. Hareket eden kapıya kolu sıkışan M.D.Ç., ailesi tarafından hastaneye kaldırıldı. Yapılan kontrollerde humerus kemiğinde kırık olduğu belirlenen M.D.Ç.’nin kolu alçıya alındı. Olayın ardından aile, sürücü ile site yönetiminden şikayetçi oldu. Olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. Ailenin avukatı Şenay Geçkil aracılığıyla olay yerine gelen iş güvenliği uzmanının yaptığı incelemede, kapının sensörlerinin çalışmadığı tespit edildi.
SÜRÜCÜ OLAY YERİNDEN AYRILDI
Olay anı sitenin güvenlik kamerasına da yansıdı. Görüntülerde M.D.Ç.’nin arkadaşına eliyle bir şey gösterdiği sırada kapının açıldığı ve kolunun sıkıştığı anlar yer aldı. Kapıyı açan sürücü A.D.’nin ise olayın ardından aracından inmeyerek siteden ayrıldığı görüldü.
‘GEÇMİŞ OLSUN BİLE DEMEDİLER’
M.D.Ç.’nin annesi Ünzile Çelik, olayın ardından sürücünün kendilerine geçmiş olsun dileğinde dahi bulunmadığını belirterek, “Biz her zaman aracımızla kapının önüne geldiğimizde kumandayla kapıyı açıyoruz. Şahıs da aracına biner binmez kumandaya basıyor. Orada çocukların olduğunu görüyor ancak buna rağmen kapıyı açıyor. Çocuğumun kolu kopma noktasına geldi. Yaklaşık 50 gündür neler yaşadığımızı biz biliyoruz. Çocuğum yaşadığı travmayı hala atlatamadı, dışarıya çıkmak istemiyor. Kolunun hep öyle kalacağını düşünüyor. Bu süreçte karşı taraftan bir geçmiş olsun telefonu bile gelmedi. Daha sonra da ‘Olayın bu kadar ciddi olduğunu bilmiyorduk’ dediler” dedi.
‘BAŞKA ÇOCUKLARIN BAŞINA GELMESİN’
Olayda ihmaller bulunduğunu öne süren Çelik, “Çocuğumun arkadaşları koşarak gelip kolunun koptuğunu söyledi. O an nasıl oraya gittiğimi bilmiyorum. Çocuklar bağırıyordu. O kişi dursaydı ve yardım etseydi belki daha az hasar olabilirdi. Ancak aracına binip gitti. Kapıda sensörün devreye girmesi gerekiyordu. İş güvenliği uzmanıyla yaptığımız incelemede kapının engelle karşılaştığında durmadığını gördük. Benim çocuğumun başına geldi, başka çocukların başına gelmesin. Çocuğum hala kolunu kullanamıyor. Tedavi sürecinin 6 ay ile 1 yıl arasında sürebileceği söylendi. Lisanslı voleybolcuydu ve en çok buna üzülüyor. Yargıdan beklentim sorumluların gereken cezayı alması” ifadelerini kullandı.
‘SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’
Ailenin avukatı Şenay Geçkil de olayın hukuki sürecini sonuna kadar takip edeceklerini belirterek, “Bir çocuğun kolu otomatik kapıya sıkışıyor. İddiaya göre kapıyı kullanan kişi çocuğu görmesine rağmen müdahalede bulunmuyor ve olayın ardından yaralı çocuğun yanına dahi gitmiyor. Ayrıca Kat Mülkiyeti Kanunu gereğince gerekli bakım ve güvenlik tedbirlerini almayan site yönetiminin de sorumluluğu bulunmaktadır. Teknik incelemelerde otomatik kapının güvenli şekilde çalışmadığı, ikaz ve hareket sensörlerinin devreye girmediği tespit edildi. Hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi.
(ANKARA) – Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, viral hepatitlerin önlenebilir ve tedavi edilebilir enfeksiyonlar olduğunu belirterek, “Aşılar, salgınların yayılmasını durdurarak herkesi güvence altına alır ve toplumu korur” dedi.
TEİS Genel Başkanı Nurten Saydan, Dünya Hepatit Günü nedeniyle yazılı açıklama yaptı.
“Viral hepatitler, kronik karaciğer hastalığı, siroz ve karaciğer kanserine yol açabilen önemli bir halk sağlığı sorunudur” diyen Saydan, şunları kaydetti:
“Hepatit, en basit anlamıyla karaciğerin iltihabıdır. Hepatitler, dünyada enfeksiyon hastalıklarına bağlı gelişen en sık ölüm nedenlerinden biri olup pek çok nedene bağlı olarak gelişebilmektedir. Viral hepatitlere ise başta Hepatit A, B, C, D ve E virüsleri olmak üzere farklı virüs tipleri sebep olmaktadır. En yaygın türleri Hepatit A, Hepatit B ve Hepatit C’dir. Hepatit B ve Hepatit C virüsleri uzun dönemde kronik karaciğer hastalığı, siroz veya karaciğer kanserine yol açabildiği için ayrı bir öneme sahiptir ve yakından izlem gerektirir.”
Saydan, günümüz koşullarında, hepatit B için etkin bir aşı, kronik hepatit C enfeksiyonu için ise etkin bir tedavi olduğunu ve bu hastalıkların kontrol altına alınabildiğini söyledi. Saydan, “Hepatit B hastalığından korunmanın en etkili yolu aşılamadır. Türkiye’de Hepatit B aşısı, 1998 yılı itibarıyla rutin çocukluk aşı takvimine eklenmiş ve risk grubundaki kişilere de ücretsiz olarak uygulanmaktadır. Hepatit C virüsüne karşı aşı henüz bulunmuyor, ancak etkili tedaviler mevcuttur ve bu tedaviler Türkiye’de genel sağlık sigortası kapsamında ücretsiz olarak sunuluyor” dedi.
“AŞI TOPLUMU KORUR”
Aşısı bulunan ve bulunmayan hepatit türlerine de değinen Saydan, şu ifadeleri kullandı:
“Asıl bilinmesi gereken aşının bulaşıcı hastalıklara karşı en etkili, en kolay ve en ucuz koruma yöntemi olduğudur. Vücudun savunma gücünü artırarak ağır hastalıkları önler. Üstelik aşılar tedavi masraflarından ve hastane giderlerinden çok daha ucuzdur. Unutmayalım: Aşılar, kolay uygulanır. Kısa süren iğne veya damla yoluyla zahmetsizce uygulanır. Aşılar, salgınların yayılmasını durdurarak herkesi güvence altına alır ve toplumu korur.
Eczanelerimiz Sağlık Bakanlığı mevzuatlarında Birinci Basamak Sağlık Kuruluşu olarak sınıflandırılmıştır. Eczacıların sahip olduğu stratejik sağlık bilgisi ülkenin en ücra köşelerine yayılmış olan, eczanelerin hizmet ağı ile birleşince bağışıklama hizmetinde sunabileceğimiz katkılar çok değerlidir. Bu sebeple ülkemizdeki eczanelerde de gelişmiş ülkelerde olduğu gibi aşı hizmetinin verilmesi vatandaşın sağlığa erişimini kolaylaştırarak halk sağlığına çok önemli bir katkı sunacaktır.”
Tacikistan yetkili makamlarınca ‘Uyuşturucu madde ticareti’ suçundan kırmızı bültenle aranan Tacikistan uyruklu B.K. (47), Beylikdüzü’nde düzenlenen operasyonla yakalandı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uluslararası seviyede aranan kişilerin yakalanmasına yönelik geniş çaplı bir çalışma yürüttü. Yapılan incelemelerde, Tacikistan yetkili makamlarınca Özbekistan’da uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenen ve kırmızı bültenle aranan B.K.’nın (47) İstanbul’da olduğu belirlendi. Şüphelinin, uyuşturucu maddelerin saklanması ve depolanmasında kullanılan adresleri temin ettiği, bu yasadışı faaliyetlerden de haksız kazanç sağladığı tespit edildi.
BEYLİKDÜZÜ’NDE YAKALANDI
Şüphelinin Beylikdüzü’nde bir adreste saklandığını belirleyen ekipler, 27 Temmuz Pazartesi günü operasyon düzenledi. Gerçekleştirilen baskında gözaltına alınan B.K., emniyete götürüldü. Emniyetteki gerekli yasal işlemleri tamamlanan şüpheli B.K.’nın, hakkında yürütülen adli süreç kapsamında sınır dışı edilmek üzere Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edileceği öğrenildi.
ANTALYA’nın Aksu ilçesinde Büyük İskender’in savaşta silahlarını saklayıp, askerlerini çamuruyla tedavi ettirdiği ve Aziz Paulos’un Hristiyanlığı yaymak için toplantılar yaptığı gibi efsanelere konu olan özel mülkiyet Karataş Marağası’nda ağustos ayında yeni bir DJ ve müzikli eğlence düzenlenecek. Daha önce de duyurusu yapılan tekno partinin tepkiler nedeniyle iptal edildiği mağarada planlanan yeni partinin temasının, ‘Antik Yunan’ olduğu duyuruldu.
Aksu ilçesi Yeşil Karaman Mahallesi’nde milattan sonra 930 yılına kadar Aziz Paulos Mağarası olarak bilinen, 1081 yıl kapalı tutulduktan sonra 2011 yılında yeniden ziyarete açılan Karataş Mağarası’nda yeni bir müzikli eğlence partisi düzenlenecek. Daha önce 10 Ocak’ta yapılacağı duyurulan ‘tekno parti’ organizasyonu tartışmalara yol açmış ve ilgili kamu kurumları tarafından mağara içerisinde düzenlenecek etkinlik iptal edilmişti.
Bu kez 8 Ağustos’ta düzenlenecek ‘Temple of Rising’ isimli ve ‘Antik Yunan’ konseptli etkinlik için hazırlanan reklamlarda, “Bazı geceler yaşanır, bazıları ise efsane olur. 8 Ağustos’ta, Antalya’nın en gizemli noktalarından biri bambaşka bir dünyaya dönüşüyor. Burası sadece bir etkinlik değil. Temple of rising. Antik Yunan’ın büyüleyici atmosferi. Meşalelerin aydınlattığı yollar. Mitolojik heykeller. Doğanın kalbinde, dev bir mağaranın içinde unutulmaz bir deneyim. Gecenin ritmini yükseltecek iki özel DJ. Işık şovları. Dekorlar. Her ayrıntısı özenle hazırlanmış mistik bir atmosfer. Mağaranın her köşesinde keşfedecek yeni bir hikaye. Dış alanda müzik, lezzet durakları ve sosyal alanlar. İçeride ise sizi gerçek dünyadan uzaklaştıracak eşsiz bir atmosfer” gibi ifadelerle çağrıda bulunuluyor. Biletler ise 1800 TL’yi buluyor.
‘YASAL İZİNLERİ ALINDI’
Bilet satışlarına yönelik sanal medya hesapları üzerinden yapılan reklam paylaşımlarına bir kişi tarafından, “Boşa bilet almayın daha önce de mağarada etkinlik denildi, etkinlik günü iptal edildi. Mağarada bu tarz yüksek sesli etkinliğe izin çıkmaz çıkmamalı” yorumu yapıldı.
Bu yoruma karşı etkinliğin düzenleyicileri yasal izinlerin alındığını öne sürerek, “İptal olma söz konusu değildir ve söz konusu mağaranın doğal oluşumlarına zarar verilmemesi adına DJ etkinliğimiz mağara girişinin önünde yapılacaktır. Misafirlerimiz gönül rahatlığıyla biletlerini alabilir ve eşsiz konseptli eğlencenin bir parçası olabilir” karşılığını verdi.
EFSANELERE KONU OLAN MAĞARA
Karataş ailesinin 1998 yılında ihale ile satın aldığı 30 dönümlük arazi içerisinde bulunan mağara, restorasyonu sonrasında işletme amaçlı bir firmaya kiraya verildi. İçerisi ışıklandırılan, 213 metrelik kısmı ziyarete açılan 500 metre uzunluğundaki mağarada, göl ve küçük bir şelale de bulunuyor. Büyük İskender’in savaşta silahlarını saklayıp, askerlerini çamuruyla tedavi ettirdiği, Aziz Paulos’un milattan sonra 46 ve 47 yıllarında Aspendos’tan Aksu nehri boyunca, Yalvaç’a giderken Hristiyanlığı yaymak için çevre halkıyla iki kez toplantı yaptığı belirtilen mağara, aynı zamanda yarasaların da doğal yaşam alanı.