40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
06 Ekim 2026 Salı
(TBMM) – DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, “Bugün yaşanan ‘Fon krizi’ bir genel ekonomik kriz değildir, bir sermaye krizidir. Fonlardaki oluşan tahmini 22 – 25 milyar dolar civarı zararın haricinde, fonlarla hiç ilgilenmeyen, devletin SPK üzerinden yaptığı denetimlere güvenerek borsamıza yatırım yapan, ağırlıklı olarak küçük yatırımcıların ve hatta devlet garantili Bireysel Emeklilik Sistemine katılıp hisse senedi fonlarını seçen yüz binlerin uğradığı zarar ile oluşan yıkım çok daha büyüktür” dedi.
DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, TBMM’nin 28’inci dönem 5’inci yasama yılı gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yasama yılının hareketli geçeceğini ve Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu görüşmelerinin yanı sıra “Çerçeve Yasa” olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanunu’nun işleyişine tanıklık edileceğini belirten Aksakal, parlamentodaki partilerin katılımıyla “İzleme Komisyonu” oluşturulacağını hatırlattı.
Önder Aksakal, Ağustos 2025’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun, “Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge” mottosuyla hazırladığı rapor ve 1’inci madde doğrultusunda yasaya kabul oyu verdiklerini hatırlattı. Aksakal, şöyle konuştu:
“Aradan iki ay geçmiş olmasında rağmen hala PKK terör örgütünün yöneticisi konumundakiler herhangi bir faaliyette bulunmamışlar, dahası bulunmadıkları gibi üstelik yasanın amir hükümleri aksine beyanlar vermeye devam etmektedirler. İmralı’da cezasını çekmekte olan bebek katiline ve terör örgütü mensuplarına bir genel af beklentisi içinde olduklarını, Öcalan’ın serbest bırakılması ve tüm militanlarının siyaset yapmalarına olanak sağlayacak yasal düzenlemeler Meclis’ten geçirilmediği müddetçe silah bırakmayacaklarını açıkça deklare etmeleri, ‘Çerçeve Yasanın’ bir işlerlik kazanamayacağını ortaya koymaktadır. Biz bunu öteden beri de söylüyoruz.”
AKSAKAL’DAN “FON KRİZİ” DEĞERLENDİRMESİ
Sermaye piyasalarında yaşanan “fon krizine” ilişkin de konuşan Önder Aksakal, denetim yetersizliklerine ve finansal risklere dikkati çekti.
Aksakal, 2024-2026 yılları arasında halka arz olan şirket hisselerinde spekülatif hareketler yapıldığını ve küçük yatırımcıların tuzağa düşürüldüğünü belirterek, TERA ve PUSULA şirketleri örneğini vererek SPK’nın zamanında uyarıda bulunmadığını söyledi.
Geçmişteki banker krizlerini hatırlatan Önder Aksakal, şu ifadeleri kullandı:
“Ancak bugün yaşanan ‘fon krizi’ bir genel ekonomik kriz değildir, bir sermaye krizidir. Ama tehlikeli noktası, fonlardaki oluşan tahmini 22 – 25 milyar dolar civarı zararın haricinde, fonlarla hiç ilgilenmeyen, devletin SPK üzerinden yaptığı denetimlere güvenerek borsamıza yatırım yapan, ağırlıklı olarak küçük yatırımcıların ve hatta devlet garantili Bireysel Emeklilik Sistemine katılıp hisse senedi fonlarını seçen yüzbinlerin uğradığı zarar ile oluşan yıkım çok daha büyüktür. Ülkemizde Sermaye piyasalarına olan güveni sarsmıştır.”
“Organize dolandırıcılığa zemin hazırlayan SPK yetkililerinin sorgulanması” gerektiğini kaydeden Aksakal, Hazine ve Maliye Bakanı’nın 1 yıl önceden uyarmasına rağmen tedbir alınmadığını, BDDK tarafında ise bir problem görülmediğini söyledi.
Özerk kurumların siyasi müdahalelerle kağıt üstünde kaldığını belirten Aksakal, DSP olarak 3 yıl önce Carry Trade ve korsan fon uyarılarını yaptıklarını hatırlattı. Devletin 1 milyon liraya kadar yatırım yapanları korumaya almasının yerinde bir adım olduğunu belirten Aksakal, haksız kazanç elde edenlerin ceza alması için konunun takipçisi olacaklarını ifade etti.
“TBMM KANUN DIŞILIKLARIN ŞEMSİYESİ OLMAMALIDIR”
Dokunulmazlık zırhına güvenilerek işlenen suçların üzerine gidilmesi gerektiğini dile getiren Aksakal, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a çağrıda bulunarak, şöyle devam etti:
“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş da bu konuda ilk adımı atmalıdır. Savcılıklarda ve mahkemelerde yargılamaları devam eden yolsuzluk dosyalarıyla ilintili olan Milletvekilleri hakkında yüce Mecliste gönderilmiş ve hala bekleyen fezlekeleri, hangi partiye mensup olduklarına bakılmaksızın derhal genel kurul gündemine getirmelidir. Bu şekilde en azından, oluşan toplumsal tepkinin yatışması, yurttaşların devlete olan güven duygularındaki erozyonun durdurulmasına önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Türkiye Büyük Millet Meclisi kanun dışılıkların şemsiyesi olmamalıdır.”
“2027 BÜTÇESİ ÜRETİMİ ARTIRMAYA YÖNELİK OLMALIDIR”
2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu görüşmelerine ilişkin de konuşan Aksakal, 31 Ağustos 2026 itibarıyla toplam bütçe açığının 1 trilyon 308 milyar lira olduğunu ve bunun öngörülen açığın yüzde 50’sinden fazlasına denk geldiğini belirtti.
Faiz giderlerinin kontrol altına alınması durumunda, bütçe açığı oranının düşürülebileceğini söyleyen Aksakal, şunları söyledi:
“Buradaki büyüme çok gerçekçi değil, daha önce de söylediğimiz gibi hormonlu, enflasyon kaynaklı büyüme. İşsizlik yüzde 8.1 ama bütçe açığı (Gayrı Safi Yurtiçi Hasılası) yüzde 3.5. Bu rakamlar faiz yükü baskısının yine devam edeceğini bize gösteriyor. 2025 yılından kalan faiz yükü 2026 yılını nasıl olumsuz etkiliyorsa, 2026 yılının faiz yükü de 2027 yılını etkileyecektir. Faiz yükünde yüzde 4 ya da yüzde 5 oranında bir indirim sağlayabilirsek 2027 yılının 2028 yılına olacak baskısını azaltmış oluruz. Böylece GSYH’yı yüzde 3 ün altına düşürebilirsek de Avrupa standartlarına da yaklaşabiliriz. Bu söylediklerimin hepsi iyi niyetli beklentilerimiz, umarız gerçekleşir.”
“ALTYAPI YATIRIMLARINI BİR SÜRE ERTELEMEK DAHA HAYIRLI OLACAKTIR”
Vatandaşın ekonomik zorluklar yaşadığını vurgulayan Aksakal, “Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 37 bin 800 lira, yoksulluk sınırı 123 bin 130 liraya ulaşmışken, asgari ücret 28 bin 75 lira, en düşük emekli maaşı 23 bin 552 lirada kalmışsa yol, köprü, tünel gibi altyapı işlerini bir süre ertelemek daha hayırlı olacaktır. Yakın geçmişte yaşadığımız salgın hastalıkların, doğal afetlerin yarattığı ekonomik yıkım devlet bütçesini haddinden fazla zorlamış ise de gerektiğinde insanımızın huzurlu bir yaşama erişebilmesi adına aciliyeti olanlar dışında bir takım altyapı yatırımlarını ötelemek gerektiği bir realitedir” diye konuştu.
(ANKARA) – Karadeniz’de Bulgaristan açıklarında iki ticari geminin insansız hava ve deniz araçlarının saldırısına uğradığı, gemilerden birinin battığı bildirildi. Batan geminin mürettebatını bulmak için arama kurtarma çalışmaları sürerken, diğer gemide bulunan 11’i Türk 18 mürettebat kurtarıldı.
Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, saldırının yerel saatle 03.00 sıralarında Byala kentinin yaklaşık 70 deniz mili doğusunda, Bulgaristan’ın münhasır ekonomik bölgesinde meydana geldiğini açıkladı.
Bölgede bulunan Bulgar feribotu Dioscuria’nın mürettebatı, ilk gemide bir patlama gördükten sonra olay yerine gitti. Bölgede devrilmiş bir cankurtaran botu ve can yelekleri bulundu ancak geminin mürettebatına ulaşılamadı. Yetkililer, batan gemide kaç kişinin bulunduğunu henüz açıklamadı.
Aynı bölgedeki ikinci gemide ise saldırının ardından yangın çıktı. Gemideki 11 Türk ve yedi Hindistan vatandaşı olmak üzere 18 kişilik mürettebatın tamamı Dioscuria tarafından kurtarıldı. Mürettebattan iki kişinin yaralandığı, yaralıların Varna’ya götürüldüğü bildirildi.
Bulgar basınında yer alan haberlerde, batan geminin Togo bayraklı Alfa Watan, saldırıya uğrayan ikinci geminin ise Palau bayraklı Able olduğu kaydedildi. Alfa Watan’ın Romanya’nın Sulina Limanı’na doğru seyrettiği, Able’ın ise buğday taşıdığı ve güneye doğru ilerlediği aktarıldı.
Radev, saldırıyı “kesinlikle kabul edilemez” olarak nitelendirirken, insansız hava araçlarının hangi ülkeye ait olduğuna ilişkin bilgi vermedi.
ANTALYA’nın Muratpaşa Belediye Başkanı CHP’li Ümit Uysal, parti kurultayında Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday olmaması halinde aday olacağını açıkladı.
Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, CHP Serik İlçe Başkanlığı’nda partililer ve vatandaşlarla bir araya geldi. Buradaki konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ümit Uysal, 2027 yılı mart ayında yapılacak CHP kurultayına ilişkin ‘Kemal Kılıçdaroğlu aday olmazsa aday olacak mısınız?’ sorusuna, “Kesinlikle adayım” karşılığını verdi.
ÜSKÜDAR D-100 Karayolu’nda ters yönde ilerleyen otomobil sürücüsü, görüntülerin sanal medyada yayınlanmasının ardından yakalandı. Hem kendi hayatını hem de trafik güvenliğini tehlikeye atan sürücüye 91 bin lira ceza kesildi. Sürücünün ehliyetine 60 gün süreyle el konulurken, araç trafikten 60 gün boyunca men edildi.
Olay 4 Ekim pazar günü saat 03.30 sıralarında Koşuyolu Mahallesi D-100 Karayolu Avrasya Tüneli mevkiinde meydana geldi. Seyir halindeki 34 GRD 525 plakalı otomobilin ters yönde ilerlediği anlar başka bir sürücü tarafından cep telefonuyla kaydedildi.
TERS YÖNDE İLERLEDİĞİ ANLAR KAMERADA
Görüntülerde, otomobilin hızla ters yönde ilerlediği anlar görülüyor. Görüntüyü çekenler ise “Hızla ilerliyor ters yönde gidiyor” diyerek tepkilerini dile getiriyor. Görüntülerde Avrasya Tüneli istikametinde bir şehirlerarası otobüs ve bir aracın da ilerlediği anlar da yer alıyor.
91 BİN LİRA CEZA KESİLDİ
Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nün sanal devriye çalışmalarında sürücünün M.E.G. (22) olduğu belirlendi. Görüntülerin sanal medyada yayınlanmasının ardından harekete geçen ekipler sürücüye Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücülerin otoyollarda araçlarını ters istikamette sürmesi’ ve ‘Saygısızca araç kullanmak’ maddelerinden 91 lira para cezası kesti.M.E.G.’nin ehliyetine 60 gün süreyle el konuldu. Araç ise 60 gün boyunca trafikten men edildi.
POLİS MERKEZİNE TESLİM EDİLDİ
M.E.G. hakkında ‘Kara, Deniz, Hava veya Demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat sağlık veya mal varlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır’ maddesinden adli işlem başlatıldı. Sürücü Kadıköy Acıbadem Polis Merkezi’ne teslim edildi.
(ANKARA) – BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, “6 Ekim 1923, yalnızca İstanbul’un kurtuluşu değil, bir milletin iradesine zincir vurulamayacağının tarihe ve dünyaya bir kez daha ilanıdır” açıklamasını yaptı.
Mustafa Destici, İstanbul’un düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yıl dönümünü, sosyal medya hesabından kutladı.
Destici, şunları kaydetti:
“6 Ekim 1923, yalnızca İstanbul’un kurtuluşu değil, bir milletin iradesine zincir vurulamayacağının tarihe ve dünyaya bir kez daha ilanıdır. Fatih’in emaneti, Milli Mücadele’nin namusu İstanbul’umuzun kurtuluşunun yıl dönümü kutlu olsun. İstanbul’un ve aziz vatanımızın bağımsızlığı uğruna mücadele eden bütün kahramanlarımızı ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.”