DOLAR

40,5896$% -0.46

EURO

47,8000€% -0.43

STERLİN

54,6468£% -0.9

GRAM ALTIN

4.352,83%-1,37

ONS

3.336,90%-0,91

BİST100

10.642,60%-0,43

a

04 Ekim 2026 Pazar

DİĞER YAZARLARIMIZ

İYİ Partili Çömez’den Fatma Betül Sayan Kaya’nın tıp eğitimi ve İSBAK görevi için iki soru önergesi

İYİ Partili Çömez’den Fatma Betül Sayan Kaya’nın tıp eğitimi ve İSBAK görevi için iki soru önergesi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

(TBMM) – İyi Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Fatma Betül Sayan Kaya’nın İsbak’taki görevi kapsamında yapılan yurt dışı eğitim ödemelerini, çalışma kayıtlarını ve aldığı mali hakları İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye sordu. Çömez, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde de Kaya’nın Cerrahpaşa Tıp Fakültesindeki kayıt, staj, intörnlük ve mezuniyet süreçlerinin açıklanmasını istedi.

Çömez, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesindeki eğitim sürecine ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi verdi.

Çömez, Kaya’nın kamuoyuna açık özgeçmişlerinde Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra ABD’de NYU-Polytechnic’te lisansüstü eğitim aldığı ve daha sonra İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni bitirdiğinin belirtildiğini kaydetti.

Kaya’nın dönemin özgeçmişlerinde 2009 yılında Türkiye’ye dönerek Cerrahpaşa Tıp Fakültesini kazandığı ve tıp eğitimine başladığının, kendi sosyal medya paylaşımında ise 25 Mayıs 2015 tarihinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden mezun olduğunun belirtildiğini aktaran Çömez, İBB Teftiş Kurulu incelemelerine yansıyan kayıtlarda Kaya’nın İBB iştiraki İSBAK tarafından finanse edilen NYU-Polytechnic’teki yurt dışı eğitim sürecinin 2010 yılı içerisinde de devam ettiğinin, 14 Kasım 2011-20 Nisan 2015 tarihleri arasında ise yeniden İSBAK personeli olarak kayıtlı olduğunun belirtildiğini ifade etti.

Çömez, Kaya’nın kendi özgeçmişinde 2010-2012 yılları arasında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanlığını yaptığı, 2012’den itibaren AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcılığı dahil çeşitli siyasi görevler üstlendiği ve seçim çalışmalarında aktif görev aldığı bilgisinin yer aldığını belirterek, “Bu durumda Kaya’nın altı yıllık tıp eğitiminin; ABD’deki lisansüstü eğitim, İSBAK’taki çalışma, Başbakan danışmanlığı ve siyasi parti görevleriyle aynı dönemlerde nasıl yürütüldüğünün; özellikle zorunlu klinik stajlar ile altıncı sınıf intörnlük yükümlülüklerinin hangi şekilde yerine getirildiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

“İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİNE HANGİ YÖNTEMLE KAYIT YAPTIRMIŞTIR?”

Çömez, soru önergesinde, Milli Eğitim Bakanı Tekin’den şu sorulara yanıt istedi:

“Fatma Betül Sayan Kaya, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesine hangi tarihte ve hangi yöntemle kayıt yaptırmıştır? ÖSYM merkezi yerleştirmesiyle girmişse, sınava giriş ve yerleştirme yılı nedir? Kaya’nın 2009-2010 akademik yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde aktif öğrenci kaydı bulunmakta mıdır? Bulunuyorsa aynı dönemde NYU-Polytechnic’teki yurt dışı eğitimi devam ederken Cerrahpaşa’daki ders, uygulama, devam ve sınav yükümlülüklerini hangi tarihlerde ve nasıl yerine getirmiştir? Bilkent Üniversitesi veya NYU’da aldığı eğitim nedeniyle Kaya hakkında Cerrahpaşa’da herhangi bir ders, uygulama, staj veya sınıf muafiyeti/intibak kararı verilmiş midir? Tıp eğitimi boyunca kayıt dondurduğu veya izinli sayıldığı herhangi bir dönem bulunmakta mıdır? Kaya’nın 2011-2015 yılları arasında İSBAK personeli olarak çalıştığı bilgisi doğru mudur? Bu durum üniversite kayıtlarına bildirilmiş midir ve aynı dönemde yürütülen tıp eğitimi açısından herhangi bir izin veya özel düzenleme yapılmış mıdır? Kaya’nın 2010-2012 yıllarında Başbakan danışmanlığı ve sonraki yıllarda siyasi parti yöneticiliği yaptığı dönemlerle Cerrahpaşa’daki ders, uygulama ve klinik stajları arasında tarih ve devam bakımından bir çakışma bulunmakta mıdır? Kaya, tıp eğitiminin 4. ve 5. sınıflarındaki zorunlu klinik stajlarını hangi hastane ve kliniklerde, hangi tarihler arasında tamamlamıştır? İlgili dönemlere ait devam koşullarını eksiksiz yerine getirmiş midir? Kaya, 2014-2015 eğitim yılında altıncı sınıf/intörn hekim olarak hangi kliniklerde ve hangi tarihler arasında rotasyon yapmıştır? İntörnlük devam ve nöbet yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmiş midir? Aynı kişinin 20 Nisan 2015’e kadar İSBAK personeli olarak kayıtlı olmasıyla intörnlük programı nasıl bağdaştırılmıştır? Kaya’nın Cerrahpaşa’ya ilk kayıt tarihinden 25 Mayıs 2015 tarihindeki mezuniyetine kadar her akademik yıldaki sınıfı, öğrenci statüsü ve sınıf geçme tarihleri nedir? Mezuniyet için gerekli tüm ders, uygulama, klinik staj ve intörnlük şartlarını yerine getirdiğine ilişkin kayıtlar mevcut mudur? Kaya’nın 2015 yılında mezuniyetinden sonra Devlet Hizmeti Yükümlülüğü kapsamında Muş/Bulanık’a pratisyen hekim olarak atandığı doğru mudur? Göreve başlamış mıdır; başlamadıysa mecburi hizmet yükümlülüğü daha sonra yerine getirilmiş, ertelenmiş veya herhangi bir hukuki düzenleme kapsamında sona ermiş midir? Yukarıdaki hususlar konusunda YÖK, İstanbul Üniversitesi/İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa veya ilgili kamu kurumlarınca herhangi bir inceleme yapılmış mıdır? Yapılmamışsa Kaya’nın öğrenci kaydı, devam durumu, klinik stajları, intörnlüğü ve mezuniyet işlemlerinin ilgili mevzuata uygunluğunun incelenmesi düşünülmekte midir?”

SAYAN KAYA’NIN İSBAK’TAKİ GÖREVİNE İLİŞKİN SORU ÖNERGESİ

İYİ Partili Çömez, Fatma Betül Sayan Kaya’nın İBB iştiraki İSBAK AŞ’deki çalışma sürecine ilişkin İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle de TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi.

Çömez, Bakan Çiftçi’ye şu soruları yöneltti:

“Fatma Betül Sayan Kaya 14 Kasım 2008 tarihinde İSBAK’ta hangi kadro ve görevle, hangi ücretle ve hangi çalışma düzeniyle işe alınmıştır? İşe başladığı gün yurt dışı eğitim sözleşmesinin de onaylandığı bilgisi doğru mudur? Kaya’nın yurt dışı eğitimi için İSBAK tarafından toplam ne kadar ödeme yapılmıştır? 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 lira tutarındaki ödemeler doğru mudur? Kaya NYU’daki eğitimini hangi tarihte fiilen bırakmış veya tamamlamadan dönmüştür? İSBAK’a sunduğu 1 Nisan 2010 ve 21 Mayıs 2010 tarihli dilekçelerin konusu nedir ve bu dilekçeler üzerine hangi idari işlemler tesis edilmiştir? Kaya’nın 14 Kasım 2011-20 Nisan 2015 arasında İSBAK personeli olduğu doğru mudur? Bu dönemde kendisine toplam ne kadar ücret, prim, ikramiye ve diğer mali hak ödenmiştir? Bu dönemde Kaya’nın fiilen çalıştığı gün ve saatler nelerdir? İSBAK’a ait puantaj, izin, görev, personel giriş-çıkış ve mesai kayıtlarında Kaya’nın düzenli olarak işyerinde bulunduğu görülmekte midir? Kaya’nın aynı dönemde Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde öğrenci, 2012-2015 arasında klinik dönem öğrencisi ve son yılında intörn hekim olmasıyla İSBAK’taki çalışma düzeninin nasıl bağdaştırıldığı araştırılmış mıdır? Üniversite eğitimi nedeniyle İSBAK’tan izin kullandığı dönemler var mıdır? Kaya’nın İSBAK personeli olduğu dönemde Başbakan danışmanı veya siyasi parti yöneticisi olarak görev yaptığı İSBAK yönetimince bilinmekte miydi? Başka kurum veya kuruluşlarda çalışma/danışmanlık yapabilmesi için kendisine izin verilmiş midir? Yurt dışı eğitim sözleşmesinde Kaya’nın İSBAK dışında ücretli veya ücretsiz başka bir işte çalışmasını ya da danışmanlık yapmasını sınırlayan bir hüküm bulunmakta mıdır? Bulunuyorsa 2010-2012 arasındaki Başbakan danışmanlığı bu hüküm açısından incelenmiş midir ve hangi sonuca varılmıştır? İBB Teftiş Kurulunca Kaya’ya yapılan yurt dışı eğitim harcamalarının geri alınması gerektiği yönünde bir tespit yapılmış mıdır? Yapılmışsa hangi gerekçeyle, ne kadar alacağın tahsili istenmiş; tahsil için hangi idari ve hukuki işlemler yapılmış ve sonuçları ne olmuştur? İçişleri Bakanlığı veya mülkiye müfettişlerince, Kaya’nın İSBAK’taki fiili çalışma durumu, aldığı ücretler, yurt dışı eğitim harcamaları ve aynı dönemde yürüttüğü diğer görevler hakkında bugüne kadar herhangi bir inceleme veya soruşturma yapılmış mıdır? Yapılmamışsa bakanlığınızca inceleme başlatılacak mıdır?”

Devamını Oku

Bartın’da yasa dışı avcılıkta kullanılan 7 ses cihazına gece denetiminde el konuldu

Bartın’da yasa dışı avcılıkta kullanılan 7 ses cihazına gece denetiminde el konuldu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bartın’da yasa dışı avcılıkta kullanılan 7 adet ses cihazına el konuldu.

Doğa Koruma Ve Milli Parklar (DKMP) İl Müdürlüğü Bartın’daki çalışmalarını 7/24 esasıyla sürdürüyor. Biyoçeşitliliği korumak ve yaban hayvanlarının güvenli bir şekilde yaşamlarını sürdürülebilmesi için yapılan çalışmalar kapsamında gece saatlerinde orman denetimlerinde yasa dışı avcılıkta kullanılan ses cihazlarını topladı. Bartın’da toplam 7 adet elektronik cihaza el kondu.

Ekipler çalışmalarını sürdürüyor.

Devamını Oku

Türk Yıldızları, Şanlıurfa’daki TEKNOFEST’te gösteri uçuşuyla coşkuyu artırdı

Türk Yıldızları, Şanlıurfa’daki TEKNOFEST’te gösteri uçuşuyla coşkuyu artırdı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi timi Türk Yıldızları, TEKNOFEST Güneydoğu kapsamında gösteri uçuşuyla festival alanındaki coşkuyu artırdı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali, Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda ziyaretçilerini ağırlıyor.

Festival kapsamında düzenlenen hava gösterileri, Türk Yıldızları’nın uçuşuyla devam etti.

Gökyüzünde gerçekleştirdikleri akrobatik hareketlerle alkış alan Türk Yıldızları, festival alanını dolduran binlerce ziyaretçiye unutulmaz anlar yaşattı.

Yüksek hızı ve alçak uçuşuna rağmen Türk Yıldızları ekibinin aynı andaki manevraları, festival alanındaki coşkuyu artırdı.

Ekibin uçuşları esnasında yerdeki binlerce kişi, gözünü kırpmadan gökyüzündeki görsel şöleni gurur ve heyecanla takip etti.

Gösteriyi ilgiyle takip eden katılımcılar, uçakların gökyüzündeki hareketlerini cep telefonlarının kameralarıyla kaydetti.

Gösteri sırasında sahneden Türk bayrağının anlamını anlatan “Bu Bayrak” şiiri de okundu.

Şanlıurfa’da 30 Eylül’de başlayan TEKNOFEST Güneydoğu, kapanış seremonisi ve ödül töreniyle bu akşam sona erecek.

Devamını Oku

İstanbul’da 30 ülkenin katıldığı Doğu-Batı Forumu her yıl toplanacak

İstanbul’da 30 ülkenin katıldığı Doğu-Batı Forumu her yıl toplanacak
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İSTANBUL, 4 Ekim (Xinhua) — Küresel güç dengeleri hızla değişirken, ülkeler arasındaki rekabet ve işbirliğinin geleceği kadar Doğu ile Batı arasındaki ilişkilerin nasıl şekilleneceği de uluslararası gündemin önemli başlıklarından biri haline geliyor.

İstanbul’da düzenlenen Doğu-Batı Forumu, 30 ülkeden diplomat, akademisyen ve güvenlik uzmanını bu dönüşümün farklı boyutlarını tartışmak üzere bir araya getirdi. Forumda konuşan uluslararası uzmanlar, çok kutupluluğun uzak bir öngörü olmaktan çıkıp küresel sistemin belirgin bir gerçeği haline geldiğine dikkat çekti.

Forumda öne çıkan değerlendirmelerde, vekalet savaşlarının yayılması, silah kontrol mekanizmalarının zayıflaması ve yapay zeka destekli yeni nesil çatışmaların küresel güvenlik açısından oluşturduğu risklere işaret edildi.

Küresel rekabetin yoğunlaştığı bir dönemde, Küresel Güney’in yükselişi ve Çin’in çok taraflı diplomasi girişimleri de uluslararası sistemin geleceğine ilişkin tartışmalarda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Harici Medya ve Berlin merkezli European Transcontinental Initiative ortaklığında düzenlenen forumda Xinhua’ya değerlendirmelerde bulunan Harici Medya Genel Yayın Yönetmeni ve forumun eş kurucusu Tunç Akkoç, bölgesel krizlerin tırmandığı bir dönemde diplomasiye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Uluslararası sistemin mevcut krizleri çözmekte zorlandığına işaret eden Akkoç, “Bugünlerde yeni kavramlara, Küresel Medeniyet İnisiyatifi veya Küresel Güvenlik İnisiyatifi gibi tekliflere ihtiyacımız var. Bu kavramlar çok çok değerli, çünkü bu bölgesel krizlerden ve savaşlardan bir çıkış yoluna ihtiyacımız var” dedi.

Akkoç, sözlerine şöyle devam etti: “Açıkçası bu uluslararası düzenle ve Birleşmiş Milletler sistemiyle ilgili zorluklar yaşıyoruz. Dolayısıyla Çin’in önerdiği Küresel Medeniyet İnisiyatifi, Küresel Kalkınma İnisiyatifi ve Küresel Güvenlik İnisiyatifi çok çok değerli.”

“TEK KUTUPLU DÜZEN SON DERECE ADALETSİZ”

Shanghai’daki Fudan Üniversitesi Çin Enstitüsü Direktörü Prof. Zhang Weiwei, mevcut tek kutuplu dünya düzeninin son derece adaletsiz olduğunu savunarak, “Mutlak güç, mutlak yozlaşma getirir. Küresel Güney ve Çin de dahil olmak üzere diğer ülkeler, daha adil ve hakkaniyetli yeni bir uluslararası düzeni teşvik etmelidir” dedi.

Yeni kurumların inşasına dikkat çeken Zhang, “Bir yandan Birleşmiş Milletler reformunu teşvik etmeliyiz, diğer yandan insanlığın ihtiyaçlarına dayalı yeni kurumlar kurmalıyız. Çin’in modernleşme başarısı birçok gelişmekte olan ülke ve Küresel Güney için muazzam bir ilham kaynağıdır” ifadelerini kullandı.

“ÜLKELER TARAF SEÇMEK İSTEMİYOR”

Washington’daki Quincy Enstitüsü Kıdemli Uzmanı Anatol Lieven ise Çin’in küresel rolünün Amerikan hegemonyasından temelde farklı olduğunu savundu.

Lieven, “Çin’in ABD anlamında bir hegemon olmayı amaçladığını düşünmüyorum. Çin’in dünyanın askeri hakimiyetini hedeflediğini düşünmüyorum. Çin elbette dünyada ekonomik üstünlüğü hedefliyor diyebilirsiniz, ancak bunun askeri gücü içermesi gerekmiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Gelişmekte olan ülkelerin çok kutuplu ortaklıklar arayışında olduğunu vurgulayan Lieven, “Dünyadaki ülkelerin büyük çoğunluğu aslında bir seçim yapmak istemiyor, herkesle iyi ilişkiler kurmak istiyorlar” dedi.

İSTANBUL DAİMİ BULUŞMA NOKTASI OLUYOR

İki gün süren ve Batı’nın stratejik konumundan yapay zeka destekli savaş risklerine kadar geniş bir yelpazenin tartışıldığı Doğu-Batı Forumu, inisiyatifi kalıcı bir uluslararası ağa dönüştürme kararıyla sona erdi.

Kabul edilen eylem planına göre, çok kutuplu paradigma değişimini izleyen bir “fikir meclisi” olarak konumlandırılan forum, her yıl İstanbul’da toplanmaya devam edecek. Ayrıca güvenlik, yapay zeka ve diplomasi gibi alanlarda ihtisas çalışma grupları kurularak uluslararası uzmanlar arasında sürekli bir diyalog ağı oluşturulacak.

Devamını Oku

Güneye göç eden leylek sürüsü Tekirdağ semalarında dronla kaydedildi

Güneye göç eden leylek sürüsü Tekirdağ semalarında dronla kaydedildi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Güney yönünde göç eden leylek sürüsü, Tekirdağ semalarında dronla görüntülendi.

Göç mevsiminin etkisiyle güneye doğru ilerleyen çok sayıda leylek, kent üzerinde bir süre birlikte uçtu. Gökyüzünde süzülen leyleklerin oluşturduğu hareketlilik, havadaki dron kamerasına yansıdı.

Kent semalarında bir süre uçuşlarını sürdüren leylekler, daha sonra göç güzergahlarında ilerleyerek gözden kayboldu.

Devamını Oku