40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
SAVUNMA Sanayii Başkanı Haluk Görgün, “Çeyrek asra yaklaşan bu sürede yerlilik oranımız yüzde 20’lerden yüzde 80’lerin üzerine geldi. Kritik sistem ve alt sistemlerde tam bağımsızlığa ulaşmak için yine hep birlikte çalışıyoruz. Hedefimiz, bir başkasının kararıyla üretimi durmayan, güvenliğinden taviz vermeyen, yaptırım geçirmez bir Türkiye’ye ulaşmak” dedi.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda, Kale Jet Motorları tarafından geliştirilen ve üretilen KTJ serisi milli turbojet motorların 1000’inci üretim başarısı nedeniyle SSB Nuri Demirağ Salonu’nda tören düzenlendi. Törene, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Osman Okyay ve firma temsilcileri katıldı. Programda konuşan Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Kale Jet motorlarının 1000’inci motorunu teslim etmenin gururunu yaşadıklarını söyleyerek, “İlk motoru geliştirmek büyük bir mühendislik başarısı. Bununla beraber onu aynı kaliteyle bin kez üretip teslim edebilmek ise başlı başına bir sanayi başarısı. İnsan bazen yaptığı işin, gösterdiği gayretin zaman içinde nereye ulaşacağını bilemiyor olabilir. Ama bir katkının ilk anda sınırlı görünmesi, zaman içinde etkisinin sınırlı kalacağı anlamına gelmiyor. Bir mühendisin fikri, bir teknisyenin tezgah başındaki emeği yıllar sonra bir ülkenin geleceğini değiştiren gelişmelerin başlangıcı olabiliyor” diye konuştu.
‘YERLİLİK ORANIMIZ YÜZDE 80’LERİN ÜZERİNE GELDİ’
Haluk Görgün, ülkeler arasındaki çatışmaların kolayca başladığını ve hızlıca yayıldığını söyleyerek, “Barış için sorumluluk alan ülkelerin sayısı ise ne yazık ki sınırlı kalıyor. Böyle bir dünyada adaleti ve barışı savunmak, gerektiğinde onu koruyacak güce sahip olmayı da zorunluluk haline getiriyor. Biz de savunma sanayinde milletimizi, ülkemizi güven içinde yaşatmak, adalet ve barış arkasında durabilmek için hep birlikte çalışıyoruz. Bunu yaparken başkalarının kararlarına bağımlı kalmanın bedelini çok ağır ödediğimizi hep hatırlıyoruz. Kıbrıs Barış Harekatı sonrasındaki ambargoları, terörle mücadelede önümüze çıkan engelleri unutmadık, unutmayacağız. Savunma sanayinde dışa bağımlılığın, özellikle ulusal güvenlikte başkalarının insafına mahkum olmak anlamına geldiğini hep birbirimize hatırlatıyoruz. Yerlilik oranımızı da bu yüzden hep vurguluyoruz. Çeyrek asra yaklaşan bu sürede yerlilik oranımız yüzde 20’lerden yüzde 80’lerin üzerine geldi. Kritik sistem ve alt sistemlerde tam bağımsızlığa ulaşmak için yine hep birlikte çalışıyoruz. Hedefimiz, bir başkasının kararıyla üretimi durmayan, güvenliğinden taviz vermeyen, yaptırım geçirmez bir Türkiye’ye ulaşmak. Kale’nin bininci motoru tam da bu yüzden önemli. Geçmişte mühendislerimiz füzelerimizi geliştiriyordu ama onları uçuracak motorları dışarıdan almak zorunda kalıyorduk. Üstelik mesele motorun parasını ödemekle de çözülmüyordu. Teslimatlar gecikiyor, süreçler uzuyor, ambargo ve kısıtlamalar üretim takvimimizi etkiliyordu. Füze bizimdi ama üretimin devamını başkasından gelecek motorun gönderilmesinin insafına göre yönetmek zorunda kalıyorduk. Sipariş ettiğimiz motorların sayısı ve teslimat takvimi, üretim ve envanter planlarımız hakkında da dışarıya fikir veriyordu. Kendi geliştirdiğimiz füzeyi dost bir ülkeye ihraç etmek istediğimizde de motoru aldığımız ülkenin kısıtlamalarıyla karşılaşabiliyorduk. Kendi silahımızı üretirken de satarken de bir başka ülkenin vereceği kararı beklemek zorunda kalıyorduk” ifadelerini kullandı.

‘200 MİLYON DOLARLIK BİR KAYNAĞIN ÜLKEMİZE KALABİLDİĞİNİ HESAPLADIK’
Bugün SOM, ATMACA, ÇAKIR ve KARA ATMACA füzelerine artık yerli motorlarla güç verebildiklerini vurgulayan Görgün, “Kale’nin üstün gayreti, savunma sanayimizin Kale’ye kazandırdığı bu kabiliyet sayesinde hem üretimimizin devamlılığı hem de füzelerimizin ihracatı üzerindeki önemli bir bağımlılığı ortadan kaldırdık. Sorumluluk alan herkesin görevini, vazifesini en iyisiyle; motoru üretenin de füzeyi üretenin de projeyi, süreçleri yönetenin de her birinin işini ciddiyetle ve en iyisiyle yapmasıyla buralara geldik. Burada malzemeyi sağlayan tedarikçimiz, parçayı işleyen teknisyenimiz, testleri yürüten ekiplerimizle çalışan mühendislerimiz, teknik personelimiz; hepsi aynı hedefin etrafında buluştular. Biz birinci derecede teknolojik bağımsızlığımızı, kahraman ordumuzu sahada üstün kılacak teknolojiyi onlara en kısa sürede teslim etmeyi hedefliyoruz. Ama yaptığımız ve kritik teknolojilerde geliştirdiğimiz birtakım sistem, alt sistem, platform ve motorlarla birlikte her birinin de ayrı geçmiş ve alımlarla değerlendirildiğinde biz sadece bu projede 200 milyon dolarlık bir kaynağın ülkemize kalabildiğini hesapladık. Biz savunma sanayi olarak yeni bir süreçten geçiyoruz. Seri üretimlerin arttığı, çevik yaklaşımların çok hızlı bir şekilde sahada kendine bir yer bulması gerektiği ve bunların karşılığını sahada, uygulamada kendini ispatladıkça sistemlerimizin dost ve müttefik ülkelerin kullanım etkileriyle birlikte ekonomik etkilerin ve katkıların ülkemize çok daha fazla olacağını açık bir şekilde görüyoruz. Biz ülkemiz içinde harcadığımız her kuruşla kendi insanımızın, kendi tedarikçilerimizin, kendi yatırımcılarımız için güçlü bir zemin oluşturması üzerine Savunma Sanayii Başkanlığı olarak çalışıyoruz” diye konuştu.
‘ÜLKEMİZ ARTIK BAŞKA ÜLKERİN İHTİYAÇLARINA CEVAP VERİYOR’
Bugün motor satışları ve ROKETSAN füzeleri üzerinden yapılan ihracatların Türkiye’ye olumlu yansıdığını söyleyen Görgün, “Bir zamanlar motor bekleyen ülkemiz artık başka ülkelerin ihtiyaçlarına hamdolsun cevap veriyor diyebiliriz. Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde ortaya koyduğu liderlik, bizlere verdiği fırsatla hep birlikte emeklerimizle ‘yapamayız’ devrini aslında adım adım sona erdirdik. Ürettiğimiz her platformda, her sistemle, her alt sistemle o düşüncelerin geride kalmasına vesile olduk diye değerlendiriyorum. İşte Kale de bu şirketlerden, buna öncülük eden güzide şirketlerimizden bir tanesi. Yeni motorlar geliştirecek, üretimimiz büyüyecek ve gençlerimiz bu aşamayı, bu başarıyı inşallah daha ileri seviyelere taşıyacaklar. Rekabetçi piyasa koşullarında en iyisini yapmaya çalışarak kazandığımız bu özgüveni yeni projelere, yeni hedeflere hep birlikte taşımaya devam edeceğiz” dedi.

Vize muafiyetiyle Çinli turistler Türkiye’de bağımsız seyahate yöneldi
1
Ataşehir’in Güven Kapısı Revizyon Garaj ile Otomotivde Kusursuz Hizmet Dönemi
2
İsrail’de seçim sonrası ortalık karıştı! Sokağa inenlerin 2 isteği var
3
YENİ Parti 8 Kasım’da genel başkanlık ön seçimine 3 bin sandıkla gidiyor
4
Mekke Anlaşması Genel Kurul’da… Turhan Çömez: Suudi Arabistan İsrail’le İbrahim Antlaşması’nı imzalarsa ne yapacaksınız, siz de mi imza atacaksınız?
5
İsviçreli çellist Jodok Vuille, Türkiye’deki ilk büyük solo konserinde Şımarık’ı çaldı