DOLAR

40,5896$% -0.46

EURO

47,8000€% -0.43

STERLİN

54,6468£% -0.9

GRAM ALTIN

4.352,83%-1,37

ONS

3.336,90%-0,91

BİST100

10.642,60%-0,43

a
970x250 Banner
  • Haberplus81
  • Gündem
  • AK Partili Cüneyt Yüksel, TBMM’de fon krizinde 85 tutuklu olduğunu söyledi

AK Partili Cüneyt Yüksel, TBMM’de fon krizinde 85 tutuklu olduğunu söyledi

AK Parti Milletvekili Cüneyt Yüksel, TBMM'de fon krizine ilişkin yaptığı konuşmada gönüllü iadenin af olmadığını, sorumluların yargı önünde hesap vereceğini söyledi. Yüksel, 7 şirkete ait 131 fonun tasfiyesine karar verildiğini ve 85'i tutuklu 206 şüpheli bulunduğunu belirtti.

ad826x90
ad826x90

Haber: Ogün Akkaya

(TBMM) – Ak Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, fon krizine ilişkin ” Kim olursa olsun piyasayı bozan ve yatırımcıyı mağdur eden herkes bunun sonuçlarına katlanacaktır. Piyasa manipülasyonu yapanlar hukuk önünde hesap verecektir. Vatandaşımızın, yatırımcımızın canını yakan, huzur ve güven iklimini bozmaya teşebbüs eden her kim varsa makamı, unvanı, partisi fark etmeksizin hukuk önünde bedel ödeyecek, gereken yapılacaktır. Zararın faturası milletimize değil, sorumlulara ödetilecektir. Gönüllü iade bir af değildir. Yapılan iade, ilgililerin hukuki sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmayacaktır. Bunun hukuki sonuçlarını değerlendirecek olan Türkiye Cumhuriyeti yargısıdır” ifadesini kullandı.

TBMM Genel Kurulu’nda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın kamuoyunda “fon krizi” olarak bilinen sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin bilgilendirmesinin ardından siyasi parti grupları söz aldı.

AK Parti Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, şunları kaydetti:

ad826x90

“Fon piyasasında yaşanan gelişmeleri ilk günden bu yana yakından takip ediyoruz. Sürecin bütün boyutlarını dikkatle değerlendiriyoruz. Öncelikle bir ayrımı çok net bir şekilde ortaya koymak isterim. Türkiye’nin finansal sistemi güçlüdür. Yaşanan sorun finansal sistemimizin bütünlüğüne ilişkin bir sorun değildir. Fon piyasasının sınırlı bir bölümünde belirli işlemler ve uygulamalar çerçevesinde ortaya çıkan bir durum söz konusudur. 2 Ekim 2026 itibarıyla tasfiyedeki fonların toplam portföy değeri hane halkının finansal varlıklarının yüzde 2,4’üne karşılık gelmektedir. Bu nedenle meseleyi Türkiye’nin finansal sisteminin geneline teşmil etmek, buradan sistemin bütününe ilişkin bir risk algısı üretmek doğru değildir. Türkiye’nin güçlü bir sermaye piyasası altyapısı vardır. Devletimizin de ortaya çıkan her soruna karşı düzenleme, denetleme ve yaptırım kapasitesi bulunmaktadır. Sınırlı sayıdaki fonda ortaya çıkan sorunların diğer fonlara ve piyasanın geneline yayılmasını önlemek amacıyla güçlü ve kapsamlı tedbirler alınmıştır. Dolayısıyla yaşanan süreç bütün yönleriyle incelenmektedir.

ad826x90

“RİSKİN YAYILMASI ÖNLENDİ”

Kim olursa olsun piyasayı bozan ve yatırımcıyı mağdur eden herkes bunun sonuçlarına katlanacaktır. Piyasa manipülasyonu yapanlar hukuk önünde hesap verecektir. Vatandaşımızın, yatırımcımızın canını yakan, huzur ve güven iklimini bozmaya teşebbüs eden her kim varsa makamı, unvanı, partisi fark etmeksizin hukuk önünde bedel ödeyecek, gereken yapılacaktır. Sürecin daha ilk aşamasında ilgili bütün kurumlarımız harekete geçti ve birbirini tamamlayan bir dizi tedbir hayata geçirildi. Merkez Bankamız, Sermaye Piyasası Kurulu, 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verildi. Böylece sorunlu fonlar derhal karantinaya alındı ve riskin yayılması önlendi. BDDK sorunlu gruplara ait banka ve factoring şirketlerinin TMSF’ye devrine karar verdi. Emlak Katılım Bankası ise Katılım Evim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası’nın devreye alınmasına ilişkin süreci başlattı. Bütün bu adımlar kurumlarımızın gelişmelere hızlı, eş zamanlı ve koordineli biçimde müdahale ettiğini açıkça göstermektedir. Süreç Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile Adalet Bakanlığımızın koordinasyonunda iki koldan yürümektedir. Bir yanda piyasa istikrarı ve yatırımcı hakları gözetilerek tasfiye süreci yürütülmekte, diğer yanda sorumluların tespiti ve hesap vermesi için adli süreç kararlılıkla işletilmektedir.

“KİM OLURSA OLSUN…”

Kıymetli milletvekilleri, Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konudaki iradesi ilk günden itibaren son derece açık ve nettir. Kim olursa olsun, ister piyasa manipülasyonuyla, ister borsa oyunlarıyla, isterse yolsuzlukla milletin hakkına, malına, mülküne el uzatan herkes karşısında devleti ve hukuku bulacaktır. Bu kararlılığın bir gereği olarak Sayın Cumhurbaşkanımız Devlet Denetleme Kurulu’nu konunun bütün yönleriyle incelenmesi için görevlendirmiştir. Kurul, ilgili kurumlarda ihmal veya suistimal bulunup bulunmadığını, denetim mekanizmalarının etkinliğini ve benzer sorunların tekrar yaşanmaması için alınması gereken yapısal ve hukuki tedbirleri inceleyecektir. Sürecin farklı kurumlar arasında dağılmadan tek merkezden hızlı ve koordineli biçimde yürütülmesi amacıyla da Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Fon Tasfiye Koordinasyon Kurulu oluşturulmuştur. Koordinasyon kurulunun temel görevi yatırımcılarımızın meşru haklarını ve kamu yararını birlikte gözeterek tasfiye sürecinin adil ve mümkün olan en kısa sürede tamamlanmasını sağlamaktır. Adalet Bakanlığımızın koordinasyonunda yürütülen adli süreç de çok yönlü olarak devam etmektedir.

ad826x90

“85 TUTUKLU BULUNMAKTA”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 106 ve 107. maddeleri ile TCK’nin 157, 158, 220 ve 282. maddeleri kapsamında 9 ayrı dosya üzerinden bilgi suistimali, piyasa dolandırıcılığı, dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya örgüte üye olma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına ilişkin soruşturmalar yürütülmektedir. 85’i tutuklu, 97’si adli kontrol altında olmak üzere toplam 206 şüpheli bulunmaktadır. Bahsettiğim tedbirlere ilave olarak 1 Temmuz-16 Eylül arasındaki fon çıkışları incelemeye alınmış, 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlıkları dondurulmuştur. Hukuk devleti sınırları içinde gereken her adım atılmaktadır ve atılmaya da devam edecektir. Değerli milletvekilleri, burada üzerinde durmamız gereken bir başka husus da şudur. Bu alandaki tedbirler 17 Eylül’de başlamadı. Fon piyasasında ortaya çıkan risklere karşı düzenleyici ve denetleyici kurumlarımız çok daha önce harekete geçmiş, tedbirler aşamalı olarak hayata geçirilmiştir. 21 Kasım 2024’te Finansal İstikrar Komitesi kararı doğrultusunda para piyasası fonlarına ilk sınırlamalar getirilmiştir. SPK fonların portföylerinin en az yüzde 10’unu Hazine tahvil ve bonosunda tutmasını zorunlu kılmıştır. 4 Kasım 2025’te Hazine ve Maliye Bakanımız bazı konular üzerinden gerçekleştirilen manipülatif işlemlere dikkat çekmiştir. Ardından 18 Aralık’ta serbest fonlara giriş eşiği 1.000.000 liradan 10.000.000 liraya yükseltilmiştir. 2026 yılında da düzenleme ve denetim adımları devam etmiştir. TEFAS altyapısı yenilenmiş, tasarruf finansman şirketlerine yeni sınırlamalar getirilmiş ve fonların değerleme esasları değiştirilmiştir. Dolayısıyla alınan tedbirler tek bir tarihte değil, risklerin gelişimine göre aşamalı ve birbirini tamamlayacak şekilde hayata geçirilmiştir. ve bütün bu tedbirlerin ardından 28 Ağustos 2026’da SPK Yatırım Fonu Rehberi yayınlanmış, 1 Eylül’de yürürlüğe girmiştir. 28 Ağustos’ta yayınlanan Yatırım Fonu Rehberi ile şeffaflığın artırılması, manipülasyon riskinin azaltılması, yatırımcıların korunması ve fon sektörünün güçlendirilmesi hedeflenmiştir.

“TASFİYE SÜRECİ NASIL İŞLEYECEK?”

Bugün bize düşen görevin geçmişte yapılanları sıralayıp mevcut sorunu görünmez kılmak değil, tam tersine geçmişte oluşturulan kurumsal kapasiteyi yeni şartlara göre daha da ileri taşımak olduğunun da farkındayız. Tasfiye kararına konu 6 şirkete ait 125 fonun tasfiyesini Ziraat Bankası yürütmektedir. TERA’ya ait 6 fonun tasfiyesini ise TERA’nın saklayıcı kuruluşu olması nedeniyle İş Bankası yürütmektedir. Gelelim vatandaşlarımızın en çok merak ettiği konuya. Tasfiye süreci nasıl işleyecek? Burada tasfiye süreci şeffaf, adil ve etkin bir şekilde yürütülecektir. Bunun için üç ilke belirlenmiştir. Birincisi, fonlar tasfiye edilirken kamu kaynağı kullanılmayacaktır. Yani bu süreçte milletimizin vergileri, devletimizin bütçesi kullanılmayacaktır. Zararın faturası milletimize değil, sorumlulara ödetilecektir. İkincisi, yatırımcılara fonundaki payları oranında dağıtım yapılacaktır. Üçüncüsü, önceliği küçük yatırımcılarımıza ve para piyasası fonlarına vereceğiz. Yatırımcılarımızın haklarını gözetirken özellikle küçük yatırımcılarımızı koruyacak ve süreci mümkün olan en kısa sürede sonuçlandıracağız. Tasfiyeyi iki ayrı yöntemle ilerleteceğiz. Mali yapıları görece daha güçlü olan fonlarda olağan tasfiye süreci işletilecektir. Diğer fonlarda ise olağanüstü tasfiye yöntemi uygulanacaktır. Bunun için gerekli hukuki düzenlemeler hayata geçirilecektir. Bu dört şirkete ait fonlarda, yatırımcıların tasfiye sonunda hak kazanacakları tutardan mahsup edilmek üzere 1.000.000 liraya kadar ara ödeme yapılacaktır. Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız bunların yarın başlanacağını ifade etti. Buna göre net yatırım tutarı 1.000.000 liranın altında olan yatırımcılarımıza tutarın tamamı, 1.000.000 lira veya üzerinde olan yatırımcılarımıza ise 1.000.000 liraya kadar ara ödeme yapılacaktır.

“GÖNÜLLÜ İADE BİR AF DEĞİL”

ad826x90

Tasfiye sürecinde bir diğer önemli adım haksız veya fahiş kazançların geri kazanılmasıdır. Bu amaçla Birleşik Fon Bankası nezdinde TMSF adına iki ayrı türde iade hesabı açılmıştır. Bunlardan ilki isteğe bağlı iade hesabıdır. Tasfiyeye konu fonlardan fahiş kazanç elde edenlerin bu kazançları gönüllü olarak iade edebilmeleri amacıyla her bir fon için ayrı olmak üzere 131 hesap oluşturulmuştur. İkinci olarak genel iade hesabı oluşturulmuştur. Burada şunu ifade etmek istiyorum. Gönüllü iade bir af değildir. Yapılan iade, ilgililerin hukuki sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmayacaktır. Bunun hukuki sonuçlarını değerlendirecek olan Türkiye Cumhuriyeti yargısıdır. Olağanüstü tasfiye sürecinin hukuki altyapısını oluşturmak amacıyla sürece yönelik düzenlemeler ve mevzuat çalışmaları yapılmaktadır.

“KAYGIYI PAYLAŞIYORUZ”

Birikimlerini bu fonlara emanet eden her bir vatandaşımızın kaygısını anlıyor ve paylaşıyoruz. Çünkü burada söz konusu olan yalnızca rakamlar değildir. Vatandaşlarımızın alın teriyle oluşturduğu birikimlerdir. Geleceğe dair planıdır. Bir gencin hayalidir. Bu nedenle önceliğimiz vatandaşımızın hakkını en adil şekilde teslim etmek. Sorumlulardan sonuna kadar hesap sormak ve benzer hadiselerin bir daha yaşanmaması için gerekli yapısal düzenlemeleri hayata geçirmek. Yaşanan bu sorunları Türkiye’nin kazanımlarını gölgeleyen bir korku iklimine dönüştürmeye çalışanlara da asla izin vermeyeceğiz. Milletin hakkı bizim kırmızı çizgimizdir. Pusulamız ahlak, hukuk ve vicdandır. Bu ülkenin geleceğine inanan, bu ülkeye güvenen hiç mağdur edilmeyecek. Milletimizin güven ve huzuruna kastedenin de gözünün yaşına bakılmayacaktır. Vatandaşımız müsterih olsun. Piyasalarımız müsterih olsun. Yatırımcımız müsterih olsun. Hiç kimse bizi güçlü ülke, güçlü Türkiye vizyonumuzdan geri döndüremeyecektir.”

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

TBMM Genel Kurulu… İskender Bayhan’dan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a: Bu ülkenin işçileri, emekçileri size niye güvensin?

HIZLI YORUM YAP