40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
Milyonlarca kiracıyı ilgilendiren emsal karar Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nden çıktı. Kararda; kira sözleşmesinde; kiracının 6 ay önceden ihbar etmek kaydıyla kira anlaşmasını feshedebileceği düzenlenmesine rağmen, bilgi vermeden mülkü boşaltan kişinin makul süre tazminatı olarak 6 aylık kira bedeli ödemesi gerektiği vurgulandı.
Karara konu olayda, bir lojistik deponun kiralanması için taraflar arasında sözleşme imzalandı. Sözleşmede, kiracının “en az 6 ay önceden ihbar etmek kaydıyla sözleşmeyi feshedebileceği” yönünde hüküm yer aldı. Ancak kiracının, iddiaya göre mülk sahibine herhangi bir bildirimde bulunmadan iş yerini boşaltması üzerine taraflar arasında anlaşmazlık çıktı. Mülk sahibi, sözleşmeye aykırı şekilde ve önceden bildirim yapılmadan tahliye gerçekleştirildiğini belirterek kiracıya karşı dava açtı.
Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada, söz konusu lojistik deponun 2 Temmuz 2011’den itibaren 5 yıllığına kiralandığı belirtildi.
Kiracının sözleşme süresi dolmadan, 2016 yılının ocak ayında taşınmazı tahliye ettiği tespit edildi. Tahliye öncesinde ödenen son kira bedelinin ise aylık 140 bin 630 dolar olduğu belirlendi.

İlk derece mahkemesi, taşınmazın yeniden kiraya verilebilmesi için en az bir aylık süre gerektiği değerlendirmesinde bulunarak kiracının 140 bin 630 dolar makul süre tazminatı ödemesine hükmetti.
Tarafların istinaf başvurularının ardından dosya Yargıtay’a taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, kira sözleşmesinin 10. maddesinde makul sürenin 1 ay olarak belirlendiğini ve ilk derece mahkemesinin kararının yerinde olduğunu değerlendirdi.
Bunun üzerine taraflar kararı temyiz etti. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise sözleşmede açık şekilde 6 aylık fesih ihbar süresi bulunduğuna dikkat çekti.
Yargıtay, kiracının sözleşmede belirtilen fesih süresine uygun bildirim yapmadan taşınmazı sözleşme süresinden önce tahliye ettiğini belirtti.
Kararda, “Davacının zararı, tahliye tarihinden itibaren kiralananın aynı şartlarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir” denildi.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira sözleşmesinde tarafların fesih ihbar süresini 6 ay olarak kararlaştırdığını vurgulayarak, bu sürenin makul süre olarak kabul edilmesi gerektiğine hükmetti.
Kararda, “İlk Derece Mahkemesince; 6 aylık fesih ihbar süresinin makul süre olarak kabulü ile davalının 6 aylık kira bedelini makul süre tazminatı olarak ödemesi gerektiği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir” ifadelerine yer verildi.
Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve Sulh Hukuk Mahkemesi hükmünün bozulmasına oy birliğiyle karar verdi.

Fon soruşturmasında kritik hamle! 7 şirketin tüm yatırımcı kayıtları istendi
1
Ataşehir’in Güven Kapısı Revizyon Garaj ile Otomotivde Kusursuz Hizmet Dönemi
2
Bakan Şimşek: Dezenflasyon arzuladığımız hızda değil
3
MASAK bankaları uyardı! Mal varlığı kaçırılmasına karşı kritik hamle
4
Japonya’dan dünyada bir ilk! Arızalanan robotlar için özel ambulans
5
Fon soruşturmasında tutuklanan Altunç Kumova: Hisselerin yükselişi hoşuma gidiyordu