DOLAR

40,5896$% -0.46

EURO

47,8000% -0.43

STERLİN

54,6468£% -0.9

GRAM ALTIN

4.352,83%-1,37

ONS

3.336,90%-0,91

BİST100

10.642,60%-0,43

a
970x250 Banner

Xi’nin Mısır Ziyareti: Medeniyetler Diyaloğu

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Mısır'a ikinci devlet ziyareti öncesinde iki kadim medeniyetin kültürel etkileşimlerini ve karşılıklı öğrenmeyi güçlendirme mesajı verdi. Nil Nehri, bu dostluğun yeni hikayelerine tanıklık edecek.

ad826x90
ad826x90

BEİJİNG, 31 Ağustos (Xinhua) — Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping bir defasında “Yurtdışı ziyaretlerimde en etkilendiğim şey, farklı ülke ve etnik kökenden insanların yarattığı medeniyetler olmuştur” demişti.

Dünyanın en kadim medeniyetlerinden birinin beşiği Mısır, Xi’nin her zaman özel ilgisini çekmiştir. Xi, 2016 yılında Mısır’a gerçekleştirdiği ilk devlet ziyareti öncesinde Mısır’da yayın yapan bir gazetede yayımlanan imzalı makalesinde, “Mısır medeniyetinin doğduğu Nil’e hayran kaldım ve Mısır halkının bilgeliği ve gücünden çok etkilendim” ifadelerini kullandı.

Xi, aradan geçen on yılın ardından Mısır’a ikinci devlet ziyaretini gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Nil Nehri de, bu iki kadim medeniyet arasında daha pek çok önemli etkileşim ve karşılıklı öğrenme hikayesine tanıklık etmeye devam edecek.

ad826x90

BİR MEDENİYET YOLCULUĞU

ad826x90

Xi, 2016 yılında gerçekleştirdiği Mısır ziyaretinde dünyanın en büyük açık hava müzelerinden biri olarak nitelendirilen, Nil’in kıyısına kurulmuş antik Luksor kentine gitti.

Farklı kültürlere ve tarihe büyük ilgisiyle bilinen Xi, yurtdışı seyahatlerinde tarihi bölgeleri ziyaret etmeye özen gösteriyor. Bu çerçevede Xi, Meksika’nın Chichen Itza bölgesindeki antik Maya kalıntılarını, Yunanistan’ın başkenti Atina’daki Akropolis Müzesi’ni ve Hindistan’ın Mahabalipuram bölgesindeki Anıtlar Grubu’nu ziyaret etti.

Xi, berrak bir Luksor gecesinde Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile antik kentin ana caddesi boyunca uzanan antik tapınağı gezdi. Yürüyüş sırasında iki kadim medeniyetin kendine has özellikleri hakkında görüş alışverişinde bulunan Xi ve Sisi, medeniyetlerinin uzun bir geçmişe dayanan etkileşimlerini ve karşılıklı öğrenme süreçlerini de andı.

2.000 yılı aşkın bir süre önce Çin ve Mısır’ı birbirine bağlayan antik İpek Yolu üzerinden iki medeniyet, sadece porselen ve cam ürünleri değil, aynı zamanda bilgi ve fikir alışverişinde de bulundu.

ad826x90

Luksor’daki bu arkeolojik alanların, antik Mısır medeniyetinin yoğun bir yansıması olduğunu belirten Xi, bunların Mısır’ın tarih, kültür, toplum ve teknolojik gelişimini incelemek için zengin bir kaynak sunduğunu söyledi.

Luksor’a gezilerinde Xi’ye eşlik eden dönemin Mısır Eski Eserler Bakanı Memduh el-Damadi, Xi’nin antik Mısır medeniyetine büyük ilgi gösterdiğini, yaptığı yorumların derin bir tarihsel kavrayış ve stratejik vizyonu yansıttığını kaydetti.

Aynı zamanda arkeolog olan el-Damadi, Xi’nin geniş bilgi birikiminden, açık görüşlülüğünden, kültüre verdiği büyük değerden ve öğrenmeye karşı sergilediği mütevazı tutumdan derinden etkilediğini belirtti.

Simgesel Luksor Tapınağı’nda Xi ve Sisi, 2016 Çin-Mısır Kültür Yılı’nın başlangıcını ortaklaşa ilan etti. Bu, ikili kültürel etkileşimler için bir dönüm noktasıydı.

Bu etkinlik, Çin’in bir Arap ülkesiyle ilk kez ortaklaşa Kültür Yılı düzenlemesi anlamına geliyordu. Böylelikle, ilerleyen yıllarda Çin ile Mısır ve Arap dünyasının daha büyük bölümü arasındaki kültürel etkileşimler için yeni bir sayfa açıldı.

ad826x90

İLİŞKİLERİN İTİCİ GÜCÜ OLARAK KÜLTÜR

Yıllar boyunca Xi, halklar arasındaki karşılıklı anlayış ve dostluğu derinleştirmek amacıyla Çin ile Mısır’ın kültürel etkileşimlerini daha da güçlendirmesi çağrısında bulundu.

1 Kasım 2025 tarihinde, antik eserlere ev sahipliği yapan dünyanın en büyük sergi mekanlarından biri olarak kapılarını ziyaretçilere açan Büyük Mısır Müzesi, Mısır’ın antik mirasını koruma ve sergileme çabaları için önemli bir dönüm noktası oldu.

Müzenin açılış törenine özel temsilcisini gönderen Xi, Sisi’ye de bu vesileyle kutlama mesajı iletti. Xi mesajında, müzenin Mısır’ın kültürel tarihinde derin bir iz bırakacağına ve antik Mısır medeniyetinin mirasını korumada önemli bir rol oynayacağına duyduğu inancı dile getirdi.

Çin çalışmaları alanında uzmanlaşmış saygın Mısırlı akademisyen Muhsin Ferjani, “Cumhurbaşkanı Xi’nin kutlama mesajı samimi dostluğu dile getirirken, iki büyük kadim medeniyet olan Mısır ve Çin arasındaki yakın ilişkileri ortaya koymuştur” dedi.

Xi mesajında, Shanghai Müzesi’nde antik Mısır medeniyetine odaklanan büyük sergi de dahil olmak üzere, son yıllarda iki ülke arasındaki canlı ve kapsamlı kültürel etkileşimlere de dikkat çekti.

Temmuz 2024 ile Ağustos 2025 arasında gerçekleşen ve 13 ay süren bu sergi, Asya’da bugüne kadar düzenlenen en büyük ve en kapsamlı yurtdışı antik Mısır eserleri sergisiydi. Biletleri kısa sürede tükenen sergi, bir müzede düzenlenen ücretli özel sergiler arasında küresel katılım rekoru kırarak 2,77 milyon ziyaretçi çekti.

Serginin gördüğü büyük ilgi, Çin halkının antik Mısır medeniyetine artan ilgisini yansıtırken, Çin kültürü de Mısır’da giderek daha büyük dikkat çekmeye başladı. Mısır, 1958 yılında Arap ve Afrika ülkeleri arasında Çin dili eğitimini başlatan ilk ülkelerden biri oldu. Mısır, Çin dili eğitimini kapsamlı bir yol haritası izleyerek okulların ilk ve orta derecelerinden doktora programlarına kadar eğitim sisteminin tamamına entegre etti.

Kültürel mirasın korunmasını uzun süredir savunan Xi, Kahire’nin güneyinde yer alan Sakkara’daki piramitlerin gizemlerini çözmeye yönelik çalışmalar da dahil olmak üzere, Çin-Mısır ortak arkeoloji projelerinin ilerleyişini yakından takip ediyor.

İki ülke ilk ortak arkeoloji görevini, 2018 yılında Luksor’un Karnak Tapınağı bölgesinde yer alan 3.000 yıllık Montu Tapınağı kompleksinde başlatmıştı.

Ocak ayında bu görev kapsamında daha önce bilinmeyen kutsal bir göl ve çok sayıda eserin keşfedildiği duyurularak, antik Mısır’ın ritüel yaşamına dair yeni ipuçları paylaşıldı.

Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi Eski Eserler Sektörü Başkanı Muhammed Abdulbadi, söz konusu bulguların “kültür ve tarihin ortak diline” canlı kanıt sunan modern bir uluslararası işbirliği modeli ortaya koyduğunu söyledi.

İki tarafın çabaları sayesinde, keşfedilen eserlerin birçoğu Shanghai Müzesi’ndeki sergide ziyarete açıldı. Peking Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapan ve serginin küratörlerinden biri olan Yan Haiying, sergiyle birlikte arkeolojinin medeniyetler arası etkileşimleri ve karşılıklı öğrenmeyi nasıl teşvik edebileceğinin gözler önüne serildiğini ifade etti.

MEDENİYETLER DİYALOĞU MODELİ

Xi’nin yaklaşan Mısır ziyareti, Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde jeopolitik çatışmaların şiddetlendiği bir döneme denk geliyor. Farklı medeniyetlerin çatışmaya sürüklenmeden nasıl barış içinde bir arada yaşayabileceği sorusu, günümüzün en acil meselelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Xi’ye göre, farklı medeniyetlerle etkileşim kurmak gökyüzünden daha geniş bir zihin yapısı gerektiriyor.

Xi, 2014 yılında UNESCO’nun Paris’teki genel merkezinde yaptığı konuşmada, “Farklı medeniyetleri birbirine saygı duymaya ve uyum içinde yaşamaya teşvik etmeliyiz. Medeniyetler arası etkileşimleri ve karşılıklı öğrenmeyi dünya halkları arasında dostluğu teşvik eden bir köprüye, insanlığa yön veren bir lokomotife ve dünya barışının temelini sağlamlaştıran bir bağa dönüştürmeliyiz” dedi.

Xi’nin bu görüşleri, 2016 yılında yayımladığı imzalı makalesinde de kendine yer bulmuştu. Xi söz konusu makalede, Çin medeniyeti ve Arap-İslam medeniyetinin, kendilerine has özellikleriyle dünyanın önde gelen medeniyetleri olduğunu ifade etmişti.

Xi, “Birbirimize değer veriyor ve birbirimizden yeni şeyler öğreniyoruz. Karşılıklı saygı ve alçakgönüllülüğe dayanan bu tür bir karşılıklı öğrenme, farklı medeniyetler arasındaki etkileşime harika bir örnek teşkil ediyor” ifadelerini kullanmıştı.

Xi, 2023 yılında farklı ülke halklarını birbirine yaklaştırmayı ve medeniyetler arasındaki kapsayıcılık ile karşılıklı öğrenmeyi teşvik etmeyi amaçlayan Küresel Medeniyet İnisiyatifi’ni önerdi. Bu inisiyatif, Arap dünyasında ve ötesinde geniş kabul gördü.

Dünyanın kadim medeniyetleri Çin ve Mısır, aynı zamanda herkes için daha iyi ve daha adil bir dünya inşa etmeye çalışan Küresel Güney’in öncü ülkeleri. Bu iki ülkenin son yıllarda ivme kazanan ilişkileri, farklı medeniyetlerin kendilerine has kimliklerini korurken nasıl bir arada var olabileceğinin ve işbirliği yapabileceğinin somut bir örneği niteliğinde.

Mısır’ın El-Ehram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Uluslararası İlişkiler Birimi Başkanı Ahmed Kandil, iki ülkenin günümüzde başta küresel yönetişim reformu, çok kutuplu dünya düzenine destek, farklı kalkınma yollarına saygı ve egemen devletlerin içişlerine karışmama ilkesi olmak üzere uluslararası meselelerde kapsamlı bir stratejik yakınlık yaşadığına dikkat çekti.

Bu yılın mayıs ayında Xi ve Sisi, ikili ilişkilerin 70. yıldönümü vesilesiyle birbirlerine tebrik mesajı gönderdi. Xi mesajında, Çin ve Mısır’ın tarihten bilgelik ve güç almaları, barışı gözetme, kalkınmayı teşvik etme, işbirliğini ilerletme ve adaleti savunma yönündeki ortak misyonlarını benimsemeleri ve insanlık için ortak geleceğe sahip topluluk inşasına güçlü bir ivme kazandırmaları gerektiğini vurguladı.

Mısır’ın eski Başbakanı İsam Şeref, Küresel Medeniyet İnisiyatifi’nin, Çin’in önerdiği diğer küresel kamu yararı projeleriyle birlikte günümüzün zorluklarına yanıt verdiğini söyledi. Şeref bu inisiyatifin, Xi’nin “gerçek bir düşünür” kimliğiyle küresel tabloya ve insanlığın geleceğine ilişkin derin kavrayışını ortaya koyduğunu söyledi.

Xi, ikili ilişkilere yeni bir ivme kazandırmak üzere Mısır’ı yeniden ziyaret ederken, iki kadim medeniyet arasındaki dostluğun da, kendisinin bir zamanlar ifade ettiği gibi, Nil Nehri misali coşarak ilerlemesi bekleniyor.

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Dalgıç Ali Kılıç, Denizden Çıkardığı Eşyaları Sahiplerine Ulaştırıyor

HIZLI YORUM YAP