40,5896$% -0.46
47,8000€% -0.43
54,6468£% -0.9
4.352,83%-1,37
3.336,90%-0,91
10.642,60%-0,43
Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Alihan Kuriş suç örgütü”ne yönelik yürütülen soruşturmanın son durumuna ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Soruşturmada üçüncü dalganın gerçekleştirildiğini belirten Gürlek, 15 şirkete kayyum atandığını, 4 dernek hakkında da kayyum kararı verildiğini söyledi. Son dalgada gözaltına alınan şüphelilerin henüz hakim karşısına çıkmadığını belirten Gürlek, gözaltı süresinin devam ettiğini ifade etti.
Soruşturmanın bir dini yapılanmaya yönelik olmadığının altını çizen Gürlek, “En başta da söylediğimiz gibi bu tamamen bir suç örgütüne yönelik operasyondur. Bir dini yapılanmaya dair bir operasyon değildir kesinlikle. Din kisvesi altında vatandaşların dini duygularını kullanılıyor burada” dedi.
tv100’de konuk olduğu canlı yayında konuşan Bakan Gürlek, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili de şüpheli bir durum bulunduğunu belirtti.


Denizolgun’un ölümünün ardından Alihan Kuriş’in başa geçtiğini belirten Gürlek, “Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünden sonra silsileye aykırı şekilde Alihan Kuriş başa geçiyor. Burada bir suç örgütü var. Devlet aleyhine dolandırıcılık suç örgütü iddiası var” ifadelerini kullandı.
Soruşturmanın daha da derinleşebileceğini belirten Gürlek, “Biz kesinlikle dini grup veya dini yapılanmaya operasyon yapmadık” diye konuştu.
Dosyada kara para aklama, örgüt kurma ve yönetme ile devlet aleyhine suç iddialarının bulunduğunu söyleyen Gürlek, “Bu iddiaların üzerinden soruşturma da derinleşebilir. Yeni itirafçı beyanları da geliyor” dedi.
Paraların yurt dışına çıkarıldığına ilişkin tespitler bulunduğunu belirten Gürlek, “Bunun için çeşitli yöntemler tercih ediyorlar. Bir turizm şirketleri üzerinden elden para vererek, paraları yurt dışına çıkartıyorlar” ifadelerini kullandı.
Gürlek, Almanya’nın Köln kentinde bir yapılanma bulunduğunu belirterek, “Merkezlerini oraya taşımak istiyorlar” dedi.
Alihan Kuriş’in 1982 doğumlu olduğunu belirten Gürlek, Kuriş’in annesi ve kardeşinin de yakalandığını söyledi. Ailenin mal varlığına ilişkin incelemelerde yaklaşık 185 taşınmaz tespit edildiğini belirten Gürlek, “Örgüt yönetiminin örgütün tabanındakilerin dini duygularını sömürerek kendilerine kaymaklı yaşam tarzı kurduklarını görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Kuriş’in geçmişinin de incelendiğini söyleyen Gürlek, “Öğrencilik döneminden itibaren, kayıtlara göre 25 yaşındayken Porsche marka araba kullanıyor. Yani lüks bir hayat tarzı var, en lüks marka arabaları kullanıyor. Bunların hepsi inceleniyor.” dedi.

Soruşturmanın mali boyutuna yeniden dikkat çeken Gürlek, “Tekrar altını çizmek istiyorum. Bu tamamen örgütün mali yapılanmasına ilişkin bir operasyon. Din kisvesi altında kendilerine lüks bir yaşam oluşturan yapılara karşı mücadele ediyoruz şu anda” diye konuştu.

MASAK raporlarının soruşturmalarda önemli olduğunu belirten Gürlek, yeni şirketlerle ilgili de raporlar isteneceğini söyledi. Vatandaşlardan kendilerine ulaşan kişilerin ve yeni itirafçıların bulunduğunu belirten Gürlek, soruşturmanın devam ettiğini kaydetti.
Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturmanın Kuriş dosyasından ayrı yürütüldüğünü belirten Gürlek, “Bir doğal ölüm mü, dışarıdan müdahale ile ölüm mü, fethi kabir yapıldı. Burada şüpheler var” dedi.
Alihan Kuriş’in 36 yaşında başa geçtiğini söyleyen Gürlek, örgüt içerisindeki yapılanmanın bu süreçte değiştiğini belirtti. Dosyaya sunulan bir adli tıp raporu bulunduğunu ancak yeni Adli Tıp Kurumu raporunun beklendiğini ifade etti.
Denizolgun’un ölümüyle ilgili iddiaların da araştırıldığını belirten Gürlek, “Bir boğulma iddiası var. Sağlık ekiplerine geç haber verme durumu var. Bunların hepsi araştırılıyor. Soruşturma muhtemelen derinleşecektir. Biz de takip ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Gürlek, iki ayrı soruşturma yürütüldüğünü vurgulayarak, “Kuriş Suç Örgütü’ne yönelik soruşturmanın dışında Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yürütülen ayrı bir soruşturma var” dedi.
Suç örgütü tarafından iyi niyetlerinin sömürüldüğünü düşünen vatandaşların da başvuruda bulunduğunu belirten Gürlek, bu dosyaların Başsavcılık tarafından takip edildiğini söyledi.

Maden işçilerinin 18 günlük direnişi zaferle sonuçlandı